Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1323

Karar No

2026/234

Karar Tarihi

9 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1323
KARAR NO:2026/234
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/02/2023
NUMARASI:2022/336 Esas 2023/146 Karar
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/05/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/02/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davalı bankanın Artvin/Hopa şubesi tarafından 2014/2015 yıllarından itibaren daha önceki yıllarda da Ardahan/ ... köyü ve bir çok köyde ikamet eden köylülere Zirai/Hayvancılık kredileri kullandırılmaya başlandığını, bütün köylülerin kolayca birbirlerine kefil olarak kredi kullanır hale geldiklerini, davacı müvekkilinin ... Köyü nüfusuna kayıtlı ancak Ardahan'da ikamet eden Devlet tarafından herhangi bir geliri olmayan,ticari işletmesi olmayan, o yıllarda ev temizliği yaparak geçimini zar zor sağlayan bir kişi olduğunu,davalı bankanın, Artvin ... Noterliğinin 30.04.2018 tarih ... yevmiye ile muhatap ...'e, kefiller ... ve ...' a kullanılan zirai işletme kredisi ve BSMV'den kaynaklanan anapara, faiz ve bsmv dahil ihtarname masrafı hariç olmak üzere 35.569,47- TL borçlu bulunduğunu, hesabın kat edildiğini ihtar ettiğini, akabinde 06.07.2018 tarihinde ise Rize İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından asıl borçlu ve kefillere ilamsız icra takibi başlattığını, borcun sebebinin ise "... Noterliğinin 30.04.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve 12.02.2016 tarihinde kullandırılan 30.000-TL miktarlı genel kredi sözleşmesi ve banka kayıtları" olarak belirtildiğini, davalı banka davacının gerek icra takip tarihi öncesi gerekse icra takibine yaptığı ödemeleri faize, anaparaya, sigortaya, masrafa, KKDF, BSMV vs giderlere keserek yaklaşık 60.000-70.000-TL tahsilat yaptığını, müvekkilinin tacir olmadığını,ancak GKS leri ticari kredi olarak hazırladığını,GKS'de yer alan davacı aleyhine tüm şartlar genel işlem koşulu sayılıp yazılmamış saydığını, müvekkiline kullandırılan krediye ilişkin akdi, temerrüt ve işlemiş faizlere, bsmv, kkdf, dosya masrafı ve komisyon kesintilerine, sigorta ücret kesintilerine itiraz ettiğini beyan ederek talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davacının, müvekkili bankadan ilk kez 2016 yılında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandığını, 12.02.2016 tarihinde ... nolu 20.000-TL bedelli zirai işletme kredisi kullandığını, kredi borcunu vadesinde ödemediğini, 20.03.2017 tarihinde ... nolu 26.250-TL bedelli zirai işletme kredisi kullandığı ve 2016 yılında kullandığı kredi borcunu bu kredi ile kapattığını, ancak bu krediyi de vade tarihi olan 20.03.2018 tarihinde ödemediğini,hesabın kat edilerek davacı ve müteselsil kefillere ... Noterliği'nin 02.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, yapılan ödemelerin müteselsil kefil ... tarafından yapıldığından iş bu davada davacının taraf sıfatı bulunmadığını, kredilere KKDF kesintisi uygulanmaması için üreticiler tarafından kredinin zirai faaliyeti için kullandığına dair fatura, satış fişi ya da yazar kaşa fişi ibrazı halinde KKDF kesintisi yapılmadığını veya yapılan kesintinin iade edildiğini, dolayısıyla davacının KKDF'ye ilişkin beyanları gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacı ... ile davalı...bank ... A.Ş. arasında 12/02/2016 tarihinde 30.000-TL limit dahilinde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, imzalanan iş bu krediye dava dışı borçlu ... ve ...'in müteselsilen 30.000- TL kredi limiti ile kefil olduğu, dosya borcunun ödenmemesi üzerine ... Noterliği'nin 02/05/2018 tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı keşide edildiği ve iş bu ihtarname ile davacı tarafın temerrüde düşürüldüğü ve mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davalı bankanın alacak miktarı hesaplanmış olup; davacı taraflarca da fazla yapılan ödeme olgusu ispat edilemediğinden; davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ:Davacı vekili; davacı ...'e kullandırılan kredinin ticari kredi dışında değerlendirilmesi halinde TBK nın88,120 maddelerinin uygulanarak akdi faiz için %13,5, temerrüt faizinde %18 uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, KGF tarafından, davalı bankaya 23.08.2018 tarihinde 23.625-TL ödenerek borç kapatıldığını, bu tarih itibarı ile davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı yan sadece KGF adına 23.625-TL'yi talep edeceğini,bu miktar için de davalı KKDF, BSMV, talep edemeyeceğini, 23.08.2018 tarihinde borç sona erdiğinden, davalı sadece bu miktarı BSMV'siz, KKDF'siz, isteyebileceğini, sözleşmeye göre değil yasal faiz talep edebileceğini, artık alacağın davacının olmadığını, dosya takip çıkışı 09.07.2018 tarihinde 33.615,76-TL asıl alacak/anapara, 3.011,41-TL işlemiş faiz ve 150,57 TL BSMV'si olmak üzere toplam 36.777,74 TL olarak talep edildiğini, 23.08.2018 tarihinde 23.625-TL ödenerek borç kapatıldığından takibin sadece bu miktar üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının takipten önce 3.681-TL ödemesi takipten sonra icra müdürlüğüne ve icra dışı hesap hareketlerinden anlaşılacağı üzere 62.000-TL civarında ödemesi bulunduğunu, bilirkişinin yapılan ödemeleri hesaplamadığını, bilirkişinin düz mantık bankacı bakışı ile icra takibinin doğru olduğunu hatta az bulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Davalı banka tarafından davacıya kullandırılan zirai işletme kredisinden fazla tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.Dosyaya toplanan tüm delillerden; davacı ...'e ait Çiftçi Kayıt Sistemi Belgesi, Çiftçilik Belgesi alınarak 12.02.2016 tarihli 30.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, kredinin tüketici veya ticari kredi olmadığı, zirai işletme kredisi olduğu anlaşılmaktadır.Davacıya 12.02.2016 tarihinde kullandırılan yıllık %22 faiz oranlı, bir (1) yıl vadeli kredinin vadesinde ödenmediğinden davacının talebi ile KGF kefaleti alınarak yeniden kredi kullandırımı 20.03.2017 tarihinde 26.250-TL KGF kefaleti karşılığında yıllık %23 oranı ile 20.03.2018 vade sonunda ödenmek üzere yapılandırıldığı, 20.03.2017 tarihli 26.250- TL tutarlı yapılandırma Kredi Ödeme Planına borçlu ... ile birlikte kefil ... ve ...'in imzasının alındığı, 20.03.2017 tarihinde KGF kefaleti ile kullandırılan 26.250-TL kredi ile, 12.02.2016 tarihinde kullandırılan kredi anapara ile faiz ve ferilerinin tahsil edildiği, davalı Banka tarafından KGF kefaleti ile 20.03.2017 tarihinde kullandırılan 26.250- TL anapara ve ferileri ile birlikte toplam 33.615,76-TL lık kredinin vade sonu olan 20.03.2018 tarihinde ödenmemesi üzerine kredi hesabının 30.04.2018 tarihinde kat edildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili kredinin KGF tarafından ödenerek kapatıldığını ileri sürmüş ise de; KGF kefaleti borcun tamamına verilmemektedir.KGF kefaletiyle kullandırılan kredi bakımından uygulanması gereken 26.12.2017 tarih ve 2017/11177 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 31.10.2016 tarihli ve 2016/9538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar'ın 3. maddesinin 1. bendinde, KGF destekli kredilerde temerrüt sonrası takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, 5. bendinde ise temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, elde edilen tahsilatın, tazmin edilen kefalet oranında KGF'ye aktarılacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda borçlunun temerrüdü halinde bankanın KGF'den tazmin ettiği tutar yönünden de takip işlemlerinde kredi veren banka yetkili kılınmıştır. Somut olayda davacı banka KGF'den tahsil ettiği tutar yönünden de takip işlemlerini yürütmekle yükümlüdür. KGF ödemeleri hibe değildir. Borçlunun sorumluluğu devam etmektedir. Sözleşmede kararlaştırılan oranda akdi faiz, temerrüt faizi sözleşme kapsamında istenebilecektir. Davalı vekili KGF ödemesi ile borcun bittiğini ileri sürmekte ise de; KGF kefaleti sadece kredinin sağlanması bakımından etkisi olup, KGF tarafından yapılan ödemenin asıl borçlu ve müteselsil kefilin borcuna bir etkisi yoktur.KGF ödemesine rağmen; KGF ye geri ödenmek üzere banka yasal takip işlemlerine devam etmek zorundadır.Davacı vekili; genel kredi sözleşme hükümlerinin genel işlem şartları denetimine tabi tutularak hükümsüz sayılmasını talep etmekte ise de bir sözleşmede genel işlem şartlarının bulunması sözleşmeyi kendiliğinden hükümsüz hale getirmez.TBK'nın 25 inci madde de genel işlem koşullarının dürüstlük kurallarına aykırı olacak ölçüde karşı tarafın menfaatine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.İçerik denetiminden anlaşılması gereken ise söz konusu kuralların dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı açısından incelenmesidir. İçerik denetimine ihtiyaç duyulmasının nedeni taraflar arasında olması gereken sözleşme dengesinin bozulmasıdır. (Yargıtay HGK'nın 2022/1267 Esas, 2023/427 Karar sayılı ilamı.) Yazıldığı üzere genel işlem koşulları kullanılması sözleşmeyi başlı başına geçersiz kılmaz.Sözleşme hükümleri açık olup anlaşılacak şekildedir.12/05/1988 tarihli 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2. Maddesinde, bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredileri üzerinden (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla kullandırılan krediler) %15 oranında, diğer krediler üzerinden ise %0 oranında KKDF kesintisi yapılacağı düzenlenmiştir.Gerçek kişi olan kredi borçlusu davacınınKKDF istisnasından yararlanabilmesi, kredinin ticari ve mesleki amaçla kullanılmasına bağlıdır.Davacı, bankaya KKDF istinasından yararlanabilmek için kredinin zirai işletmesine harcandığına ilişkin belge sunduğuna ilişkin bir delil göstermemiştir.KKDF kesintisi başlangıçta yapılmış olsa dahi aldığı paralı işletmesi için harcadığını gösteren belge ibrazı ile istisnadan yararlanması mümkün iken gereğini yerine getirmeyen davacının aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; borcun bir kısmı KGF tarafından karşılanmış ise de, akabinde müteselsil kefil tarafından yapılan ödeme ile dosya borcunun kapatıldığı, KGF ödemesi ile borcun bitmediği, davacıdan fazla alacak istenilmediği, davacı tacir olmasa da sözleşme serbestisi dahilinde kararlaştırılan akdi faizden sorumlu olduğu, yasal faiz uygulanması istemi yerinde olmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Adli yardım nedeniyle harç yatırılmadığından; alınması gereken 732-TL peşin harç ve 2.002-TL başvurma harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Suçüstü ödeneğinden karşılanan 30-TL tebligat ve 91-TL posta masrafı olmak üzere toplam 121-TL yargı giderinin davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim