mahkeme 2023/1858 E. 2023/1569 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1858

Karar No

2023/1569

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1858
KARAR NO: 2023/1569
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2023
NUMARASI: 2023/143 Esas - 2023/541 Karar
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, davalı tarafın müvekkiline bir çok taşıma işlemi yaptırdığını, ancak yapılan işler karşılığında müvekkiline hiçbir ödemenin yapılmadığını, müvekkilince davalı taraf aleyhine Bulgaristan'da bir çok alacak davası açıldığını, bu davalardan bir kısmı devam ederken bir kısmının ise kesinleştiğini ve lehe sonuçlandığını, iş bu davaya konu ve tanıma tenfizi istenen Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü 1863 sayılı, 260150 karar numaralı ve 25/02/2022 tarihli kararı ile 10/03/2022 tarihli icra hükmü kararının kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının vadesi gelmiş olduğu iddia edilen borcunu uzun süredir ödemediğini ve Bulgaristan Mahkemesi kararı ile açılan alacak davasında müvekkilinin haklılığının ispatlandığını belirterek Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü'nün VI-20. Heyeti'nin 1863 sayılı, ... karar numaralı ve 25/02/2022 tarihli kararı ile 10/03/2022 tarihli icra hükmünün tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, kanunun tenfiz için aradığı şartların yerine getirilmediğini, tenfizi istenen ilamın bütün yargılamasının müvekkilinin yokluğunda devam ettiğini, müvekkilinin herhangi bir savunma yapamadığını ve itirazda bulunamadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline verilmeyen hizmetlerin faturasının kesildiğini ve kendi kayıtlarında müvekkilinden alacaklı olarak gösterildiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ve mahkememizce verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının yerinde olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını ve davanın asliye hukuk mahkemelerinde açılması gerektiğini, ayrıca davacının şirket merkezinin yurt dışında olduğunu, bu nedenle dosyaya teminat depo etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, tanıma ve tenfizi istenen Sofya Şehir Mahkemesi kararının Apostil şerhli, yeminli tercümesinin ve icra hükmünün sunulduğu, kararın kesin nitelikte olduğu, mahkeme tarafından davalının Lahey Sözleşmesi'nin 5. maddesine göre, usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak ihzar edildiği, davalının cevap vermediği, kendisine yapılan ihtarda davaya cevap vermediği ve takip etmediği için davalının gıyabında karara bağlanmasının mümkün olduğu husunun bildirildiği, Bulgaristan Medeni Usul Kanun hükümlerine göre davalının gıyabında karar verilmesi koşullarının oluştuğu tespit edilerek yargılama yapıldığı, yargılama sonucunda 82.335,90-Leva, 8.805,37-Leva, 5.652,28-Leva tutarında borcun davalı tarafından ödenmesine karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu, mahkemenin icra hükmünü ayrıca vermiş olduğu, tanıma ve tenfizi istenen kararın Milletlerarası Özel Hukuk kurallarına, kamu düzenine ve kanuna açıkça aykırılık taşımadığı, tanıma ve tenfiz şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü VI- 20 Heyetinin ... nolu, 25/02/2022 tarihli, ... sayılı ilamının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının Türkiye'de herhangi bir mal varlığının bulunmaması nedeniyle teminat depo etmesi gerektiğini, tenfizin istenen kararın müvekkilinin yokluğunda verildiği, yargılamanın müvekkilinin gıyabında yapılması nedeniyle müvekkilinin herhangi bir itiraz ileri süremediğini, Kanundaki tenfiz koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline verilmeyen hizmetlerin faturasının kesildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada verilen Bulgaristan Sofya Şehir Mahkemesi Ticaret Bölümü VI-20. Heyeti'nin 25/02/2022 tarihli, ... sayılı ve ... nolu mahkeme kararının 5718 sayılı MÖHUK 50 vd. maddeleri gereğince, tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. Tenfiz kararı verilebilmesi için; Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, o yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması şarttır.Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği Bulgaristan devleti arasında 28/10/1978 tarihlinde yürürlüğe giren Adli Yardım Sözleşmesi ile karşılıklılık bulunduğu, ilâmın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiği, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, tenfizi istenen kararın, verildiği ülke usul hukukuna göre verilmiş ve usulünce kesinleştirilmiş bir ilam olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından gıyabında karar verildiği, savunma hakkının kısıtlandığı iddia edilmektedir. MÖHUK’un 54. maddesinin (ç) fıkrasındaki düzenleme uyarınca, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmaması, mahkemede temsil edilmemesi ve bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında karar verilmesi tenfiz engeli olarak belirtilmiştir. MÖHUK’un 54. maddesinin (ç) fıkrasında düzenlenen hususlar için gözetilmesi gereken hukuk, tenfiz kararı verecek yer mahkemesinin usule ilişkin hükümleri değil, tenfize konu kararın verildiği ülke kanunlarıdır. Zira bu konuda yasa hükmü açık olup, anılan fıkranın giriş cümlesi “o yer kanunları uyarınca,” şeklinde bir belirleme içermekte olup, aynı fıkrada aynı cümle içinde ikinci kez tekrar edilmek suretiyle aynı husus vurgulanmış ve “bu kanunlara aykırı bir şekilde” kelime dizisi kullanılarak konu açıklanmıştır. Bu da göstermektedir ki, bu fıkrada belirtilen hususların ihlal edilip edilmediği tenfizi istenilen kararın verildiği yer kanunlarına göre belirlenecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/11/2014 tarih 2013/11-1136-E. 2014/974 K. Sayılı içtihadı). Somut olayda da tenfizi istenen mahkeme kararında davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak, ihzar edildiği, davalının cevap vermediği, kendisine yargılamanın gıyabında yapılabileceğinin ihtar edildiği husunun yazılı olduğu görülmektedir. Bu durumda, tenfizi istenilen kararın, Bulgaristan kanunlarına uygun alarak verildiği ve MÖHUK’un 54. maddesinin (ç) fıkrası anlamında da tenfiz engeli bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece yabancı mahkeme ilamının tenfizine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 68.107,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 17.026,97‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 51.080,92-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim