mahkeme 2023/694 E. 2025/2177 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/694

Karar No

2025/2177

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/694
KARAR NO : 2025/2177
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/01/2023
NUMARASI: 2021/347Esas - 2023/75 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 12/04/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 10/03/1993 tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin üç ortaklı olarak kurulmuş, şirket sermayesi beheri 1.000.000-TL itibari değerde 500 paya bölünmüş, müvekkilinin 168 pay sahibi olarak şirketin ortağı olduğunu, şirketin müvekkili dışındaki ortaklarının paylarını ...'ya devrederek iki ortaklı hale geldiğini, ...'nın vefatı üzerine şirketin mirasçıların katılımı ile 7 ortaklı bir şirket olduğunu, müvekkilinin, vefat olayından sonra şirket merkezine sokulmamış ve şirket hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, diğer şirket ortaklarının şirkete ait makine, araç ve gereçleri kendi şirketlerine taşımakla birlikte tüm müşterileri kendi şirketleri olan ... Petrokimya şirketine yönlendirerek müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketi zarara soktuklarını, hatta davalı şirket tabelasını indirerek kendi şirket tabelasını astıklarını, ayrıca davalı şirketin üretim tesisinde kendi şirketlerinin mallarını ürettiklerini, şirketin kötü yönetilerek zarara sokulduğunu, davalı şirketin üretim ve pazarlamasının diğer ortakların ortak olduğu ... Petrokimya şirketi üzerinden yürütüldüğünü, diğer şirket ortaklarının çoğunlukta olup çoğunluk gücünü kötüye kullandıklarını, ortaklar arasında güven kalmadığını,diğer ortakların kötü niyetli olduğunu, ortakların davalı şirketi atıl duruma düşürmeye çalıştıklarını, müvekkili ile diğer ortaklar arasındaki husumetin uzun süredir devam ettiğini, bu husumetin şirketin haklı nedenle feshine sebep oluşturduğunu, yine davalı şirkette hiç kar dağıtılmadığını, müvekkilinin mağdur edildiğini,davalı şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesini talep etmek zorunda kaldıklarını belirterek davalı şirketin haklı nedenle feshine ve 6102 sayılı Kanunda gösterilen şekillerde tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; şirketteki en büyük payın %33 ile davacıya ait olduğunu, kendisinin azınlık olmadığını ,davacının davalı şirketteki bilgi alma hakkının ihlal edilmediğini, bu yönde bir talebinin de söz konusu olmadığını, davacının şirkette çalışan oğlu vasıtasıyla şirketle ilgili her türlü bilgiye sahip olduğunu, davacının makinelerin götürüldüğü iddiasının da haklı olmadığını, söz konusu makinanın atıl durumda olan ve imalat alanında çok yer işgal eden bir makina olup diğer şirkete ait alana taşındığını, makinanın halen çalışmadığını, diğer şirketin bir depo bedeli de talep etmediğini, bu durumdan davalı şirketin bir zararının söz konusu olmadığını, şirketin imalat alanı genişlediğini, şirket tabelasının indirilmesinin de şirkete bir zararı bulunmadığını, yerine ikame edilen tabelanın sektörde daha tanınan ... şirketine ait olduğunu, şirket üzerinden haksız menfaat elde edildiği ve şirket üzerinden başka bir şirkete ait personelin maaşının ödendiği iddiasının yerinde olmadığını, ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiğinin doğru olduğunu, ancak bu durumun davacıdan kaynaklandığını, davacının şirket işlerini zorlaştırmak için çabaladığını, şirket müşterilerinin diğer şirkete yönlendirildiği iddiasının da gerçek olmadığını, davacının uzun süreli husumet iddiasının haklı olmadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin davacı tarafından bozulduğunu, davacının şirketten bir kar payı alacağı bulunmadığını, şirketin hissedarlık yapısının birlikte şirket yararına hareket edebilen homojen bir yapıya kavuşturulmasının en uygun çözüm yolu olduğunu, feshin son çare olması ve ortaklık yapısının korunması ilkelerinin nazara alınması gerektiğini, şirketin feshinin hiçbir ortağın menfaatine olmayacağını belirterek diğer ortaklara kendi hisselerini davacıya veya diğer ortaklara satmalarına veya davacının hisselerini satın almalarına imkan verilmesine, bu yolla ortaklığın devamının sağlanmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; somut uyuşmazlık kapsamında yapılan incelemeler ve mali verilerden davacının haklı neden olarak ileri sürdüğü hususlar değerlendirildiğinde, şirkette esas sorun kişisel husumetin ön plana çıkarak karşılıklı suçlamalar ve açılması muhtemel davalar dolayısı ile şirketin çalışamaz hâle gelme tehlikesi olduğu, bu hâlde öne çıkan ve menfaatler dengesi açısından uygun olan, davacının ortaklıktan payının gerçek değeri karşılığı çıkarılması şeklindeki çözüm yöntemi olduğu, menfaatler dengesi açısından da değerlendirildiğinde ortaklıktan çıkmaya müsaade edilmesi doğru olacağı, bir yandan ortağın devam etmek istemediği, sona ermesi hususunda mahkemeye başvurduğu şirketten ayrılarak kendi açısından kısmi tasfiye yapılması ve diğer taraftan da ortaklığın devamının sağlaması olduğu, somut olayda ortaklığın feshi değil davacının ortaklıktan çıkarılmasının çok daha uygun olduğu, bu esaslar çerçevesinde somut olayda oluşturulan uzman bilirkişi kurulundan davalı şirketten davacının ayrılması hâlinde ödenmesi gereken ayrılma akçesi hesap ettirilmiş, bu hesaba göre belirlenen 9.317.781,92.-TL çıkma payının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; kararın TTK'nın 636/3 hükmüne uygun olmadığını, diğer ortaklara pay devri yoluyla ortalıktan çıkma imkanı sunmadığını, haklı fesih davalarında mahkeme somut uyuşmazlığı incelerken ortaklığın ve pay sahiplerinin menfaatlerinin başkaca bir hukuki yol ile korunmasının mümkün olup olmadığını, fesih yerine başkaca alternatif çözümlerin uygulanma olanağını araştırmakla yükümlü olduğunu, "ortaya çıkan şirket değeri üzerinden Şirketin veya diğer ortakların davacının hisselerini satın almak konusunda görüş ve kararlarının sorulmasını talep ettikleri halde mahkemenin bu konuda bir süre vermediğini, davacının da diğer ortakların hisselerini almak isteyip istemediğini beyan etmediğini, taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, ortaklığın çalışanlarını, alacaklılarını, borçlularını, kısaca ortaklığın devamında menfaati olan tüm ilgilileri göz ardı ettiğini, şirketin gerçek değeri olan 13.256.141,38-TL üzerinden hesaplandığında şirket değeri kadar bir bedelin şirketten 1/3 hisseye karşılık olarak çıkması sonucunu doğurduğu, ortaklığın bu tutarı bu finansal yapısı ile ödeyebilmesi mümkün olamayacağını, değer tespitinin doğru yapılmadığını gerçek değer, good will ve gizli yedek akçeler de dâhil olmak üzere ortaklığın tüm aktif ve pasifleri birlikte değerlendirilerek hesaplanması gerektiğini ekte sunulu YMM ... tarafından tanzim edilen rapordan da anlaşılacağı üzere bilirkişi raporuna yansımayan 28.592.107,60-TL vergi ve ceza yükümlülüğü ile 2.582.289,00-TL kıdem tazminatı yükümlülüğü olmak üzere toplam 31.174.396,60-TL tutarında ortaklığın yükümlülüğü bulunduğunu ,murisin 14.700.000-TL olan ortaklara borç niteliği taşıyan tutarın ...’nın alacağı olduğu yani bu paranın şirkete verildiğini itirazları kapsamında ek rapor alınmasını, aksi halde murisin 14.700.000-TL alacağının şirket borcu olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasına talep ettiklerini, karar duruşmasında mazeret taleplerinin reddedildiğini, verilen hüküm TTK'nın 642 madde hükmüne aykırı olduğunu ,çıkma bedeli belirlenmiş ancak muaccel olabilmesi için devrin gerçekleşmesi gerektiğinin karara yansıtılmadığını, hisse bedelini tahsil imkanına kavuşan davacının devre bir mecburiyeti olmayacak şekilde bir durum ortaya çıktığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına,mahkeme kararının icrası için müvekkil şirket ayrıca devre icbar için yeni bir mahkeme kararına ihtiyaç duyacak durumda bırakıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava limited şirketin haklı nedenle feshi talebine ilişkindir.Davalı şirketin iki ortaklı iken davacı dışındaki diğer ortağın vefatı üzerine mirasçılarının şirkete ortak olduğu; davacının murisin resmi eşi olmadığı ancak müşterek çocukları bulunduğu, diğer ortakların ise resmi eşinden olan çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde; davalı şirketin bir aile şirketi olduğu, gayrıresmi ikinci eş ile resmi eşin çocukları arasında doğal olarak bir çekişmenin olacağı açıktır.Ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı davalı tarafça da kabul edilmiş ,davalı tarafda bu hale sebebin davacı olduğunu ileri sürmektedir. Aile şirketlerinde şirket ortakları arasındaki sorunlar, özellikle ortaklar arasındaki çekişmenin bu tür şirketler bakımından haklı sebep oluşturacağının kabulü gerekir. Bu bağlamda ortaklar arası gruplaşma, bir bütün olarak fesih için haklı sebep oluşturmaktadır. Ancak şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup feshin son çare olduğu gözetilerek, TTK'nın 636 maddesi uyarınca fesih davası açan ortağın ortaklıktan çıkması en yaygın kullanılan çözüm yöntemi olduğundan haklı sebeple feshin koşulları oluştuğu anlaşılmakla, diğer ortakların menfaatine çözüm yollarının araştırılmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Ayrılma akçesinin şirket tarafından karşılanmasına karar verilmiş olmakla ayrılan ortağın paylarının şirket tarafından iktisap edildikten sonra ortaklığın kararın kesinleşmesinden itibaren durumu ticaret siciline tescil ve pay kayıtlarını kesinleşen karara göre düzeltileceğinden, davacının paylarını devir almak isteyen ortağa veya başkalarına şirket tarafından devir edilmesi mümkündür.Aslolan şirketin devamını istemeyen ortağın şirketten çıkması olup ,davada taraf olmayan diğer ortakların payını devir alması da alternatif bir çözüm yolu değildir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak verilen kararın infazı kabil olmadığını, davacının ayrılma akçesini şirketten tahsil edeceği halde ortaklık sıfatının devam edeceğini ileri,hükmen devir davası açmak mecburiyetinde kalacaklarını ileri sürmektedir. Haklı sebeplere dayanarak mahkeme aracılığıyla çıkmada, mahkemenin kararı inşai bir karardır. Çünkü karar hukuki durumda değişikliğe neden olmakta, yani ortağın ortaklıktan ayrılması sonucunu doğurmaktadır. Bu karar iç ilişkide kararın kesinleşmesiyle birlikte ortaya çıkarır. (Prof Oruç Hami Şener -Limited Ortaklıklar Hukuku) Davacı; mahkemenin verdiği çıkmaya izin kararının kesinleşmesi üzerine şirket ortaklığından kendiliğinden ayrılacaktır.Şirketten çıktığı pay defteri kayıtlarında tescil edilerek davacı ortak sıfatını kaybedecektir. Şirket yöneticileri kesinleşen karar gereği pay defterine kayıt yaparak durumun tescilini ticaret sicilinden isteyecektir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ekinde; bilançoda görünmeyen şirketin özvarlığını aşan vergi cezaları ve kıdem tazminatı ödemeleri bulunduğuna ilişkin YMM raporu ibraz etmiş ise de gerek kök rapor, gerekse ek rapor aşamasında vergi cezalarına ilişkin olarak bir itiraz veya beyanı olmadığı, dava tarihinden evvel tahakkuk eden vergi cezalarına dava açıldığı YMM raporunda yazılı ise de HMK nın 357 maddesi uyarınca ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden bu yöndeki istinaf nedeni değerlendirilmemiştir. Davalı vekili kararın TTK'nın 642 maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de; mahkemenin kararı ve karar tarihi itibariyle ayrılma akçesi muaccel olduğundan karar tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesinde kanuna aykırılık bulunmamıştır.Mahkemenin karar duruşmasında mazeret hususunda ki takdiri de yerindedir.Dava Limited ortaklığın feshi davası olup; mahkemece uygun düşen çözüm çerçevesinde ayrılma akçesine hükmedilmiş olup, mahkemece ayrılma akçesi üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınmasına bu meyanda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ise de; bu husus davalı tarafça istinaf edilmediğinden sadece resen incelenmesi gereken nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesine ilişkin kısım düzeltilmiş, nispi vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin kısım aynen tekrar edilmiştir.Bilirkişi Kurulu ek raporunda ; Muris diğer ortağın 2011 yılından 2021 yılına kadar 14.700.000-TL değerinde şirketten alacaklı göründüğü, işlemlerin detayı incelendiğinde murisin hayatın olağan akışına ve muhasebe kayıtlarına aykırı şekilde davalı şirketle sürekli para alışverişi olduğu ve muris tarafından şirkete verildiği kayıt edilen 14.700.000-TL muris ödemelerinden kaynaklı olarak davalı şirketten bu miktar alacağın fiktif olduğu, 300.000-TL sermayesi olan bir şirketin ortağının şirketten alacağı olmasının bu kanaati doğruladığı yolunda bilirkişi kurulunun kanaatleri somut duruma uygun bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; ortaklar arasında ki ailevi sorunlar nedeniyle şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu, davacının diğer ortaklardan daha fazla kusurlu olduğuna ilişkin somut tespit yapılamadığı, duruma uygun düşen çözüm kapsamında aslolan şirketin devamı olup ,şirketin feshini isteyen davacının çıkmasına izin verilerek gerçek değerden hesaplanan ayrılma akçesi ödenmesine karar verilmesi yerinde ise de; ayrılma akçesine uygun çözüm kapsamında karar verildiğinden maktu karar harcı alınması gerektiğinden, bu kısım resen düzeltildiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine kararın diğer kısımlarının tekrarına davanın kabulü ile fesih koşulları oluştuğundan fesih yerine davacının çıkmasına izin verilerek tespit olunan ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2023 Tarih 2021/347 Esas 2023/75 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne; davalı şirketin haklı sebeple fesih koşulları oluştuğundan; TTK 'nın 636/3. maddesi uyarınca davacının, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 297058-0 sicil numarasında kayıtlı ... ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Ltd Şti ortaklığından çıkmasına izin verilmesine,9.317.781,92-TL ayrılma akçesinin ilk derece mahkemesi (26.01.2023) karar tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;Alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından ödenen 59,30-TL başvurma Harcı, 59,30-TL peşin harcı ile 419,90-TL keşif harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 10.000-TL bilirkişi ücreti, 131,50-TL tebliğ gideri, 550-TL ATGV araç ücreti olmak üzere toplam 10.681,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için takdir olunan 331.177,82-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Davalı tarafça yatırılan 179.90+158.944,52-TL olmak üzere toplam 159.124,42-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim