Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/798

Karar No

2025/223

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/798
KARAR NO: 2025/223
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2021
NUMARASI: 2020/716 Esas 2021/1175 Karar
DAVA: Çek İstirdatı
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalI ... ve ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin fabrika kasasından 16.12.2018 tarihinde dava konusu çekler de dahil olmak üzere bir çok çek çalındığını,Çorlu C Başsavcılığı‘nın 2018/16741 sor sayılı dosyasıyla soruşturmanın devam ettiğini, çalınan çeklere ilişkin olarak İstanbul 19. ATM'nin 2018/352 esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığını, mahkemece 22.01.2019 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiğini, dava konusu çeklerin keşidecisi ... Tekstil, lehtarı müvekkili şirket, keşide tarihi 10.05.2019, seri numarası ... olan 525.000-TL bedelli ... Bankası çeki ile keşidecisi ..., lehtarı müvekkili şirket, keşide tarihi 10.05.2019, seri numarası ... olan 400.000-TL bedelli ... Bankası çeki olduğunu, söz konusu çeklerin 13.05.2019 tarihinde davalı ... tarafından ... Bankası Güngören Sanayi Şubesi‘ne ibraz edildiğini, bankaca ödeme yasağı kararı nedeniyle çeklere ilişkin işlem yapılmadığını, çeklerin davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı dosyaları ile icra takibine konulduğunu, çekler üzerinde bulunan kaşenin müvekkili şirkete ait olmadığını, yine müvekkili şirkete atfen atılan imzanın müvekkili şirket yöneticilerinin el ürünü olmadığını, ciro silsilesinde görünen şirketlerin gerçek olmayan fiktif firmalar olduğunu, her iki çekin müvekkili şirket kasasından çalınması akabinde müvekkili şirkete ait olmayan kaşe de imza ile sırasıyla ... İnşaat, ... Plastik, ... Tekstil,... Tekstil, ... Tekstil ve ...‘na ciro edildiğini, müvekkili şirket kasasından çalınan çeklerin aynı cirantaların imzası ile davalının eline geçerek son hamil olarak bankaya sunulmasının, ciranta olarak geçen şirketlere ulaşılamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davalının iyi niyetini ortadan kaldırdığını,çeki ibraz eden davalı ...’nun hem hukuk mahkemelerinde kambiyo senetlerine ilişkin bir çok dosyada davalı olduğunu, hem de bir çok soruşturma dosyasında şüpheli veya sanık olarak yargılandığını, ciro silsilesinde isimleri yer alan şahıs ve şirketler arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, bu durumun tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda ortaya çıkacağını, davalının dava konusu çekleri iktisap ederken kötü niyetli olduğunu, çeklerin çalınması sonrasında müvekkili şirkete ait olmayan sahte kaşe ve sahte imza ile ciro edilmesi nedeniyle ciro silsilesinin koptuğunu belirterek, dava konusu çeklerin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkilinin yıllardan beri tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir kişi olup yüksek miktarlı alım satım işlemleri yaptığını, müvekkilinin tüm alım satım işlemleri faturalı olup kayıt dışı herhangi bir ticaretinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin yine bu alım satım işlemlerine ilişkin olarak ...-... isimli kişiyle ticaret yaptığını ve tamamı faturalı bu ticarete ilişkin olarak dava konusu bir kısım çeklerin müvekkiline verildiğini, davacının belirttiği miktarda ve sayıdaki çeklerin çalındığı iddiasının, bu çeklerin bankada değil de şirkette bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin bu çekleri ciro ettikten sonra şirkette tuttuğu iddiasının kabul edilmeyeceğini, davacının çekleri ilk ciranta olan ... İnşaat emrine ciro etmesi nedeniyle hırsızlık iddiasının gerçeğe aykırı olduğunun ortaya çıktığını, olayın tamamen kurgudan ibaret olup bu şekilde piyasanın dolandırılmaya çalışıldığını, davacının milyonlarca değerindeki çeklerin tamamını ciro ettikten sonra uhdesinde tuttuğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, çekler hakkında verilen ödeme yasağının icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediğini, davacı şirketin tüm beyanları asılsız olduğu gibi çekte iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, müvekkili çekte yetkili hamil olup söz konusu çeklere ilişkin olarak satışı yapılmış olan ürünlerin tamamının fatura ve irsaliyeler ile sabit olduğunu, müvekkilinin çekleri iktisata kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; somut olayda davaya konu çeklerin ciro silsilesinde şeklen bozukluk bulunmadığı, davacı taraf lehtar ve aynı zamanda ilk ciranta olup kaşenin ve adına atılan imzanın sahteliğini ileri sürdüğü, getirtilen soruşturma evrakına göre davacı iş yerinde hırsızlık olayının gerçekleştiği, davacının kayıtları üzerinde yapılan mali inceleme sonucunda davacının dava konusu çekleri ticari ilişki kapsamında edindiği ve davacı cirosunu takip eden cirantalar ile davacının herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, İstanbul 15. ATM'nin 2020/334 esas sayılı dosyası ile mahkemenin 2020/740, 2020/7116 ve 2020/130 esas sayılı dosyalarına konu çeklerin de aynı hırsızlık olayında çalınan çeklerden olduğu, bu çeklerdeki ciro silsilesi ile dava konusu çeklerdeki ciro silsilesinin birebir aynı olduğu, UYAP sisteminde yapılan incelemede alınan kayıtlar uyarınca davalı ... şirketinin tek ortağı ve yetkilisi olan ...'nun benzer mahiyette çok sayıda gerek hukuk ve gerekse ceza davalarının bulunduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı ile çeklerde ciranta olan davalı şirketler ... Tekstil, ... İnşaat, ... Plastik ve ... Tekstil şirketleri ve ... arasında herhangi bir ticari ilişki tespit edilemediği, çeklerin davalı ... tarafından davalı ... Tekstil'den teslim alındığı ve davalı ... Tekstil şirketine teslim edildiği, davalı ...’in ... Tekstil’e Nisan ayında toplam dört adet 617.600-TL bedelli fatura düzenlediği, düzenlenen fatura içeriği kumaşların toplam miktarının 14.600 kg olduğu, ... tarafından ... Tekstil‘e düzenlenen dört adet faturanın her birinin içeriği satışı yapılan kumaş miktarının ortalama 3.600 kg olduğu, ancak sevk irsaliyelerinde teslim alan nakliye araç plakası gibi VUK hükümlerince zorunlu olan bilgileri içermediği, dolayısıyla fatura konusu malların teslim edildiğinin anlaşılamadığı ve aralarında gerçek bir ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda çeklerin alındığı belirlenemediği, davalı ...’in ...'den tahsil ettiği dava konusu çekleri ... Tekstil’den yaptığı alımların ödemesi olarak teslim ettiğini beyan ettiği, davalı ... Tekstil kayıtlarında davalı ...’e düzenlenen fatura ve karşılığı teslim alınan çeklerin yer aldığı, ancak davalı ... Tekstil şirketinin 2019 yılı mart, nisan ve mayıs ayına ait BS form beyanını süresinde yapmadığı, ...’in ise alım satım yaptığı hiçbir faturayı BA-BS formları ile vergi dairesine beyan etmediği, kaldı ki ...’in hem fatura tarihlerinde hem de davaya konu çeklerin ... Tekstil‘e teslim ettiği nisan 2019 döneminde ticari faaliyetini terk etmiş sayıldığı ve faal olmadığının anlaşıldığı, davalı ... Tekstil tarafından ibraz edilen ticari defterler uyarınca davalı ...’e fatura düzenlenen tutarların çok üzerinde çek tahsilatı yapıldığı ve yapılan ticaretin kayıtlarla örtüşmediğinin tespit edildiği, bu tespitler ışığında ... Tekstil ile ... arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığı ve çeklerin usulüne uygun olarak iktisap edilmediği, bu deliller dikkate alınarak ceza yargılaması sonucunun beklenilmesinde yarar görülmediği, bu deliller ışığında hırsızlık olayı sonucunda çalınan gerek dava konusu çeklerin ve gerekse yukarıda belirtilen diğer dosyalara konu çeklerin aynı cirantaların imzası ile ... şirketinin eline geçerek son hamil olarak bankaya sunulması, bu şirket kayıtlarının şüpheli işlemler barındırması, bu firmanın ticari ilişki içinde olduğu ...’in ticari kayıtlarının gerçekten uzak olması, diğer cirantaların şirket olması ve bu şirketlere ulaşılamaması gibi hususların, ortada hayatın olağan akışına uygun ticari ilişkinin bulunmadığı, davalıların iyi niyetini ortadan kaldıran organize bir durumun olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu çekler yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalılar ... ve ... Tekstil vekili; dava konusu çekler ile Bakırköy 6. ATM'nin 2020/740 esas sayılı dosyasına ve İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/406 esas sayılı dosyasına konu çekin aynı ciro silsilesine sahip olup, söz konusu çekteki ciro imzasının davacı ... Tekstil şirketine ait olduğunun tespit edildiğini, bu tespit ile davacı şirketin kötü niyetli olduğunun ispatlandığını,bu çekin davacı ... Tekstil tarafından ciro yolu ile devredilen çek olduğunu, davacının çeki ilk ciranta ... İnş şirketine ciro ettiğini,hırsızlık iddiasının uydurma olduğunu, çekin davacıdan sonraki ilk ciranta emrine ciro edilmesine rağmen çalındığı iddiasında bulunulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ticari faaliyetinde hiçbir şüpheli durum bulunmadığı gibi önceki ciranta ...’in ticari faaliyetinin gerçeklikten uzak olduğu şeklindeki yorumun nedeninin hatalı bilirkişi raporu olduğunu, bilirkişi tarafından sundukları deliller incelenmeksizin rapor düzenlendiğini,davacı şirket tarafından Çorlu C Başsavcılığı‘nın 2018/16741 soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduğunu, ancak kısa bir süre sonra bir çok çeke ilişkin yanlış beyan verildiği şeklinde beyanlarda bulunarak bu çeklere ilişkin çalıntı kararının kaldırılmasını talep ettiğini, davacı şirketin meydana gelen hırsızlık olayının içerisine temelde hiçbir şekilde çalınmamış olan çekleri çalıntı olarak bildirildiğini ve bu durumda haksız menfaat temin etmeye çalıştığını, çeki kendi imzası ile ... İnşaat şirketi emrine ciro eden davacı şirketin beyanlarına itibar edilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki yorumların hukuki değeri bulunmadığını, müvekkili şirketin bir kısım malları faturasız açıktan satmış ve fatura miktarından fazla çek almasının müvekkili şirketin çeke ilişkin yetkili hamil olduğu ve iyi niyetli olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, ciranta davalı ... tarafından beyanname verilmemiş olmasının veya hatalı bir işlemle resen terk kapsamına alınmasının müvekkillerinin çeke dayalı olarak alacaklı olmadığı anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirketin kestiği fatura miktarının üzerinde miktarda çek almasının ticari hayatta sıklıkla yaşanan bir durum olduğunu, müvekkilinin bir kısım malı faturasız satmış olmasının da kötü niyetli olduğu anlamına gelmeyeceğini, sadece Vergi Usul Kanununa aykırılık teşkil edeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir. TTK’nın 792. maddesine göre; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür". TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda; dava konusu ... Bankasına ait ... seri numaralı, 10.05.2019 keşide tarihli, keşidecisi ... Tekstil, lehtarı davacı ... Tekstil olan 525.000-TL bedelli çek ile ... Bankasına ait ... seri numaralı 10.05.2019 keşide tarihli keşidecisi ... Tekstil, lehtarı davacı ... Tekstil olan 400.000-TL bedelli çeklerin davacının iş yerinde gerçekleşen hırsızlık suçu sonucu rızası dışında elinden çıktığı, çeklerdeki cirantaların sırasıyla ... İnşaat, ... Plastik, ..., ...-..., ... Tekstil ve ... olduğu, davacı tarafından çeklerin zayi nedeniyle iptali istemiyle İstanbul 19. ATM'nin 2018/352 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, bu mahkemece verilen ödeme yasağı kararı nedeniyle çeklerin son hamil ... tarafından bankaya ibrazında bankaca işlem yapılmadığı, davalı ... tarafından çeklere dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı dosyaları icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı ile çeklerde ciranta olan davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki tespit edilemediği, çeklerin davalı ... tarafından davalı ...'den alınarak davalı ... Tekstil şirketine ciro edildiği, ... Tekstil'in ticari defterlerine göre Nisan 2019 tarihinde davalı ...’e 7 adet 1.269.010,80-TL tutarlı fatura düzenlendiği, karşılığında 2.895.000-TL çek ile tahsilat yapıldığı, davalı ...'in ticari defterlerine göre ... Tekstil firmasından 2019 yılı Mart-Mayıs aylarında toplam 1.926.779,20-TL tutarında alış yaptığı, ... şirketine ise Nisan ayında toplam dört adet 617.600-TL bedelli fatura düzenlediği, ancak bu davalının vergi sicilinin ilk yoklamada bulunmaması nedeniyle resen terk kaydı ile açıldığı gün kapatılmış olduğu ve dolayısıyla fatura tarihlerinde faal olmadığı tespit edilmiştir. Somut olayda davacının her iki çek üzerinde cirosu bulunmakta olup, davacı vekilince kaşe ve ciro imzasının sahte olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı şirketin çekleri aldığı keşideciler ... Tekstil ve ... Tekstil ile ticari ilişkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı çeklerde yetkili hamil olup, sunulan deliller ve soruşturma dosyasındaki delillere göre de çekin hırsızlık sonucunda davacının rızası dışında elinden çıktığı sabittir. Son hamil davalı ... bakımından yapılan değerlendirmede; bu davalının her iki çekte bir önceki ciranta olan ... Tekstil firmasının tek ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı incelendiğinde, aynı hırsızlık olayında davacının iş yerinden çalınan farklı çeklerin de aynı ciro silsileleriyle en son ... şirketine, ondan da bu şirketin yetkilisi olan davalı ...'na geçtiği ve davalı tarafından bankalara ibraz edildiği, bu çeklere ilişkin olarak da Bakırköy 6. ATM'nin 2020/716, 2020/740 ve 2020/130 esas sayılı dosyalarında davalar açıldığı, başka bir olayda 26.05.2019 tarihinde kargodan çalınan çeklerin son hamili ... şirketi olup şirketin çeki ...'den ciro yoluyla devraldığı, bu çeklere ilişkin olarak ... Elektrik tarafından ... şirketine yönelik olarak İstanbul 15. ATM'nin 2020/334 ve İstanbul 19. ATM'nin 2020/142 esas sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, 22.02.2019 tarihinde konuttan hırsızlık yoluyla çalınan çeklerin son hamili ... olup davalının çekleri ... İnşaat şirketinden ciro yoluyla devraldığı, bu çeklere ilişkin olarak ... tarafından ... aleyhine İstanbul 15. ATM'nin 2019/302 ve İstanbul 4. ATM'nin 2019/203 esas sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, cüzdan hırsızlığı sonucu çalınan başka bir çekin son hamili yine ... olup bu çeke ilişkin olarak da Tam Faktoring tarafından ... aleyhine İstanbul 15. ATM'nin 2019/245 esas sayılı dosyalarında istirdat davası açıldığı, bunun üzerine UYAP sisteminde yapılan sorgulamada, davalı hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan hukuk davaları ve ceza soruşturmalarının bulunduğu, ceza soruşturma ve davalarının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda davalı ...'nun keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir (Dairemiz'in 2020/77 E. 2022/609 K, 2020/1236 E. 2021/1120 K, 2018/1227 E. 2020/321 K. ve 2018/586 E. 2019/77 K. sayılı kararları da aynı yöndedir). Bu durumda ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatı koşulları oluştuğundan, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Çek istirdatı davasının son hamile karşı açılması gerekmekte olup, somut olayda son hamil ise davalı ...'dur. Bu durumda son hamil vasfı taşımayan ve kendilerine husumet yöneltilmesi mümkün olmayan diğer davalılar bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü isabetsizdir. Bununla birlikte hüküm davalılar ... İnşaat, ... Plastik, ... ve ...-... tarafından istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu nedenle yalnızca hükmü istinaf eden davalı ... Tekstil aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmelidir. Diğer yandan davacı tarafça talep edilmediği halde çeklerin istirdatı yanında menfi tespit hükmü de kurulması, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Tekstil aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi, ayrıca taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak menfi tespit hükmü kurulması doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ... Tekstil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, haklarındaki hüküm kesinleşen davalılar ... İnşaat, ... Plastik, ... ve ...-... bakımından ilk derece mahkemesi kararının tekrarı ile "davalı ... Tekstil aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., ... İnşaat, ... Plastik, ... ve ...-... aleyhine açılan davanın ise kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, Davalı ... Tekstil .. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 Tarih 2020/716 Esas 2021/1175 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı ... Tekstil .. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, Davalılar ..., ... İnşaat Turizm İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti, ... İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti, ... Gıda İnşaat Plastik San. Ve Tic. AŞ. ve ...-... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... Bankasına ait ... seri numaralı, 10.05.2019 keşide tarihli, keşidecisi ... Tekstil, lehtarı davacı ... Tekstil olan 525.000-TL bedelli çek ile ... Bankasına ait ... seri numaralı 10.05.2019 keşide tarihli keşidecisi ... Tekstil, lehtarı davacı ... Tekstil olan 400.000-TL bedelli çeklerin davalılardan istirdadı ile davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 63.186,75-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 44,40-TL peşin ve 15.797-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 15.841,4‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 47.345,35‬-TL'nin davalılar ..., ... İnşaat, ... Plastik, ... ve ...-...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 15.885,8‬0‬-TL peşin harçların davalılar ..., ... İnşaat, ... Plastik, ... ve ...-...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti ve 652-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.152-TL yargı giderinin davalılar ..., ... İnşaat, ... Plastik, ... ve ...-...'den alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine taktir olunan 63.300-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... İnşaat, ..., ... ve ...-...'den alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Tekstil .. Ltd. Şti. lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Alınması gereken 63.186,75-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 15.796,68-TL harcın mahsubu ile kalan 47.390,07-TL harcın davalı ...'ndan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim