mahkeme 2024/1896 E. 2025/1292 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1896
2025/1292
8 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1896
KARAR NO: 2025/1292
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/02/2023
NUMARASI: 2020/675 Esas- 2023/110 Karar
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 04/09/2020
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ...Ltd. Şti'nin % 50 ortağı olduğunu, şirketin diğer % 50 hisseli ortağı ve müdürü olan ... arasında devam eden boşanma davası ve mal paylaşım davasında ...'ın ortağı olduğu şirketlerde bulunan paylarına ihtiyati tedbir konulduğunu, ancak ortağı olduğu şirketlere ait taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemediğini, ...'ın şirketteki hissesini devretmeden önce müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli olarak sahte imza ile ortaklar kurulu kararı alarak taşınmazların devrini sağladığını, şirket müdürü ...'ın şirkette 23.10.2019 tarihinde müvekkilinin haberi olmadan ortakların bir araya gelerek toplantı yapılmış gibi ortaklar kurulu kararı düzenleyip müvekkilinin imzasını taklit ederek hükümsüz ortaklar kurulu kararına dayanarak şirketin taşınmaz mal varlığını devrettiğini, hükümsüz olan ortaklar kurulu toplantısında "Şirketin sahibi olduğu gayrimenkullerin kısmi bölünme işlemi yoluyla yeni kurulacak şirketlere devredilmesine" şeklinde karar alındığını, müvekkilinin imzası taklit edilerek alınan ortaklar kurulu kararının Kadıköy ... Noterliği 31.10.2019 tarih ve ... sayısı ile onaylatıldığını, işbu sahte imza ile alınan kararın Ticaret Sicil Gazetesinin 19.11.2019 tarih ve 9954 sayısı ile ilan edildiğini, şirket müdürünün, müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla çeşitli yasal olmayan işlemlere dahi başvurduğunu belirterek 23.10.2019 sayılı ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespitine, bu karara istinaden yapılan kısmi bölünme işleminin ve bölünme işlemi sonucu kurulan yeni şirketlere devredilen taşınmazların devir işleminin iptaline, kısmi bölünme sonucu kurulan ... Tic. ve San. A.Ş. ile ... Tic. ve San. A.Ş.'nin ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili; davacı tarafın bu davayı taraflar arasındaki boşanma dosyasında ... Ltd. Şti üzerine kayıtlı malvarlığına tedbir konulmasını sağlayamadığından açtığını, ancak davacının bölünen şirketlerde de aynı oranda ortak olduğundan davacının haksız talebinde hukuki yararının bulunmadığını, genel kurul kararının butlanının yalnızca kararının içeriğinin kanunda sayılan içeriği taşınması halinde ileri sürülebileceğini, huzurdaki dava ile butlanı istenilen genel kurul kararının "kısmi bölünme"ye ilişkin olduğunu, alınan kararın içeriğinde butlanı gerektirecek bir husus bulunmadığından kanunda sayılan şartların oluşmadığını, bölünmenin ise aynı şirket bünyesinde yürütülen birden çok hizmet veya üretim faaliyetinin ayrıştırılarak, işletmelerin mevcut hantal yapılarından kurtarılması, yeni oluşturulacak üretim ve hizmet işletmelerinin belirli alanlarda yoğunlaşarak uzmanlaşması ve ölçek ekonomisinden yararlanarak verimli ve kârlı kuruluşlar haline getirilebilmesi, ekonomik faaliyetlerde verimlilik sağlamanın amaçlandığını, kısmi bölünme kararının batıl olduğuna hükmedilmesini gerektirecek hususun bulunmadığını, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacı tarafın imzasının taklit edilmesi suretiyle kısmi bölünmeye ilişkin genel kurul kararı alındığını iddia ettiğini, uzun süre sessiz kalan davacının butlanı ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, işlemin niteliği gereği davacı tarafın bölünen şirketlerde de aynı oranda hak sahibi olmaya devam ettiğini, müvekkili şirketlerin yetkilisinin bölünme ile mal kaçırmaya çalıştığı iddiasının bu bakımdan da tutarsız ve dayanaksız olduğunu, bölünmenin iptalinin de 3 aylık hak düşürücü süre içinde talep edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu ortaklar kurulu kararı altındaki davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı, davacının davalı...ltd.şti nin %50 ortağı olduğu, davacının imzası taklit edilmek suretiyle alınan dava konusu 23.10.2019 tarihli ortaklar kurulu kararının bu nedenle yoklukla malül olduğu, buna bağlı olarak gerçekleştirilen diğer davalı şirketlerin kuruluşuna ve bu davalı şirketlere devredilen dava konusu gayrimenkullerin devir işlemlerininde yok hükmünde olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle davacı tarafın davalılardan ....Ltd.Şti adına kayıtlı ve diğer davalı şirketlere devri yapılan taşınmazların devir işlemlerinin yok hükmünde olması nedeniyle diğer davalı şirketler adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalı ...Ltd.Şti adına tapuya kayıt ve tescili talebinin haklı olduğu, TTK'nın 353/1.maddesi kapsamında değerlendirilebilecek olan davalı ... ile... Turizm şirketlerinin butlanına veya yokluğuna karar verilemeyeceği, feshine karar verilebilmesi için ise davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılması şartı bulunduğu, davanın 3 aylık süre geçtikten sonra açıldığı bu nedenle bu davalı şirketlerin terkinine karar verilemeyeceği gerekçesiyle Davanın kısmen kabulü ile, 23.10.2019 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, davalı ... Tic. ve San. AŞ. adına kayıtlı; -İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... ada, ... parselde kayıtlı, bahçeli kargir ev niteliğindeki taşınmazın, -İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... parselde kayıtlı, kargir ev niteliğindeki taşınmazın, -İstanbul , Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada,... parselde kayıtlı taşınmazın, -İstanbul , Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı kargir apartman niteliğindeki taşınmazın, -İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Pafta, ... Ada, ... Parselde kayıtlı, ... bağımsız bölüm numaralı, altı dükkanı olan bahçeli kargir apartman niteliğindeki taşınmazın, Davalı ... Tic. ve San. AŞ. adına kayıtlı; -İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın,-İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın, -İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın, -İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... ada, ... parselde kayıtlı, ... bağımsız bölüm numaralı, daire niteliğindeki taşınmazın,-İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mah., ... Sokak, ... Ada, ... parselde kayıtlı, ..., ... ve ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davalı ... Ltd. Şti. adına tapuya tesciline,-İİK'nın 27. maddesi gereği kısa kararın Kadıköy Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine,-Davalılar ... Turizm Yatırımları Tic. ve San. AŞ ile ... Turizm Yatırımları Tic. ve San. AŞ.'nin ticaret sicilden terkini talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazla taleplerin reddine karar verilmiştir. Mahkemece HMK'nın 305/A maddesi kapsamında 13/04/2023 tarihli ek kararla; dava konusu ortaklar kurulu kararının yok hükmünde sayılmasına karar verilmesine rağmen bölünme kararıyla devri yapılan 29 adet taşınmazın tümü hakkında karar verilmesi ve hükümde belirtilmesi gerekirken, sadece 12 adet taşınmazın hüküm kısmına geçirildiği, kalan 17 taşınmaz hakkında ise karar verilmediği, bu haliyle olayda HMK 305/A maddesinde açıklanan hükmün tamamlanmasını gerektiren bir eksikliğin söz konusu olduğu, bu nedenlerle davacı vekilinin talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karar talebinin kabulüne, halen davalılar adına kayıtlı olmaları kaydıyla; ... Turizm Yatırımları Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına kayıtlı -Antalya, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Pafta, ... Parselde kayıtlı, -İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mah., ... Sok., ... Pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı, -İstanbul, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi,... Sokak, ... Pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı,-İstanbul, Maltepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... pafta, ... y:... ada, ... parselde kayıtlı, ... bağımsız bölüm nolu, -İstanbul, Maltepe İlçesi ... Mahallesi, ... Sokak,... pafta, ... y:... ada, ... parselde kayıtlı, ... bağımsız bölüm nolu,-Antalya, ... Mah... ada, ... parselde kayıtlı, -Aydın, Kuşadası İlçesi,... Mahallesi, ... Sokak, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı, 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 bağımsız bölüm numaralı, -Muğla , Marmaris İlçesi, ... Mahallesi, ... sokak, ... pafta, ... parselde kayıtlı,-İstanbul, Silivri İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... ada, ... parselde kayıtlı, -İstanbul, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi,... Sokak, ... pafta, ... ada,... parselde kayıtlı, zemin 2 bağımsız bölüm nolu, ... Turizm Yatırımları Ticaret Sanayi ve Anonim Şirketi adına kayıtlı;-İstanbul, Şişli İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı,-İstanbul, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davalı ... Seyahat ve Yatırımları Ltd. Şti. adına tapuya tesciline dair ek karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; davacının butlanını talep ettiği kararın kısmi bölünmeye ilişkin olması nedeniyle alınan kararın içeriğinde butlanı gerektirecek bir husus bulunmadığını, pay sahiplerinin genel kurula katılma, asgari oy kullanma ve dava açma gibi kanuni vazgeçilmez hakların ortadan kaldırıldığı durumların olması gerektiğini, kısmi bölünme kararının batıl olmasını gerektirecek bir husus bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, kararın gazetede 19/11/2019 tarihinde yayınlandığını, davanın ise 04/09/2020 tarihinde açıldığını, davacının ileri sürdüğü hususların butlan davasının değil iptal davasının konusunu teşkil ettiğini, toplantıya katılan davacının muhalefet şerhini tutanağa geçirmediğini, kaldı ki davacının talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, hükme esas alınan ATK raporunun hatalı ve eksik olduğunu, taraflarınca bildirilen belgeler celbedilmeden imza incelemesi yaptırıldığını, ayrıca raporun karar vermeye elverişli olmadığını, itirazların hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, davacının eldeki davayı açması hakkın kötüye kullanılması olduğu gibi davada hukuki yararı bulunmadığını, davacının bölünen şirketlerde aynı oranda hak sahibi olmaya devam ettiğini, mal kaçırmak amacıyla hareket edildiği iddiasının asılsız ve dayanaksız olduğunu, 13/04/2023 tarihli ek kararın hükmün tamamlanması niteliğinde olmadığını, HMK'nın 305/A maddesi gereğince ek kararın kararın tebliğinden en geç 1 ay içinde talep edilebileceğini, oysa davacın asıl karar henüz taraflara tebliğ edilmeden talepte bulunduğunu, henüz asıl karar tebliğ edilmeden mahkemece ek karar talebinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki 08/02/2023 tarihli kararda kısmen veya tamamen karar verilmeyen bir husus bulunmadığını, somut olayda HMK'nın 305/A maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığını, yerel mahkemece ek kararla asıl hükmün genişletildiğini belirterek asıl ve ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; davalı ...Ltd. Şti tarafından alınan 23.10.2019 tarihli ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespiti, bu karara istinaden yapılan kısmi bölünme işleminin ve bölünme işlemi sonucu kurulan yeni şirketlere devredilen taşınmazların devir işleminin iptali, kısmi bölünme sonucu kurulan ... Turizm A.Ş. ile ... Turizm Yatırımları ...A.Ş.'nin ticaret sicilden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece bölünmeye ilişkin alınan 23/10/2019 tarihli kararın yoklukla malul olduğunun tespitine ve bölünme yoluyla yeni kuralan şirketlere devredilen taşınmazların devrinin iptaline, şirketlerin terkini taleplerinin reddine karar verilmiş olup, karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ...Ltd Şti'nin 23/10/2019 tarihli ortaklar kurulunda, dava konusu edilen taşınmazların şirket aktifinden çıkarılarak kısmi bölünme yoluyla yeni kurulacak iki şirkete sermaye olarak konulmasına ve devredilmesine dair karar alınmış olup, taşınmazların bölünme yoluyla kurulan diğer davalı şirketlere tapuda devirlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazların bir kısmı yönünden ek kararla verilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de davada yok hükmünde olduğu ileri sürülen ortaklar kurulu kararında belirtilen taşınmazlardan on ikisi hakkında hüküm verildiği, 17 taşınmaz hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmediği, davacının tüm taşınmazlar yönünden tapu iptali isteminin 23/10/2019 tarihli ortaklar kurulu kararın yok hükmünde olduğunun tespitine dayalı olduğu ve aynı ortaklar kurulu kararından kaynaklandığı, dolayısıyla asıl hükümde gösterilmeyen taşınmazlar yönünden eksik hüküm verildiği anlaşılmakla HMK'nın 305/A maddesi kapsamında hükmün tamamlanması koşulları mevcut olduğundan davalıların aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Mahkeme hükme esas alınan ATK raporunda ...Ltd Şti'nin 23/10/2019 tarihli ortaklar kurulu kararında ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça ATK tarafından yapılan imza incelemesinde mukayeseye alınan evrak sayısının yeterli olmadığı ileri sürülmüş ise de taraflarca bildirilip de dosya kapsamına alınan evrak asıllarının sayısı, evrakların düzenlenme tarihleri ve nitelikleri dikkate alındığında ATK tarafından imza incelemesinde yeterli sayıda ve nitelikte evrakın mukayeseye alındığı anlaşıldığından imza incelemesine ilişkin ATK raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna karşılık; bir davada hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Davada taraf olmayanların hukukunu etkileyecek şekilde karar verilmesi mümkün değildir. Yine HMK'nın 125. maddesinde davanın açılmasından sonra, davalı tarafın, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi halinde davacıya; dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam etme veya davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürme hususunda seçimlik hak tanınmıştır. Husumetin doğru kişiye yöneltilmesi dolayısıyla dava konusunun devri mahkemece resen nazara alınacak hususlardandır. Ayrıca HMK'nın 297/2 maddesi gereğince hükümde, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi; hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması gerekir. Dava dosyası kapsamında tapu sicil müdürlüğü tarafından verilen müzekkere cevapları ve dosyadaki kısıtlı bilgilere göre, dava konusu edilen taşınmazların bir kısmında kat mülkiyetinin geçerli olduğu, taşınmazlarda davalılar dışında başka bağımsız bölüm malikleri de bulunduğu halde bu husus dikkate alınmadan, güncel olmayan tapu kayıtlarına göre, davacıya isabet eden bağımsız bölüm yerine davada taraf olmayan tapu maliklerini etkileyebilecek ve infazda tereddüt doğurabilecek şekilde parselin tümü yönünden tapu iptali karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Aynı şekilde Antalya ili Alanya İlçesi ... köyü ... parsel sayılı taşınmazda ... hisse dava dışı ... Ltd. Şti.adına kayıtlı olduğu halde, dava dışı şirketin hissesini kapsayacak şekilde tapunun iptaline karar verilmesi de hatalıdır. Bunun dışında Bakırköy İlçesi ... mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptal kararı verilmiş ise de taşınmazda kat mülkiyeti bulunduğu, ancak Bakırköy Tapu Müdürlüğü'nün 13/09/2021 tarihli yazısında bahsi geçen parselde davalı ... ...A.Ş.'ye ait taşınmaza rastlanmadığının belirtildiği halde bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargılama sırasında davalı ... Turizm ..A.Ş.'nin 01/03/2022 tarihli genel kurulunda bu davalıya ait olup da dava konusu edilen taşınmazların kısmi bölünme yoluyla dava dışı ... Tic. Ve San A.Ş.'ye sermaye olarak konulmasına dair karar alınmış olup, dosyaya tapu sicil müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre dava konusu İstanbul ili Şişli İlçesi ... Mah, ... ada ... parsel ... bağımsız bölüm nolu taşınmazın 06/02/2023 tarihinde dava dışı ... Tic. ve San A.Ş.'ye tescilinin sağlandığı bildirilmiştir. Ancak davalı ... Turizm ..A.Ş.'nin 01/03/2022 tarihli genel kurul kararında belirtilen diğer taşınmazların bölünme kapsamında dava dışı firmaya devrinin sağlanıp sağlanmadığı, yargılama sırasında davalıların mülkiyetinde olup olmadığı araştırılmamış, devri sağlanan taşınmaz yönünden ise HMK'nun 125. maddesi kapsamında davalıya seçimlik hakkı kullandırılmadan yeni malik davada taraf olmadığı halde karar verilmiştir. Yine Kartal İlçesi ... mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... ada ... parsel numarasını aldığı, ... blok ... ve ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların davalı ... Turizm ...A.Ş. adına kaydedildiği, 58 nolu taşınmazın karardan sonra 10/09/2024 tarihinde dava dışı ... San A.Ş.'ye devredildiği anlaşılmakla, HMK'nın 125. maddesi kapsamında davaya yeni malikin dahil edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. İhtiyati tedbir ve davalıdır şerhine yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde; somut olayda, bölünmeye ilişkin genel kurul kararının iptali talep edilmekte olup, yargılama sonunda 23/10/2019 tarihli genel kurul kararının iptali karar verilmesi halinde, bölünme işlemi de geçersiz olacağından davalı ... A.Ş ve ... A.Ş 'ye intikal eden taşınmazların yeniden ... Ltd. Şti.ye iadesi gündeme geleceğinden, davada aynı zamanda taşınmazların devir işleminin iptali de talep edildiğinden dava konusu edilip de davalılar adına kayıtlı olan taşınmazlar yönünden davalıdır şerhi konulmasında, bir kısım taşınmazlar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece dava konusu edilen taşınmazların güncel tapu kayıtlarının getirtilmesi, taşınmazlardaki kat mülkiyeti ve güncel mülkiyet durumu dikkate alınarak dava sırasında devir gören taşınmazlar bakımından davacıya HMK'nın 125. maddesi kapsamında seçimlik hakkının kullandırılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan, davada taraf olmayanların hukukunu etkileyecek ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, re'sen tespit edilen nedenlerden ötürü davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, karar kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar ... Ltd. Şti, ... San. A.Ş.ve ... Tic. Ve San. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2023 Tarih 2020/675 Esas- 2023/110 Karar sayılı kararı ile 13/04/2023 tarihli ek kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalılar tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.