Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/159
2026/160
29 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/159
KARAR NO : 2026/160
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2022
NUMARASI: 2020/447 Esas - 2022/718 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/08/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/01/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 880.809,83-TL cari hesap alacağına dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini müvekkilinin, davalıya yurt dışından tekstil malzemeleri ithal edip kendisine teslim etmesi için yüklü miktarda ödeme yaptığını, ancak davalı tarafın ithalata hiç bir zaman başlamadığını ve aradan çok uzun bir zaman geçmesine rağmen müvekkiline hiç bir tekstil ürünü teslim etmediğini, müvekkilinin davalıya ödediği paraları geri istediğini, fakat davalının müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından gönderilen ...02.2017 tarihli ihtarname ile davalı şirkete; ....05.2016 tarihli proforma fatura ile davalı tarafın bildirdiği KDV dahil 615,650,80-TL bedelli ithal edilecek mallar için aynı tarihte 125.000-TL banka kanalı ile ödendiği, 26.08.2016 tarihinde ise 503.283-TL tutarlı 49 adet müşteri çekinin davalı şirkete devredildiğinin, faturayı aşan 12.632,20-TL'nin davalı tarafından yapılacak olan gümrük masraflarına sayılacağını, ihtarın tebliğinden itibaren üç gün içinde banka kanalı ile ödenen 125.000-TL'nin ve ....08.2016 tarihinde davalıya teslim edilen 503.283-TL bedelli 49 çekten tahsil edilen 39 çek bedeli 333.168-TL'nin iadesi ile henüz tahsil edilmeyen ....02.2017, ....03.2017 ve ...04.2017 tarihli 10 adet çekin aynen iadesinin talep edildiğini, gönderilen bu ihtara cevap verilmediğini,müvekkili tarafından keşide edilen ....06.2017 tarihli ikinci ihtara rağmen de ödeme yapılmadığını, müvekkilinin ödediği halde karşılığını alamadığından davalının cari hesap borcu çıktığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesinin mevut olmadığını, davacı taraf ile müvekkil firma arasında gerçekleşen ticari iş sonucunda davalıya hizmet verildiğini ve karşılığında 125.000-TL ödeme alındığını, bu miktara denk gelen ürünün teslim edilmediği, hizmetin verilmediği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin aldığı ödeme oranında davacıya hizmet verdiğini, davacının da borcunu ödediğini, davacı tarafın ....05.2016 tarihli 615.650,80-TL bedelli fatura kesildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından davacıya böyle bir fatura kesilmediğini, bu faturaya karşılık hiç bir ödeme alınmadığını, davacının müvekkiline 49 adet çek verdiği iddiasının da doğru olmadığını, müvekkili firmaya çek teslim edilmediğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davalı tarafından düzenlenen proforma faturada davacı taraf alıcı olup mal miktarı, cinsi, birim fiyatı ve tutarının proforma faturada yer aldığı, taraflar arasında düzenlenen borç tasfiye belgesinde; davalı tarafından davacıya .../05/2016 tarihli proforma fatura ile bildirilen 570.047,10-TL mal bedeli, 45.603,70-TL KDV olmak üzere toplam 615.650,80-TL tutarında borcun 125.000-TL'sinin .../05/2016 tarihinde banka kanalı ile ..... şirketine ödendiği, bakiye 490.650,80-TL'nin ise dökümü yapılan 503.283,00-TL bedelli müşteri çeklerinin ......yetkilisi ...'e teslim edildiği, borcu aşan 12.632,20-TL'nin ise gümrük masraflarına istinaden ödendiği belirtilerek tek tek çek bedellerinin ve çeklere ait bilgilerin yer aldığının görüldüğü,bankalara yazılan yazı cevaplarına göre, çeklerin davacı ....tarafından davalı şirkete ciro edildiği, davalı tarafça ise başka şirketlere ciro edildiği, çeklerden 3 adedinin davacıya iade edildiği, diğerlerinin ise bedellerinin ödendiği, davacının ticari defterlerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının icra takibine konu ettiği 604.539,44-TL alacağın tesbit edildiği, davacının ....06.2017 tarihli ihtarı ile davalıya ödeme için 3 gün süre verildiği, ihtarın .../06/2017 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle davalının .../06/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, takip tarihinin ise ../06/2020 olduğu, alaacğın 114.381,44-TLsi için hesaplanan işlemiş faizin 51.911,15-TL, 32 no'lu çek için .../02/2020-.../06/2020 tarihleri arasında hesaplanan faizin 527,40-TL, 40 ve 32 no'lu çekler dışında kalan çek bedeli olan 470.158-TL için ise temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 213.248,83-TL işleyen faiz hesaplandığı, toplam işlemiş faizin 265.687,38-TL olduğu, buna göre davacının asıl alacağı 604.539,44-TL, işlemiş faiz 265.687,38-TL olmak üzere davacının alacak miktarının 870.226,82-TL hesaplandığı, borç tasfiye protokolü dikkate alındığında, davalının bir miktar nakit ödeme aldığı ve geri kalanını çek olarak tahsil ettiği, davacıdan aldığı çekleri başka firmalara ciro ettiği, dolayısıyla alacağın likit, itirazın da haksız olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 604.539,44-TL asıl alacak ve 265.687,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 870.226,82-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, 174.045,36-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında davacının iddia ettiği biçimde bir iş hacmi olmadığı gibi, alacaklarına istinaden yapılmış bir iş akdi bulunmadığını, müvekkilince davalıya verilen hizmet karşılığında 125.000-TL ödeme alındığını, davacı tarafın iddia ettiği 24.05.2016 tarihli 615.650,80-TL bedelli fatura kesildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilince davacıya böyle bir fatura kesilmediğini, tek taraflı düzenlenen cari hesap ve faturaların alacağın varlığını ispatlayamayacağını, alınan bilirkişi raporuyla müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığının tespit edildiğini, aksine müvekkilinin davacıdan 181.694,11-TL alacaklı olduğunun ve dava konusu çeklerin müvekkili şirketin ticari defterlerine işlenmediğinin tespit edildiğini, ayrıca dava konusu 503.283-TL tutarlı çeklerin dava dışı şirket ortağı .... gerçek işletmesinde kayıtlı olduğunun belirtildiğini,davacı şirket ile dava dışı ..... arasında organik bağ bulunmakta olup, şirketlerin yetkili ve temsilcilerinin ortak olduğunu, davacı ve dava dışı .... ile müvekkili ve dava dışı ... arasında ticari ilişki bulunduğunu,... tarafından cari hesaptan kaynaklanan alacak nedeniyle ... aleyhine İstanbul 4. ATM'nin 2019/675 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davacı ...’in ....07.2018 icra takip tarihi itibariyle davalı ...’den 1.688.463,54-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu dosya derdest olup mahkemece bekletici mesele yapılması talepleri konusunda bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, yine dava dışı ... tarafından müvekkili aleyhine İstanbul .... ATM'nin 20020/160 esas sayılı dosyasında dava açılmış olup davanın derdest olduğunu,mahkemece dosyalar incelenerek birleştirme veya bekletici mesele yapılması değerlendirilmeden hatalı karar verildiğini, ispat yükünün davacıda olduğu halde davacının iddialarını ispatlayamadığını, davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini,koşulları bulunmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedildiğini, yine davacının 10.583-TL işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine tazminata hükmedilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, tekstil ürünü teslimi için verilen çekler karşılığında mal teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak, çek bedellerinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça; yurt dışından tekstil ürünleri ithal edip teslim etmesi için davalıya çekler verildiği, çek bedelleri tahsil edildiği halde davalının mal teslimi yapmadığı ileri sürülerek, çek bedellerinin tahsili talep edilmiştir. Davalı tarafça ise; davacıya 125.000-TL bedelli ürün satışı yapılarak bedelinin alındığı, bunun dışında davacıya herhangi bir fatura düzenlenmediği ve çek alınmadığı ileri sürülerek davanın reddi savunulmuştur.
Davacı tarafça davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 604.539,44-TL asıl alacak ve 276.270,39-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 880.809,83-TL cari hesap alacağının tahsili için ilamsız takip başlatılmış olup, davalı tarafça süresinde borca itiraz edilmesi üzerine takip durdurulmuştur. Davalının itirazı davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinden 1 yıllık hak düşürücü süre başlamadığı gibi, alacağa uygulanması gereken genel zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin hak düşürücü süre ve zamanaşımı konusunda ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde değildir.
Taraflar arasında düzenlenen ve imzası inkar edilmeyen borç tasfiye belgesinin incelenmesinde; ...... tarafından ...... şirketine 24/05/2016 tarihli proforma fatura ile bildirilen 570.047,10-TL mal bedeli ve 45.603,70-TL KDV olmak üzere toplam 615.650,80-TL tutarında borcun 125.000-TL'sinin .../05/2016 tarihinde banka kanalı ile ... şirketine ödendiği, bakiye 490.650,80-TL için dökümü yapılan 503.283-TL bedelli müşteri çeklerinin ...yetkilisi ...'e teslim edildiği, borcu aşan 12.632,20-TL'nin ise gümrük masraflarına karşılık ödendiği, ithalatın yukarıda belirtilen proforma karşılığı yapılacağı, bu tutarın daha azının ithal edilmesi halinde ithal edilmeyen kısmın bedelinin işbu tutardan mahsup edileceği belirtilmiş olup, devamında ise teslim edilen çek bilgilerinin listelenmiştir.Davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 24.05.2016 tarihli proforma faturada ise tekstil ürünlerinin cinsi, adeti, birim fiyatı ve bedellerinin gösterilmiştir.Davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı tarafça davalıya verilen toplam 490.158-TL tutarlı 46 adet çekin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup sunulan çek listesi ile örtüştüğü, 3 adet toplam 13.125-Tl tutarlı çekin 21.09.2016 tarihinde davacıya iade edildiği ve davacının ticari defterlerine kaydedildiği, davalıya ödenen 125.000-TL'nin de davacının defterlerinde yer aldığı, davacının 490.158-TL çek ve 125.000-TL nakit ödeme toplamı 615.158-TL olup, bu tutardan davalıdan alınan mal bedeli olan 10.618,56-TL'nin düşülmesi sonucunda davacının davalıdan 604.539,44-TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ise; davalının ticari defterlerine göre davacıdan 181.694,13-TL alacaklı olduğu, dava konusu çeklerin davalı şirket ortağı ...'nin gerçek kişi ticari işletmesinin muavin kayıtlarında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Alınan ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ..... ile dava dışı ...'in yetkilisi aynı kişi olup şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davalı şirket yetkilisi ......'nin ise kendisi adına ayrıca gerçek kişi ticari işletmesinin bulunmaktadır.Davalı vekili tarafından bekletici mesele yapılması istenilen İstanbul ... ATM'nin 2020/160 esas sayılı dosyasında; dava dışı ... tarafından işbu davanın davalısı ...aleyhine cari hesap alacağına dayalı itirazın iptali davası açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 181.694,13-TL alacak bakımından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın konusunun işbu dava konusu çekler ile ilgisi olmadığı, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. İstanbul .. ATM'nin 2019/675 esas sayılı dosyasında ise; davacı ...... tarafından davalı ... aleyhine cari hesap alacağına dayalı itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda takip edilmeyen davanın HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Taraflarca düzenlenen borç tasfiye belgesi gereğince, davalı, düzenlediği proforma fatura içeriği malları ithal edip davacıya teslim etme edimini yüklenmiş olup, söz konusu mallar karşılığında ise davacı tarafça 125.000-TL nakit ödeme ile borç tasfiye belgesinde listelenen çekler davacıya verilmiştir. Bu durumda davacı tarafça mal teslimi karşılığında avans niteliğinde nakit ve çekler ile yapılan ödemelere karşılık davalı tarafça üstlenilen mal teslim ediminin yerine getirilmediği tespit edilmiş olmakla, davacı tarafça yapılan ödemenin davacıya iadesi gerekmektedir. İadesi gereken tutar ise 604.539,44-TL asıl alacak ile 265.687,38-TL işlemiş faiz olarak belirlenmiştir. Davalı tarafça yargılama sırasında sunulan 25.02.2021 tarihli dilekçe ile davacıdan alınan 125.000-TL nakit ödeme ile alınan çek bedellerinin davacının grup şirketi dava dışı ... şirketinin borcuna karşılık davalı şirket yetkilisi ...'nin şahsi ticari işletmesinin ticari defterlerine işlenerek bu şirketin borcuna mahsup edildiği belirtilmiştir. Ancak davacı .....şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında organik bağ bulunsa da, davalının imzasının bulunduğu borç tasfiye belgesi uyarınca nakit ödeme ve çeklerin davalı şirket tarafından davacıya teslimi üstlenilen tekstil ürünlerinin karşılığı olarak alındığı halde malların da davacı şirkete teslim edilmediğinin anlaşılması karşısında, yapılan ödemelerin farklı tüzel kişiliği bulunan ... şirketinin davalı şirket yetkilisinin şahsi işletmesine olan borcundan mahsup edilip edilmemesi, davalı şirketi davacı ...şirketine olan borcundan kurtarmayacaktır. Kaldı ki ... tarafından açılan söz konusu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle mahkemece davalı vekilinin bekletici mesele talebine ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamaktadır.
Diğer yandan cari hesaba dayalı alacak likit olduğundan kabul edilen kısım bakımından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Reddedilen kısım bakımından ise davacının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının takibe itirazının kısmen iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 59.445,19-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 14.861,30-TL nin mahsubuna ,44.583,89-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 204,20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.