mahkeme 2025/1084 E. 2025/1257 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1084

Karar No

2025/1257

Karar Tarihi

1 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1084
KARAR NO: 2025/1257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2025
NUMARASI: 2023/126 Esas - 2025/168 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/02/2023
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/02/2023
Davanın reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili ... AŞ'nin, Türkiye’nin ilk GSM, 2G ve 3G operatörü olduğunu,diğer operatörlerin abone sayısına göre pazar payı yaklaşık %40,7 olan ...'in, yalnızca Türkiye’nin değil, dünya GSM pazarının en önde gelen firmalarından biri konumunda olup tabi olduğu başta BTK ve SPK düzenlemeleri olmak üzere, her türlü mevzuata uygun davrandığını,... AŞ'nin ise müvekkili grup şirketleri içerisinde yer alan 2006 yılından bu yana GSM, sabit hat operatörleri, TV ve radyo kanalları, servis sağlayıcıları gibi müşterilerine ... hizmeti sunarak, portföyünde bulunan 20.000’i aşkın servis noktası ve 7.500’ü aşkın kulesi ile Türkiye’nin ilk ve tek, Avrupa’nın 3’üncü büyük ... ve altyapı operatörü olup Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki ... tarafından 17 Ekim 2007 tarihinde “Altyapı İşletmeciliği Hizmeti” sunmak konusunda süresiz olarak yetkilendirildiği tarihten itibaren BTK denetim ve gözetiminde faaliyet gösteren bir işletmeci olduğunu, bu kapsamda telekomünikasyon işletmecileri ile radyo ve televizyon yayıncıları gibi kablosuz iletişim alanında faaliyet gösteren tüm işletmeci ve yayıncıların, kapsama alanı sağlamak amacıyla kuracakları cihaz ve sistemler için gerekli olan ..., direk, seperasyon vb bütünleyici unsurlardan oluşan tesisler kurduğu,bu tesisleri üçüncü kişilerin kullanımına tahsis ettiği, davalı ... AŞ’ye ait www...com/... adresinde; 28.12.2022 tarihinde “... den tuhaf halka arz girişimi ” başlığı ile yayımlanan köşe yazısında; ... Grup bünyesinde bulunan ... AŞ'nin BTK mevzuatına aykırı olarak kurularak işletildiği, Devlete devredilmesi gerekirken yine kanuna ve hukuka aykırı şekilde halka arz edileceği şeklinde tamamen gerçeğe aykırı beyanlar kaleme alındığını belirterek dava konusu hukuka aykırı haber manşet ve içeriğinin haksız rekabet ile müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitine, saldırının önlenmesine ve durdurulmasına, hukuka aykırı yayın nedeniyle zarar gören müvekkil’in uğradığı manevi zararın giderilebilmesi maksadıyla, yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile birlikte 1.000.000-TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın kesinleşmesi akabinde masrafı müteselsilen davalılardan karşılanmak üzere kararın TTKnın 59. Maddesi uyarınca ilanına, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili; www...com'da yayınlanan köşe yazısı nedeniyle, aynı müvekkilleri aleyhine hem davacının, hem de %100 iştiraki olan ... AŞ'nin açtığı davaların birleştirilmesi gerektiğini, dava konusu yazıya ilişkin içeriğin kaldırılması talebinin, İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 19/01/2023 tarih ve 2023/1052 D.İş sayılı dosyası üzerinden kesin olarak reddedildiğini, Sayıştay'ın denetim raporu ile diğer gsm operatörleri'nin açıklamaları da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu yazının kamuoyunu bilgilendirme kapsamında olduğunu ,yazının haksız rekabet ve kişilik hakkı ihlali amacıyla kaleme alınmadığını,talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, özetle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine, huzurdaki davaya konu yazıdan başkaca yine www...com'da 16.02.2023 - 21.02.2023 tarihlerinde yayınlanan köşe yazıları ile ilgili olarak ... AŞ'nin İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2023/144 esas sayısına kayıtlı olarak, ... AŞ'nin (14.02.2023 tarihli köşe yazısını da dahil ederek) İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2023/156 esas sayısına kayıtlı olarak aynı müvekkillerine karşı dava açtığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Birleşen dosya davacı vekili; Davalı ... tarafından "..." URL bağlantılı yazının müvekkili şirkete yönelik yönelik kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkili ... A.Ş ... Grup içerisinde 2006 yılından bu yana GSM, sabit hat operatörleri, TV ve radyo kanalları, servis sağlayıcıları gibi müşterilerine ... hizmeti sunarak, portföyünde bulunan 20.000’i aşkın servis noktası ve 7.500’ü aşkın kulesi ile Türkiye’nin ilk ve tek, Avrupa’nın 3’üncü büyük ... ve altyapı operatörü olup Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki BTK tarafından 17 Ekim 2007 tarihinde “...” sunmak konusunda süresiz olarak yetkilendirildiğini ,BTK denetim ve gözetiminde faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda tüm telekomünikasyon,radyo ve televizyon yayıncıları gibi kablosuz iletişim alanında faaliyet gösteren tüm işletmecilerin, kapsama alanı sağlamak amacıyla kuracakları cihaz ve sistemler için gerekli olan ..., direk, seperasyon vb bütünleyici unsurlardan oluşan tesisler kurmakta ve kurduğu tesisleri üçüncü kişilerin kullanımına tahsis ettiğini, davalı şirkete ...-...URL adresinde ... tarafından 28.12.2022 tarihinde “... den tuhaf halka arz girişimi” başlığı ile yayımlanan köşe yazısında; ... şirketinin BTK mevzuatına aykırı kurularak işletildiği, Devlete devredilmesi gerekirken yine kanuna ve hukuka aykırı şekilde halka arz edileceği şeklinde tamamen gerçeğe aykırı beyanlar kaleme alındığını, davalıların basın mensuplarının sahip olması gereken özen ve yükümlülüğe aykırı şekilde mezkur olaya sebebiyet verdiklerini belirterek dava konusu hukuka aykırı haberin haksız rekabet ve müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitine,önlenmesine ve durdurulmasına, müvekkilinin uğradığı manevi zararın giderilebilmesi maksadıyla yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile birlikte 1.000.000-TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili,huzurdaki davanın ... AŞ'nin halka arzı ile 28.12.2022 tarihli ... den ... Girişimi başlıklı yazı ile ilgili olup, davacının % 100 ortağı olduğu ... A.Ş de aynı yazıyla ilgili olarak İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2023-126 Esas sayısına kayıtlı olarak aynı müvekkillerine karşı dava açıldığını, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğunu belirterek birleştirilmesine karar verilmesini ve asıl davada ki savunmalarının tekrar edilerek reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; basın özgürlüğü Anayasa'nın 28. maddesi ile teminat altına alınarak basının özgür olduğu ve sansür edilemeyeceğinin belirtildiğini, basına güvenlik sağlanması demokratik toplum düzeninin ve haber alma hakkının korunmasının gereği olduğunu, davalının yayım yaparken gerçekleştirdiği eylemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde basın özgürlüğünün dikkate alınması gerektiğini, basın özgürlüğü sınırsız bir özgürlük olmayıp bu hakkın kullanılmasında yine Anayasa ile güvence altına alınan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması gerektiğini, basın özgürlüğü ile kişilik haklarının çatışması durumunda daha üstün yararın korunacağını, üstün yararın belirlenmesinde asıl kriter kamu yararı olmakla birlikte yayının gerçek ve güncel olması, toplumu ilgilendirmesi, özle biçim arasındaki dengenin gözetilmesi ve objektif olması gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiğini, gerçeklik kriteri somut ve maddi gerçeği değil "görünür gerçeği " ifade ettiği, özle biçim arasındaki dengenin korunması haberin kamuoyuna sunuluş nedeni ile sunuluş şeklinin uyumlu olmasını ifade ettiği ,somut olayda davalı... tarafından yazılan, davaya konu, 28/12/2022 tarihli yazı değerlendirildiğinde; davalının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması ve yazı içerikleri incelendiğinde davacıların ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, kişilik haklarına saldırı amacının da anlaşılmadığı, esasen yazıların basın özgürlüğü kapsamında kaldığını, kullanılan sözlerin ve yazı içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve haksız rekabet kapsamında olmadığı gerekçesiyle tüm taleplerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ:Davacılar vekili; ... AŞ (...) Elektronik Haberleşme Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'ne göre kısıtlı kaynak tahsisi olmaksızın bildirim kapsamında BTK tarafından 17 Ekim 2007 tarihinde "Altyapı İşletmeciliği Hizmeti" sunmak hususunda süresiz olarak yetkilendirildiğini, yetkilendirildiği tarihten itibaren BTK'nın denetim ve gözetiminde faaliyet gösterdiğini, altyapı işletmeciliği yetkilendirilmesine haiz işletmeciler; ..., konteyner vb. tesisleri kurarak işletme hakkına sahip olduğunu, BTK'nın, elektronik haberleşme sektörünün düzenleyici ve denetleyici kurumu olup ...'ın yazıda iddia edildiğinin aksine bugüne kadar bu kapsamda bir mevzuata uygunsuzluk tespiti ve yaptırımına maruz kalmadığını, yazıda yer alan ithamlar hayali olup hiçbir somut delile dayanmadığı, sadece müvekkil şirketin ticari itibarına zarar vermek niyetiyle kaleme alındığını, haberde yer alan ...AŞ.'nin (...) hizmet verdiği altyapı ekipmanlarının imtiyaz süresi sonunda idareye döneceği ve şirketin işlevsiz kalacağı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, ..., "Altyapı İşletmeciliği" hizmeti sunan diğer işletmeciler gibi faaliyetlerini BTK'dan aldığı imtiyaz kapsamında yürüttüğünü, bu kapsamda hizmet veren işletmeciler ile idare arasında ... Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi (GSM PAN-Avrupa Sözleşmesi) ve ... Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi (... Sözleşmesi) olmak üzere kamu hizmetinin ifa edilebilmesi için iki farklı imtiyaz sözleşmesi bulunduğunu, altyapı hizmeti sunma sektöründe "yetkilendirme" usulüne geçilmesiyle birlikte... (4.5G) mobil haberleşme hizmeti sunmak için 27 Ekim 2015 tarihinde "Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi" alındığını, elektronik haberleşme sektörü kapsamında faaliyet yürüten işletmecilerin altyapılarını kendileri kurma ve bu altyapılara bizzat malik olma zorunlulukları bulunmadığını, dolayısıyla BTK tarafından süresiz altyapı işletmeciliği hizmeti sunma konusunda yetkilendirilen ..., kurduğu elektronik haberleşme altyapılarını tüm işletmecilere kiralamak suretiyle kullandırdığını, dava konusu yazıda iddia edildiğinin aksine imtiyaz süresi sona erdiğinde altyapıyı idareye devir yükümlülüğü, imtiyaz sözleşmesi olan diğer işletmecilere mahsus ve yetkilendirme sözleşmelerinde düzenlenen bir yükümlülük olup işletilen altyapıların bu durumdan bağımsız olduğunu, ... tarafından kurulan ve mülkiyeti kendisine ait olan altyapı işletmecilerinin imtiyaz süreleri sonunda devlete devrini düzenleyen bir kanun maddesi ya da sözleşme bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık konusu davacı şirketin %100 iştiraki olan birleşen davada davacı şirket ile ilgili olarak 28.12.2022 tarihinde http... bağlantılı adresinde yayımlanan davalı ... tarafından kaleme alınan yazının haksız rekabet,kişilik haklarına teşkil ettiğinin tesbiti-meni ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davaya konu "28.12.2022 tarihli haberde “... yönetimi, baz istasyonlarının yer aldığı kuleleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) onayı olmadan, imtiyazlara aykırı bir şekilde ayrı bir şirket haline getirip (... AŞ/...), bilançosunun dışına çıkardığı” “İmtiyaz süresi bittiğinde devlete çalışır vaziyette teslim etmesi gereken bu altyapı yatırımı üzerine şirket bina edildiği” “Tartışmalı halk arz olması sebebiyle de küçük yatırımcı için de mağdur olma riski söz konusu olduğu” “... mülkiyetinde yer alan kulelerin ... şirketinin imtiyaz süresinin sonunda devlete döneceği, bu halde halka arz edilen şirketin imtiyazsız lisanssız ne işe yarayacağı” “Varsayalım ki imtiyazı ve lisansını devletin verdiği kuleleri şirketleştirip, halk arz ettiniz.Yarın süre dolduğunda, devlete çalışır vaziyette nasıl geri vereceksiniz? Halk arz edilmiş “... Şirketi” bu durumda imtiyazsız, lisansız ne işe yarayacak? Devlet ait bir altyapı yatırımı devlete döneceğine göre neden ve niçin halk arz edilmek isteniyor?” “...’nun CEO olduğu dönemde de “...” isimli ... şirketini halk arz etme girişiminde bulunmuş, mevzuatlara aykırı olması sebebiyle gerekli onayı alamadığı” ifadelerine yer verilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacılar ayrı ayrı açtıkları davalarda "Yukarıdaki ifadelerin davacılar bakımından "kişilik haklarına doğrudan saldırı teşkil eder ithamlar içerdiği, müvekkil şirketi kamuoyu önünde hukuka aykırı hareket eden, hukuku dolanarak kendine menfaat sağlamak amacı güden bir şirket gibi göstermeye çalışarak kötülediği,Davalılardan ... genel olarak ulaşım, havacılık, telekomünikasyon ve bilişim sektörlerinde yazılar yazmakta olup daha önce yazılarında sektöre ilişkin objektif sayılabilecek değerlendirmelere yer verirken son dönemlerde şirketimizin bir üst yöneticisi ile yaşadığı husumet neticesinde şirketler ve yöneticileri aleyhinde sistematik olarak yazılar yazmaya başladığı,kişisel husumetini müvekkil şirkete ve yöneticilerine yansıtarak elindeki medya gücünü bu kapsamda kullandığı,16 Eylül 2022,30 Eylül 2022, 20 Ekim 2022 tarihli yazılarından bu durumun anlaşıldığını ileri sürmüştür.5187 sayılı Basın Kanunu’nun basın özgürlüğünü düzenleyen 3. maddesine göre, basının özgür olduğu ve bu özgürlüğün bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerdiği belirtilmiştir. Madde gerekçesinde ise, Anayasa’nın 28. maddesinde yer alan “basın hürdür, sansür edilemez” hükmü karşısında böyle bir düzenlemenin ilk bakışta gereksizmiş gibi görülebileceği; ancak bu kanunun söz konusu amaca yönelik bir anlayışla düzenlendiğini vurgulamak amacıyla böyle bir hükme yer verildiği ifade edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında basın özgürlüğünün ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlakının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, devlet sırlarının açıklanmasının veya suç islenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlandırılabileceği belirtilmiştir. Basın zgürlüğünün hangi nedenlerle ve ne ölçüde sınırlandırılabileceğine ilişkin bu hüküm, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10/2. maddesi ve 1982 Anayasası’nın 26, 27 ve 28. maddeleri dikkate alınarak düzenlenmiştir. Gerek bilgi edinme ve haberlere ulaşmada gerekse düşüncelerin açıklanmasında en önemli araçlardan birisini oluşturan basının en temel görevi ise, kamuoyunu aydınlatmaktır. Bu amaçla basın, bireyleri gerek kişisel gerekse toplumsal olay ve olgular hakkında bilgilendirerek, kamuoyunun oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Basının bu tür haber ve düşünceleri vermekle görevli olmasının yanı sıra halkın da bu tür haber ve düşüncelerle ilgili bilgi edinme hakkı vardır.Dolayısıyla basın özgürlüğü ve enformasyon (bilgi edinme) özgürlüğünün bir gereği olarak, basın yoluyla haber,düşünce ve bilgilerin devlet müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın serbestçe dolaşımının sağlanması gerekmektedir.Uyuşmazlık bakımından incelenmesi gereken TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir.Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir.Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır.Gereksiz yere incitici beyan ise, içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır.Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır.Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Yanıltıcı açıklamadan kastedilen ise; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanmasıdır. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarını ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte, gerçek dahi olsa açıklamalar gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen, açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama gereksiz yere incitici olmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında, gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırının aşılması halinde açıklama, TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. "Bir açıklamanın yanlış olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, yanıltıcı olup olmadığı veya gereksiz yere incitici olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir" (Yargıtay HGK'nın 2017/2475 esas, 2021/246 karar sayılı, 11.3.2021 tarihli emsal ilamı). Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; "...’in sektörün öncü kuruluşu olması ve Türkiye Varlık Fonu’nun şirketin halka açık olmayan kısmının en büyük ortağı olması sebebiyle özel bir konumda olduğu, davacı ...’in bu özel konumu itibariyle, kendisine yöneltilen eleştiriler bakımından daha geniş bir yorum yapılması gerektiği, eleştiri sınırının bu ihtimalde daha yüksek çizilmesi gerekeceği, davalı tarafından yapılan haber içeriklerinde bir takım bilgilere yer verildiği, bunların bir kısmının davalının kişisel düşünce ve çıkarımlarını yansıttığı, bir kısmının ise somut olayların aktarımından ibaret olduğu, bu bilgilerden hareketle davalının ...’in kimi davranış ve kararlarını eleştirdiği, Davacının özellikle davalı tarafından yapılan "halka arz" temalı habere ilişkin beyanlarda bulunduğu, ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, bu yazıda yer alan eleştiri ve davalı çıkarımlarının sektör paydaşları tarafından da ileri sürüldüğü, haberdeki eleştiri ve çıkarımların tamamen yanlış olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca ifadelerin gereksiz yere incitici bir beyan olarak nitelendirilemeyeceği" mütalaa edilmiştir. Haksız rekabet koşullarının her somut olayın özelliği dikkate alınmak suretiyle yapılan eylemin saiki, amacı, tekrar sayısı, uygulanan yöntem ya da araç gibi hususlar değerlendirilerek haksız rekabet teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekir.somut olayda davalı yazar tarafından tarafından kaleme alınan yazıda varlığı ileri sürülen davacı ...'in %100 iştiraki olan ... şirketinin halka arz edilmek istendiği hususu gerçek olup ,davaya konu yazıdan evvel 27 Ekim 2016 tarihinde halka arz planlanmış ancak, "..., Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimlerinin ve ...'in almayı düşündüğü faiz kararlarının piyasalardaki muhtemel etkileri ile siber riskleri de dikkate alarak yaptığı değerlendirme sonucunda, ana ortağı ... ile de mutabık kalarak, borsada işlem görme günü 27 Ekim Perşembe olarak planlanan halka arz işlemini, piyasaların daha güvenli ve istikrarlı hale gelişine kadar ertelemiştir" açıklaması yapıldığı kamuya açıklanmıştır....'in iştiraki olduğu ... ve alt yapı şirketinin ilk kuruluşunda ... bilançosundan çıkartılan tesislerin ... şirketine devri eleştirilerek ;operatörün imtiyazı bittiği zaman Devlet'e devri gereken tesislerin akıbeti hakkında ki endişelerin vurgulandığı ve halka arz edilen şirketin tesisler olmaz ise yatırımcılarının bu işlemden zarar görebileceğine dikkat çekilmiş olup, davalıların kamunun aydınlatılması çerçevesinde hareket ettiğinin kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, Anayasal güvence altında olan basın özgürlüğü çerçevesinde yazılan yazının içeriğinin TTK'nın TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesi kapsamında olmadığının kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harçların karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim