mahkeme 2025/1178 E. 2025/1311 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1178

Karar No

2025/1311

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1178
KARAR NO:2025/1311
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/06/2025 (Ara Karar)
NUMARASI:2025/223 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN
TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz
DAVA TARİHİ:12/03/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/09/2025
İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 26/06/2025 tarihli ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP: Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekili; davacının davalı şirketin %40 payının davacıya, % 60'ının ...a ait olduğunu, diğer ortağın vefat eden annesinin eşi olduğunu, annesinin ölümünden sonra 2020 yılında ...ın başka biriyle evlendiğini, iş o tarihten itibaren de müvekkiline yaklaşımının ciddi ölçüde değiştiğini, şirketin 2024 yılına ait 26/10/2024 tarihli genel kurul toplantısının müvekkilinin hiçbir bilgisi ve onayı olmaksızın gerçekleştirildiğini, genel kurulda müvekkili kandırılarak genel kurul kararları alındığını, 3 yıl süreyle görev yapmak üzere ... şirketin yönetim kuruluna seçilmiş gösterildiğini, genel kurulda İstanbul, Pendik ... mahallesi, .. ada, .. parsel, .. pafta b blok .. nolu; .. blok .. nolu,.. blok .. nolu bağımsız bölüm, d2 blok 9 nolu bağımsız bölüm, d1 blok 6 nolu bağımsız bölüm, .. blok ..olu bağımsız bölümdeki şirkete ait taşınmazların dilerse bir veya birden fazlasını .... Cemiyeti, .. Vakfı'na yahut kamu yararına çalışan başkaca derneklere veya vakıflara şartlı yahut şartsız bağışlanması ve de bağışlanan taşınmazlar üzerinde herhangi bir dernek, vakıf yahut üçüncü tüzel veya gerçek kişi lehine intifa hakkı dahil olmak üzere şartlı yahut şartsız hak tesisi kurulabilmesi ve ayrıca taşınmaz alımı satımı ile intifa hakkı tesisi gerçekleştirmek; bu hususlarda ilgili vakıflar, dernekler, tapu ve diğer kamu idareleri nezdinde gerekli işlemleri yapmak sözleşmeleri imzalamak, ilgili gayrimenkullerin mülkiyetini, çıplak mülkiyetini ve/veya intifa hakkını tapuda devretmek hususlarında yetki verilmesine oy birliği ile karar verildiğini, müvekkilinin bu genel kurula katılmadığı gibi, genel kurul tutanağını imzalamadığını, genel kurul kararının iptali için İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2024/984 Esas Sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptali davası açıldığını, genel kurul kararı ile şirketin bütün taşınmazlarının bağışlama yetkisinin şirket yetkilisine verilmesi hiçbir şekilde sözleşmeye uygun olmadığını, müvekkilinin iyi niyeti sürekli suistimal edilerek şirketin içinin boşaltılmaya çalışıldığını, 4 sene evvel de iki tane gayrimenkul elden çıkarıldığı ve ödemesi yapılmadığını,babası tarafından kandırılarak hissesinin %20'ye düşürüldüğünü, önüne konan evrakları babasına olan güvenden dolayı okumadan imzalandığını, şirketin feshine, olmadığı takdirde şirketten çıkmasına karar verilmesini ve şirket taşınmazlarının dava sonuna kadar üçüncü kişilere satışının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI: Mahkemece; somut olayda, şirket adına tapuda kayıtlı gayrimenkullerin, şirketin fesih ve tasfiyesi talep edildiğinden, dolaylı olarak davanın konusu olduğu, dava dilekçesi ekindeki deliller değerlendirildiğinde yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini ve ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde, davacı yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğini, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğabileceği kanaatine ulaşıldığından, menfaatler dengesi dikkate alınarak takdiren 1.000.000-TL teminat karşılığı talebin kısmen kabulüne, fakat davalı ortağın yetkisinin kaldırılmasını gerektir ölçüde yaklaşık ispat noktasında yeterli delilin dosyada bu aşamada bulunmadığı kanaatine ulaşılmakla tedbir talebinin kısmen kabulüne; 6 adet taşınmazın dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar 3. şahıslara tapuda devir ve temlikleri ile işbu taşınmazlar üzerine 3. şahıslar lehine ayni hak ve mükellefiyetler tesisinin 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmiş, davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına itirazı 26.06.2025 tarihli ara karar ile aynı gerekçeler ile itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davanın konusu şirketin feshine ilişkin olduğunu,uyuşmazlık konusunun doğrudan taşınmazlar olmadığını, dolaylı olarak davanın konusunu oluşturduğu belirtilerek tedbir kararı verildiğini, mahkeme tarafından yapılan bu geniş yorum, hiçbir şekilde kabul edilmemekle birlikte; bir davada uyuşmazlık konusunu oluşturmayan taşınmazlara yönelik tedbire hükmedilmesi mümkün olmadığını, gerekçede yaklaşık ispatın hangi gerekçe ile sağlandığına dair hiçbir açıklama yapılmadığını, davacının bizzat katıldığı genel kurul toplantısına dair hazirun cetvelinde imzası olduğunu ve buna rağmen toplantıya katılmadığını iddia ettiğini, taşınmazların kamu yararına çalışan dernek ve vakıflara bağışlanmasına ilişkin genel kurul kararı mevcut olduğunu,diğer ortağın bağış kararında hiçbir kişisel menfaati bulunmadığını, gayrimenkullerin şirketin sermayesi dışındaki malvarlıkları olduğunu,tedbir kararı verilen taşınmazların değeri arasında çok büyük ölçüde orantısızlık mevcut olduğunu, 6 adet taşınmazın, 3 adet triplex, 2 adet dublex, 1 adet dükkan nitelikte taşınmazlar olduğunu, değerlerinin yaklaşık en az 200.000.000-TL olduğunu ileri sürerek itirazın kabulü ile ihtiyati tedbire ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep; anonim şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesine ilişkin davada davalıya ait taşınmazın devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak teminat alınması öngörülmüştür.Somut olayda; davacı tarafından şirketin haklı nedenle feshi talep edilmiştir. Ancak mahkemece alternatif çözümlere de karar verilebilecektir. Davanın yasal dayanağını oluşturan TTK'nın 531 ve devam maddelerinde öngörülen tasfiye işlemlerinin, pay sahiplerinin haklarının korunması amacıyla yapılacak işlemlerin gerçekleştirilebilmesi, şirketin envanterinde kayıtlı mal varlıklarının dava sürecinde muhafazasını, davalı şirketin aktifini oluşturan, envanterine kayıtlı mal varlıklarının 3. şahıslara devrinin önlenmesini zorunlu kılmaktadır.Mevcut durumun korunması gerekliliği, HMK'nın 389. maddesindeki düzenlemeye de uygundur. Bu nedenle davalı vekilinin, tedbir konulması talep edilen taşınmazın davanın konusu olmadığına dair istinaf sebebi yerinde değildir. Genel olarak yargı uygulamasında mal varlığının korunması cümlesinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kabul görmektedir.Ancak HMK'nın 392 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Somut olayda, davanın niteliği ile mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemece karşı tarafın zarara uğrama ihtimali gözetilerek teminat karşılığında davalı şirkete ait taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi "kural olarak" yerindedir.Dava dilekçesinde; davacının %40 payı olduğu belirtilmiş ise de iptali talep edilen genel kurul hazırun cetvelinde davacının payı %20 oranda gösterilmiş,yine dava dilekçesinde diğer ortak tarafından %20 ye düşürüldüğü beyan edilmiştir. İhtiyati tedbir aşamasında; taşınmazların değerini belirleyebilecek objektif veri dosyada mevcut değil ise de şirketin ihtiyati tedbir konulan taşınmazlardan başkaca bir malvarlığı olup olmadığı bilinmemektedir.İhtiyati tedbir kararlarında “ölçülülük” ilkesi; Anayasa ile güvence altına alınan bir ilke olup içinde “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç farklı alt ilkeyi de barındırmaktadır. Başvurulan tedbir, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte; başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olmalıdır. Söz konusu ilke, hayatın her alanında uygulama bulmakta olan genel bir ilkedir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilen 6 adet taşınmaz şirketin tüm malvarlığını teşkil ediyorsa davacının pay oranı gözetilerek diğer ortağın haklarının da dikkate alınması gerekir. Taşınmazların değerini tesbit yönünden işlem yapılmadan, en azından Belediye Emlak vergi değeri dahi tesbit edilmeden itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Alternatif çözümlere hükmedilmesi halinde davacının ayrılma akçesinin payı oranında hesaplanacağı, taşınmazların tüm malvarlığını teşkil edip etmediği hususu üzerinde durularak davacının muhtemel ayrılma akçesini karşılayabilecek oranda taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesi gerekirken tüm taşınmazlar bakımından itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Teminata ilişkin istinaf nedeni ise; taşınmazların değeri oranında takdir edileceğinden bu aşamada değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri kısmen yerinde olan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, itirazın yeniden değerlendirilmek üzere dava dosyasının ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmişmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/223 Esas sayılı 26/06/2025 Tarihli ara kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"İhtiyati tedbir kararına itiraz hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davalı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim