mahkeme 2023/1784 E. 2024/549 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1784
2024/549
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1784
KARAR NO: 2024/549
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/06/2023
NUMARASI: 2023/541 Esas - 2023/569 Karar
DAVA: İpoteğin Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2024
Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın davalı ... Bankası A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; eşlerden birinin bir başkasının borcuna kefil olması halinde diğer eşin rızasının aranacağını, TBK'nın 603. maddesi gereğince kefalette eş rızasına ilişkin hükümlerin kişisel güvence verilmesine neden olabilecek nitelikteki diğer sözleşmelere de uygulanacağını, yasa gereği eş rızası alınması gerekirken, davalı banka tarafından eş rızası alınmadan davacının eşi olan davalı ... adına kayıtlı bulunan, dükkan vasıflı ... ilçesi ... Köyü ... ada ... parsel ... no'lu bağımsız bölüm üzerine 27/01/2016 tarihli ve 1.070.000-TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davalı ...'ın, kardeşinin ortağı olduğu ... Ltd. Şti'nin davalı bankadan kullandığı kredilere kefil olarak teminat olarak da adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek koydurduğunu, müvekkilinin ipotek konulmasından habersiz olup ipoteğe onay vermediğini belirterek, ipoteğin fekki ile varsa kefalet sözleşmesinin iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP: Davalı banka vekili; diğer davalı ...'ın dükkan niteliğinde olan taşınmazı üzerinde 27/01/2016 tarihinde müvekkili banka lehine ipotek tesis ettiğini, müvekkili ile davalı ... arasında sadece ipotek sözleşmesi kurulmuş olup kefaleti bulunmadığını, ipoteğin kefalet ilişkisi kapsamı dışında tesis edildiğini, TBK'nın 603. maddesi gereği eş rızasına ilişkin hükmün sadece kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler bakımından geçerli olup, ayni teminat sağlayan ipotek sözleşmeleri için eş rızası aranmayacağını, ipotek tesis edilen taşınmaz aile konutu olmayıp dükkan niteliğinde olduğundan diğer eşin rızasının alınmasına gerek olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalılardan ...'ın üçüncü şahsın kullandığı ticari krediden dolayı dava konusu bağımsız bölüm üzerine kredinin teminatı olması açısından davalı banka yararına 27/01/2016 tarihli işlemle 1.070.000-TL tutarlı ipotek verdiği, lehdarın davalı banka olduğu, söz konusu ipotek işleminin ticari kredi sözleşmesinin adeta kefaleti durumunda olduğu, bu durumda davalı ...'ın verdiği ipotek işlemine eşi olan davacının onayının alınması gerektiği, ancak bu işlemin yapılmadığı, davanın ikame edilmesinden sonra davalı bankanın taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek ettiği ve tapu kaydının üzerindeki ipoteğin kaldırıldığı,ipotek davanın açılmasından sonra kaldırılmış olmakla, yargılama giderlerinden davalılardan bankanın sorumlu olması gerektiği, diğer davalı ...'a işbu davada husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında hüküm tesis edilmesine yer olmadığına karar verilerek, davalı banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Bankası vekili; davacının iddiasının aksine müvekkili ile davalı ... arasında sadece ipotek sözleşmesi kurulmuş olup kefaletin söz konusu olmadığını, TBK'nın 603. maddesi gereği eş rızasına ilişkin hükmün sadece kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler bakımından geçerli olup, ayni teminat sağlayan ipotek sözleşmeleri için eş rızasının aranmayacağını, ipotek tesis edilen taşınmaz aile konutu olmayıp dükkan niteliğinde olduğunu, bu nedenle taşınmaz üzerinde hak sahibi eşin hukuki işlem tesis etmesi için diğer eşin rızasının alınmasına gerek olmadığını, davanın açılmasında müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, bu nedenle haksız olarak açılmış olan davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihte haksız olan davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek, kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı kredilere teminat olarak davalı banka lehine verilmiş bulunan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.Somut olayda; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, dava konusu taşınmaz maliki davalı ...'ın genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer almadığı, dava dışı şirket ile akdedilmiş olan genel kredi sözleşmesinden doğan/doğacak borçların teminatı olmak üzere davacının eşi olan davalı ... adına kayıtlı bulunan, dükkan vasıflı, ... ilçesi ... Köyü ... ada ... parsel ... no'lu bağımsız bölüm üzerine 27/01/2016 tarihinde 1.070.000-TL bedel ile ipotek tesis edildiği, davacı tarafça ipoteğin kaldırılması istemli işbu davanın açılmasından sonra ön inceleme duruşması öncesinde ipoteğin davalı banka tarafından kaldırılması ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 584. maddesi gereği eşlerden birinin ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği hüküm altına alınmış olup, kanunun 603. maddesinde ise, kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümlerin, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla eş rızasına ilişkin zorunluluk sadece kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler bakımından geçerli olup, kişisel olmayıp ayni teminat sağlayan ipotek sözleşmeleri bakımından eş rızasının alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın ipotek akit tablosunun incelenmesinde, davalı ...'ın şahsi kefaletine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakta olup, ipotek sözleşmesinde de açıkça müşterek borçlu müteselsil kefil olmaya ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve dolayısıyla ipotekle kefalet alınmadığı belirtilmiştir. İpotek veren davalının genel kredi sözleşmesinde de kefaleti bulunmamaktadır. Bu durumda tesis edilen ipotek bakımından eş rızası alınmasına gerek yoktur. Diğer yandan 4721 sayılı TMK'nın 194. maddesi gereğince, eşlerden birinin, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlaması, dolayısıyla ipotek tesis ettirmesi mümkün değildir. Ancak somut olayda dava konusu taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı gibi, taşınmaz aile konutu niteliğinde değil, asma katlı dükkan niteliğindedir. Bu nedenle TMK'nın 194. maddesi gereğince de ipotek tesisi için eş rızasına gerek bulunmamaktadır. Yargılama sırasında ipoteğin davalı banka tarafından kaldırılması nedeniyle dava konusuz kalmış olup, davanın konusuz kalması halinde, HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdiri gerekmektedir. Bu kapsamda somut olayda yukarıda açıklandığı üzere, ipoteğin kanuna uygun olarak tesis edildiği ve ipoteğin kaldırılması koşullarının bulunmadığı hususları dikkate alındığında, dava açıldığı tarihde davacı dava açmakta haklı olmadığından,davacı yararına vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır.İpotek miktarı 1.070.000-TL olsa da ; davanın 10.000-TL değer gösterilerek kısmi dava olarak açılıp ,ön inceleme duruşması tamamlanmadan evvel harç tamamlatılmadan davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla vekalet ücreti takdir edilirken kısmi dava değeri dikkate alınmıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek "konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı banka lehine vekalet ücretine hükmedilmesine" karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... Bankası A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 Tarih 2023/541 - Esas 2023/569 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Dava konusu ... ilçesi ... köyünde bulunan ... ada ... parsel ... Blok ... kat ... numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin davalı banka tarafından dava tarihinden sonra terkin edildiği belirtilmekle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 427,60-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 170,78-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 256,82-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı ... Bankası A.Ş tarafından yapılan 27,50-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... Bankası A.Ş'ye ödenmesine,Davalı ... Bankası A.Ş vekili için AAÜT'nin 6(1) maddesi uyarınca 1/2 oranında takdir olunan 5.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Bankası AŞ'ye ödenmesine, Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının isteği halinde davalı ... Bankası A.Ş'ye iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı ... Bankası A.Ş tarafından yapılan 137-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... Bankası A.Ş'ye verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.