Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/89

Karar No

2026/156

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/89
KARAR NO: 2026/156
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/06/2022
NUMARASI: 2021/51 Esas - 2022/352 Karar
DAVA TARİHİ : 18/02/2021
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/01/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... Ltd firmasının acentesi olduğunu, davalının ...'ya yaptırdığı taşımalar neticesinde müvekkilinin yüklere ilişkin terminal ve benzer bir takım hizmetler verdiğini, davalı adına faturalar düzenlendiğini, faturanın davalı .....AŞ tarafından müvekkiline ödendiğini, müvekkiline davalı tarafından yapılan ödeme bulunmamasına rağmen davacının icra takibi başlatmasına anlam verilemediğini, müvekkilinin itiraz süresini kaçırması üzerine davalı tarafından takibin kesinleştirilerek haciz işlemi yapıldığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturalara karşılık davalının fatura düzenlemediği gibi faturanın iade de edilmediğini, müvekkilinin .... güvenlik, ekipman kontrol, liman güvenlik, dokümantasyon, ...., liman içi hizmetler, geçici kabul ücretleri için fatura düzenlediğini, davalının bu tutarlardan sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline verilmeyen hizmetlerden kaynaklı 11.07.2017 tarih ve 1.348,40-USD tutarlı fatura bedelinin, malı teslim almak zaruriyeti kapsamında, ihtirazi kayıt ile ödenmek zorunda kalındığını, akabinde ödenen bedellerin iadesine ilişkin başlatılan icra takibi ile bağlantılı menfi tespit davası açılmış ise de müvekkilinin ithalata konu emtiaları konşimentoda görüleceği üzere "...." kaydı ile ödediğini, müvekkilinin yükün geçici depolama yerine teslim edilene kadar olan ödemeyi Çin'li ihracatçılarına tam olarak yaptığını, davacı ile müvekkilinin doğrudan bir ticari ilişkisi bulunmadığını, taşıyana karşı herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkili adına talep edebileceği bir navlun veya ek ödemenin söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; konteynerin terminale tahliye edildikten sonra yine elleçlenerek sahaya depolanması nedeniyle liman işletmelerine ödeme yaptığını kanıtladığından davalının davacıdan ithalat terminal ücreti alacağını talep edemeyeceği, gümrük işlemleri bakımından harcanan emek ve mesai karşılığından eşya sahiplerinden davacı acentenin “geçici kabul ücreti” adı altında makul bir ücret talep edebileceği, davacının davalı adına kestiği geçici kabul ücretinin makul olduğu, Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kod’u kapsamında alınması gereken tedbirlerin uluslararası zorunlu bir uygulama olduğundan bu kapsamda verilen terminal güvenlik hizmeti karşılığında ödenen hat güvenlik ve ISPS güvenlik ücretinin davalıdan istenebileceği, varış limanında taşıyanın acentesinin Liner-out konteynerler için tahakkuk eden tahliye ücretini, taşıyanın nam ve hesabına terminale ödediği, free-out,CY,CFS gibi kayıtların olduğu durumlarda başka bir deyişle konteynerlerin gemiden tahliye ücreti bedellerinin normalde gönderilenden liman işletmesi tarafından tahsil ve talep edilmesi gerekirken limanlardaki uygulamaya göre konteynerin gemiden tahliye edilmesi ücretin acentelerden tahsil edildiği, davacının buna ilişkin ödemeyi belgelediği, davalının davacıya ödediği bu tutarları geri alamayacağı, ancak davacının konişmentoyu ibraz eden kişinin haklı hamil olup olmadığının araştırılmasının taşıyanın TTK m. 1230'dan kaynaklanan bir yükümlülüğü olması nedeniyle acentenin bunu ek bir hizmet olarak nitelendirip ücret talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının İstanbul .... İcra Dairesi'nin 2020/... sayılı icra dosyasında 1.298,40-USD borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; TTK'nın 1196 maddesi gereğince taşıyanın navlun dışında herhangi bir ad altında ilave bir ücret isteyemeyeceğini, hükmün açık olmasına rağmen davacının ilave gelirler yaratmaya çalıştığını, taşıyanın navlun dışında ücret isteyemeyeceği gibi yük için yapılan masrafların aksine sözleşme bulunmaması halinde yük ilgilisinden istenemeyeceğini, davacının bahsi geçen ödemeleri talep edebilmesi için öncelikle ödemeleri navlun sözleşmesi kapsamında yetkili kılındığını ispatlaması gerektiğini, TTK'nın 1203 maddesi gereğince hapis hakkının ancak, navlun, gümrük ödemeleri ve varma yeri masrafları için uygulanabileceğini, davacının tahsil ettiği fatura kalemlerinin hiç birisinin bu kapsamda olmadığını, konşimentoda gönderilenin ödemekle yükümlü olduğu hiçbir kayda yer verilmediğini, konşimento üzerindeki freight prepaid kaydı ile beraberinde teslim yeri ise ... olarak gösterildiğini, buna göre konteynerin geçici depolama yerinde parsiyel yük boşaltılmış olarak teslim edileceğini, bu kayda göre navlunun taşımadan önce ödendiği, varma yerinde ücret talep edilemeyeceğini, ... kaydı nedeniyle müvekkiline bir hizmet sunulmasının söz konusu olmayacağını, bilirkişi raporundaki açıklamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ... kaydıyla taşıyanın sorumluluğunun konteyner sahasında sona erdiği hale varma limanlarındaki işlemlerin liman kreynleri tarafından yapıldığını dile getirilmesinin kötü niyetli olduğunu, iş tanımı olmayan ödemelerin alındığını, gerekçeli kararın salt bilirkişi raporuna dayalı olması ve rapora itirazların karşılanmamasının hakkaniyetli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı tarafından ithal edilen emtianın deniz yoluyla taşınması sonrasında emtianın teslim alınması için davacı tarafından verildiği iddia edilen hizmetler nedeniyle davacıya ödenen bedellerin tahsili için başlatılan ve kesinleşen icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı tarafından ithal edilen emtiaların, dava dışı taşıyan tarafından deniz yolu ile taşınmasına müteakip teslimi aşamasında verildiği iddia edilen hizmetlere karşılık davalıdan ödenmesi talep edilen fatura bedelinin davacı tarafından ödendiği, davalının sorumlu olduğu iddia edilen masrafların ISPS güvenlik, ekipman kontrol, liman güvenlik, dokümantasyon, ...., liman içi hizmetler, geçici kabul ücretleri olduğu, konşimentoda davacının teslimat yerinde başvurulacak kişi olarak gösterildiği, taşıyanın teslim yeri acentesi olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı şirketin dava ve icra takibine konu olan ....07.2017 tarihli .... seri nolu 1.348,40-USD tutarlı “İthalat Terminal Ücreti, Hat Güvenlik Ücreti, Geçici Kabul Ücreti, İSPS Güvenlik Ücreti, Boşaltma, Dokümantasyon Ücreti” açıklamalı faturanın davalı ünvanına düzenlediği fatura tutarının davalının kendi hizmet aldığı ...Müşavirliği ve Tojistik Hizmetleri aracılığıyla ....07.2017 tarihinde davacı yana ödendiği hususu ihtilaf dışıdır. Davalı, davacıya ödenen bu tutarla ilgili ..../12/2020 tarihinde davacı hakkında icra takibi başlatmış olup, takibe süresinde itiraz edilmemesi üzerine icra takibi kesinleşmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça ödemenin ihtirazi kayıtla yapıldığı ileri sürülmüş ise de incelenen havale dekontunda ihtirazi kayda ilişkin açıklama bulunmadığı gibi davacı tarafından düzenlenen faturaya süresinde itiraz edildiğine ilişkin bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda taraflar arasında faturada belirtildiği şekilde hizmet ilişkisi bulunduğu açık olup 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmeyerek bedeli ödendiğinden artık davalının bu faturanın hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı tarafından aksi yönde bir delil ibraz edilmediğinden, ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin yapılan bu ödemeler davalıyı alacaklı hale getirmemektedir. Bu nedenle davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 848,41-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 414-TL harcın mahsubu ile kalan 434,41-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim