Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/209
2026/210
5 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/209
KARAR NO: 2026/210
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/01/2020
NUMARASI:2018/540 Esas 2020/74 Karar
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/05/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ... ... AŞ'ye ait emtianın alıcı gönderilmek üzere davalının ...plakalı aracına İstanbul Sultanbeyli'den yüklendiğini, İtalya'nın Terni şehrinde yer alan alıcı adresine teslim edilmek üzere yüklenen emtianın teslim esnasında 500 adedinin hasara uğradığının tespit edildiğini, poliçeye dayalı olarak müvekkili şirketçe sigortalıya hasarlanan 500 adet liner emtiası için 05/09/2017 tarihinde 1.945-Euro tazminat ödendiğini, hasarın ödenmesi ile müvekkilinin sigortalısına halef olduğunu belirterek, 1.945-Euro alacağın 05/09/2017 tarihinden itibaren dövize işleyecek en yüksek yıllık banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davacının geçerli bir poliçeye dayanmadan sigortalısına yaptığı ödeme lütuf ödemesi niteliğinde olduğundan, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, kaldı ki olay CMR'nin 17/2 maddesi gereğince taşımacının önlemesine olanak bulunmayan sebeplerden ileri geldiğinden davacının müvekkilinden talep hakkının bulunmadığını, dava dışı firma ile müvekkili arasındaki uygulamada müvekkilinin kusuru mevcut ise hasar bedelinin %25 üzerinden sorumlu olacağını, CMR'nin 30. maddesi gereğince 7 günlük süre içerisinde müvekkiline hasar ihbarı yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğu CMR'nin 23. maddesi uyarınca sınırlı olduğundan davacının tazminat talebinin fahiş ve konvansiyon hükmüne aykırı olduğunu, yine emtianın sovtaj bedeli hesaplanarak talep edilen miktardan düşülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacının sigortalısına ait emtianın taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği ve taşıma işinin gerçekleştirildiği, taşıma esnasında dava dışı sigortalının davacıya taşınan emtiada hasar oluştuğunu beyan etmesi üzerine poliçeye dayalı olarak davacının sigortalısına 05/09/2017 tarihininde 1.945-Euro tazminat ödediği, 24/08/2017 tarihli temlik ve ibraname ile davacının sigortalısına ödediği tazminat miktarı kadar alacağı dava dışı sigortalısından temlik aldığı, alınan bilirkişi raporuna göre CMR konvansiyon hükümleri değerlendirildiğinde, dava konusu malın uluslararası karayolu taşıma işi tamamlandıktan sonra alıcısı emrine kısmi hasarlı veya noksan olarak teslim edildiğini gösteren hasar meşruhatı düşülmüş, çekinceli CMR veya taşıyıcı temsilen araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen hasar tespit tutanağı olmadığı, hasar tespitinin davalının gıyabında tek taraflı olarak belirlendiği, davalı taşıyıcıya CMR alıcısı veya gönderen tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığı, hasarın nakliye sürecinde oluştuğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; hasarın davalı taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiğini, sundukları documento di transporto isimli taşıma belgesinde, emtiada meydana gelen hasarın görülerek teslim alındığının açıkça belirtildiğini, ilgili tutanakta araç sürücüsünün de imzasının bulunduğunu, sundukları yazışmalardan da anlaşılacağı üzere bu hususun davalı taşıyıcının da kabulünde olduğunu, bu nedenle taşıyıcının sorumluluğu altında gerçekleşen hasara ilişkin olarak müvekkilinin ödediği tazminat bedeli bakımından rücu hakkının bulunduğunu, emtianın hasarlı olarak teslim edildiğine dair taşıyıcının da imzasının bulunduğu tutanak bulunduğundan, mahkemenin 'araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen hasar tespit tutanağının olmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu,Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da teslim tutanağında sürücünün imzası bulunması durumunda davalının hasardan sorumlu olacağının açıkça belirtildiğini, yine hasar ile ilgili olarak davalı taşıyıcıya bildirim yapılmış olup, sundukları e-posta yazışmalarından görüleceği üzere bu durumun davalının da kabulünde olduğunu, bildirim üzerine davalı taşıyıcı tarafından yapılan inceleme sonucunda hasarın yetersiz koruma önlemleri sonucu meydana geldiği ve kalite yönetim sistemleri analiz rapor formu düzenlenerek hasarın tekrarlanmaması için ilgili birimlere gerekli uyarı ve yönlendirmelerin yapıldığının belirtildiğini, ayrıca davalı taşıyıcının zararın tazmini amacıyla navlun bedelinin 25%'i şeklinde ödeme teklifinde dahi bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketince nakliyat blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu taşıma Türkiye-İtalya arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturacaktır.Somut olayda; davacı tarafından nakliyat blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan sigortalıya ait emtianın Türkiye'den İtalya'ya taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, emtianın alıcısına teslimi sırasında davalı taşıyıcı sürücüsünün de imzasının bulunduğu İtalyanca düzenlenen 30.05.2017 tarihli teslim belgesinde, emtianın hasarlı olarak teslim alındığının belirtildiği, sigortalının başvurusu üzerine davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya 05.09.2017 tarihinde 1.945-Euro hasar bedeli ödendiği, dava dışı sigortalı tarafından düzenlenen ibraname ile hasardan kaynaklanan tüm alacak hakları davacı sigorta şirketine temlik edilmiş olmakla davacının ödediği tazminat kadar sigortalısının haklarına akdi halef olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; hasarlandığı ileri sürülen 500 adet emtianın brüt 500 kg olarak hesaplanan ağırlığına göre taşıyıcının sorumluluk sınırının 4.798,08-SDR olduğu, olayda CMR belgesine hasar şerhi düşülmediği gibi taşıyıcının araç sürücüsünün katılımıyla düzenlenmiş bir hasar tutanağının bulunmadığı, bu nedenle hasarın taşıma sırasında oluştuğunun söylenemeyeceği, davacının rücu edebileceği bir alacağının bulunmadığı bildirilmiştir. CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Somut olayda CMR senedi üzerine düşülmüş bir hasar notu bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafça dosyaya sunulan ve emtianın alıcısına teslimi sırasında davalı taşıyıcı sürücüsünün de imzasının bulunduğu İtalyanca düzenlenmiş olan 30.05.2017 tarihli teslim belgesinde, emtianın hasarlı olarak teslim alındığı yazılı olup, bu durumda hasarın davalı taşıyıcıya süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekmektedir. Kaldı ki dosyaya ibraz edilen 03.10.2017 tarihli e-postada davalı tarafından davacıya hasar nedeniyle navlun bedelinin %25'i oranında ödeme teklif edilmiş olup, bu da hasarın varlığının ve kusurun davalı tarafın kabulünde olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan somut uyuşmazlıkta taşımanın parsiyel olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Parsiyel taşımalarda birden çok emtianın aynı araç ile taşınması söz konusu olduğundan, emtianın yüklenmesi, istiflenmesi ve sabitlenmesinden davalı taşıyıcı sorumludur. Bu durumda CMR'nin 17/1 ve 17/4 maddelerinde sayılan sebepler ve bunların zarar oluşumunda katkısı bakımından, ortak eylem veya karşılıklı fiiller söz konusu olmadığından, CMR'nin 17/5 maddesi kapsamında müterafik kusur değerlendirmesi yapılamayacaktır. Bu nedenle oluşan hasarın tamamından davalı taşıyıcı sorumludur.Hasarlanan emtianın satış faturasına göre taşıma konusu 4.000 adet emtianın 3,89-Euro birim fiyat üzerinden toplam bedeli 15.560-Euro olup, buna göre hasara uğrayan 500 adet emtianın bedeli de 1.945-Euro olarak hesaplanmaktadır. Hasarlı emtianın bilirkişi raporunda belirlenen 576 kg brüt ağırlığına göre hasar bedeli sorumluluk sınırının altındadır. Bu halde davalı taşıyıcının sorumluluğunda hasarlandığı sürücünün katılımıyla tutanağa bağlanan emtia bedelinin sorumluluk sınırlaması altında kaldığı mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır. CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde; hak sahibinin tazminat için faiz talep edebileceği, faizin başlangıç tarihinin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir isteğin bulunmaması halinde ise faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davacı tarafından davalıya keşide edilmiş olan rücu yazısının tebliğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir. Yine CMR'nin 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak belirlenmiş olmakla, taleple bağlılık kuralı gözetilerek bu oranı geçmemek üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereği faize hükmedilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2020 Tarih 2018/540 Esas 2020/74 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, 1.945-Euro tazminatın dava tarihinden itibaren yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro mevduata verilen en yüksek oranda faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine."İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 664,65-TL karar harcından davacı tarafça peşin yatırılan 166,17-TL harcın mahsubu ile kalan 498,48-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 202,07-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.050-TL bilirkişi ücreti ve 150-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.200-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 9.730-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, "Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 102-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.