mahkeme 2022/2437 E. 2025/2185 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2437
2025/2185
31 Aralık 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2437
KARAR NO : 2025/2185
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2022
NUMARASI : 2020/478 Esas - 2022/554 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 01/09/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile ...'un asıl borçlu, davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı 31/03/2017 tarihli 600.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi gereği ticari kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek 28/08/2018 tarihli ihtarnamenin dava dışı asıl borçluya keşide edildiğini, müvekkili banka tarafından kat ihtarında davalı borçlunun isminin sehven belirtilmediğini, akabinde davalıya Kahramanmaraş 2. Noterliği'nin 18/01/2019 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı vekilinin, kefaletin ve eş muvafakatinin geçerli olmadığını iddia ederek ihtara itiraz ettiğini, oysa kefalet geçerli olup eş rızasının alındığını, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 19. İcra Dairesinin...esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının borca,ferilerine itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı; sözleşme tarihi olan 31/03/2017 tarihinde borcun doğduğunu, 18/12/2017 tarihinde imzalanan kefalet sözleşmesiyle borca kefil olmasının mümkün olmayacağını,eş rızasının şekle aykırı olması nedeni ile kefalet sözleşmesinin hükümsüz olduğunu,eş rızasının tarih kısmının doldurulmadığını, eş rızasının sözleşme öncesinde veya en geç kurulması anında verilmesi gerekirken tarih yazılmadığını, geçerli bir kefalet sözleşmesi kurulduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, tarafına 18/01/2019 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, temerrüt tarihinin asıl borçludan farklı olduğunu, bu nedenle aynı temerrüt faizinin kendisine yönelik işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;genel kredi sözleşmesinde davalının kefil olarak imzasının bulunduğu, davalının cevap dilekçesinde kefaletin ve eş rızasının geçersiz olduğunu iddia ettiği, sözleşme tarihinin 31.03.2017, kefalet sözleşmesi tarihinin ise 18.12.2017 olduğu, kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarih itibari ile TBK nın 584' maddesi gereğince eş rızasının sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesi gerektiğini ,eş muvafakati belgesinde sadece dava dışı Zeliha ...'nın adı, soyadı ve imzası bulunduğu, açık şekilde imza tarihin ve kefalet miktarının yer almadığı, tarih yazmaması nedeniyle en geç sözleşme sırasında bu rızanın olup olmadığı hususunun irdelenemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; genel kredi sözleşmesinin 11.3. maddesi gereğince davalının kefaleti ek teminat olarak alınmış olup, sözleşme tarihi ile kefalet tarihinin farklı olmasının kefaletin geçerliliğini etkilemediğini, asıl borçlu ile akdedilen 31.03.2017 tarihli sözleşmeden sonra 18.12.2017 tarihinde davalı ile kefalet sözleşmesi imzalandığını, kefalet sözleşmesinde 31.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edildiğini kefalet sözleşmesinin yasanın aradığı tüm unsurları taşıdığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için müteselsil kefil aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 31.03.2017 tarihli 600.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının 18.12.2017 tarihli kefalet sözleşmesini imzaladığı,eşinin imzasını taşıyan eş rıza belgesi düzenlendiği, ancak eş rızasına ilişkin bu belgede kefalet limiti ve eş rızasının verildiği tarihin bulunmadığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 583/1 maddesinde kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları düzenlenmiş olup ;sözleşmenin yazılı şekilde yapılması, müetesesil kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin,müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğinin el yazısıyla yazıldığı anlaşılmakla 18.12.2017 tarihli kefalet sözleşmesi, kanunda belirtilen şekil şartlarını haizdir. Doğmuş bir borca kefalet verilmesi mümkün olduğundan kefalet sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi tarihinden sonra düzenlenmesi de kefaletin geçerliliğini etkilemez.Davalının eşi tarafından imzalanan eş rıza belgesinde tarih bulunmamaktadır. TBK'nın "Eşin Rızası" başlıklı 584/1. maddesi "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." hükmünü haizdir. Bu düzenleme gereğince eş rızasının, kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesi gerekir.Kefilin eş rızasının kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verildiğini ispat yükü ise davacı banka üzerindedir. Ancak davacı banka tarafından bu husus kanıtlanamamıştır.Açıklanan nedenlerle, emredici nitelikteki TBK'nın 584/1 maddesi karşısında, davalının eş rızasının kefalet sözleşmesi öncesi veya anında verildiği hususu kanıtlanamadığından ,kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 3.292,92-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.677,52-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31/12/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.