mahkeme 2025/1107 E. 2025/1249 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1107
2025/1249
1 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1107
KARAR NO:2025/1249
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/03/2025
NUMARASI:2024/39 Esas 2025/238 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/01/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan ürün satışları nedeniyle 20.01.2023, 01.02.2023, 06.02.2023 tarihli toplamda üç (3) adet ve 114.774,18 TL tutarında e-fatura keşide edildiğini, ürünlerin tam ve eksiksiz olarak davalı borçluya teslim edildiğini, borçlunun ayıp ihbarı ve faturaya itirazı bulunmadığını, faturaların ödenmemesi sebebiyle, fatura tutarlarına işletilen %3 oranında vade farkı alacağı ile birlikte toplamda 123.535,53-TL'nin müvekkili şirkete 5 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını bildirir ihtarnamenin 18.07.2023 tarihinde muhataba gönderildiğini, muhataba tebliğ edilen ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla 123.535,53-TL tutarlı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini itirazın iptaline,müvekkili lehine %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, tek başına faturaların varlığının alacak iddiasını ispat edecek mahiyette olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete hizmet verildiğini ispat edilmesi gerektiğini, İİKnın 67/2’maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, ödeme emrinde TTK'nın 1530. maddesi kapsamında faiz istenmiş ise de; işbu maddenin uygulanacağına dair sözleşme olmadığını, TTK'nın 1530 maddesi kapsamında faiz işletilemeyeceğini, istenilen faizin fahiş olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini,faiz oranına itiraz ettiklerini, davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; alınan bilirkişi raporu benimsenerek her iki tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının davalı adına 20/01/2023 ile 06/02/2023 tarihleri arasında 3 adet toplamda 114.774,18- TL tutarlı e-fatura düzenlediği, faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı’nın e-fatura portalı aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösteren e-fatura zarf dökümlerinin ibraz edildiği, davalının adına düzenlenen faturalara 8 gün içerisinde itiraz etmediği veya iade faturası düzenlemediği, takibe konu faturaları BA beyannamelerine kaydettiği, e-irsaliyelerin ayrıca sunulduğu, irsaliyelerin e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya gönderildiği, takibe konu 114.774,18 toplam tutarlı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve 01/08/2023 takip tarihi itibariyle davalının 114.774,18-TL borçlu göründüğü, takiple ayrıca aylık %3 oranında 8.761,35-TL vade farkı talep edildiği, vade farkı ödeneceğine ilişkin sözleşme bulunmadığı gibi taraflar arasında teamül haline gelmiş bir vade farkı uygulaması bulunmadığı, 28/01/2022 ile 06/02/2023 tarihleri arası dönemde davacının davalı adına toplamda 129.455,27-TL tutarlı fatura düzenlediği, davalının karşılığında 86.487,25-TL ödeme yaptığı,takibe konu 13.164,38-TL, 54.763,80-TL 46.846-TL, 46.846-TL tutarlı faturaların Davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, asıl alacak bakımından davanın kabulü ile itirazın 114.774,18-TL asıl alacak yönünden iptaline, kabul edilen 114.774,18-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz, vade farkı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ:Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun hukuki değerlendirmeler içerdiğini, tek başına fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispatlamadığını, bilirkişi raporunun yeterli tesbitleri içermediğini, hükme esas alınamayacağını, ticari defterlerdeki kaydın alacağın varlığını göstermediğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından TTK'nın 1530 maddesi uyarınca faiz istenemeyeceğini,faturaların itiraza uğradığını, esasen faturaların teslim edilmeyen ürünlere ilişkin olup icra takibine konu edildiğini, faturanın likit sayılması için miktarının ve içeriğinin ihtilafsız olması gerektiğini, ürün teslimi hiç yapılmadığından alacağın likit sayılamayacağını, hükmedilen faizin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, üç adet fatura alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2022, 2023 yıllarında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının 2023 yılında düzenlediği takibe konu edilen 3 adet 20/01/2023 tarihli 13.164,38-TL, 01/02/2023 tarihli 54.763,80-TL, 06/02/2023 tarihli 46.846-TL bedelli olmak üzere toplam 114.774,18-TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve e-irsaliyelerinde e-defter uygulaması kapsamında davalıya gönderildiği, e-fatura ve irsaliyelerin süresinde reddedilmediği gibi davalı tarafından vergi dairesine BA bildirimi yapıldığı belirlenmiştir.Taraflar arasında icra takibine konu faturalardan evvel 2021-2022 yıllarında ticari ilişki bulunduğu 2021 yılından devir eden borcun ve 2022 yılında yapılan ödemeler ve yine 2022 yılında düzenlenen bir adet fatura bedelinin 2022 yılında ödenerek cari hesabın sıfırlandığı,üç adet faturanın 2023 yılında düzenlendiği ve bu faturalar karşılığında ödeme yapılmadığı, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya takibe konu faturaların toplam bedeli olan 114.774,18-TL borcun mevcut olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir.Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı sözleşme yapılması gerekmemektedir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut şekilde borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir. Davalı vekilinin, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, alacağın kanıtlanamadığına ilişkin tüm istinaf sebepleri yerinde değildir. Ayrıca; hükmedilen faizin fahiş olduğu, TTK'nın 1530 maddesine göre faiz istenemeyeceği ileri sürülmüş ise de icra takibinde fatura bedelleri asıl alacak olarak talep edilmekle birlikte fatura bedellerinin yanına TTK'nın 1530 maddesi uyarınca faiz talep edildiği belirtilmiştir.Ancak takipten evvel işlemiş faiz talebinde bulunulmamıştır.Fatura bedelleri asıl alacaktan başkaca 8.761,35-TL vade farkı talep edilmiş ise de, vade farkı talebi bakımından dava reddedilmiş, davacı tarafça istinaf edilmemiştir. Verilen hüküm ile icra takibi sadece asıl alacak bakımından iptal edildiğinden davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf sebebinin esasen bir konusu da bulunmamaktadır. İcra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %11.75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edilmiş olup ticari işlerde temerrüt faizi 3095 sayılı kanunun 2.maddesi gereği avans faizi olduğundan takipten itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp kanunla belirlenen faizin de fahiş olduğunun ileri sürülmesi dinlenebilir bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve irsaliyelerin her iki tarafın e-defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 114.774,18-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.840,22-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.575,40-TL harcın mahsubu ile kalan 5.264,82-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.