mahkeme 2025/1067 E. 2025/1268 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1067

Karar No

2025/1268

Karar Tarihi

3 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1067
KARAR NO: 2025/1268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2025
NUMARASI: 2024/444 Esas - 2025/321 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/10/2015
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı-temlik alan ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, davalı bankanın 20/09/2010 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını,bu sözleşmede müvekkilinin imzası olmadığını, bu kapsamda davalı tarafından müvekkiline karşı başlatılan icra takibine konu borca ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı-temlik eden banka vekili, müvekkilinin takibe konu alacağı 26/09/2014 tarihli sözleşme ile diğer davalıya temlik ettiğini, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı-temlik alan ... A.Ş. vekili, dava dışı asıl borçlu ile imzalanan 20/09/2010 ve 27/12/2010 tarihli 2 adet genel kredi sözleşmesi olduğunu, davalının 27/12/2010 tarihli sözleşmede imzası olduğunu, 20/09/2010 tarihli sözleşmede imzasının bulunmamasının davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, taksitli ticari kredi riskinin 27/12/2010 tarihinde açıldığını, esnek hesabın 19/07/2011 tarihinde eksiye düştüğünü, trio kartı için ayrı bir sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmede davacının kefalet imzası bulunduğunu, risklerinin 27/12/2010 tarihli sözleşmeden sonra oluştuğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece; 16/01/2018 tarihli karar ile,takip dayanağı 20/09/2010 tarihli sözleşme olup bu sözleşmede de davacının imzası bulunmadığını, takip konusu olmayan ve davacının imzasını içeren sözleşme nedeniyle tahkikat yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulü ile davacının icra takibine konu 20/09/2010 tarihli sözleşme ile ve takip dosyasında davalı temlik alana borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Dairemizin 2018/1152 Esas, 2019/732 Karar sayılı ve 23/05/2019 tarihli ilamıyla, mahkemece öncelikle icra takibine konu borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti, alacağın davacı imzasını içeren 27/12/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ve/veya business (trio) card sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti halinde, davacının imza inkarı doğrultusunda ayrı bir inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, sadece nakit alacakların temlik edildiği, gayrinakit alacağı kapsamadığı dikkate alınmadan davalı banka yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı üzerine mahkemece, 28/11/2011 tarihli hesap hat ihtarında genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan taksitli ticari kredi, esnek ticari hesaba ilişkin borç ve trio kart borcu ile çek karnesine ilişkin gayri nakit borçtan söz edilerek ödeme talep edildiği, sonrasında 12/01/2012 tarihinde başlatılan icra dosyasında davalı bankanın davacı ile dava dışı borçlular hakkında nakit ve gayri nakit alacak istemiyle “kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti'ne dayalı olarak takip başlattığı, ödeme emri ekinde sadece 20/09/2010 tarihli sözleşme suretinin yer aldığı, davacı imzasını içerdiği iddia edilen 27/12/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ve Business (trio) Card sözleşmesinden kaynaklandığı, grafolog bilirkişiye yaptırılan imza incelemesi sonucunda sözleşmedeki imzanın davacının eli mahsulü olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davaya konu icra takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Dairemizin 2021/1027 Esas, 2024/773 Karar sayılı, 21.05.2024 tarihli kararı ile; "istinaf incelemesine konu ikinci gerekçeli kararda, takipteki alacağın davacı imzasını içeren 27/12/2010 tarihli genel kredi ve kredi kartı (trio- card) sözleşmesinden kaynaklandığı, imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 27/12/2010 tarihine mümkün olduğunca yakın önceki tarihlerde imza incelemesine yeter sayıda belge aslı toplandıktan sonra davacıya atfedilen imzaların incelenmesi hususunda ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi"nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İkinci kaldırma kararından sonra mahkemece; davacının 27/12/2010 tarihine en yakın tarihli imzalarını taşıyan belge asıllarının getirtilerek alınan 10/03/2025 tarihli ATK raporu ile davacı adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...(...)'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği kanaatine varıldığı, somut olayda davacı adına atılan imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle aidiyetinin tespit edilemeyeceğinin tespit edildiğini, imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin ispat yükünün alacaklı üzerinde olduğu, imzaların davacı tarafından atıldığı hususunun kanıtlanamadığından davanın kabulüne,imzanın kim tarafından atıldığı tespit edilmediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... A.Ş vekili; karakteristik bir imzaya sahip olmayan borçlunun, tüm külfetinin müvekkiline yükletilmesi menfaatler dengesini önemli ölçüde bozduğunu, müvekkiline ve temlik eden banka kendisine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, gerekli bilgi ve evrakları dosyaya sunabildiğini ,davacı ise karakteristik bir imzaya sahip olmamasını kullanarak bilirkişi raporlarında kesin bir sonuca varılamamasına neden olduğunu, somut olayın şartları içerisinde ispat yükünün halen müvekkilde olduğu gerekçesiyle davanın kabul edilmesinin hakkaniyetle bağdaşır hiçbir yönü olmadığını, düşen ispat yükünü yerine getiren müvekkiline karşın, aksi bir delil sunamayan davacının davasını kabul edilmesi hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasına; davanın esasına girilerek reddine; hüsnüniyete aykırı olarak itirazda bulunana davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; dava dışı şirket lehine kullandırılan 27.12.2010 tarihli genel kredi ve kredi kartı sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine ilişkin olarak imza inkarına dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir. Davalı temlik eden ... Bankası, 12/01/2012 tarihinde başlattığı davaya konu ilamsız icra takibinde 45.419,87-TL nakit alacak ve ferileri ile 5.240-TL gayrinakti (depo) alacağı talep etmiş, takibe dayanak olarak da kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özetine dayanmıştır. 28/11/2011 tarihli kat ihtarnamesinde, dava dışı kredi asıl borçlusu ... Ltd. Şti. lehine genel kredi sözleşmesi kapsamında taksitli ticari kredi açıldığı ve kullandırıldığı, davalının ve dava dışı ...'ın müteselsil kefil oldukları, bu kredinin son üç taksiti ödenmediğinden tüm borcun muaccel hale geldiği ve 28.432,16-TL borç bulunduğu; aynı kapsamda esnek ticari hesabın katı nedeniyle 6.203,76-TL ve Trio kart hesabı da kat edildiğinden 10.783,95-TL borç oluştuğu, ayrıca borçlunun uhdesinde bulunan çek yaprakları için nakit depo edilmesi gerektiği belirtilerek, toplam 45.419,87-TL borcun tebliğden itibaren 24 saat içinde ödenmesi ve çekler için 5.240-TL'nin depo edilmesi istenilmiştir. Mahkemece aldırılan 26/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşme sayfalarındaki 26 adet imzanın davacının eli ürünü olmasının muhtemel olduğu ancak imzaların basit tersimli olmaları nedeniyle kesinlik arz eden daha ileri bir tespite gidilemediği kanaati bildirilmiştir. Aynı bilirkişiden alınmış 02/12/2020 tarihli ek raporda da, sözleşmenin 51. sayfasındaki yazıların davacının eli ürünü olmadığı; imza hususunda da davacının imzalarının basit tersimli, polimorf imzalar olmaları nedeniyle kök raporda davacının eli ürünü olmasının muhtemel olduğu tespitine varıldığını, adli belge inceleme alanında iyi uygulamada sınırlılık arz eden imzalarda “eli ürünü olmalarının muhtemel olduğu” şeklinde rapor düzenlendiğini, bu teknik tespitin %100 oranında kesinlik arz etmediği, adli mercilere bu şekilde rapor verilmesinin amacının mahkemenin, bu tespiti diğer delillerle birlikte değerlendirmesi olduğu ve imzanın aidiyeti konusunda daha ileri bir tespite gidilemeyeceği" yolunda kanaatini belirtmiştir. 10/03/2025 tarihli ATK raporu ile davacı adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...(..)'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varıldığı, somut olayda davacı adına atılan imzalara ilişkin, imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin tespit edilememiştir.Dayanak genel kredi sözleşmesi ve trio kart sözleşmesinde davacıya atfen atılan müteselsil kefil imzalarının davacı tarafından atıldığı davalılar tarafından ispatlanamamıştır. İmzanın davacı müteselsil kefile ait bulunduğu alınan grafolog bilirkişi raporu ve ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu ile belirlenemediğinden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; alınan grafolog bilirkişi ve ATK raporunda imzanın davacıya aidiyeti tesbit edilemediğinden davanın kabulü kararına yönelik istinaf nedeni yerinde olmayan davalı ...A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı-temlik alan ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.888,34-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 972,09-TL harcın mahsubu ile kalan 2.916,25-TL harcın davalı ...A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ...A.Ş tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim