mahkeme 2025/1102 E. 2025/1267 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1102

Karar No

2025/1267

Karar Tarihi

3 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1102
KARAR NO: 2025/1267
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/10/2020
NUMARASI: 2017/535 Esas 2020/593 Karar
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 20/03/2017
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, davalı alacaklı bankanın İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını,müvekkiline çıkartılan tebligatın iade edildiğini, tebligatın geri dönmesinden bu yana aynı adrese TK'nın 35.mad gereği ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin hiçbir şekilde taraflarına tebliğ edilmediğini, TK'nın 35.mad göre yapılan tebliğden sonra takibin kesinleştiğini, çekin arkasındaki imza ve kaşenin şirkete ait olmadığını, bu nedenle alacaklı tarafa hiçbir borçları olmadığını, dosya borçluları ve çekteki cirosu olanların hiçbirisini tanımadıklarını ve hiçbir şekilde ticari ilişkileri olmadığını, çekteki kaşenin sahte olduğunu, kullanmadıkları ve imzalamadıkları çekten dolayı başlatılan icra takibine davacının hiçbir borcu olmadığını beyanla, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunulmamış ise de, aşamalarda davalı vekili Adli Tıp raporuna karşı beyan dilekçesi sunarak, incelenmek üzere Adli Tıp'na gönderilen belgelerin eski tarihli olup imza incelemesi yapmaya elverişli olmadığını, davacı tarafından yeni tarihli ve yakın zamanlı imza örnekleri sunulması ve bunlar üzerinden imza incelemesi yapılması gerektiğini, eksikliklerin giderilmesinden sonra dosyada ek rapor alınmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dosya imza incelemesi yapılarak rapor tanzimi için ATK Belge Adli İnceleme Şubesine gönderilmiş olup, tanzim olunan 17/09/2019 tarihli adli tıp raporunda; inceleme konusu çekin arka yüzde ... şirketine ait kaşe izi üzerine atılı basit tersimli 2.ciranta imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususları tespit edildiği, başlatılan icra takibinde davacının davalı takip alacaklısı ... Bankası AŞ'ye borcu bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne takibe konu çek dolayısı ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının çeki davacıdan sonra gelen ciranta ...Ltd. Şti.'den iktisap ettiği davalının takipte kötü niyetinin dosya kapsamına göre sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; Adli Tıp Raporunda 10.02.2015 basımlı çekteki imzaya mukayese alınan imzaların tarihleri çek basım tarihinden uzak ve eski tarihli olmasının hatalı rapor hazırlanmasına sebep olduğunu, çek basım tarihine yakın zamana ait imzalar ile imza incelemesi yapılması gerektiğini,rapora karşı itiraz dilekçelerinde, dosyada ATK Üst Kurulu'ndan rapor alınmasını istediklerini,mukayeseye esas ''karbon'' nüshaların imza incelemesinin güvenilirliğini azalttığını, Yargıtay içtihatlarına göre hukuka aykırı olduğunu, raporda ''..farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir...'' şeklinde kanaat belirtildiğini, karbon nüsha üzerinden inceleme yapılmasının kesin kanaate varılmasına engel olduğunu,kesin kanaat içermeyen rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacı aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle İİK'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler, senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün veya bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir (Yargıtay HGK'nın 2013/1746 Esas, 2015/896 Karar sayılı ve 04/03/2015 tarihli ilamı). İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından çeklerdeki davacının yetkilisine atfedilen imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının kuvvetle muhtemel olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece çeklerin keşide tarihinden önceki ve sonra ki tarihleri taşıyan yeterli sayıda imza aslı toplanarak inceleme yaptırılmıştır. çekte davacı yetkilisine atfedilen imza ile şirket yetkilisinin mukayese imzaları arasında; genel görünümleri, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler olmadığı saptanmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekili karbon nüshalarla imza incelemesi yapıldığını ileri sürülmüş ise de mukayese imzaların 9 kalem teşkil ettiği bir kalemde ki karbon fatura nüshaları yanında çok sayıda mukayese ıslak imza ile inceleme yaptırıldığından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş, imza incelemelerinde kesin kanaat belirtilemediği dikkate alındığında istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 1.683,10-TL başvurma, 615,40-TL peşin olmak üzere toplam 2.298,50-TL harcın istek halinde davacıya iadesine Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 310,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim