mahkeme 2023/1875 E. 2024/552 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1875
2024/552
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1875
KARAR NO: 2024/552
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2023
NUMARASI: 2020/584 Esas - 2023/512 Karar
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2024
Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; 20 yıldır Erzincan İl Özel İdaresinde çalışmakta olan müvekkilinin İstanbul'da merkezi bulunan davalı şirket ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, çalıştığı kurum dikkate alındığında şirket ortağı olmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin kimlik bilgilerinin başkaları tarafından ele geçirilerek 2007-2008 yıllarında müvekkili adına kimlik kartı çıkarıldığını, davalı şirketten % 90 hisse satın almak suretiyle ... hisse aldığı gösterilerek 2010 senesine kadar şirketin müdürü olarak gösterildiğini, bu hususun müvekkili tarafından vergi dairesinin müvekkiline yazılı bildirimi üzerine öğrenildiğini, müvekkilinin davalı şirketin eski ortakları gözüken kişilerden herhangi bir ortaklık devri almadığını, bu kişileri tanımadığını, 21/04/2008 tarihli, ... yevmiye sayılı Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen şirket ortaklığı devir sözleşmesi yapmadığını, böyle bir sözleşmeyi de imzalamadığını belirterek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olmadığının ve bu nedenle davalı ... dairesine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı .... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili; asıl dava dilekçesinde yazılı maddi vakıaları tekrar ederek 21/04/2008 tarihli, ... yevmiye sayılı Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen şirket ortaklığı devir sözleşmesi yapmadığını, böyle bir sözleşmeyi de imzalamadığını, daha önce açtıkları davada mahkemece verilen kararın İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesince işlemi yapan notere de husumet yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, bu nedenle işlem yapan notere karşı bu davanın açıldığını belirterek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olmadığının ve bu nedenle davalı ... dairesine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı noter ... vekili; müvekkiline karşı ancak sahtelik davası açılabileceğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, HMK'nın 208 maddesi gereğince imza inkarında verilebilecek sürenin iki hafta olduğunu, oysa mahkemece müvekkiline karşı dava açmak üzere davacıya bir ay süre verildiğini, süresinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, hisse devir sözleşmesindeki imzanın kimlik sahibi tarafından atıldığını, Kadıköy ... Noterliği'nin 21/04/2008 tarih, ... yevmiye numaralı devir sözleşmesinin eki niteliğindeki 09.10.2007 tarihli nüfus cüzdanı incelendiğinde, nüfus cüzdanının yenileme sebebiyle Büyükçekmece İlçe Nüfus Müdürlüğü'nden verilen gerçek bir kimlik belgesi olduğunu, nüfus cüzdanı üzerinde bulunan fotoğrafın da yüksek ihtimalle işlemi yapan kişiye ait olduğunu, imzanın da nüfus cüzdanında resmi bulunan gerçek kişi tarafından atıldığını, bu sebeple işlemin sahteliğinden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin işlemi ile devir işlemindeki sahtelik arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının vergi borcundan menfi tespit istemine ilişkin davanın işbu davadan tefrik edildiği, istinaf kararı doğrultusunda davacı tarafa verilen kesin süre içinde ilgili noter ...'a karşı İstanbul Anadolu 2. ATM nin 2021/174 esas sayılı dosyasında dava açılarak işbu dava ile birleştirildiği, Kadıköy .... Noterliğinin 21 Nisan 2008 tarihli, ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesinde hisseleri devir alan ... adına atfen yazılmış ve atılmış "Okudum" yazısı ve imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, İstanbul Anadolu C Başsavcılığının 2011/171671 soruşturma no'lu dosyasında yaptırılan imza ve yazı incelemesinde, hisse devir sözleşmesindeki yazı ve imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, dosyada sahte belgelerle davacının şirket ortağı yapılmasına yönelik bir takım şüpheliler hakkında delil bulunmadığından takipsizlik kararı verildiği, soruşturmanın daimi aramaya alındığı ve halen faili meçhul olduğu, İstanbul Esenyurt ... Mahalle Muhtarlığı yazı cevabına göre, 2007-2008 yıllarında davacı ... adına kimlik kaybettiğine ilişkin 09/10/2007 ve 05/06/2008 tarihlerinde 2 ayrı nüfus cüzdanı kayıp değiştirme belgesi başvurusu yapıldığı, asıl davada; davacının kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle söz konusu şirket hisse devrinin gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının davalı şirket ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, birleşen dava Noterlik Kanunu'nun 162. maddesine dayalı noterin sorumluluğuna ilişkin olduğu,noterin hukukî sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için ortada noterin veya noter çalışanının bir eyleminin bulunması ve bu eylemden dolayı bir zararın doğması, bu zararla birlikte eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerektiği,illiyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişinin zarardan sorumlu tutulmayacağı,Noterlik Kanunu'nun 72. maddesine göre; noterin, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerinin tamamını öğrenmekle yükümlü olduğu, bu cümleden olarak noterin veya çalışanının her zaman belgenin sahte olup olmadığını anlaması ve tetkik etmesi yani grafolojik bir inceleme yapmasının beklenemeyeceği, ancak belgenin veya kimliğin ilk bakışta sahte olup olmadığı veya kimlikte şekli anlamda var olması gereken bir bilginin olmaması yahut olmaması gereken bir ibarenin bulunmasının noter veya çalışan tarafından dikkat edilmesi gereken hususlardan olduğu,somut olayda noterde işlem yapılan nüfus cüzdanı aslı bulunmadığından nüfus cüzdanı üzerinde inceleme yapılamamış olsa da; meçhul şahıs tarafından ... Mahalle Muhtarlığına 2007-2008 yıllarında davacı ...'in kimlik kaybettiğine ilişkin başvuru yapıldığı, 09/10/2007 saat 14.34 ve 05/06/2008 saat 13.58 tarihlerinde 2 ayrı nüfus cüzdanı kayıp değiştirme belgesi başvurusu yapıldığı, kayıp başvurusu üzerine davacı ... adına düzenlenen nüfus cüzdanı fotokopisinin gerçek nüfus kayıt bilgileri ile örtüştüğü, kişiselleştirme bilgilerinde bir çelişkinin olmadığı, nüfus cüzdanının Nüfus Müdürlüğü'nden alınmış gerçek bir nüfus cüzdanı olduğu, yalnızca nüfus cüzdanı üzerinde bulunan fotoğrafın davacı ...'e değil, kimliği meçhul şahsa ait olduğu, nüfus cüzdanı üzerinde fotoğrafı bulunan şahsın noterde işlem yaptığı, dolayısıyla nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetine haiz olduğunun tespit edildiği, bu durumda aldatma (iğfal) yeteneği bulunan belgelerin kullanılmasının üçüncü kişinin ağır kusuru olarak nitelendirilmesi ve noterin sorumluluğu bakımından illiyet bağını kestiğinin kabul edilmesi gerektiğinden, asıl davanın kabulü ile davacının ... Ltd. Şti'nin ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, olayın kimlik ele geçirilmek suretiyle veya kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle başkasına ait fotoğraf yapıştırılarak gerçekleştirildiğini, muhtarlıktan zayi belgesi alınarak nüfusa gidilerek söz konusu nüfus kağıdının düzenlendiğini, noterlikte bu belgeye dayanarak şirketle ilgili devir işlemlerinin yapıldığını, gerek muhtarlık, gerek nüfus idaresi ve gerekse ilgili noterliğin sahte belgenin gerçeklik durumunu araştırmadan işlem yaptıklarını, noterin yaptığı işlemlerden meydana gelecek zararlardan, noterin sorumlu tutulması gerektiğini, mahkeme bu sorumluluk göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, birleşen davada verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, hisse devir sözleşmesinin sahteliği iddiasına dayalı olarak limited şirket ortağı ve yöneticisi olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı şirket aleyhine açılan işbu davada mahkemece davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın istinafı üzerine Dairemizin 2018/2439 esas 2020/1201 karar sayılı ilamıyla; resmi senet niteliğinde bulunan hisse devir sözleşmesi hakkındaki sahtelik iddiası nedeniyle ilgili notere de husumet yöneltilmesi gerektiği, ayrıca vergi dairesince tahakkuk ettirilen vergi borçlarından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davanın adli yargıda görülüp görülemeyeceğinin tartışılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davalı ... aleyhine açılan davanın işbu davadan tefrikine karar verilmiş, kaldırma kararı gereği davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde davalı noter aleyhine açılan dava işbu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı noter aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.Somut olayda; kimliği tespit edilemeyen kişi veya kişilerce davacının kimlik bilgileri kullanılarak nüfus cüzdanının kaybedildiği ileri sürülerek İstanbul Esenyurt ... Mahalle Muhtarlığına 09/10/2007 ve 05/06/2008 tarihlerinde nüfus cüzdanı kayıp değiştirme belgesi için başvuru yapıldığı, alınan belge ile Nüfus Müdürlüğüne başvuru yapılarak davacının kimlik bilgileri ve başvuran kişinin fotoğrafı ile yeni nüfus cüzdanı çıkarıldığı, söz konusu sahte nüfus cüzdanı ile davalı Notere başvurularak davaya konu hisse devir sözleşmesinin düzenlendiği, davalı Noterce düzenlenen Kadıköy .... Noterliğinin 21 Nisan 2008 tarihli, ... ve ... yevmiye sayılı limited şirket hisse devir sözleşmeleri ile şirket hisselerinin davacıya devredildiği, davalı şirketin 07.05.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının 5 yıl süreyle şirket müdürü olarak seçilmesine karar verildiği, şirketin vergi borçları nedeniyle davacı hakkında vergi dairesince ortak ve yetkili sıfatıyla vergi borçları tahakkuk ettirildiği, mahkemece yaptırılan imza ve yazı incelemesinde, her iki hisse devir sözleşmesinde davacıya atfen yazılan yazılar ile atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Olaya ilişkin olarak İstanbul Anadolu C Başsavcılığının 2011/171671 soruşturma sayılı dosyasında yaptırılan imza ve yazı incelemesinde, hisse devir sözleşmesindeki yazı ve imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, ayrıca şüpheli kişinin kimlikteki fotoğrafı ile davacının fotoğrafının hiç bir şekilde benzeşmediğinin belirlendiği, dosyada sahte belgelerle davacının şirket ortağı yapılmasına yönelik bir kısım şüpheliler hakkında ek takipsizlik kararı verildiği, kimliği meçhul şüpheli hakkındaki soruşturmanın ise daimi aramaya alındığı ve halen faili meçhul olduğu görülmektedir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı noterce düzenlenen dava konusu hisse devri sözleşmelerini imzalayan dava dışı kişinin işlem için notere ibraz ettiği nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetine haiz olduğu, aldatma (iğfal) yeteneği bulunan belgelerin kullanılmasının üçüncü kişinin ağır kusuru olarak nitelendirilmesi ve noterin sorumluluğu bakımından illiyet bağını kestiğinin kabul edilmesi gerektiği, buna bağlı olarak davalı noterin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı notere karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece dayanılan Noterlik Kanununun 162/1 maddesi, noterlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin olup, bu kapsamda uğranılan zarardan dolayı noterin sorumlu tutulup tutulamayacağının tespiti bakımından bu düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Oysa eldeki dava bu şekilde bir sorumluluk davası olmayıp, niteliği itibariyle sahteliğin tespiti davasıdır. Bu nedenle işbu davada dava konusu belgelerin sahte olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda somut olayda dava konusu edilen hisse devri sözleşmelerinin, davacının kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi suretiyle dava dışı kişi tarafından alınan sahte nüfus cüzdanı kullanılarak düzenletildiği, her iki hisse devir sözleşmesinde davacıya atfen yazılan yazılar ile atılan imzaların da davacının eli ürünü olmadığı ve bu nedenle sahte olduğu sabittir. Belgenin sahteliği sabit olduğuna göre, işbu dava bakımından işleme dayanak nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetini haiz olup olmamasının bir önemi yoktur. Bu nedenle davalı noter hakkında açılan davanın da kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davalı notere karşı açılan davanın da kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "asıl ve birleşen davanın kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 Tarih 2020/584 Esas 2023/512 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacının ...nin ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60-TL harçtan, davacı tarafından asıl ve birleşen davada peşin yatırılan 417,93-TL harcın mahsubu ile kalan 9,67-TL'nin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan toplam 506,43-TL harcın asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 500-TL bilirkişi ücreti, 1.078,70-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.578,70-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin (hakkındaki hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşen davalı ...nin sorumluluğu 9.200-TL ile sınırlı olmak üzere) asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacıya verilmesine,"Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 181,50-TL istinaf yargı giderinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.