Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/416

Karar No

2026/215

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/416
KARAR NO:2026/215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/12/2022
NUMARASI: 2018/1045Esas - 2022/973 Karar
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:10/09/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; ...’ın sahibi ve yetkilisi olduğu müvekkili şirket adına çatı izolasyon ve yapımında kullanılan 1444 adet ... Levha alımı için şirkete ait ... Bankası kredi kartından 19.07.2017 tarihinde 5 taksit ile aylık 9.723,88-TL olmak kaydı ile toplam 48.619,48-TL üzerinden anlaşıldığını, ödemenin mail order yöntemi ile yapıldığını, ilk ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gönderilmesi gereken emtianın gönderilmediğini, müvekkilinin sözlü müracaatlarının sonuç vermemesi üzerine 27.06.2018 tarihli ihtarnameyle bedelin iadesinin istenildiğini, ancak davalının cevabi ihtarnamesinde ödemenin taraflar arasındaki hukuki ilişki ile doğrudan bağı bulunmayan ...- ... firması adına alındığının ve ilgili firmanın borcuna mahsup edildiğinin, malın bu firmaya teslim edildiğinin belirtildiğini, bu cevap karşısında müvekkili tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; müvekkili ile davalı arasında sözleşme bulunmadığını, siparişin dava dışı ...- ... firması tarafından verildiğini, dava dışı firma tarafından iş bu siparişe konu mal bedellerinin ise davacı şirket yetkilisi ... tarafından üstlenildiğine ilişkin "m..." bulunduğunu, emtiaların 5 paletinin ‘’.... Şti ... Pursaklar-Ankara’’ adresine, 11 paletinin ise ‘’.... Şti. ... Pursaklar-Ankara’’ adresine tesliminin istendiğini, talep doğrultusunda 21/07/2017 tarihli sevk irsaliyesi düzenlenerek emtiaların teslim edildiğini belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI :Mahkemece; davacının kredi kartı ile davalı tarafa yaptığı ödemenin üçüncü kişi siparişine ilişkin olduğuna dair bir delil bulunmadığı gibi yapılan ödeme karşılığında davacıya mal teslimi de yapılmadığı, bir an için davalının iddiasının ispatladığı kabul edilse dahi sevk irsaliyeli faturada teslim alan imzasının olmadığı, siparişin dava dışı ... şirketine teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili; ...- ... isimli firma tarafından müvekkilinden ürün siparişinde bulunduğunu, buna ilişkin e-postanın ibraz edildiğini, ödemenin davacı tarafından üstlenildiğine dair kredi kartı yetki formunun davacı tarafından verildiğini, müvekkili tarafından davacı tarafından düzenlenen mail order yetki belgesinin güvenirliği için bankadan teyit alındığını, buna istinaden tahsilatın yapıldığını, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin ticari ilişkisinin ...- ... isimli firma ile olduğunu, davacının ödeme yaptıktan bir yıl sonra ihtarname gönderdiğini, emtiaların dava dışı firmaya teslim edildiğini, dava dışı firmada davacı şirket adına kredi kartının bulunmasının ilgili finansal kuruluş nezdinde de dava dışı firmanın bu kartı kullanması konusunda yetkilendirilmesi karşısında müvekkilinden bu tutarın istenmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı ile dava dışı ...- ... firması arasında ilişki bulunup bulunmadığının, kredi kartının usulsüz kullanımına ilişkin savcılığa yapılan başvurusu olup olmadığının araştırılmadığını, bu şekilde karar verilmesini doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, mal teslim ediminin yerine getirilmediğinden bahisle avans olarak ödenen tutarın iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan ... levha alımı için davalıya mail order yöntemi ile 19/07/2017 tarihinde 5 taksitle 48.619,48-TL ödeme yaptığını, ilk taksit ödemesinden itibaren gönderilmesi gereken malın teslim edilmediğini belirterek kredi kartından çekilen tutarın iadesini talep etmektedir. Davalı ise davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, mal siparişinin dava dışı ...- ... firması tarafından verildiğini, ödemenin ise davacının dava dışı firmayı mail order ödemesi için düzenlediği yetkilendirme belgesi kapsamında davacı tarafından yapıldığını, ödeme yapılmadan önce teyit alındığını, malların dava dışı ...- ... firmasına teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmaktadır. Bu durumda davacının kredi kartından 19/07/2017 tarihinde 5 taksitle 48.619,48-TL tutarlı mail order ödemesi yapıldığı, bu ödeme ile bağlantılı olarak davalının mal teslim edimi üstlendiği hususu ihtilaf dışı olup, uyuşmazlık bir tarafında davalının bulunduğu sözleşme ilişkisinde diğer tarafın davacı olup olmadığı, davalının teslim edimini yerine getirip getirmediği hususunda toplanmaktadır.Öncelikle, TBK'nın 83. maddesi gereğince borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir. Bahsi geçen düzenlemeye alacaklının menfaati gerektirmediği sürece borcun borçlu dışında üçüncü bir kişi tarafından ifasına engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince sözleşmeler hüküm ve sonuçlarını kural olarak tarafları üzerinde doğurabilir. Sözleşme ilişkisinden doğan hakları kural olarak sadece sözleşmenin tarafları ileri sürülebilir. Sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiler bu ilişkiye dayalı olarak diğer taraftan hak talebinde bulunamazlar. Somut olayda davacının kredi kartından bilgisi ve rızası dışında para çekildiği yönünde bir iddiası bulunmamaktadır. Davalı satıcı tarafından ibraz edilen 19/07/2017 tarihli davacı ve dava dışı ...- ... firmasının imzasını taşıyan "..." başlıklı belgede davacıya ait bilgileri verilen kredi kartından davalının unvanı belirtilmek suretiyle 48.619,48-TL'nin 5 taksit olarak çekilmesine izin ve yetki verildiği görülmektedir. Davalı tarafından bankadan işlemin kredi kartı hamilinin bilgisi dahilinde olup olmadığı hususunda teyit alınması istenmiş olup banka tarafından buna ilişkin teyit e-postası gönderilmiştir. Kredi kartından para çekim işleminin, davacının kendisine ait sözleşme ilişkisi kapsamında yapıldığına dair bir açıklama ya da ihtirazi kayıt yer almamaktadır. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde kredi kartı ödemesinin davalı ile kendisi arasındaki sözleşme kapsamında yapıldığını ve sözleşmenin tarafının kendisi olduğunu davacının ispatlaması gerekir. Davalı faturayı dava dışı ...- ... firması adına düzenlemiş olup, ticari defterlerinde davacı ile bir ticari ilişki tespit edilememiştir. Davalının defterlerinde dava konusu ödemenin davacı ile aralarındaki borç ilişkisi kapsamında yapıldığını gösteren bir kayıt bulunmamaktadır. Kredi kartı ödemesi davacının defterlerinde davalıya yapılan avans olarak kaydedilmiş ise de davalının defterleri ile uyumlu olmayan tek taraflı olarak yapılan bu kayıt, iddianın ispatı için yeterli değildir. Davacının sözleşme ilişkisinin tarafı olduğuna ilişkin başkaca bir delil bulunmadığından sözleşme ilişkinin dava dışı ...- ... firması ile davalı arasında kurulduğunu, uyuşmazlık konusu kredi kartı ödemesinin dava dışı ...- ... firmasının borcu için yapıldığını kabul etmek gerekir. Bu durumda borç ödemesi yapması, davacıyı davalı ile dava dışı firma arasındaki sözleşme ilişkisinin tarafı haline getirmeyeceğinden, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince davalının teslim edimini yerine getirmediği olgusu ve bedelin iadesi talebi ancak dava dışı firma tarafından ileri sürülebilir. İş bu davada davada teslim olgusunun tartışılması mümkün değildir. Bu durumda davacı, uyuşmazlık konusu olduğu ödemeyi kendi tarafı olduğu hukuki ilişki kapsamında yaptığını, sözleşmenin tarafının kendisinin olduğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine, davalı vekilinin şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 Tarih 2018/1045 Esas - 2022/973 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 35,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 696,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan 1.042-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Davalı vekili için takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"Yatırılan 905,44-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 82,15-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim