Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/310
2024/1756
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/310
KARAR NO: 2024/1756
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2021
NUMARASI: 2020/684 Esas - 2021/942 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, kargo hizmeti vermekte olan müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine 54.829,33-TL asıl alacak ve 688,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.517,70-TL'nin tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 10. İcra Dairesi'nin 2017/14821 esas sayılı takibinin başlatıldığını, fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi tarafından incelenen davacının defterlerinde davalıdan 47.790,33-TL alacaklı, davalının defterlerine göre de davacıya 14.973,21-TL borçlu olduğunun ve aradaki fark tutarındaki faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği; davacının yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği; 14.973,21-TL'yi aşan miktar kadar davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği ve belirlenen alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 14.973,21-TL üzerinden devamına, fazla talebin reddine ve 14.973,21-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının ticari defterlerinde bulunmayan ancak tebliğine rağmen itiraz edilmeyen faturalardan dolayı müvekkilinin alacağını ispat ettiğini; bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu ve İstanbul BAM 28. HD'nin 2019/422 E. ve 2019/3214 K. sayılı ilamı doğrultusunda arabuluculuk sürecine ilişkin vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu belirterek, hükmün reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, taşıma sözleşmesi kapsamındaki cari hesap alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya-hizmet verene ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini-verildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmediğinde içeriği kesinleşir ise de, akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 21/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların 2017 yılına ait usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri incelenmiştir. Davacının defterlerinde davalıdan olan alacağının 47.790,33-TL; davalının defterlerinde de davacıya olan borcunun 14.820,35-TL göründüğü; tarafların hesap hareketleri kıyaslandığında 06/05/2017-12/08/2017 tarihleri arasında düzenlenmiş toplam 167 adet ve 32.324,67-TL bedelli fatura ile cari virman fişinin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve her iki tarafın kayıtlarındaki miktar farklılığının da bu faturalardan kaynaklandığı saptanmıştır. Davacı vekili, hem bilirkişi raporuna karşı süresinde sunduğu 04/06/2021 tarihli itiraz dilekçesinde hem de istinaf dilekçesinde düzenlenen faturaların davalıya teslim edildiğini ve davalının 8 gün içinde faturalara itiraz etmediğini, ticari defterlerinde kayıt etmemesinin müvekkilinin alacağını etkilemeyeceğini, müvekkilinin lehine olan durumun aleyhine tespit edildiğini belirtmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinin ekinde (EK-6) müvekkilinin davalıya düzenlediği, 06/03/2017-03/08/2017 arasında muhtelif tarihlerde düzenlenmiş, 16 adet "Tahsilat Faturaları Teslimat-Zimmet Tutanağı/Kurumsal Müşterilere Teslimat Formu" başlıklı belgeleri dosyaya sunmuştur. Belgeler 31/12/2016-31/07/2017 tarihleri arasındaki faturaları kapsamaktadır. Bu belgelerde teslime konu faturalara ilişkin bilgilerin (tarih, no, tutar) ve toplam tutarlarının belirtildiği; teslim eden kısmında "... Tutar ... Adet fatura, tahsilatı hazırlanmak üzere tarafınıza teslim edilmiştir." ibaresinin altında davacının kaşesinin olduğu; teslim alan kısmında "... Şirketi adına yukarıda bilgileri belirtilen faturaları; ... tarihinde eksiksiz olarak teslim aldım. Söz konusu faturaların bedelini; ... tarihinde eksiksiz olarak ödeyeceğimizi taahhüt ederiz" ibaresinin altında, davalının İstanbul Şubesinin kaşesi ve imzası bulunmaktadır. Bilirkişi raporunun 4-6. sayfalarındaki davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilen 167 adet fatura ve cari virman fişi kayıtlarıyla, söz konusu belgelerin karşılaştırılmalı olarak yapılan incelemesinde, 06/05/2017 tarihli toplam 4 adet 14.867,03-TL; 13/05/2017 tarihli toplam 17 adet 2.939,44-TL;15/05/2017 tarihli toplam 8 adet 931,46-TL; 17/05/2017 tarihli toplam 2 adet 27,40-TL; 18/05/2017 tarihli toplam 3 adet 185,76-TL; 19/05/2017 tarihli toplam 3 adet 163,17-TL; 20/05/2017 tarihli toplam 12 adet 1.992,12-TL; 23/05/2017 tarihli toplam 2 adet 27-TL; 25/05/2017 tarihli 1 adet 13,69-TL; 26/05/2017 tarihli toplam 4 adet 468,81-TL; 27/05/2017 tarihli toplam 11 adet 2.626,57-TL; 29/05/2017 tarihli toplam 3 adet 228,74-TL; 30/05/2017 tarihli toplam 4 adet 141,56-TL; 31/05/2017 tarihli toplam 9 adet 960,85-TL bedelli faturaların 12/06/2017 tarihli teslim tutanağıyla; 22/06/2017 tarihli toplam 2 adet 6,96-TL bedelli faturaların 19/06/2017 ve 22/06/2017 tarihli teslim tutanağıyla; 28/06/2017 tarihli 1 adet 3,80-TL bedelli faturanın 01/07/2017 tarihli teslim tutanağıyla; 08/07/2017 tarihli toplam 4 adet 1.246,26-TL bedelli faturaların 07/07/2017 ve 24/07/2017 tarihli teslim tutanağıyla; 14/07/2017 tarihli toplam 8 adet 3.663,71-TL bedelli faturaların 24/07/2017 tarihli teslim tutanağıyla; 24/07/2017 tarihli 1 adet 2,85-TL bedelli faturanın 03/08/2017 tarihli teslim tutanağıyla davalıya teslim edildiği görülmüştür. Söz konusu faturaların toplamı 30.497,18-TL'dir. Tespit edilen bu faturalar dışındaki, diğer fatura ve cari virman fişlerinin davalıya teslim edildiğine ilişkin tutanaklarda bir kayıt yoktur. Ancak fatura teslim tutanaklarında bir kısım faturaların farklı tutanaklarda kayıtlı olduğu görülmektedir. Tutanakların sonuçu kısımlarında gösterilen toplam bedellerin fatura toplamında daha az olduğu görülmekte ise de, nedeni anlaşılamamıştır. Davalıya tutanaklarla teslim edilen bir kısım faturaların, davalının defterinde kayıtlı olduğu anlaşıldığından, taraflar arasında faturaların bu şekilde teslimine ilişkin bir teamül bulunduğu kabul edilmelidir. Ne var ki mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususlar incelenmediği gibi, davacı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin itirazları karşılanmamıştır. Fatura teslim tutanaklarının içeriği incelenerek, tutanaklardaki faturalara ilişkin mükerrerliğin davacının defterlerinde de olup olmadığı yani talep miktarına etkisi olup olmadığı saptanarak ve tutanaklardaki fatura miktarlarıyla tutanakların altındaki toplam miktarların da aynı olmaması hakkında davacı vekilinden açıklama istenerek, mevcut bilirkişiden tüm bu hususları aydınlatan denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin raporunda tespit ettiği 167 adet faturanın davalıya teslim edilmediğinden ve davalının defterlerinde kayıtlı olmadığından bahisle, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna istinaden davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekili, davalının arabuluculuk sürecine ilişkin vekalet ücreti talebinde bulunmuştur.Arabuluculuk süreci 26/08/2020 tarihinde anlaşamamayla sonuçlanmıştır. Yargıtay 9. HD'nin 2022/3979 E., 2022/4838K. sayılı ve 19/04/202 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ilamında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi iş uyuşmazlıklarında yapılan yargılama sonucunda AAÜT'nin 16/2, (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen ve avukatın hak kazandığı vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davada haksız çıkan taraftan tahsil edilip edilmeyeceğine ilişkin olarak‘AAÜT’nin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki yasal düzenlemenin avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olduğu, arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı yararına tarifenin 16. maddesine göre ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmediğine’ karar verilmiştir. Davacı vekilinin arabulucu süreci nedeniyle lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanıp değerlendirilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 Tarih 2020/684 Esas 2021/942 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davacı istinaf tarihinde harçtan muaf olup harç yatırmamış olduğundan davacı istinaf harcına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.