Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/920

Karar No

2026/207

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/920
KARAR NO:2026/207
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2022
NUMARASI: 2019/555 Esas - 2022/1275 Karar
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:03/03/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davacı ve davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı GSM hattına ait bilgisi ve talimatı dışında kimliği belirsiz kişiler tarafından sahte kimlik belgesi ile 16/12/2016 günü davalı ... AŞ sorumluluğunda davalı ... ... unvanlı bayi tarafından yeni simkart oluşturulduğunu, akabinde müvekkiline ait davalı ... Bankası AŞ kredi kartından 16/12/2016 günü saat 21:36'da başlamak üzere çeşitli hesaplara havaleler yapıldığını, nakit avans kullanıldığını, 16/12/2016 günü saat 21:43'de müvekkilinin hesabına 58.347,78-TL tutarlı kredi girişi yapıldığını, bu tutarların birden fazla hesaba havale edilerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, tüm bu olanlardan habersiz ve kusursuz olan müvekkilinin ağır bir borç yükü altına girdiğini, sim kartı değişikliği talebinde gerekli incelemelerin yapılmadığını, yine dakikalar içerisinde müvekkiline ait banka hesaplarının davalı bankanın ağır kusuru ile boşaltıldığını, müvekkilinin adına sahte kredi çekilmesine izin verilmesinden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını belirterek 17/12/2016 tarihinde yapılan işlemler nedeniyle müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, ödeme halinde ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile geri alınmasına, ileride oluşacak zararlar için şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın, 20.000-TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, bankalar nezdinde müvekkilinin sicilinin eski hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... Bankası A.Ş vekili; ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu işlemler özelinde oluşturulan şifrelerin üçüncü kişilerle paylaşıldığını, hukuka aykırı kullanımının kart hamilinin kusuruna dayandığı hallerde bankanın sorumlu tutulamayacağını, işlemlerin şifrelerin doğru girilmesi ile gerçekleştirildiğini, davacıya ait sim kartın yenisinin çıkarılması halinde de müvekkilinin değil telekomünikasyon şirketinin sorumlu olduğunu, manevi tazminatın şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili; GSM hattının ...AŞ'ye ait olduğunu, müvekkili ile ilgilisinin bulunmadığını, ...AŞ tarafından da ... markası kullanılmakta ise de müvekkili ile farklı tüzel kişiliklere sahip olduklarını belirterek davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... - ... duruşmada davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı bankanın muhafazasında bulunan paraları basiretli tacir sıfatıyla özenle korumasının gerektiği, bilirkişi raporundaki tespitlere itibarla sistem güvenliğinin sağlanamamasından dolayı davacı adına çıkartılan sim kartlar ile davacının bilgisi dışında hesabından yapılan işlemlerden davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının hesabından para çekilmemesi, davacıdan tahsil yapılmaması karşısında davacının hesabında gerçekleşen hareketlilik sonucu 68.920-TL para çıkışı olduğundan davacının bu paradan dolayı borçlu olmadığı, davacıdan tahsil edilen para olmadığından maddi tazminat talebinin ve yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, davacı adına sahte hatlar çıkarılarak hesabından işlem yapılması olayında davalı GSM şirketlerinin sorumluluğunun tespit edilemediği gerekçesiyle, davalılar ... A.Ş ve ... ... yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden davanın reddine, davacı hesabına aktarılan paralar ve davacı adına çekilen krediler yönünden ... Bankası A.Ş'ye açılan davanın kısmen kabulüne, davacının hesaplarındaki hareketlilikten dolayı davalı bankaya 68.920-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili; davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu olayda müvekkilinin apır mağduriyetinin bulunduğunu, müvekkilinin kredi işlemleri dışında maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle tazminata hükmedilmesi gerektiğini, başka önlem alma görevinin GSM şirketinin olduğunu, ancak davalıların ihmali davranışları ile hepsinin kusurlu olduklarını, bu nedenle bankacılık kayıtları bakımının sicilin eski hale getirilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalı banka vekili; bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, tüm güvenlik önlemlerini alan müvekkili bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, üçüncü kişilerin sahte kimlik kartı ile sim kartı temin etmesinde diğer davalıların sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sim kart değişikliği nedeniyle müvekkilinin bloke koyduğunu, ancak davacı tarafından iletilen taleple blokenin kaldırıldığını, kötüniyetli kişilere isteme bu şekilde girdiğini ve akıllı SMS ler ile ihtilafa neden olan işlemleri yaptıklarını, bahsi geçen işlemlerin davacının işlem limitleri içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle müvekkili bankanın söz konusu işlemleri şüpheli olarak değerlendiremeyeceğini, zarar ile müvekkili bankanın davranışları arasında illiyet bağlı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davacının internet bankacılığı hesabından rızası dışında kullandırılan krediler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, maddi ve manevi zararının tazmini istemine ilişkindir. Mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsuz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. İnternet ve mobil bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır (Yargıtay 11. HD 10/01/2018 tarihli 2016/8635 esas - 2018/179 karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankaların, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenli önlemlerini almak zorundadır (Yargıtay 11. HD 09/09/2019 tarih ve 2018/3563 esas 2019/5115 karar sayılı ilamı).Somut olayda; davacının kimlik bilgileri kullanılarak düzenlenen sahte kimlik ile dava dışı şüpheli kişi tarafından 16/12/2016 tarihinde davacı adına başvuru yapılarak davacının mobil telefon hattına sim kart çıkarıldığı, banka tarafından aynı gün saat 21:33'de sim kart blokesinin kaldırıldığı, bu telefon hattı kullanılarak 16.12.2016 günü saat 21:36'dan başlamak üzere 17/12/2016 günü saat 09:19'a kadar 24 işlem gerçekleştirildiği, 4 adette toplam 10.000-TL'nin kredi kartından mevduat hesabına aktarıldığı, aynı mevduat hesabına 58.344-TL kredi tanımlandığı, geri kalan 19 işlemle hesaptan para çıkışı yapıldığı, bu şekilde 10.000-TL kredi kartı nakit çekim ve 58.344-TL kredi olmak üzere toplamda hesaba 68.344-TL para girişi olduğu ve bu tutarların üçüncü şahısların hesabına aktarıldığı, tüm işlemlerin davacı adına sahte kimlik ile çıkarılan sim kart üzerinden gerçekleştirildiği, bu işlemlerin davacının bilgisi ve rızası dışında yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacının müştekisi olduğu soruşturma dosyası içeriği ve dosya kapsamındaki delillere göre davacının kötü niyetli kişilerle iş birliği içerisinde olduğuna dair bir delil bulunmamaktadır.Davacının cep telefonuna gönderilen bilgilendirme ve şifre SMS lerinin yeni SIM kart alan kişilerin (dolandırıcıların) elindeki telefona gittiği bankanın, gerçekten doğru kullanıcıya erişimini garantileyecek bir mekanizma ve ek güvenlik protokolleri işletmediği, bankanın güvenlik mekanizmalarının şüpheli işlemleri algılamadığı, mobil cihaz ile işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını anlayabilecek önlemlerin alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının banka hesap bilgilerinin rızası dışında üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmesi sonucunda oluşan zarar nedeniyle, davacının müşteri bilgilerini gelişen dolandırıcılık eylemlerine ve yöntemlerine karşı davacıyı koruyamayan, müşterinin tanınması için gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı banka kusurlu olup, oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının zararı, hesabına nakit avans ve kredi kullanımı şeklinde borçlandırıcı işlemlerle aktarılan tutarların hesaptan çıkışının yapılması ile gerçekleşmiş olup bankaya yazılan müzekkere cevabına göre davacının bankaya bir ödeme yapmadığı anlaşılmakla maddi tazminat koşulları oluşmamıştır. Davacı taraf manevi tazminat talebinde de bulunmuş ise de; bahsi geçen işlemler kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığından manevi tazminat koşulları da oluşmamıştır. Davacı sicil kayıtlarının düzeltilmesini de talep etmiş ise de adına çekilen kredi ve nakit işlemler yönünden borçlu olmadığına karar verilmesi yeterli olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı banka vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 4.707,92-TL istinaf karar harcından yatırılan 4.204,80-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 503,12-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim