Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/406

Karar No

2025/233

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/406
KARAR NO: 2025/233
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI: 2016/858 Esas - 2021/621 Karar
DAVA: Tazminat (Saklama ve Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında davalının işletmeciliğindeki (gümrüklü) genel antrepoya müvekkilinin mallarını depolamak için sözleşme yapıldığını, fakat antreponun taahhüt edilen sürede hizmete sokulamadığından müvekkilinin antrepoda ki mallarını başka antrepoya taşımak zorunda kaldığını, bu nedenle ek maliyet oluştuğunu hatta taşıma sırasında 39.903,85-TL bedelli malların zayi olduğunu, 68.838,85-TL bedelli malların hasarlandığını ve hiç kullanmadıkları halde müvekkiline 143.709,61-TL antrepo ücreti fatura edildiğini,malların hapis hakkına istinaden tutulduğunu, malları alabilmek için haksız yere kesilen faturaların ödenmek zorunda kalındığını, davalının sözleşme ile taahhüt ettiği tarihte faaliyete başlamadığını ve bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın tazminin gerektiğini ileri sürerek, davalı tarafından eksik teslim edilen malzeme bedeli 39.903,85-TL; hasarlı malzeme bedeli 68.838,85-TL'nin ve davalıya ödenmek zorunda kalınan 143.709,61-TL olmak üzere toplam 254.694,26-TL'nin ödeme tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkilinin davacıya kiraladığı 10.000-m2'lik deponun gümrüklü antrepo olarak hizmet verebilmesi için Gümrük İdaresine müracaat edildiğini, bu işlemlerin öngörülenden uzun sürdüğünü, sözleşmede antreponun açılması için bir tarih belirlenmemesine rağmen bu süreçte davacının e-posta yazışmalarıyla bilgilendirildiğini, açılış tarihi konusunda en son 21/06/2014 tarihine kadar süre verildiğini, hasarlı veya hiç teslim edilmediği belirtilen mallarla ilgili bir tutanak veya belge bulunmadığını, yine kullanıma hazır bulunan ve sözleşme gereğince davacının kendilerine ayırılmış bir alan talep ettiğini, hiç bir mal konulmamış olsa dahi bu alan davacıya tahsis edildiğinden asgari olarak bir kiralama bedelinin ödeneceği konusunda anlaşmada hüküm bulunduğunu ve anlaşmada mutabık kalınan bedeller üzerinden davacıya fatura edildiğini, iddia edilen zararla ilgili olarak müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacının davalıya karşı İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2014/1587 esas sayılı gümrüklü saha olarak kiralanan 4.000 m3'lük alan için düzenlenen 143.709,61- TL bedelli faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespiti için açılan davanın red edilerek,istinaf ve temyiz denetiminden geçerek 17/03/2021 tarihinde kesinleştiği; eldeki davada 143.709,61-TL talebin aynı sebepten kaynaklandığı; bilirkişi raporuna göre, davacının depolama hizmeti almak için davalı ile aralarında yapılan anlaşmaya göre bu depodaki 2.000 m3'lük ve 4.000 m3'lük iki alanın davacıya tahsis edileceği ve mal konulsa da konulmasa da burası için asgari bir bedel ödenmesi için mutabakata varıldığı,mutabakat çerçevesinde davalı tarafından 2.000 m3'lük alan için kesilen faturanın davacı tarafından kabul edildiği, fakat 4.000 m3'lük alan için kesilen faturaları antrepo açılışının taahhüt edilen sürede yetişmediğinden dolayı kabul edilmediği, ancak taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında davacı tarafından gümrüklü antrepo alanı için davalıya açılış izni almak üzere 2 kez süre verildiği, verilen sürenin 21/06/2014 tarihinde dolduğu, açılışın 17/06/2014 tarihinde yapıldığı; davacının ziyaa ve hasara uğradığını belirttiği mallardan dolayı delil sunulmadığı; 143.709,61-TL'lik talep için aynı sebepten kaynaklanan bekletici mesele yapılan dosya davanın reddine ilişkin kararın kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalıya defalarca süre verilmesine rağmen antreponun müvekkilinin hizmetine sunulmadığını, antreponun 17/06/2014'te değil 23/06/2014'te hazır edildiğini; bu gecikmeden dolayı bekleme imkanı kalmayan müvekkilinin de başka bir şirketle daha yüksek bedelle anlaşma yapmak zorunda kaldığını, o antrepodan davalının Şekerpınar’daki yurtiçi deposuna nakliyesi için de ayrıca nakliye ve hamaliye bedeli ödendiğini; davalının yükümlüklerini yerine getirmediğini; anlaşmanın müvekkilince tek taraflı olarak feshedildiğini, şartları bulunmadığı halde davalının kendisine teslim edilen tüm mallar üzerinde hapis hakkı kullandığını ve gecikmenin dikkate alınmamasının doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, antrepo ücreti için haksız düzenlenen faturalar nedeniyle ödenen bedelin istirdadı ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle eksik teslim edilen ,taşınan malların taşıma sırasında hasara uğradığından bahisle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece; antrepo ücreti için düzenlenen faturalar nedeniyle aynı hukuki sebebe dayalı olarak menfi tesbit davasının istirdat davasının neticesini etkileyeceğinden İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2014/1587 esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış ,anılan dosyada 2018/124 karar sayılı 14/02/2018 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği; kararın davacı tarafından istinafı üzerine İstanbul BAM 14. HD'nin 2018/1041 esas , 2019/641 karar sayılı ve 02/05/2019 tarihli karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın temyizi üzerine, Yargıtay 11. HD'nin 2020/4979esas, 2021/2538 karar sayılı ve 17/03/2021 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Eldeki davaya konu 143.709,61-TL istirdat talebi, taraflar arasındaki protokol kapsamında davalının davacıya düzenlediği ve davacı tarafından kabul edilen fatura bedellerinin ödenmek zorunda kalındığı iddiasına dayalıdır.Kesinleşen hükümle " davacının, davalının somut herhangi bir ihmali/hatasını kanıtlanmaksızın, davalı uhdesinde olmayan antrepo açma izin süresi çok uzadığından sözleşmeyi feshetmekte haklı görülemeyeceği, bu surette tarafların kabulündeki niyet mektubunda yer verildiği üzere mutabakat minimum miktarına göre kararlaştırılan ve taahhüt ettiği antrepo ücreti nedeniyle hizmet alınmadığı gerekçesiyle davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep edemeyeceği" hususu kesinleşmiştir. Menfi tesbit davasının reddedilmesi yani alacaklı lehine sonuçlanması halinde davalı alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olduğu maddi hukuk bakımından belirlenmiş olur ve mahkemenin buna ilişkin kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Karardan sonra borcu ödemek zorunda kalan borçlunun daha sonra davalı alacaklıya karşı istirdat davası açabilmesi mümkün olmaz. Davacı tarafça aynı hukuki sebebe dayalı açılan menfi tesbit davası red edilip kesinleştiğinden ; bu hüküm taraflar bakımından kesin hüküm teşkil ettiğinden aynı hukuki sebeble açılan istirdat davasının reddine karar verilmesi kesinleşen hüküm gereği olup yerindedir.Davacı vekilinin aksi yönde ki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça ayrıca, davalının deposunda yapılan taşımalarda taşınan malların eksik teslim edildiği ve taşınma sırasında hasara uğradığından bahisle toplamda (39.903,85-TL+68.838,85-TL=) 108.742,70-TL zararının da tazmini talebi bakamından , davacı yargılama aşamasında zararını ispatlayıcı yönde delil sunmadığından bu kısıma yönelik talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim