mahkeme 2023/2422 E. 2024/328 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2422
2024/328
27 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2422
KARAR NO: 2024/328
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2023
NUMARASI: 2021/196 Esas - 2023/708 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi)
Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin 05.10.1989 tarihinde Antalya İli Serik İlçesi Belek Turizm Bölgesinde, tahsis sahibi turizm yatırımcıları tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı yönlendirmesi ile kurulduğunu,Belek Turizm bölgesinde turizm alanları tahsisi şartının, müvekkili şirkete ortak olma zorunluluğu olduğunu, bu kapsamda davalı da kamu arazisinin, turizm yatırımı için Turizm Bakanlığı tarafından tahsisi sırasında Bakanlığa verilen taahhütname gereği müvekkili şirkete ortak olmak suretiyle tahsis şartını gerçekleştirdiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin Antalya Belek Turizm Bölgesinin gelişimi için hizmet vermekte ve bu hizmetlerini, tahsis edilen turizm alanlarının tahsis sahiplerinden şirket genel kurul kararları çerçevesinde belirlenen kriterlere göre tespit ve tayin edilerek tahsil edilen hizmet/ katkı payları ile gerçekleştirdiğini, 2018 yılı Eylül ayında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, müvekkili şirket Belek Turizm Yatırımcıları ve DSİ Antalya ... Bölge Müdürlüğü arasında Belek bölgesi alt yapı yapım işleri protokolü imzalandığını, bu protokol çerçevesinde, devlet ve özel sektör işbirliği ile mevcut arıtma tesisine ek olarak atıksu arıtma tesisi, atıksu terfi merkezi ve basma hattı yapımı, Acısu deresi ile bağlı bulunan kolların temizlenmesi işleri yapılacağını, müvekkili şirketin 21/09/2018 tarihinde gerçekleşen olağan genel kurul toplantısında "şirketimiz faaliyet konusu kapsamında Belek bölgesinin ihyası amacıyla idarece yapılacak arıtma tesisinin yapımına, turizm yatırımcıları olarak ortaklarımızın kendi nam ve hesaplarına toplam 25.000.000-TL karşılıksız destek verilmesine, her bir ortak tarafından ödenmesi gerekli tutarın tesisin turizm bölgesindeki yatak kapasitesine göre ve her bir yatak için 500-TLden hesaplanacak tutarın, beşte biri peşin 4 eşit ay taksit halinde toplanarak idareye ödenmesi hususundaki, gerekli işlemlerin yapılması yönünde Yönetim Kuruluna yetki verilmesine" yönelik kararın oy birliği ile alındığını, alınan karara karşı iptal davası açılmadığını, genel kurul kararı gereğince 03/11/2018 tarihli yazı ile müvekkili şirket ortaklarına genel kurulda alınan karar çerçevesinde altyapı bedellerine katılım hususunda yapılması gereken ödeme planına dair yazı yazıldığını, davalı borçlu dışında müvekkili şirket ortaklarının sorumlu oldukları ödemeyi yaptığını,davalı şirketin ödemesi gereken alt yapı katılım bedeli faturalandırılarak davalıya 09/12/2019 tarih ve ... gönderi numarası ile gönderildiğini, faturanın 12/12/2019 tarihinde davalı şirket tarafından tebellüğ edildiğini, davalının, Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 09/12/2019 tarihli faturayı iade ettiğini, iadenin süresinde olmadığını, davalı borçlunun takibe itirazda bulunduğunu, itirazının akabinde de Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1275 Esası ile ödeme emri ve takibin iptali talepli şikayet başvurusunda bulunduğunu, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip mesnedi faturaya ilişkin alacağın ve ferilerinin tahsili istemli olarak icra takibi yapılan dosyada davalı borçluya ilk olarak ödeme emrinin 01.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının bu ödeme emri üzerine takibe ve borca itiraz ettiğini, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ödeme emrinin iptal edilmesi nedeni ile ilam gereği İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyadan talepleri ile borçluya yeni bir ödeme emri zarf içeriğine fatura sureti de konulmak suretiyle tebliğe çıkarıldığını, ödeme emrinin borçluya 30.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini; fakat davalının bu ödeme emrine karşı da takibe ve borca yeniden itiraz ettiğini, davalı borçlunun, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibine itirazda bulunduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacı şirket tarafından düzenlenen 09.12.2019 tarihli faturaya müvekkili şirket tarafından faturaya itiraz edilerek aslının iade edildiğini, davacının Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlattığı takibe 23.12.2019 tarihli itiraz dilekçeleri ile; yetkiye, borç aslına ve ferilerine itiraz edildiğini, davacının bu kez İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takip başlattığını ve gönderilen ödeme emrine 01.07.2020 tarihinde muttali olunduğunu, itiraz üzerine takibin durduğunu, ödeme emrinin yasa hükümlerine aykırı olması sebebiyle İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/572 esas sayılı dosyasından şikayet yoluna başvurulduğunu, yapılan yargılama neticesinde 2020/572 E., 2020/898 K. sayılı 06.07.2020 tarihli karar ile şikayetin kabulüne karar verildiğini, aynı icra dosyasından 26.11.2020 tarihli ikinci ödeme taraflarına gönderildiğini, ödeme emrine tümüyle itiraz edildiğini, şirkete karşı sadece taahhüt ettikleri sermaye payları ile sorumlu olduklarını, bu sebeple davacının yasaya aykırı olarak müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia ederek icra takibi başlatması ve bu davayı açmasının mesnetsiz olduğunu, davacının alacak iddiasına dayanak ettiği genel kurul kararının batıl olup sonuç doğurmadığını,genel kurul kararında "ilke ve tavsiye kararı" olduğunu, fatura, icra ve dava konusu talebin esasen açık yasa hükmüne aykırı olduğu gibi,genel kurul kararının bir an için batıl olmadığı varsayılsa bile, bu karara istinaden de müvekkilinden alacak isteminde bulunulamayacağını, likit ve icra takibine konu edilebilecek bir alacak olmadığını, itirazları saklı kalmak üzere, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece,davanın kesin yetki kuralı gereği davacının şirket merkezinin bulunduğu Serik ilçesinin ticari davalar yönünden Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin yetki sınırlarında kaldığı, bu nedenle bu davaya Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakmaya kesin yetkili olduğu, kesin yetkinin de dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığından itiraz ettiklerini, itirazlarının kabul edilerek dosyanın İstanbul Mahkemeleri'ne gönderildiğini, İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, mahkemece esasa girilerek bilirkişi kök ve ek raporu alınarak inceleme yapıldığını, bu kadar incelemeden sonra davanın esastan reddedilmesi gerekirken yetkisizlik nedeniyle usulden reddedilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, şirkete karşı sadece taahhüt ettikleri sermaye payları ile sorumlu olduklarını, davacının müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmesinin açık yasa ihlali olduğunu, davacının alacak iddiasına dayanak ettiği 21/09/2018 tarihli 7 numaralı genel kurul kararının batıl olduğunu,sonuç doğurmadığını, likit ve icra takibine konu edilecek bir alacak olmadığını, itirazları saklı kalmak kaydıyla davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, dosyadan alınan bilirkişi raporunda davanın açık kanun hükmüne aykırılığının ortaya konduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılarak, İstanbul Mahkemesinin yetkili olduğuna, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından ortağı bulunan davalı aleyhinde faturaya dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Mahkemece davacının şirket merkezinin Serik ilçesinde bulunduğu, Alanya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. HMK 17(1) maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla yetkili mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." HMK 18(1) maddesi ise "Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz"hükmünü haizdir. İtirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK'nın 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekir. HMK'nın 14. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetkinin bulunduğu hallerde genel yetki ve kesin olmayan yetki kuralı uygulanmaz. Yetki sözleşmesi de yapılamaz. Somut olayda; davacı tarafından davalı şirket aleyhine ilk olarak Ankara ... İcra Dairesi'nde ... Esası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe, borca, faize, icra giderine, vekalet ücretine, alacak aslı ve tüm ferilerine yetkiye tümüyle itiraz ettiği, davacının dilekçesi ile; borçlunun yetki dışındaki itirazlarını kabul etmediğini bildirerek yetki itirazını kabul ettiğinden, dosyanın yetkili olduğu bildirilen İstanbul İcra Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiği, icra dosyasının İstanbul İcra Tevzi Bürosu'na gönderilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Dava, itirazın iptali davası olup başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. İtirazın iptali davasının görülebilme koşulu da takibe geçerli bir itirazın varlığının davanın devamı süresince bulunmasıdır. İcra takibi, davacının şirket ortağı olan davalıya karşı başlatılmış, davalı şirket davacının şirket ortağı olup, uyuşmazlığın temeli bu şirketin ortaklık ilişkisinden doğduğu, kesin yetki hallerinde; takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yetki itirazı olmasa da re'sen incelenmesi gerektiği, takibin yetkili bulunan Serik İcra Dairesinde yapılması gerekirken, kesin olmayan yetki düzenlemelerine yetki itirazı kabul edilerek icra dosyasının İstanbul İcra Dairelerine gönderilmesi doğru olmayıp; kesin yetkili bulunan Serik İcra Dairelerinde başlatılmış bir takip bulunmadığından, davanın bu gerekçeyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik nedeniyle Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama gerektirmediğinden,kararın kaldırılarak, yeniden karar verilmesine "yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından, itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/196 Esas- 2023/708 Karar sayılı 12/10/2023 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" Usulü red kararı nedeniyle icra inkar ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına , İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 6.885,68-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 6.458,08-TL'nin davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,"Davalı tarafından yatırılan 269,85-TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 190-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.