Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/575

Karar No

2024/1755

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/575
KARAR NO: 2024/1755
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/06/2021
NUMARASI: 2017/1140 Esas - 2021/467 Karar
DAVA: Menfi Tespit
Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalılardan ... arasında düzenlenen 16.12.2017 tarihli protokol kapsamında ...’e toplam 800.000-USD'nin ödenmesinin kararlaştırıldığını, protokolde ...’in kardeşi ...'in şahit olarak imzasının bulunduğunu, protokole göre ...’e 800.000-USD'nin 16.12.2016 tarihinde 100.000-USD, 30.04.2017 tarihinde 150.000-USD, 30.07.2017 tarihinde 150.000-USD, 30.09.2017 tarihinde 150.000-USD, 30.12.2017 tarihinde 150.000-USD ve 30.03.2018 tarihinde de 100.000-USD olmak üzere 6 taksitte ödeneceğini, müvekkilinin ödeme tarihleri ile aynı vadeli olarak davalılardan ...’e teminat senetleri verdiğini, ...'in işbu protokolle, her bir taksit ödendiğinde, o aya ait teminat senedini iade etmeyi taahhüt ettiğini, 16.12.2016, 30.04.2017, 30.07.2017 vadeli senetlerin ödenmesi üzerine müvekkiline iade edildiğini, ancak 30.09.2017 tarihli 150.000-USD tutarlı taksitin ödenmesine rağmen bu taksit için verilen 30.09.2017 vade tarihli teminat senedinin iade edilmediğini, ...'in müvekkiline bu senedi ...’e emanet olarak bıraktığını, ancak talep etmesine rağmen ...'den bu senedi alamadığını belirttiğini, bu senede dayalı olarak davalı ... tarafından müvekkili aleyhinde İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak senette lehtar görünen ...’e bu senet nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, senetteki cironun ...'in eli ürünü olmadığını, senedin ciro silsilesinde yer alan ... tarafından davalı ...’a ciro edildiğini, ancak, senet metninde senedin teminat senedi olduğunun yazılı olduğunu, ciro silsilesinin de sahte olduğunu belirterek müvekkilinin davalılara takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip tutarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkili ... tarafından borçlu ... hakkında İstanbul ...İcra Dairesi’nin ... Es. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takip dayanağı senedi ciro yoluyla devralan iyiniyetli 3.kişi ve son hamil durumunda olduğunu, senedi kendisinden önceki ciranta ...’e elden verdiği 150.000-USD borç paraya karşılık devraldığını, müvekkilinin ...’den gerçek alacağına karşılık işbu senedi aldığını, ...’i tanımadığı gibi, ... ile ... arasındaki ilişkiyi ve borcun nedenini bilmesinin mümkün olmadığını, lehtar ...’in imzasının gerçek olup olmadığını da bilmediğini, kaldı ki kendisinden taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin nedenini ya da ...’in imzasının sahte olduğunu bilmesinin de beklenemeyeceğini, davacı tarafın kendi imzasını inkar etmediğini, senet metnine göre ciro zincirinde şeklen bir kopukluk bulunmadığını, hamilin ciro yoluyla senedi devraldıktan sonra cirantasını takip etme gibi yasal bir zorunluluğunun olmadığını, müvekkilinin davacı ile ... ya da ... arasındaki temel borç ilişkisinden bilgisi bulunmadığını, dolayısıyla davacı taraf ile lehtar ... arasındaki şahsi defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, senet üzerinde “teminat” ibaresinin senede tek başına teminat senedi niteliğini kazandırmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; dava konusu bononun 16/12/2016 tarihli sözleşme gereği müvekkiline verildiğini ve bedelinin ödendiğini, müvekkilinin yurt dışında olması nedeniyle bonoyu kardeşi ...'e bıraktığını, ancak kardeşinin bonoyu iade etmeyerek kendisinin senedi başkaları aracılığı ile tahsil edeceğini belirttiğini, daha sonra senedin kaybolduğunu söylediğini, bu nedenle müvekkili tarafından ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma sonuçlanmadan bononun, İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu, icra takibinde müvekkilinin ciranta görünmesine rağmen borçlu olarak gösterilmediğini, bu nedenle icra takibine itiraz edemediklerini, müvekkilinin dava konusu bonoyu ciro etmediğini, kardeşi ... veya onun aracılığı ile üçüncü şahıs tarafından adı kullanılarak sahte ciro yapıldığını belirterek davayı kabul etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; keşidecisi davacı, lehdarı davalı ... olan, 150.000-USD bedelli, 30/07/2017 vadeli, 16/12/2016 tanzim tarihli, nakden kaydını havi emre yazılı bononun arka yüzünde, lehdar ...'in ciranta sıfatıyla imzasının bulunduğu, bononun ...'e ciro edildiği, ... tarafından da davalı ...'a ciro ediliği, bononun ön yüzünde "teminat senedidir, tek başına kullanılamaz" ibaresinin yer aldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı ...'e ait imzanın ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacı keşidecinin kendi imzasını inkar etmediği, dava konusu bononun teminat bonosu olduğunun, bono bedelinin ödendiğinin ve ilk ciranta/lehdar ...'in ciro imzasının sahte olduğunun kural olarak bonoyu elinde bulunduran davalı ...'a karşı ileri süremeyeceği, bono metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk olmamakla birlikte, bono üzerinde açıkça teminat kaydı yer aldığı, öte yandan takip dosyası kapsamından, davalı ...'ın dava konusu bonoya dayalı olarak yalnızca davacı aleyhine takip başlattığı, bonoyu ciro yoluyla devraldığı ...'e karşı takibe girişmediği, ceza soruşturması aşamasında cumhuriyet savcısı tarafından tanık sıfatı ile dinlenen davalı ...'ın, ... ile iki adet aracın satışı hususunda anlaştıklarını, ...'in araçları kendisine teslim etmediğini, karşılığında dava konusu bonoyu kendisine verdiğini beyan ettiği, ancak bu araç satış anlaşması uyarınca ...'e ödeme yaptığını beyan etmediği, şu halde kendisi tarafından araç bedeli ödenmeyen davalının, teslim edilmeyen araçlar karşılığında bir de bono almış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının ciro yolu ile devraldığı bono üzerinde "teminat senedidir, tek başına kullanılamaz" ibaresinin açıkça yazılı olması, davalının alacağına karşılık devraldığını beyan ettiği bonoya dayalı olarak keşideci dışında, kendi akidi aleyhine takip başlatmamış olması ve kendisi tarafından araç bedeli ödenmeyen davalının, teslim edilmeyen araçlar karşılığında bir de bono almış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olması karşısında, davalı ...'ın bononun teminat bonosu olduğunu bilerek ve kötüniyetle bonoyu iktisap ettiği hususunun sabit görüldüğü, davacının TTK'nun 687. maddesinde yer alan istisna kapsamında lehdar ile arasındaki teminat ilişkisini davalı ...'a karşı da ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın; davalı ... yönünden kabul nedeniyle kabulüne, davalı ... yönünden kabulüne; dava ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibine konu, 30/09/2017 vadeli, 150.000-USD bedelli, 16/12/2016 tanzim tarihli bonodan ötürü davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı ...'e yönelik kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, davacının davalı ...'a yönelik kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile takip tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili; bono hamilinin protesto edilmemiş bono dolayısıyla bono lehtarı ve kendisinden önce gelen cirantalara karşı icra takibi yapamayacağını, mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin hatalı olduğunu, takibe konu bononun protesto edilmediğini, mahkemenin müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair gerekçesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin savcılıkta tanık olarak verdiği ifadeden ...'e para ödemesi yapılmadığı anlamı çıkarılamayacağını, müvekkiline savcılıktaki ifadesinde ...'e para verip vermediğinin sorulmadığını, müvekkilinin yalnızca sorulan sorulara cevap verdiğini, müvekkilinin ...'e para ödemediğine ilişkin hiç bir beyanının bulunmadığını, bono metninden anlaşılmayan defilerin hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığını, karinelerin aksinin kuşku götürmeyecek delillerle ispatlanması gerektiğini, senet üzerinde teminat senediği olduğun yazmış olmasının senedi teminat senedi kabul etmek için yeterli olmadığını, bu ibarenin hamilin iyiniyetini kaldırmayacağını, 150.000-USD'yi elden ödeyen davacının senedi almamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının Irak ülkesinde yaptığı iş ve işlemler sonucu yapılan satışlara karşılık prim ödemesi karşılığında bu senetleri tanzim ettiğini, senetlerin keşide edilmesinin teminat amaçlı olmayıp satış karşılığı prim ödemesi amaçlı olduğunu, prim borcunu taksit halinde ödeyen davacının senetleri teminat amaçlı verdiğinin söylenemeyeceğini, dosyadaki protokol hükümlerinden de bu sonuç çıkarılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin icra takibine konu edilen müvekkilinin keşidecisi, davalı ...'in lehtarı, dava dışı ...'in cirantası, davalı ...'ın hamili olduğu 16/12/2016 keşide 30/09/2017 vade tarihli 150.000-USD bedelli, "teminat senedidir, tek başına kullanılamaz" ibareli ve "nakden" kaydı bulunan senedin davalı ...'e teminat senedi olarak verildiğini, senede karşılık gelen tutarın ...'e ödenmesine rağmen senedin iade edilmeyip, sahte ciro ile davalı ...'ın bonoya hamil olduğunu belirterek dava ve takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Davalı ..., dava konusu bononun davacıdan teminat olarak alındığını, borcun ödendiğini, bononun kardeşi ...'de bulunduğunu, kardeşinin bonoyu davacıya iade etmesi gerekirken şahsına ait imzayı taklit ederek bonoyu önce kendisine sonra da diğer davalıya ciro ettiğini belirterek davayı kabul etmiştir. Davalı ... ise bonoyu ...'den 150.000-USD borç para karşılığı aldığını, davacı ve ... ile ... arasındaki ilişkiyi bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsizlik veya teminat senedi olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu kapsamda bononun teminat senedi olduğunu veya bedelsiz kaldığını iddia eden davacının, öncelikle bu iddiasını yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, bonoyu iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Diğer taraftan hamilin bonoyu elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü bononun “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Ayrıca, TTK'nın 778/1-(a). maddesi atfıyla bonolara uygulanacak 686/1. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Yine TTK'nın 778/1-(a). maddesinin atfıyla 687. maddesi gereğince şahsi defilerin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için davalı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi gerekir. TTK'nun 778/2-d maddesi gereğince bonolara uygulanması gereken TTK'nun 677. maddesi uyarınca; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalamayan yada adlarına imzalamış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez". Somut olayda; davacı tarafından ibraz edilen protokole göre davacının davalı ...'e 800.000-USD borçlu olduğu, bu borcun altı taksit halinde ödeneceği, ilk taksit dışındaki taksitler karşılığında davacının davalıya dava konusu bononun da içerisinde bulunduğu 5 adet teminat bonosunun verileceği, bu bonoların üçüncü kişilere ciro edilemeyeceği ve protokol harici işleme tabi tutulamayacağı hususunda davacı ile davalı ...'in anlaştıkları, dava dışı ...'in de şahit sıfatıyla protokole imza attığı anlaşılmaktadır. Davalı ...'in beyanları da dikkate alındığında davacının dava konusu bonoyu davalı ...'e teminat amaçlı verdiği ve buna karşılık gelen tutarı ...'e ödediği, dava konusu senet nedeniyle lehtar ...'in davacıdan alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu bono, davacı tarafından davalı ... lehine keşide edilmiş olup, senedin arka yüzünde sırasıyla davalı ... ve ...'e ait ciro bulunmaktadır. ...'in cirosunun kendisinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Ancak imzaların istiklali prensibi gereğince lehtarın cirosunun sahte olması, davacı keşidecinin bonoyu görünüşte düzgün olan ciro silsilesi ile devralan davalı ...'a karşı keşideci sıfatından kaynaklanan sorumluluğunu kaldırmamaktadır. Bununla birlikte, davacının lehtar ... ile aralarındaki ilişki kapsamında ödemeye dayalı şahsi defini, davalı ...'a karşı ileri sürebilmesi için davalı ...'ın senedi bile bile borçlu zararına iktisap ettiğini ispatlaması gerekir. Her ne kadar davalı ... tarafından senedi elinde bulundurma nedeni açıklama zorunluluğu bulunmamakta ise de soruşturma aşamasındaki ifadesinde senedi ...'in kendisine teslim edeceği iki araç nedeniyle aldığını belirtirken, eldeki davada ...'e verdiği borç karşılığında aldığı yönünde beyanlarda bulunarak çekin elinde bulunma nedeni hususunda birbirleri ile çelişen farklı olgulara dayanmıştır. Bunun dışında senedin ön yüzünde senedin teminat için düzenlendiği belirtilmiştir. Davalı ...'ın senedin elinde bulunma nedenine ilişkin çelişkili beyanları ile senet üzerindeki teminat kaydı birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'ın bononun teminat bonosu olduğunu bonoyu bilerek borçlu zararına iktisap ettiği anlaşılmakla mahkemece bahsi geçen bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 72/5 fıkrası uyarınca davalı ... aleyhinde takip tutarının %20'si oranında kötüniye tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 39.987,92-TL istinaf karar harcından, yatırılan 10.078,10‬-TL harcın mahsubu ile kalan 29.909,82-TL harcın davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 23-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim