Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/4
2024/1769
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/4
KARAR NO: 2024/1769
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/11/2021
NUMARASI: 2020/275 Esas - 2021/692 Karar
DAVA: İtirazın İptali
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket sigortalısı ... Tekstil'e ait kaplama makinasının müvekkili şirket tarafından emtia nakli sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalı makinenin 14/02/2018 tarihinde hasara uğradığını, müvekkili şirket tarafından ilgili poliçe gereği hasar sonucu zarara uğrayan sigortalıya 3.120-Euro tazminat ödendiğini,ödemenin rücusu amacıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de davalının takibe itiraz ettiğini, davalı şirkete ait araç ile 14/02/2018 tarihinde Almanya-Türkiye nakliyesi yapıldığı esnada dava konusu hasarın meydana geldiğini, sigortalıya ait emtianın şoför tarafından üzerine basılması neticesinde hasar gördüğünü ve sigortalı ile davalı arasında yazışmalarda da bu hususa itiraz edilmediğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davanın TTK'nın 855. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, rücu alacaklısı sigorta şirketinin müvekkili şirkete üç aylık süre içerisinde bildirimde bulunmadığı gibi 30/04/2018 tarihinde ifa ettiği borç hakkında zamanaşımı süresi sona erdikten sonra 22/10/2019 tarihinde takip başlattığını, hasarın taşıyıcının kastı veya pervasızca bir davranışından meydana gelmediğini, CMR'nin 32. Maddesinde bir yıllık zamanaşımı süresinin düzenlendiğini, hasara ilişkin olarak müvekkiline 7 günlük sürede yazılı ihbar yapılmadığı gibi CMR üzerine ihtirazi kayıt düşülmeden malın teslim alındığını, ekspertiz raporunda da hasarın teslimden on iki gün sonra bildirildiğinin tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı nezdinde sigortalı emtia, davalı tarafından Almanya-Türkiye arası taşındığından, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu, taşıma konusu makinenin dava dışı sigortalıya 08.02.2018 tarihinde teslim edildiği, davalıya hasar ihbarının 20.02.2018 tarihinde mail ile yapıldığı, davacı tarafından sigortalıya 16.03.2018 tarihinde ödeme yapıldığı,hasar ihbarının CMR 30/1 maddesi gereğince yedi gün içinde yapılmadığı, bir an için ayıbın gizli ayıp olduğu kabul edilse bile, CMRnin 32/1 maddesi gereğince taşıyıcının kasıtlı bir hareketine dair dosyada delil bulunmadığı, ekspertiz raporunda, yük sabitleme ve tente kapatma işleminin şoför tarafından gerçekleştirildiği, bu aşamada üretici yetkilileri tarafından sigortalı yetkililerine mail gönderilerek şoförün makinenin üzerine basarak, yük üzerinde gezinmekte olduğunun ve makinenin bu amaç için uygun olmadığının belirtildiği yazılı ise de, yükleme sırasındaki taşıyıcı eylemi kasıtlı bir hareket olarak görülmediğinden, teslim tarihi olan 08.02.2018 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 02.10.2018 tarihi arasında 1 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; taşıyıcının sürücüsünün sigortalı emtia üzerinde yürüyerek zarar verdiğini, bu durumun kasti bir durum olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, hasarın ancak makinenin montajı sonrasında 14.02.2018 tarihinde tespit edilebildiğini, CMR'nin 30/3 maddesi gereğince 21 günlük yasal sürede yazılı bildirim yapıldığını, bildirimin 20.02.2018 tarihinde sigortalı şirket yetkilisince davalı şirket yetkilisine e-posta ile gerçekleştirildiğini, yükleme sırasında şoförün makinenin üzerine bastığını, makinenin basılmaya uygun olmadığının üretici firma tarafından davalıya e-posta ile bildirildiğini, araç şöförünün bu şekilde pervasızca davranarak kasten zarara neden olduğunu, bu durumda zamanaşımı süresinin CMR'nin 32. maddesi gereğince üç yıl olduğunu, hasarın oluşumunda davalı akdi taşıyıcının, yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, emtia nakli sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Almanya-Türkiye arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturur.CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usülüne uygun bir bildirimde bulunmadan teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur.Somut olayda; davacı tarafından emtia nakli sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı Telateks firmasına makinenin Almanya'dan Türkiye'ye taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, taşımanın fiilen ... firması tarafından gerçekleştirildiği, emtianın Almanya'daki satıcının iş yerinde araca yüklenmesi sonrasında alt taşıyıcı sürücüsünün sabitleme yaptığı sırada makinenin üzerine çıktığı, bu durumun ve makinenin buna uygun olmadığının Almanya'daki satıcı tarafından 02.02.2018 tarihli e-posta ile sigortalıya bildirildiği, emtianın Türkiye'ye ulaşması sonrasında alıcı sigortalıya 08.02.2018 tarihinde teslim edildiği, makinenin montajını takiben hasarın 14.02.2018 tarihinde tespit edilerek süresinde 20.02.2018 tarihinde sigortalı tarafından e-posta yoluyla davalı taşıyıcıya ihbar edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz ile tespit edilen hasar bedelinin 3.120-Euro olarak 16.03.2018 tarihinde sigortalıya ödendiği, davacı tarafından hasar bedelinin on gün içinde ödenmesinin 19.03.2018 tarihli ihtarname ile davalıya ihtar edildiği, ancak ihtarın davalıya tebliğ edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafça ödeme de yapılmaması üzerine davalı aleyhine 02.10.2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihi, tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. gündür. CMR'nin 32/2 maddesine göre ise; bu konudaki yazılı bir istem, taşıyıcı bunu yazılı olarak geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde, zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Zarar gören tarafından yapılacak yazılı istemin zamanaşımı süresini ertelemesi için, olayı genel olarak ortaya koyması, taşıyıcının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarı hakkında değerlendirmede bulunabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterli olup, tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez. Ancak duran zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayabilmesi için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi, talep sahibine hakkını davada ileri sürmek dışında başka bir seçenek bırakılmaması gerekir. Bu kapsamda dava dışı sigortalı ... firması tarafından davalı taşıyıcıya gönderilen 20.02.2018 tarihli e-postada makinede oluşan hasar bildirilerek motorun yenilenmesi için gerekli tutarın karşılanması talep ve ihbar edilmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından cevaben gönderilen e-postalarda ise bu istem reddedilmeyerek durumun alt tedarikçiye iletileceği, kendilerinin de CMR sigortasına başvuracaklarının bildirildiği görülmektedir. Bu durumda istem davalı taşıyıcı tarafından açıkça reddedilmediğinden, CMR'nin 32/2 maddesi hükmü gereği işlemekte olan zamanaşımı durmuştur. Bu nedenle alacak zamanaşımına uğramamış olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kaldı ki makine Almanya'daki satıcının iş yerinde araca yüklendikten sonra taşıyıcı sürücüsünün tente kapatma ve sabitleme yaptığı sırada makinenin üzerine çıktığı, makinede oluşan hasarın da bu nedenle meydana geldiği ekspertiz raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Yükleme sırasında sürücünün makinenin üzerine çıkması üzerine makinenin buna uygun olmadığı yükleme sırasında Almanya'daki satıcı tarafından 02.02.2018 tarihli e-posta ile sigortalıya bildirilmiştir. Bir ünite halinde yapılan taşımada makinenin üzerine çıkılarak şöförün fiili ile makineye zarar verildiği belli olup, bu eylem sonucunda zararın gerçekleşeceği açık olduğundan sürücünün eyleminin pervasızca hareket olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle somut olayda CMR'nin 32/1 maddesinde öngörülen üç yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Bu süre teslim tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren üç yıl olup, icra takip tarihi olan 02.10.2019 tarihi itibariyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi 19.06.2020 dava tarihi itibariyle de dolmamıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde hasarın, sürücü tarafından makinenin üzerine basılması sonucu meydana geldiği, hasar bedelinin de 3.120-Euro olduğu tespit edilmiştir. Hasarın oluşumunda davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan, CMR'nin 29. maddesi gereğince davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün değildir. Bu nedenle tespit edilen bu hasar bedelinden davalı sorumludur. İcra takibinde davacı tarafça işlemiş faiz talep edilmiştir. Ancak takip öncesinde davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 19.03.2018 tarihli ödeme ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğine dair bir kayıt sunulmamıştır. Bu nedenle davacının işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Yine davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmişse de, takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı hasar bedeli istemine ilişkin olduğundan, likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne asıl alacak bakımından itirazın iptaline ,fazla istemin reddine " karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/275 Esas - 2021/692 Karar sayılı 02/11/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 3.120-Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Euro döviz faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine, Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; Alınması gereken 1.640,92-TL harçtan 363,61-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.277,31-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 418,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.400-TL bilirkişi ücreti ve 87-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.487-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.280-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 24.021,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 2.219,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 113-TL'sinin davacıdan, 1.207-TL davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 60,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.