mahkeme 2025/1058 E. 2025/1298 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1058
2025/1298
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1058
KARAR NO: 2025/1298
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2025
NUMARASI: 2025/25 Esas - 2025/673 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/01/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde fatura ve cari hesap alacağı doğduğunu , mevcut borca ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla 23.10.2024 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını, borçlu tarafından borca, faiz ile borcun tüm ferilerine itiraz edildiğinden takibin durduğu belirtilerek, davalı borçlunun itirazının iptaline, haksız itiraz nedeniyle alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; öncelikle davacı tarafından icra takibe konu alacağın sebebi olarak yalnızca ''cari hesap ekstresi'' olduğu ifade edilmiş olup, taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından icra takibine ve takip talebine konu edilmeyen belgelerin itirazın iptali davasına konu edilmesi mümkün olmadığından gelinen aşamada davacı tarafından dava dosyasına borcun sebebi olarak sunulan fatura vb. belgelere muvafakati bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 25.03.2025 tarihli celsede taraflara ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunması için kesin süre verildiği, yine aynı celsede davacıya bilirkişi delil avansını yatırmak üzere kesin süre verildiği, davacı tarafından kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, taraflarca inceleme gününde ticari defterlerin sunulmadığı, davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak olarak bir sayfadan ibaret içinde herhangi bir fatura ve başka bir bilgi bulunmayan davacıdan sadır cari hesap ekstresi başlıklı bir belgenin takibe dayanak yapıldığı, herhangi bir fatura, sözleşme gibi başkaca bir belgenin takibe dayanak yapılarak takibe eklenmediği anlaşıldığı, dava dilekçesinin ekine de yalnızca bu belgenin sunulduğu, başkaca bir delil fatura, sözleşme vs. sunulmadığı, tüm delillerin dava dilekçesi ile birlikte sunulması gerektiğini, davacı tarafından delil sunulmadığını, dava dosyasında alacağı ispatlayan delil bulunmadığı, cari hesap dökümünün dahi sunulmadığı,cari hesap ekstresinin taraflarca imzalı dahi olmadığı,kesin sürelerden sonra delil sunmasına davalı tarafça muvafakat edilmediğinden ispatlanamayan davanın reddine, davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; Mahkemece 25/03/2025 tarihli celsede bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve bilirkişi ücreti 6.500-TL delil avansının 2 haftalık kesin süre içinde yatırılmasına karar verilerek bu hususun tarafına duruşma esnasında bildirdiğini, bilirkişi ücreti kesin süre içerisinde sehven yatırılamamış olsa da,hatanın farkına varılır varmaz 20/04/2025 tarihinde eksiksiz yatırıldığını, Yargıtay 11. HD'nin 2021/1326 Esas, 2022/3365 Karar sayılı kararında " Kesin süreden sonra ancak kesin sürenin verildiği celse ile bir sonraki celse arasında yapılan ve celse atlanmasına veya yargılamanın uzamasına sebebiyet vermeyen ödemenin kabul edilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, belirlenen kesin süreden sonraki çok kısa bir zaman dilimi içinde yatırıldığından ödemenin yargılamanın uzamasına, dosyanın sürüncemede kalmasına veya davanın gereksiz yere uzamasına sebebiyet vermediğini, dosya konusu borç, yıllardan devredilen bir borç olduğu için, ilgili tüm ticari defterlerin dava dilekçesi ekinde fiziksel olarak sunulmasının imkansız olduğunu, bu tür bir alacağın ve ilişkinin tespitinin, ancak uzman bir bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkarılabileceğini, müvekkili şirketin, ticari ilişkiden kaynaklanan alacağına kavuşamadığını, üstelik yargılama sürecindeki bu yanlış uygulama nedeniyle mağdur edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; cari (açık) hesap alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takip dosyasının incelenmesinde cari(açık) hesap ekstresinin sunulduğu ,dava dilekçesine eklendiği anlaşılmaktadır. Takip dayanağı belgeden ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. HMK’nın 324. maddesinde; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamıyorsa, davanın esastan reddi gerekir. Somut olayda; mahkemece 25/03/2025 tarihli celsede dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların ticari defterleri incelenerek rapor alınmasına, 6.500-TL bilirkişi ücretini depo etmek üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine , kesin süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilince bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, ancak inceleme gününden hemen sonra yatırıldığı, davacının dosyada mevcut gider avansı bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının ne olduğunun davacı vekiline bildirilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere delil avansı kapsamında mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmişse de; dava açılırken davacı tarafça 2150-TL gider avansı yatırıldığı, ara karar tarihi itibariyle avanstan beş adet tebligat gideri harcandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ara karar tarihi itibariyle dosyada mevcut olduğu anlaşılan gider avansı miktarı belirtilerek, bu tutarın mahsubu sonucu yatırılması gereken bakiye tutar yönünden davacı vekiline kesin süre verilmesi gerekirken, hiç gider avansı yokmuş gibi işlem yapılması usule aykırıdır. Bu nedenle mahkemece verilen kesin süre geçersiz olup, buna bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir. Mahkemece; dosyada başkaca bir delil olmadığı, faturaların sunulmadığı belirtilmiş ise de; icra takibinin bir veya birkaç faturaya özgülenmediği , açık hesap bakiyesinin istenildiği ,açık hesaba ilişkin ekstrenin takip dosyasına sunulduğu anlaşılmaktadır.Ticari ilişki neticesinde doğan açık hesap alacağını talep için imzalı ekstre olması veya faturaların sunulması da gerekmez.Alacağın sebebinin açıklanması koşuluyla bir belgeye dayanmadan da ilamsız takip yapılması mümkündür.Bilirkişi incelemesinde ;açık hesaba dahil olan faturalar ve yapılan ödemeler incelenerek bir sonuca varılacaktır. Dosyaya tarafların BA-BS formları getirtilmiş ise de ; takip dayanağı ekstreden alacağın büyük oranda 2024 yılına devir olduğu ,2024 yılında düzenlenen bir adet fatura kadar ödeme yapıldığının görüldüğü ,alacağın var ise 2024 yılından önce doğduğu anlaşılmakla ,davacı vekilinden alacağın doğum tarihini HMK nın 31 maddesi uyarınca açıklaması istenilerek ait olduğu yılın BA_BS leri getirtilmeli,usulüne uygun bir ara kararı verilerek her iki tarafın ticari defterlerinin incenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ,kesin sürede delil avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek deliller toplanıp değerlendirilmediğinden,istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/25 Esas - 2025/673 Karar sayılı 17/06/2025 tarihli kararının, HMKnın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.