Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/726
2024/1784
6 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/726
KARAR NO: 2024/1784
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2021
NUMARASI: 2019/517 Esas - 2021/906 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/12/2024
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini, taşıma gerçekleştirilirken davalının kusuru nedeniyle gecikme yaşandığını,müşterinin mağdur olmaması için müvekkili tarafından 3.300-USD bekleme ücreti ödemesi yapıldığını, yapılan işin 3 tır gübrenin müvekkili iş yerinden Kuzey Irak'a nakliye işi olduğunu, tırların sevkiyata başlamak üzere 25.03.2016'da müvekkili şirket işyerine ulaştığını, ancak henüz belgeler tamamlanmadığından sevkiyata başlayamadıklarını, bunun üzerine davalı tarafından bekleme bedeli talep edildiğini, müvekkilinin beklemenin davalının kusurundan kaynaklandığını bildiği ve ilettiği halde davalının ürünleri rehin tutarak teslim etmeyeceği yönünde tehdidinden dolayı 3.300-USD itirazı kayıtla ödeme yapmak zorunda kaldığını, gecikmede davalının kusurlu olduğunu,ödenen 3.300-USD'nin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili;yaşanılan gecikmede davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, malın alıcısı ile yapılan yazışmalarda davacı şirketinde maillerinin de yer aldığı tüm yazışmalarda davacının taşıma operasyonundan haberdar olduğunu, müvekkilinin mail yazışmalarında taşımayı yapacak olan 3 adet aracı yanlışlıkla Gebze'ye gönderdiğini kabul ettiğini ve Gebze'den İzmir'e yönlendirdiğini ve araçlar için herhangi bir fark talep etmediğini, ancak yükün alıcısı ile yapılan anlaşma üzerine yüklemenin 25.03.2016 tarihinde yapılması gerekirken göndericinin kusuru sebebi ile malın 25.03.2016 tarihinde yüklenemediğini, yine davacının mail yazışmalarında belgelerin eksik olduğunu ve Bakanlıktan belgelerin 29.03.2016 tarihinde geleceğini söylemiş iseler de malın 29.03.2016 tarihinde de yüklenemediğini, araçların beklemesinde davacının kusurlu olduğunu, bekleme ücretlerini de davacının ödemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 23.03.2016 tarihli mail ile 25.03.2016 tarihinde İzmir'den yükleme yapılacağının davacının bilgisinde olduğu, 25.03.2016 tarihinde 3 adet tırın davacı iş yerinde olduğu, ancak evrakların gecikmesinden dolayı yüklemenin 02.04.2016 tarihinde yapıldığı, sefer başlangıcının 04.04.2016 tarihi olup 25.03.3026 tarihi itibari ile 10 gün bekleme süresi olup 2 günü serbest süre olduğundan 8 gün için 100 USD den bekleme süresinin 800x3= 2400-USD olduğu, 3300-USD ödendiğinden 2400-USD bekleme ücreti çıktığı, bakiye 900-USD ödemenin haksız olduğu, kısa kararda, 2.400-USD için itirazın iptaline karar verildiğinden 2.400-USD alacak bakımından itirazın iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
TASHİH: 09.02.2022 tarihli tashih kararı ile ; davacı vekilinin gerekçeli kararda davanın 900-USD üzerinden devamına yazılması gerekirken, sehven 2.400-USD üzerinden karar verildiğini, bu durumun maddi hata olup düzeltilmesini talep etmesi üzerine, HMK nın304.madde hükmü gereğince hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceğinden," davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 900-USD üzerinden devamına fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; salt bilirkişi raporuna atıfta bulunarak gerekçesiz hüküm kurulduğunu, bunun adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, taşıma sözleşmesinin e-posta yazışmalarından da görüleceği üzere dava dışı ... ile davalı ... Loj AŞ arasında yapıldığını, davalı ile kendi aralarında taşıma sözleşmesi olmadığını, davacı şirketin tarafı olmadığı bir sözleşme kapsamında bekleme ücreti ödemesinin sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırı olduğunu, e-posta yazışmalarından alıcı sıfatını haiz ... isimli firmaya gönderilen fiyat teklifinde, navlun ve yükleme yerinin Gebze olduğu, taşıma sözleşmesinin de ... isimli firma ile davalı ... Loj arasında kurulduğunu, ...'nin işbu sözleşme kapsamında alacağı hizmetlerin söz konusu mailde belirtildiğini, yazışmanın yalnızca ... ve davalı şirket yetkilisi arasında gerçekleştiğini, ürünün rehin tutulması nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, gecikmede kusurları olmadığını, 100-USD bekleme ücretinin fazla olduğunu ve alacak likit olması nedeniyle inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı taşıyıcı tarafından davacı gönderen adına düzenlenen bekleme ücreti faturası nedeniyle ödediği bedelin istirdadı için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşıyıcının, belirlenen sürede veya makul sürede taşıma işini yerine getirmesi durumunda isteyebileceği taşıma ücreti, sözleşmede belirlenen ücrettir. Ancak taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinde fazla beklerse, taşıma ücretine ek bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır (6102 sayılı TTK'nın 863/3. maddesi). Tarafların ayrıca taşıma sözleşmesine, yükleme ve boşaltmanın makul süre içinde yapılmaması halinde taşıyıcının ek ücrete hak kazanacağına ilişkin hüküm koymaları da mümkündür. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir.Konvansiyonun 11. maddesi uyarınca; malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için gerekli belgelerin taşıyıcıya gönderen tarafından verilmesi gerekmekte olup, bu gibi belgelerin bulunmaması veya yetersiz olmasından doğacak zarardan, taşımacıya karşı gönderici sorumludur. Ancak taşımacının hatası veya ihmali görülen durumlar bu hükmün dışındadır. O halde taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edilmiş emtia, gümrük belgelerindeki eksiklik veya yanlışlıklardan dolayı gecikmeli olarak taşınmış ise, bu durumda sorumluluk gönderene ait olmakla birlikte, gecikmenin gümrük belgelerindeki eksiklik veya yanlışlıktan kaynaklandığını ispat yükü taşıyıcı üzerindedir. Uyuşmazlıkta;öncelikle davalı taşıyıcının bekleme ücreti talebini kime yönelteceğinin tespiti gerekir. Kural olarak bekleme ücretinin sorumlusu navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtandır.Dava dilekçesinde açıkça taraflar arasında taşıma ilişkisi kurulduğu belirtilmiş ise de ,ilerleyen aşamada davacı vekili taşıma ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür.Davalı taşıyıcı tarafından 5 nisan 2016 tarihli davacı şirket yetkilisine gönderilen e-postada, "araçlar 25.03.2016 tarihinde yükleme adresine varmıştır. Evrakların tamamlanmasından dolayı araçlarımızda bekleme oluşmuştur. 02.04.2016 tarihinde araçlar yüklemeye alındı. 04.04.2016 tarihinde araçlar gümrükten çıkış yapmıştır. Günlük 100-USD bekleme masrafları alıcı ile görüşülmüştür. ... Bey bu durumun kendisi tarafından kaynaklanmadığını ve bu durumu sizinle görüşmemi belirtti. Konu ile alakalı dönüşlerinizi bekliyorum." denilmiştir. Yine davalı taşıyıcı tarafından 7 nisan 2016 tarihinde davacı şirket adına taşıma işinde yetkili olan ...ve ... bey (alıcı adına) "araçların Büyükelçilik'ten izinler tamamlanmadığından yükleme her gün 1 er gün ara ile ertelendi,ekteki mailimde de sizlerin cuma gün ki teyidiniz var,yani sizler dışında aracımızı yönlendirmedik ,araçların totalde 11 günx100 usd serbest süre düşünce 9x100=900 usd x3 =2.700 usd bekleme bedeli oluştuğunu ,oluşan bu tutar kim tarafından tahsis edilecektir? araçlarımızı bekletiyoruz,bu tutar ödendiğinde seyrine devam edecektir.Konu ile dönüşünüzü bekletiyorum. Bekletilen her gün için 100-usd bekleme ücreti oluşmaktadır."denilerek hem alıcıya hem gönderen davacıya bildirim yapılmıştır.Bu bildirimden sonra davalı tarafından davacı adına 11.4.2016 tarihli bekleme faturası düzenlenmiş,12.4.2016 tarihinde davacı tarafça ihtirazi kayıtla 3300-usd ödenmiştir.Navlun sözleşmesinin tarafı olmasa da ; davalı taşıyıcı tarafından bekleme ücretinin kim tarafından ödeneceği her iki tarafa sorularak ,araçların durdurulması üzerine davacı bekleme ücretini ödeyerek taşıyıcının alıcı ithalatçıya karşı hapis hakkını kullanmasını engellemiş,alıcıya teslimi sağlamış,bekleme ücretinin alıcıdan tahsilini engellemiştir. Bu halde ;davacının navlun sözleşmesinin tarafı olan alıcı ile olan anlaşması nedeniyle bekleme ücretini ödediğinin kabulü gerekir. Davacı vekili; günlük 100-USD bekleme ücretinin fazla olduğunu ileri sürmüş ise de; taşıma uzmanı bilirkişi bekleme ücretinin kadrimaruf bulunduğunu belirtmiştir. Uluslararası taşıma sektöründe Dairemizce incelemesi yapılan benzer dava dosyalarından araç başına günlük bekleme ücreti 100-Euro ve üstü civarındadır.Ödenen günlük bekleme ücreti emsallerini aşmamaktadır. Davacı vekili kararın gerekçeden yoksun olduğunu ileri sürmüş ise de; toplanan delillerin tartışılarak sonuca hüküm fıkrası hatalı olsa da doğru olarak varıldığı, bekleme ücretinin tazminat niteliği itibariyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı taşıyıcının 8 günlük bekleme ücretine hak kazandığı, davalının davacıya alıcının bekleme ücreti ödemeyi kabul etmediğini bildirdiği ,iki gün sonra nın her iki tarafa bekleme ücretini kimin ödeyeceğini sorarak araçları durdurması üzerine davacı göndericinin bekleme ücretini ödediği ,alıcı ile anlaşmaları gereği ödeme yaptığının kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince; yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne , 2.400-USD üzerinden iptaline karar verilip gerekçeli karar yazıldıktan sonra davacı vekilinin talebi üzerine kararı 900-usd alacak için iptaline karar verilmesi ile tashih kararıyla kararın bütünüyle değiştirilmesi maddi hata olarak kabul edilemez.Tarafların hak ve yükümlülükleri tashih kararı ile değiştirilemez. HMK'nın 305/2 maddesine aykırılık nedeniyle kararın tashih kararı ile değiştirilmesi doğru değil ise de; taraflarca karar bu yönüyle istinaf edilmediği, davacı vekilinin tashih edilen karar ile reddedilen 2.400-USD kısım için istinaf edildiğinden üzerinde durulmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.