mahkeme 2023/1632 E. 2024/553 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1632

Karar No

2024/553

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1632
KARAR NO: 2024/553
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2023
NUMARASI: 2021/79 Esas 2023/150 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2024
Davanın kısmen kabul-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalının, kendisine ait olan ... Ltd. Şti. ile bu şirkete bağlı ... işletmesinin davacı şirketin şimdiki sahibi ... satışI konusunda ön protokol başlıklı 20.07.2018 tarihli bir anlaşma imzaladığını, davalının anılan sözleşme ile devir ve satışını yapacağı şirketin herhangi bir borcu olmadığını, aksi halde her türlü sorumluluğun tarafına ait olduğunu kabul ederek sözleşmeye imza attığını, resmi devir işlemlerinin tamamlanmasından bir süre sonra şirketin ticari işletmesi ile ilgili olarak .... AŞ'nin ödenmeyen bir kısım kira alacağı ve ortak giderler için davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile 262.962,58-TL'lik icra takibi başlattığını, davacı şirketin dosya alacaklısı ile yaptığı görüşme sonucu dosya borcunun 147.401,11-TL olarak ödenmesi konusunda alacaklı tarafla 01.10.2019 tarihli protokol imzalandığını, protokol gereğince borcu çek ile ödendiğini, ödenen bu meblağın içinde davalının devrettiği şirketin kendisine ait olduğu dönemlerden aylık 6.439,26-TL'den 2018 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları toplamı 32.196,30-TL kira borcu ile aynı aylara ait 1.357,19-TL elektrik ve su borcu olmak üzere toplam 33.553,49-TL olduğunu, yani davalının ödemeyi üstlendiği 33.553,49-TL'lik borcu da davacı şirketin ödediğini,davalıya keşide edilen 31.01.2020 tarihli ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davalının söz konusu işletmeyi Beyoğlu ... Noterliğinin 02.07.2018 tarihli pay devir sözleşmesi ile ... devrettiğini, pay devri ile birlikte şirketin tüm aktif ve pasifi ile birlikte devralındığına ilişkin ibare de bulunan bu pay devri sözleşmesini noterlik huzurunda imzalayan davacının, şirketin kendisinden önceki borçlarından da sorumlu olduğunu kabul ettiğini,ön protokoldeki imzanın davalıya ait olmadığını, noterde düzenlenen sözleşmenin içeriğinin adi yazılı sözleşme ile bertaraf edilemeyeceğini, ayrıca bu belge ön protokol niteliğinde bulunduğundan, TBK'nın 29. maddesi gereği ön sözleşmenin geçerliliğinin asıl sözleşmenin şekline bağlı olduğunu, bu nedenle dayanak protokolün de limited şirket pay devri sözleşmeleri gibi noter huzurunda imzaların onaylanması suretiyle yapılabileceğini, dolayısıyla adi yazılı olan dayanak ön sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz bir ön protokole dayanılarak davacının alacaklı olamayacağını, müvekkili ile kiralayan şirket arasındaki anlaşmaya göre, kira bedeli içerisinde elektrik, su, otopark bedeli gibi yan giderlerin de bulunduğunun, ayrıca Şubat ve Mart ayı kira bedellerinin müvekkilince ödendiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı şirketin tek ortağı ... 20.07.2018 tarihinde şirket pay devri ve şirket devrine ilişkin ön protokol imzaladığı, davalının ön protokoldeki imzaya itiraz ettiği, yapılan imza incelemesi ile imzanın davalıya ait olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki adi yazılı protokol tek başına geçersiz ise de, somut olayda resmi şekil şartlarının da yerine getirildiği, yan edimleri içeren protokolün geçerli olup, taraflar arasında alacak-borç doğuran yazılı sözleşme mahiyetinde bulunduğu, bu sözleşmeye bağlı olarak koşullarının oluşması halinde davacının talepte bulunmasının mümkün olduğu, ön protokolde şirketin borçsuz bir şekilde devrinin davalı tarafça taahhüt edildiği, ancak kira, elektrik ve su borçları nedeniyle davacı hakkında takip yapıldığı ve davacı tarafça ödemeler yapıldığı, kira bedeline ilişkin faturaların 05.03.2018, 09.04.2018, 09.05.2018, 06.06.2018 ve 06.07.2018 tarihlerine ait olduğu, ancak şubat ve mart aylarına ilişkin kira ödemelerinin devir tarihinden önce yapıldığının tespit edildiği,bilirkişi raporu ile, taahhüt edilen dönem (20.07.2018) öncesinde şirketin işletmesinden kaynaklanan kira ve ortak su-elektrik kullanım bedeli olmak üzere 20.000,21-TL asıl alacak ve 33,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.034,07-TL borcun devir öncesi döneme ait olduğunun tespit edildiği, ön protokol geçerli olup ön protokoldeki taahhüt gereği davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 20.034,07-TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine,alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; müvekkilinin işletmeyi Beyoğlu ... Noterliğinin 02.07.2018 tarihli pay devir sözleşmesi ile ...'na devrettiğini, devir sözleşmesinde şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte devredildiğinin belirtildiğini, pay devri sözleşmesini noter huzurunda imzalayan davacının şirketin önceki borçlarından sorumlu olduğunu kabul ettiğini, noter huzurunda düzenlenen bir sözleşmenin içeriğinin adi yazılı bir belge ile bertaraf edilemeyeceğini, ayrıca bu belge ön sözleşme niteliğinde olup, TBK'nın 29. maddesi gereği ön sözleşmenin geçerliliğinin asıl sözleşmenin şekline bağlı olduğunu, bu nedenle dayanak ön sözleşmenin de limited şirket pay devri sözleşmeleri gibi noter huzurunda imzaların onaylanması suretiyle yapılabileceğini, dolayısıyla adi yazılı olan dayanak ön sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz bir ön sözleşmeye dayanılarak davacının alacaklı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, hisse devrine konu şirketin devir öncesi borcu kapsamında dava dışı alacaklıya ödenen tutarın, devreden davalıdan tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı şirketin şimdiki hissedarı ... ile şirketin önceki hissedarı davalı arasında, şirketin %100 hissesi ile şirkete ait oto yıkama işletmesinin 80.000-TL bedelle ... devrine ilişkin 20.07.2018 tarihli ön protokol başlıklı sözleşme imzalandığı, ayrıca pay devrine ilişkin olarak Beyoğlu ... Noterliğinin 02.07.2018 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesinin imzalandığı, şirket ve işletmenin devrinden sonra alacaklı ... tarafından 02.08.2019 tarihinde devir konusu şirkete ait işletmenin kira, elektrik ve su bedeli borçları nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında toplam 260.962,58-TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, hisseleri devre konu şirket ile alacaklı arasında akdedilen 01.10.2019 tarihli protokol ile borcun 147.401,11-TL olarak ödenerek kapatılması konusunda anlaşmaya varıldığı, protokol gereği ödemenin yapılmasıyla alacaklının icra dosyasına alacağın haricen tahsil edildiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; dava dışı alacaklı ... devir öncesi Mart-Temmuz 2018 döneminde devir konusu şirkete hitaben düzenlediği beş adet kira bedeli faturası ile birer adet elektrik ve su faturası toplamının 33.553,49-TL olduğu, ancak davalı tarafından borca mahsuben 01.03.2018 ve 26.03.2018 tarihlerinde toplam 12.953,28-TL ödeme yapıldığı, ödenen tutarın düşülmesiyle davacının talep edebileceği asıl alacağın 20.600,21-TL, işlemiş faizin ise 33,86-TL olduğu tespit edilmiş, mahkemece de devir öncesine ait olan bu borç tutarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca limited şirket hisse devir sözleşmesinin yazılı şekilde, imzası noterlikçe onaylı sözleşme ile yapılması zorunlu olup, bu husus geçerlilik koşuludur.Kanunun açık hükmü gereği haricen yapılan hisse devir sözleşmesi geçersiz ise de, dava konusu olayda olduğu gibi hisse devir bedeli ve tarafların edimlerinin ne şekilde yerine getirileceğine dair düzenlenmiş olan adi yazılı sözleşme, taraflar açısından bağlayıcıdır.Noterde düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmesi akabinde, devir bedeli ile şirketin borçlarından sorumluluğa ilişkin düzenlemeleri içeren 20.07.2018 tarihli protokol akdedilmiş olup, protokolün devir bedeli, borcun ödenme şekli ve önceki borçlardan sorumluluğa ilişkin düzenlemeleri geçerlidir.Protokolde devreden davalı tarafından şirketi borçsuz olarak devredildiği, aksi halde tüm sorumluluğun kendisinde olduğu kabul ve taahhüt edilmiş olmakla, devir konusu şirketin devir öncesi borçlarından davalı sorumludur.Diğer yandan davalı vekili, dayanak protokol TBK'nın 29. maddesi gereği geçerliliğinin asıl sözleşmenin şekline bağlı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak somut olayda davaya dayanak sözleşme başlığı her ne kadar ön protokol olarak belirtilmişse de, resmi şekilde düzenlenen pay devri sözleşmesi dışında, hisse devir bedeli ve tarafların edimlerinin ne şekilde yerine getirileceğine dair düzenleme içeren bir adi yazılı sözleşme niteliğinde olup, TBK'nın 29. maddesi kapsamında "bir sözleşmenin ileride kurulmasına dair sözleşme" niteliğinde değildir. Açıklanan nedenlerle,içerdiği edimler bakımından tarafları bağlayıcı nitelikte olan protokole dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.368,52-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 342,13‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.026,39‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim