mahkeme 2025/1096 E. 2025/1243 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1096

Karar No

2025/1243

Karar Tarihi

1 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1096
KARAR NO:2025/1243
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/05/2025
NUMARASI:2024/563 Esas 2025/420 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/08/2024
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya 3 ayrı sefer çiğ süt satımı yapıldığını, sevk irsaliyeleri ile teslim edildiğini 21.06.2022 tarihli 197.964,65-TL tutarlı 28.06.2022 tarihli 149.986,20 TL tutarlı, 07.07.2022 tarihli 150.470,-TL tutarlı e-faturaların davalıya iletildiğini, faturalara 6102 sayılı TTK'nun 21/2 hükmü gereğince 8 günlük süre içinde davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, davalının yapılan tüm ihtarlara rağmen faturaları ödemediğinden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, faturalarda 60 gün vade belirlendiğini, vade itibariyle ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın davalının temerrüde düştüğünü ve vadeden itibaren faiz işleyeceğini, 6102 sayılı TTK'nın 10. Maddesi "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." hükmünde olduğunu belirterek haksız itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili;ödeme konusunda ihbar yapılmadan yapılan işlemler hukuken geçerli olmadığından icra takibine yapılan itirazın yasal zorunluluk olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından davacı tarafından akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerektiğini, tek taraflı düzenlenen faturanın akdi ilişkiyi ispata yeterli olmadığını, davacının ödenen faturaları da icra takibine konu ettiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden likit alacaktan söz edilemeyeceği gibi icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, faturanın tebliğ edilmesinin ihtar yerine geçmediğini, vade farkı talep edilebilmesi için ya taraflar arasında vade farkını içerir bir sözleşme bulunması ya da taraflar arasında teamül bulunması gerektiğini, davacının faturada yer alan malların teslim edildiğini belgelendirmesi , faturanın teslim alındığını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda davaya konu 3 adet e-faturanın davacı tarafından (...) üzerinden elektronik ortamda usule uygun olarak davalıya tebliğ edildiği ,e-faturalarda ödeme koşulunun 60 gün olarak yer aldığı, tarafların 2022 yılı Ba ve Bs formlarında mutabık oldukları;faturaların davalının defter ve kayıtlarında da yer aldığı , davanın asıl alacak bedeli olan 499.418,52- TL üzerinden kabulü gerektiği, her ne kadar takipte işlemiş faiz talep edilmiş ise de davalının temerrüde düşmesi için 6098 sayılı TBK'nın 117/1 maddesi gereğince davacı tarafça ihtar yapılması gerektiği,TTK'nın 1530. maddesinin, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olup, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmayacağı, Yargıtay 19. HD'nin 18.9.2018 tarih, 2017/3266 E-2018/4228 K. sayılı ilamının bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davalının itirazının asıl alacak bakımından iptaline , fazla talebin reddine, alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ:Davacı vekili; davalı şirketin faturaları kayıtlarına aldığı halde ödemediği ve bizzat kendi kayıtlarında da müvekkil şirkete borçlu olduğunu,her bir faturanın altında ödeme vadesinin 60 gün olarak belirtilmesi nedeniyle belirli vade olduğu ve vade sonunda davalı şirketin ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği hususu gözardı edilerek faiz talebinin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, TBK'nın 117/1 hükmüne atıfta bulunularak işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş ise de maddenin 2. fıkrasında taraflarca ödeme tarihinin taraflarca hesaplanabilir olması halinde faiz bakımından ihtara gerek olmadığının düzenlendiğini, 6102 sayılı TTK'nın "Faiz Başlangıcı" başlıklı 10. Maddesi "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." hükmüne haiz olup, faizin ancak belirli vade olmaması halinde ihtardan itibaren işlemeye başlayacağının düzenlendiğini, faturanın sağ üst kısmındaki tarihe 60 gün eklenmek suretiyle davalının ifa tarihinin basitçe belirlenebileceği, somut olayda belirli vade söz konusu olduğundan faiz işletilebilmesi içinde ayrıca bir ihtara gerek olmadığını ileri sürerek işlemiş faiz talebinin reddine dair kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; üç adet faturaya dayalı bakiye alacağın ve işlemiş faizin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir.Davacı vekili, icra takibine konu edilen faturaların vadelerinin belli olduğunu, fatura tarihinden itibaren 60 gün vade tanındığını, vadenin belirli olduğunu ileri sürerek icra takip tarihine kadar hesaplanan gecikme faizi isteminin de kabulü gerektiğini ileri sürerek, kısmen red kararının kaldırılarak işlemiş faize hükmedilmesini talep etmiştir.TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTK. m. 1530 borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve faize hak kazanmasını öngörür. Ancak; TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerine uygulanmaz. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir.Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer.Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir.6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi/2. fıkrasına göre "borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş … ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur". Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir.Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.Ancak; fatura üzerinde bulunan vade tarihi ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur. (Yargıtay 19 HD. 2017/3266-2018/4228 E-K sayılı ilamı) Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Somut olayda, faturalara dayalı alacak yönünden takip öncesinde bir temerrüt uyarısının bulunmadığı sabittir. Fatura üzerinde yazılı olan ödeme tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemeyeceğinden, davacının işlemiş faiz isteminin reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 270-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim