mahkeme 2025/1187 E. 2025/1305 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1187
2025/1305
15 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1187
KARAR NO: 2025/1305
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2025
NUMARASI: 2025/177 Esas 2025/505 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı ... tarafından ..., ... San. ve Tic. Ltd. Şti ve SGK aleyhine Bakırköy 47. İş Mahkemesi'nin 2024/202 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, yargılama sürecinde mahkemece verilen ara karar gereğince ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davaya dahil edildiğini, ancak ticaret sicil kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda şirketin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine Bakırköy 47. İş Mahkemesi'nin 22/01/2024 tarihli ara kararı ile tarafına adı geçen şirketin ihyası için dava açmak üzere 1 aylık kesin süre verildiğini, şirketin son tasfiye memurunun kim olduğunu bilmediklerini beyanla ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; ihyası talep edilen şirketin vergi kaydının terkin edildiği, adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı TTK nın Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31/07/2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını,ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda, ihyası talep edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini ve dava açılmasına sebep olmadıklarından müvekkili müdürlük hakkında aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; şirketin sicil kaydının TTK nın geçici 7.maddesi ile"Münfesih olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine ilişkin tebliğin 5.maddesi (ç) bendi uyarınca (Sebebi ne olursa olsun aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler) ve şirketin 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10.maddesi gereğince, resen terkin kapsamına alınarak 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiği, dava dışı ...'nın şirket ortağı ve yetkilisi,...'ın şirket ortağı oldukları vefat ettiklerinden davanın kabulü ile tüzel kişiliğin ihyasına , tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ...'in atanmasına, bir defaya mahsus olmak üzere güncel net asgari ücret miktarı olan 22.104-TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içinde depo edilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; ihya edilen şirkete tasfiye memuru olarak ... T.C. Kimlik numaralı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'in atanmasına, kendisine 22.104-TL ücret takdirine yönelik karar usul ve yasaya aykırı olup kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, tarafınca bu yönde bir talep bulunmadığını, mahkemenin talep dışına çıkarak karar vermesinin hatalı olduğunu, tasfiye tamamlanmadan şirket tüzel kişiliğinin sona ermesinde kusuru bulunmayan müvekkilinin maddi külfet altına gireceğini ileri sürerek bu durumun hakkaniyet ve adalet esaslarına aykırı olduğunu, kararın tasfiye memuru atanması yönünden kaldırılmasına, şirketin son tasfiye memurunun veya şirket ortaklarından birinin görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; tüzel kişiliğin ihyasına ilişkindir. TTK'nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD nin sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir. "Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına TTK nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin Geçici 7. madde gereğince terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır."denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamları) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarında tasfiye memuru atanmaması nedeniyle işlem yapılamadığı ayrıca bildirilmektedir. Karar davacı vekili tarafından şirkete tasfiye memuru atanması nedeniyle istinaf edilmiştir. Davacı vekili tasfiyede kusuru bulunmadığını ileri sürerek şirket yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini ileri sürmüştür.Şirketin 2000 yılında kurulduğu, sicilde alınan tek kararın 2001 yılında şube açılışı olduğu, her iki ortağın ölü bulunduğu, 2004 yılında vergi kaydının terkin edildiği anlaşılmakla, şirket dışından bir tasfiye memuru atanması zorunluluktur.Atanan tasfiye memuruna mesaisi karşılığı bir ücret takdiri gerektiği, mahkemece talep edilmese de resen tasfiye memuru atanması gerektiğinden davacı vekilinin müvekkiline mali külfet yüklenemeyeceğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; ek tasfiye nedeniyle şirket dışından tasfiye memuru atanmasında ve takdir edilen ücret yerinde bulunmakla istinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.