Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/634
2025/230
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/634
KARAR NO: 2025/230
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2021
NUMARASI: 2018/1032 Esas - 2021/647 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalının kombi malzeme satımı hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalıya 1 adet 3.000-TL bedelli bono düzenlendiğini, 8 adet her biri 600-TL keşidecisi ... lehdarı müvekkili olan bonoları davalıya ciro ve teslim ettiğini, alacaklının Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... esas, ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarından icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra tehdidi ve baskısı altında icra dosya borçlarını ödediğini,ödemelerin toplamda 13.266,18-TL olduğunu, müvekkilinin maddi hukuk bakımından davalıya borçlu olmadığını,bonolarda "malen" kaydı olduğunu, mal teslim etmediğini, 3.000-TL bedelli bonoyu kendisinin düzenlediğini, müvekkilinden hem bononun hileyle alındığını, hem de davalıya aralarında geçmişte ticari ilişki olsa dahi borcunu ödediğini, münhasıran davalının ticari defterlerine dayandıklarını ileri sürerek, 13.266,18-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının teslim edilmeme ve bononun bedelsiz kalma iddiasını yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini ve davacının borçlu olduğunu kabul ettiğini belirterek, davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasında kombi malzemeleri alım satımı hususunda anlaşıldığı, davacının davalıya 1 adet 3.000-TL keşidecisinin davacı olduğu bono ile lehdar cirantası davacı olan 6 adet 600-TL değerinde bonoların teslim edildiği, bu bonolara dayalı olarak davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... esas ve Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarında icra takibi başlattığı, icra takiplerinde davacının ödeme yaptığı, davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayandığı, mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenen davalı tarafın 2015, 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin incelendiği, senetler ve davacı ... ile ilgili herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılmadığı, davaya konu senet bedellerinin 7.800-TL ve icra takibinde ödenen meblağın 13.266,18-TL olduğu, ihtilafa konu 7.800-TL tutarlı senetlerle ilgili olarak davalının defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasında mal alışverişinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının menfi tespit talebinin kabulü ile 13.266,86-TL'ye 26/10/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 ve değişen oranlarda ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, Yargıtay kararlarında da izah edildiği üzere, kambiyo senetlerinin ticari kayıtlarda yer almaması, kambiyo senedinden doğan alacağın bulunmadığı anlamına gelmediğini, malen kayıtlı senedin malın keşidecisine teslim edildiğine karine teşkil ettiğini, bu durumda ispat külfetinin davacı keşideciye ait olduğunu, takibe konu bonolarda ''malen'' kaydı bulunup, bu durumda bonolarla ilgili malların verilmediği hususunda ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu, davacı borçlunun iddiasını ancak yazılı delillerle ispat edebileceğinin hüküm altına alındığını; menfi tespit davası bir icra takibine karşı açıldığı için takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğunu, mahkemece müvekkili alacaklının takip konusu yapmadığı cari hesap alacağının davada değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında verildiği, ancak satışı kararlaştırılan malların teslim edilmediği ileri sürülerek, bonoların tahsili amacıyla başlatılan her iki icra takibi kapsamında ödemek zorunda kaldığı bedelin istirdatı istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Diğer yandan bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, senette yazılı borç sebebine dayanılacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Bu kapsamda bonoda malen kaydı bulunduğunda, bu bono karşılığında mal teslim alındığı yolunda karine vardır. Bu durumda bonodaki kaydın aksini iddia eden tarafın, malı teslim almadığı yolundaki iddiasını yazılı delille veya yazılı delil bulunmadığı halde yemin delili ile kanıtlaması gerekir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafça mal satışı için avans olarak verildiği ileri sürülen 9 adet bonoda "malen" kaydı bulunmaktadır. Bonolardan 1 tanesi 3.000-TL olup keşidecisi davacı, lehtarı davalı; diğer 8 tane bonoların her biri 600-TL olup toplam 4.800-TLdir. Bu bonoların keşidecisi ..., lehdarı davacıdır. Davacı bu bonoları davalıya ciro ettiğini ifade etmiştir. Hem davacı hem de davalı bonoların mal satışı için verildiğini kabul etmektedir. Ancak davacı açığa atılan imzaların akabinde malların teslim edilmediğini ileri sürmektedir.Bu durumda davacı tarafın, hem peşin satış karinesi ve hem de bonoların davalıdan satın alınan mallar karşılığında avans olarak verildiğini ve karşılığında da mal teslim edilmediği ile diğer iddilarını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ancak davacı tarafından ididalarını kanıtlar yazılı delil sunulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmamış, sadece davalının defterlerine delil olarak dayanılmıştır. Bilirkişi raporunda, bonoların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiş ise de, belirtildiği gibi eldeki davada davacı yazılı delille davalıya borçlu olmadığını ve istirdat talebinin haklılığını ispat etmelidir. Her iki tarafın kabulünde olan ve mal karşılığı avans olarak verildiği belirtilen bonoların davalının defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle alacağın bulunmadığını kabule yaramaz.Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken,davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine, istirdat davasında tazminata hükmedilemeyeceğinden davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1032 Esas - 2021/647 Karar sayılı 06/10/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, Davalının tazminat isteminin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 226,56-TL nin mahsubu ile bakiye 388,84-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 13.266-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 226,56-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan giderin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.