mahkeme 2022/674 E. 2025/531 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/674

Karar No

2025/531

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/674
KARAR NO:2025/531
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/01/2022
NUMARASI:2019/51 Esas - 2022/30 Karar
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/04/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 01.06.2009 tarihli "Lojistik Hizmetleri ve Depo Sözleşmesi" ile davacı müvekkil şirketin davalı şirkete aylık sabit depolama bedeli karşılığında asgari 100- Euro paletlik depolama alanı tahsis edildiğini, sözleşme feshedilmeden iki yıllık periyotlarla kendiliğinden yenilendiğini, 01.03.2015 tarihli Ek Sözleşme'nin 01.06.2009 tarihli Ana Sözleşme'nin 12.1 ve 12.2 maddelerinin yerini alan 4.6 maddesinin lafzından sözleşme süresinin 24 ay olarak korunduğunu, sözleşme süresinin bitiş tarihinden 3 ay önce fesih bildiriminde bulunulması gerektiğini, ayrıca ana sözleşme'nin 12.2 maddesindeki "...'nin bu sözleşmeyi 30 gün öncesinden ...'e yazılı şekilde bildirerek herhangi bir tarihte feshedebileceği” yönündeki düzenlemeye Ek Sözleşme'de yer verilmeyerek bu düzenlemenin ortadan kaldırıldığını, ne var ki, davalı şirket tarafından gönderilen Beşiktaş ... Noterliğinin 06.03.2017 tarih, ... yev numaralı ihtarname ile; "01.06.2009 tarihli Lojistik Hizmetler ve Depo Anlaşması ile 01.03.2015 tarihli Ek Sözleşme'nin, sözleşmenin 12.2 maddesi uyarınca işbu ihtarın tebliğinden itibaren 30 gün sonunda feshedildiğinin" bildirildiğini, ihtarın10.03.2017 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davalı şirketçe gönderilen fesih bildiriminin Ek Sözleşmenin 4.6 maddesi ile belirlenen 3 aylık bildirim süresine aykırı olduğundan erken fesih olduğunu,davalı şirketin en geç 01.03.2017 tarihine kadar fesih bildiriminde bulunması gerektiğini, 01.06.2009 tarihli "Lojistik Hizmetleri ve Depo Sözleşmesi" ve 01.03.2015 tarihli "Ek Sözleşme"nin 01.06.2019 tarihine kadar uzadığını, müvekkilinin 26 aylık sabit depolama bedelinden mahrum kaldığını, Ek sözleşmenin 3 ve 4.maddeleri uyarınca son kesilen aylık faturanın 21.918,60 TL +KDV olduğunu, davalı şirkete tahsis edilen 648 Euro paletlik sabit depolama alanının benzer koşullarda yeniden kiralanabilmesi için gerekli makul süre ve zararın tespiti gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve zarar miktarı belirli hale geldiğinde HMK'nın 107 madde uyarınca artırılmak üzere şimdilik 10.000-TL sabit depolama bedelinin haksız fesih tarihinden; aksi halde dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM:Davacı vekili; 21/12/2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile 17/11/2020 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda; dava dilekçesinde 10.000-TL olarak belirtilen dava değerini 528.502,26-TL artırarak 538.502,26-TL'ye çıkartarak 538.502,26-TL tazminatın fesih tarihinden, aksi halde dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; belirsiz alacak davası açılamayacağını, 01.06.2009 tarihli ana sözleşmenin 12/2 maddesinin halen geçerli olduğunu, sözleşmenin süresi ve uzamasına ilişkin düzenlemelerin 12/1'de yer aldığını,12/2 maddenin ise sadece davalı şirkete 30 günlük ön bildirimle istediği zaman sözleşmeyi fesih hakkı tanıdığını, sözleşmenin 12.1 maddesindeki sözleşme süresinin zımnen 12.2 maddesi için de geçerli olduğunun açıkça belirtilmesinden ibaret olduğunu, ek sözleşme imzası öncesi e-posta yazışmalarından da sadece depolama alanının arttırılması ve fiyat konusunda görüştüklerini, ek sözleşme metnini bizzat davacının hazırladığını,06.03.2017 tarihli fesih ihtarnamesinde 01.03.2015 tarihli ek sözleşmenin 01.06.2009 tarihli ana sözleşmenin 16/6 maddesinin değiştirildiğine dair kayıt içermediğini, feshin usule uygun olduğunu,26.08.2016 tarihinde ...'nün açılması nedeniyle ürünlerin davacı deposuna ... değil zorunlu olarak ... götürülmesi durumunun ortaya çıktığını, köprü geçiş ücretine otoyol geçiş ücretlerinin eklenmesi ile maliyetin çok arttığını, ürünlerin %75'inin Avrupa yakasındaki müşterilere gönderildiğini,edimler arasında oluşan ve telafisi mümkün olmayan aşırı nispetsizlik de göz önüne alındığında, ... nın 2. maddesinin objektif iyiniyet kuralları gereğince davalıdan beklenemeyeceğini, durumun davacıya izah edildiğini, fesih sonrası depodaki ürünlerin iade edildiğini, teslim işlemleri sırasında davacının alacak iddiası ve/veya hapis hakkına ilişkin talepte bulunmayıp 3 yıl sonra dava açmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 01/06/2019 tarihli ana sözleşmenin 12. maddesinde yer alan fesih sürelerine ilişkin 01.03.2015 tarihli ek sözleşmede yapılan değişiklik ile ana sözleşmenin 12.2 maddesinde yer alan davalı şirkete tanınan 30 günlük yazılı bildirimde bulunarak istediği zaman fesih hakkının kaldırıldığı, 01.03.2015 tarihli Ek Sözleşme'nin 01.06.2009 tarihli Ana Sözleşme'nin 12.1 ve 12.2 maddelerinin yerini alan 4.6 maddesinin lafzından sözleşme süresinin 24 ay olarak korunduğu, sözleşme süresinin bitiş tarihinden 3 ay önce fesih bildiriminde bulunulması gerektiği, ayrıca ana sözleşme'nin 12.2 maddesindeki "...'nin bu sözleşmeyi 30 gün öncesinden ...'e yazılı şekilde bildirerek herhangi bir tarihte feshedebileceği” yönündeki düzenlemeye Ek Sözleşme'de yer verilmeyerek bu düzenlemenin ortadan kaldırıldığı ve taraflara sadece sözleşmenin bitiminden 3 ay önce çekecekleri bildirimle fesih hakkı tanındığı, sözleşmenin 2 yıllık periyotlar halinde yenilendiği 01.06.2017 tarihli sözleşmenin bitiminden 3 ay önce fesih bildiriminde bulunulmadığı davalının en geç 01/03/2017 tarihinde fesih bildiriminde bulunması gerektiğinden 06.03.2017 tarihinde yapılan bildirimin erken fesih niteliğinde olduğu ,son aylık sabit depolama bedelinin 21.918,60-TL olduğu ve ihtilaf konusu yerin yeniden başkasına tahsisi/kiralanması için gereken makul sürenin 6 ay olabileceği davacının mahrum kaldığı 6 aylık bedelin 131.511,60-TL' olduğu, talep artırım dilekçesindeki beyanı ile davalının son cari hesaptan dolayı davacıdan 9.462,74-TL alacaklı olduğu ve bu hususun davacının kabulünde olduğu anlaşıldığından mahsubu ile bakiye zararın 122.048,86-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 122.048,86-TL'nin dava tarihinden avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili; davacı ediminin davalı şirketin sevk ettiği ürünleri deposunda stoklamak ve gerektiğinde lojistiğini sağlamak olduğundan, taraflar arasındaki sözleşme ticari mahiyetli saklama ve hizmet (karma) sözleşmesi olup taraflar arasında bir kira sözleşmesi bulunmadığı gibi davanın da erken tahliye nedeniyle tazminat davası olmadığını, sözleşme kapsamında davalının zilyetliğine devredilen bir oda, alan, bölüm vs. bulunmadığını, TBK'nın 325 maddesinin uygulanamayacağını, davacının uğradığı zararın taraflar arasında münakit hizmet/saklama sözleşmesini haklı bir sebep olmadan erken feshinden kaynaklandığını, makul süreyi hiçbir teknik dayanak göstermeden re'sen 6 ay olarak sınırlandırılmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak tespit edilen 538.502,26-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili; 2015 tarihli sözleşme ile 2009 tarihli sözleşmenin 12.2 maddesinin yürürlükten kaldırılmadığını, 2015 tarihli yeni sözleşme ile 12.1 maddedeki 2 yıllık sürenin 24 ay olarak, 180 günlük sürenin 3 ay olarak ifade edilmesinin yer aldığını, ana sözleşmenin 12.2 maddesi yalnızca ...’ye sözleşmeyi 30 gün önceden fesih etme hakkı verdiğini, sözleşmeyi tek taraflı 30 gün önceden feshetme hakkının baki olduğunu, sözleşme öncesi görüşmelerde de sadece davacı tarafından davalı müvekkil şirkete ayrılan depolama alanının arttırılması ve fiyatlandırma konusunda görüşüldüğünü, hiç bir şekilde erken fesih maddesi ile ilgili müzakere yapılmadığını, 6 aylık kiraya verme süresinin uzun olup, yeniden kiraya verilebilmesi için elinden gelen çabanın gösterildiğine dair tek bir delil sunulmadığını, davacının iş ve harcama yapmadan sözleşme bedelinin tamamına sahip olduğunu, sözleşmenin ticari bir kira sözleşmesi olduğunu, davacının maliyetlerden tasarruf etmesine rağmen 6 aylık tüm kira bedelini alarak sebepsiz zenginleştiğini, belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, faiz başlangıcının artırılan kısım için ıslah tarihi olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:Dava, saklama ve lojistik hizmetleri sözleşmesinin erken feshi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki; 01.06.2009 tarihli "Lojistik Hizmetleri ve Depo Sözleşmesi"nin; 12.1 maddesi ile “İşbu sözleşmenin imzasını müteakiben yürürlüğe gireceği ve aşağıda belirtilen erken fesih durumları hariç olmak üzere 2 yıl geçerli olacağı, taraflarca 180 gün önceden fesih bildirimi yapılmadıkça otomatik olarak aynı şartlarla yenileneceği" 12.2 maddesi ile "...'nin bu sözleşmeyi 30 gün öncesinden ...'e yazılı şekilde bildirerek herhangi bir tarihte feshedebileceği”, 12.3 maddesi ile "Ayrıca ...'nin bu anlaşmayı, anlaşmaya uymayan durumların düzeltilmemesi söz konusu olduğunda feshedebileceği, anlaşmaya uymayan durumun...'e yazılı olarak bildirilmesini takiben 15 gün içerisinde sorunun düzeltilmemesi sonrası yazılı ihtar geçilerek 10 gün sonra ...'nin...'den ayrılabileceği" kararlaştırılmıştır.01.03.2015 tarihli " Ek Sözleşme" nin 2. Maddesi; “İşbu sözleşme, ... ile ... arasında, 01.06.2009 tarihinde imzalanan “... Sözleşmesi"nin genel şartlarına uygun olarak hazırlanmış ek sözleşmedir ve 01.06.2009 tarihinde taraflar arasında imzalanan sözleşme şartları genelde aynı kalmak koşulu ile özelde işbu sözleşmedeki güncellenen aşağıdaki maddeler 01.06.2009 tarihinde taraflar arasında imzalanan depo kira ve lojistik sözleşmesinde yer alan maddelerin yerini alacaktır." hükmü yer almaktadır. Ek Sözleşme"nin 4.6 maddesinde; "01.06.2009 tarihli ana sözleşmenin 12.1 ve 12.2 maddelerinde belirtilen sözleşme süresi 24 ay olarak devam edecektir.Taraflar sözleşmenin bitiş tarihinden 3 ay önce karşılıklı olarak sözleşmenin iptalini istemedikleri veya değişiklik talebinde bulunmadıkları takdirde sözleşme aynı şartlarla 24'er aylık periyotlarla devam edecektir." hükmüne yer verilmiştir. Ana Sözleşmenin 12.1 ve 12.2 maddelerinde belirtilen sözleşme süresi iki yıl iken ek sözleşmede 24 ay olarak, ayrıca sözleşme süresinin kendiliğinden uzayacağı hal 180 gün önceden fesih bildirimi yapılmaması iken ek sözleşmede "üç ay" olarak revize edilmiştir. Bir başka anlatımla sözleşme süresinin bitiminden evvel üç ay önceden sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirilmediği takdirde sözleşme iki yıl süre ile uzayacaktır. Ek sözleşmede 180( 6 ay ) fesih bildirim süresi üç aya indirilmiş, ...'ye tanınan bir ay önceden tek taraflı bildirim yapmak suretiyle sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin fesih bildirim hakkına ek sözleşmede yer verilmemiştir. Esasen; ...'ye tek taraflı tanınan fesih hakkına ilişkin hüküm ile taraflara tanınan üç aylık süreli fesih bildirim hakkı,birbiriyle çelişir hükümlerdir. Zira üç ay evvelinden bildirim yapılmadığı hallerde dahi, ...'nin bir ay önceden bildirim yapmak suretiyle sözleşmenin yenilendiği tarihten hemen sonra dahi, yeni bir 24 aylık süre başladıktan hemen bir ay sonra fesih hakkı tanıdığından üç aylık bildirim süresini etkisiz kılan bir hükümdür. Bu nedenle; sözleşmenin yenilenmesi için öngörülen 180 günlük sürenin üç ay olarak revize edildiği ve davacı tarafa göre üç ay, davalıya göre bir ay öncesi fesih bildirimi yapılmak koşuluyla sözleşmenin herhangi bir zaman sona erdirilebileceği hususunda taraflar mutabıktır. Davacı taraf 01.03.2017 ve öncesinde bildirimde bulunarak 01.06.2017 itibarı ile sözleşmeyi feshetme imkânı bulunduğunu, 06.03.2017 tarihinde yaptığı fesih bildirimin haksız olduğunu, davalı da bir aylık süre sonu itibariyle sözleşmenin sona erdiğini savunmaktadır.Davalı tarafından gönderilen 6.3.2017 tarihli ihtarname ile 01.06.2009 tarihli sözleşme 12.2 md uyarınca 30 gün sonunda geçerli olmak üzere ve sözleşmenin 16/6 maddesi uyarınca herhangi ceza ödeme yükümlülüğü bulunmaksızın sözleşmenin fesh edildiği bildirilmiş olup, ihtarnamenin 10.3.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça erken fesih nedeni ile feshin haksız olduğu ve zararlarının tazmininin gerektiğinin bildirildiği ve talep hakkı saklı tutularak davacıdaki stoklarının 10.4.2017 tarihinde davalıya teslim edildiği, (eldeki davanın 4.9.2019 tarihinde açıldığı) anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ek sözleşme ile 1.6.2009 tarihli sözleşmenin davalıya tanınmış olan tek taraflı feshe ilişkin 12.2 maddesini kaldırıp kaldırmadığına ilişkindir. Davacı vekili, Ek sözleşme ile 12.2 maddenin kaldırıldığını, davacının ancak sözleşme bitiminden 3 ay önce talepte bulunabileceğini, buna göre 01.03.2017 tarihine kadar bildirimde bulunması gerekirken 6.3.2017 tarihli ihtarname ile fesih edildiğinden yeni dönem başladığından erken fesihten kaynaklı benzer koşullarda kiralanabileceği makul süre hesaplanarak zararını talep etmiştir.Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda taraf defterlerinde davalının 9.462,74-TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, 29.4.2017 yılı sabit depolama bedelinin 21.918,60+KDV olduğu, Ek sözleşme ile 12.2.md'nin kaldırıldığının kabulü halinde erken fesih nedeniyle 25 aylık süre için 547.965- TL bakiye alacaktan 9.462,74- TL davalı alacağının mahsubu ile 538.502,26- TL alacak hesaplandığı, davacının 100 palet saklama kapasitesini ek sözleşme ile 648 palete çıkarttığı, ancak belli bir alan tahsisi veya bir depo tahsisi şeklinde olmaması nedeniyle yeniden kiraya verilmesi için makul süre tespitinin mümkün bulunmadığı, davacının süreç içinde full kapasiteye hiç ulaşmadığı bildirilmiştir.Davacı tarafça dava dilekçesinde aynı koşullarda yeniden sözleşme yapmak üzere makul süre tespitinin yapılması talebinde bulunulmuştur. Mahkemece feshin erken olduğunun kabulü ile bilirkişi tarafından tahsisli yer kiralaması olmadığından ve depo tam kapasite çalışmadığından yeniden kira için makul süre verilemeyeceğinin bildirilmesi üzerine mahkemece takdiren 6 ay makul süre belirlenmesine yönelik istinaf sebebi davacının davada ki talebi ile çelişkilidir. Bilirkişi kurulu tarafından makul süre tespit edilemediğinden mahkemece takdiren 6 aylık makul süre için tazminat talebi kabul edilmiştir, ancak sözleşmede üç ay önceden bildirim ile her iki tarafa fesih hakkı tanınmıştır. Davalının; üç ay önceden bildirim yaparak sözleşmeyi sonlandırma hakkı olması nedeniyle , ancak üç ay süre ile zarara uğradığı kabul edilebileceğinden üç aylık sürenin makul süre olarak kabulü somut olaya uygun bulunmuştur.Davacı vekili; makul süreye ilişkin TBK'nın 325 maddesinin uygulanamayacağı ileri sürse de; TBK nın 52 maddesi de aynı yükümlülüğü sözleşmenin taraflarına yüklediğinden kıyasen TBK nın 325. madde hükümleri uygulanabilecektir. Davalının kusuru; üç aylık bildirim süresine uymamak ile oluştuğundan üç aylık makul sürenin yeterli olduğunun kabulü gerekir.Davalı vekili ıslah edilen kısma dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de dava HMK nın 107 madde hükümlerine göre açılmış olup, davacının zararının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği, davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşıdığından hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ek sözleşmenin 4. maddesinde davalının depo alanında aylık bulundurulacak 648 adet palet alanı olduğu veya sözleşme tarihinden itibaren lojistik depoya hiç ürün koymaması ya da koyduğu ürünlerin zaman zaman sabit depolanan miktarın altında olması yada hiç olmaması durumunda sözleşme bedeli olan aylık 19.440+kdv sabit bedeli ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Davalının ödeyeceği aylık ücret; sözleşme ile hiç ürün koymasa da ödemeyi taahhüt ettiği aylık sabit depolama ücreti olduğundan davalı vekilinin davacının sarf etmekten kurtulduğu maliyetlerin düşülmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni sözleşmesel yükümlülüğü olduğundan yerinde bulunmamıştır.Ayrıca ,bir aylık feshi ihbar hakkı ek sözleşme ile kaldırıldığından 2009 tarihli sözleşmenin 16/6 maddesinin yürürlükte olduğuna ilişkin istinaf nedeninin değerlendirilmesine gerek bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek üç aylık kira bedelinden davalı alacağı 21.918,60x3= 65.755,80-TL'den 9.462,74-TL davalı alacağı düşülerek 56.293-TL'nin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/51 Esas - 2022/30 Karar sayılı 13/01/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulü ile; sözleşmenin erken feshinden dolayı 56.293-TL tazminatın 04/09/2019 dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Davacı tarafça yatırılan 170,78-TL peşin harç ve 9.025,50-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.196,28‬-TLpeşin harçtan alınması gereken 3.845,37-TL karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 5.350,91‬-TL harcın istek halinde davacıya iadesine,Zorunlu arabuluculuk gideri 1.320-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 132-TL'sinin davalıdan,geri kalan 1.188-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye ödenmesine Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 3.845,37-TL karar harcı olmak üzere toplam 3.889,77‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafça yapılan 23 adet tebligat-posta masrafı 254,70-TL, bilirkişi ücreti 5.200-TL olmak üzere toplam 5.454,70-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 550-TLsinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili için AAÜT nin 13/3 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Yatırılan 2.084,29-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 86,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/04/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim