mahkeme 2025/1082 E. 2025/1293 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1082

Karar No

2025/1293

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1082
KARAR NO: 2025/1293
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2025
NUMARASI: 2023/256Esas-2025/367Karar
DAVA: Alacak (Tüzel kişiliğin perdesinin aralanması )
DAVA TARİHİ08/12/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/09/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü
DAVA;Davacı vekili, dava dışı borçlu ...Ltd. Şti firmasına 11/03/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığını, sözleşmeye..., ..., ...in müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, asıl borçlu ve kefiller hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile 155.376,93-TL nakit 3.000-TL gayri nakit alacağın ödenmesi için takip başlatıldığını, ancak alacağın tahsil edilemediğini, dava dışı borçlu şirket ile davalı şirketlerin ortaklarının aynı kişiler olup akraba olduklarını,aralarında organik bağ bulunduğunu, mizanlarının incelemesinde davalılar arasında kaynak aktarımı mahiyetinde yoğun fon transferi işlemleri bulunduğunu,davalı ... Harfiyat firmasının ortağı...'nun akrabası ...'ya ait evde ...in ikamet ettiğini, dilekçe ekinde sunulan ... A.Ş keşidecisine ait 150.000-TL bedelli çekin cirantalarının... firmaları imzalarının aynı olduğunun tespit edildiğini, perdeyi kaldırma teorisi ile tüzel kişinin ayrı kişilikler savunmasının yararlanmak istenmesine izin verilmemesi gerektiğini, dava dışı asıl borçlu şirketin borcundan davalıların da sorumlu olduğunu belirterek 150.585,01-TL nakit ve 3.000-TL gayrinakit alacağının, tahsilde tekerrür olmamak üzere nakit alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek % 72 oranında faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAPDavalı vekili, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava dışı asıl borçlu şirketten sonra müvekkili şirketlere de ayrıca kredi açıldığının davacı tarafından belirtildiğini, bu hususun bile müvekkili şirketlerin dava dışı asıl borçlu şirketten farklı bir şirket olduğunu ispatladığını, müvekkillerinin hiç bir şekilde taraf olmadığı sözleşmeler nedeniyle borçlandırılmasının mümkün olmadığını, asıl borçlu şirketin borcuna müvekkili şirket ortaklarının kefil olduğunu, mal kaçırma durumunun söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇMahkemenin 2017/1129 Esas - 2020/597 Karar ve 23/09/2020 tarihli kararı ile; tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin sınırlı sorumluluk ilkesinden kötüniyetle yararlanmak isteyen şirket ortaklarına yönelmeyi sağlayan bir teori olduğu, davacı bankanın işbu davada davalı şirketlerin ortaklarına karşı talepte bulunmadığı, adres ayniyetlerinin organik bağın varlığı için yeterli olmayacağı, şirketlerin unvan benzerliği ve ortaklık yapısının doğrudan doğruya perdenin kaldırılması teorisinin uygulanmasını sağlamayacağı, kaldı ki davalı şirketlerin ortaklık yapısı ve yönetim kurulu yapısının faaliyet konularının farklı olduğu, davalının tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınarak mal kaçırma ya da alacağın tahsilini imkansız hale getirme yönünde eylemde bulunduğu iddia edilmişse de ortada asıl borçluyu gizleyen bir perde bulunmadığı, asıl borçlu ... Şti.'nin davalı ... Hafriyat'a 216.720-TL borçlu olduğu, dava sonrası davalının bu kapsamda 79.383,33-TL ödeme yaptığı, kötü niyetle ve mal kaçırma gayesi ile mevcudu eksiltmeye yönelik tasarruflarla ilgili olarak yasal şartların varlığı halinde tasarrufun iptali, muvazaa nedeniyle işlemin iptali gibi hukuki sürecin işletilmesinin mümkün olduğu,perdenin aralanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 2020/1328 Esas - 2023/233 Karar ve 16/02/2023 tarihli kararı ile; davacı tarafından ileri sürülen tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi kapsamında; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davalı şirkete ait mizanlar üzerinden inceleme yapılmış ise de davalılara ait ticari defterler ile dava dışı asıl borçlu şirketin ticari defterleri incelenmeden sağlıklı bir sonuca ulaşılması mümkün olmadığı, öncelikle mahkemece davacıya eksik harç tamamlattırılarak, davalı şirketlerle birlikte dava dışı asıl borçlu şirketin ticari defterlerinin ibraz sağlanıp, ortaklar arasındaki ilişkiler de irdelenerek şirketler arasında organik ve iktisadi bağlılık bulunup bulunmadığı, kredi bedellerinin doğrudan veya dolaylı olarak davalı şirketlere aktarılıp aktarılmadığı, davalılarca davacı bankanın iddia edilen alacağının semeresiz kalmasına yönelik iş ve işlemler yapılıp yapılmadığı hususlarının da araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Kaldırma kararından sonra mahkemece; bilirkişi raporunda şirket ortaklarının akraba olduğunu, faaliyet konuları bire bir aynı olmasa da birbirini tamamlayıcı nitelikte işler olduğunu, davalı ...Hafriyat ile dava dışı ... şirketleri arasında 2011-2017 yılları arasında devamlı bir para alışverişi olduğunu, gerek fatura düzenlendiği, gerekse ödeme yapıldığı, dönem dönem dava dışı şirket ..., dönem dönem davalı ... Hafriyat ve İnşaatın alacaklı konuma geçtiğini, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında çok yoğun hesap hareketleri olduğunun tespit edildiğini, ancak gelinen aşamada kaynak aktarımı yapıldığı iddia edilen davalı şirketlerden yüksek meblağlı kaynak aktarımına konu olabilecek herhangi bir hesap hareketi olmadığı,yapılan ödemelerin şirketler arasında kaynak aktarımı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun takdirinin Mahkemede olduğu , davacının iddia ettiği gibi şirketler arasında kaynak-kredi aktarımı yapıldığına ilişkin hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde açık bir kanıta rastlanılamadığını, diğer davalı şirket ile asıl borçlu dava dışı şirketin ticari kayıtlarına ulaşılamadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; ticaret sicil kayıtlarından davalı ... Ltd. Şti'nin 01/02/2013 tarihinde kurulduğu, faaliyet alanının her türlü inşaat taahhüt işleri; konut, iş yeri, ticarethane inşaatlarını yapmak,vs olduğu, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğunu, davalı şirketin kredi tahsisinden 2 yıl sonra kurulduğu, diğer davalı şirketin ise 14/06/2010 tarihinde kurulduğu, faaliyet alanının her nevi hafriyat işleri yapmak olduğunu, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğunu, dava dışı şirketin ise 16/05/2008 tarihinde kurulduğu, faaliyet konusunun her türlü inşaat, tesisat,vs işleri olduğu, şirket ortaklarının... ve... olduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle asıl borçlu şirketin borçlarından sorumluluğa hükmedilebilmesi için şirketler arasında organik bağ bulunması tek başına yeterli olmadığını, sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatı gerektiğini, bu bağlamda şirketler arasında muvazaalı işlemler yapıldığına, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığına, kaynak aktarımı olduğuna dair delil bulunmadığını, mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin, ancak istisnai hallerde uygulanması gerektiğinden tüzel kişilik perdesinin aralanması koşulları oluşmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Temlik alan davacı vekili; firmaların ortaklık yapıları, temsilcileri, faaliyet adreslerindeki yakınlık ve ilgililerin aralarındaki akrabalık bağları bir arada değerlendirildiğinde, davalılar arasında organik bağ bulunduğu açıkça anlaşıldığını,davalılar arasında kaynak aktarımı mahiyetinde yoğun fon transfer işlemlerinin bulunduğunu, gerçekleşen transfer işlemleri sonrasında, genelde tahakkuk etmiş veya etmek üzere olan kredi geri ödeme işlemlerinin bulunduğunu,fon aktarımlarının gerçek bir ticari ilişki olmadığını, tamamıyla ortak kaynak kullanımı mahiyetinde olduğunu, bu transferlerde, ... Hafriyat firmasından diğer davalı dava dışı banka asıl borçlusu ...'ya aktarılan paraların, dava dışı müvekkil banka borçlusu ... firmasının kredi, çek ve business kart ödemelerinde kullanıldığını, ... firmasına sunulan çekte yer alan firmaların kaşelerine atılan imzaların tamamı benzer olduğunu, davalı firmalar ile dava dışı müvekkili banka borçlusu ... firması arasında organik bağ bulunduğunun açık olduğunu, bu durumun tüzel kişilik perdesinin aralanmak suretiyle dava dışı ... Hafriyat firmasının bankaya olan borcundan diğer davalıların birlikte müteselsilen sorumlu olması gerektiğini, bilirkişi raporunun mahkeme tarafından yanlış değerlendirildiğini, ticari defterlerin incelenmek üzere bilirkişiye sunulmadığını, davalı tarafından ticari defterlerin sunulmaması organik bağın var olduğunu kanıtladığını,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesine talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle borçlu ile organik bağ bulunduğu iddia edilen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Elde ki davada nihai karar verildikten sonra ancak kesinleşmeden davalı şirket .... Ltd. Şti. ticaret sicil kayıtlarında; karar tarihi sonrasında 24/07/2020 tarihli genel kurul kararı gereğince sicilden terkin edildiği ve bu hususun 04/08/2020 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Taraf ve dava ehliyeti dava şartı olup karar kesinleşinceye değin davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiğinden, taraf teşkilindeki bu eksiklik re'sen incelenmiştir.Bilirkişi raporunda da belirtilmesine rağmen,davalı şirketin terkin edildiği dikkate alınmadan davanın esasının karara bağlanması doğru olmamıştır. Davalı .... Ltd. Şti. hakkında açılan davaya devam edilebilmesi için, davalı .... Ltd. Şti'in tüzel kişiliğinin ihya edilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, taraf teşkilindeki eksiklik giderilerek dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2025 Tarih 2023/256 Esas - 2025/367 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA, "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 615,4‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim