mahkeme 2022/1927 E. 2025/1330 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1927

Karar No

2025/1330

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1927
KARAR NO: 2025/1330
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/06/2022
NUMARASI: 2021/348 2022/429
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 08/06/2021
İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalının dava dışı ortak ... ile davacı şirketi kurduğunu, Gebze ....Noterliğinin 16.03.2020 tarih ve ... nolu pay devir sözleşmesi ile davalının payını ...'e satarak ortaklıktan ayrıldıldığını, ...'in şirketteki ticari faaliyetine devam etttiğini, müvekkili şirketin çalıştığı banka şubesine müracaat ettiğinde tüm hesaplarının bloke edildiğini öğrenildiğini, incelendiğinde davalı tarafından şirket aleyhine İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin yürütüldüğünün, takibin kesinleştiğinin ve bu takibe istinaden tüm taşınır, taşınmaz ile banka hesaplarına haciz konulduğunun tespit edildiğini, takipte müvekkili şirketten ödenmeyen ortaklık payı ve mahrum kalınan kar payından oluşan alacağın tahsilinin istenildiğini, ancak davalının iddiasının hiçbir somut belgeye dayanmadığını, şirketten alacaklı olduğunu iddia eden davalının pay devir sözleşmesinde hisselerini diğer ortağa kayıtsız şartsız devrettiğini beyan ve ikrar ettiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin bahse konu şirketin % 50 hissedarı olduğunu, müvekkilinin şirketin diğer ortağı tarafından şirketten hile ve desise ile atılmak istendiğini, müvekkilinin diğer ortak tarafından kandırılarak limited pay devri sözleşmesi ile şirketin gerçek değerinin kendisinden saklanarak noterde işlem yaptırıldığını, bu işlem bedeli olan 25.000-TL'nin diğer ortak tarafından ödenmediğini, şirketin ticari kayıtlarında şirketin ana taşınmazı olarak 2.000.000-TL üzerinde mal varlığı olduğunu, 3 adet 600.000-TL değerinde araç olduğunu ve yine 2.000.000-TL'ye yakın asansör malzemesi ve geliri olduğunu, yine gizli sözleşmelerle barter usulü yapılan inşaatlar ile şirkete bu devirden sonra mal girişi konusunda anlaşmalar yapıldığının taraflarınca tespit edildiğini, müvekkilinin kandırılarak şirketten uzaklaştırıldığını, müvekkilinin daha sonra yaptığı araştırma neticesinde hakkı olan parayı almak için tespit ettiği bedelin çok altında bir bedel üzerinden icra takibi başlattığını, şirket ana sözleşmesinin kar dağıtımına ilişkin ortaklar kurulu kararlarının hiçbir zaman uygulanmadığını, ortada geçerli bir devrin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; noterde düzenleme şeklinde yapılan 16/03/2020 tarihli pay devri sözleşmesinde davalının pay devri nedeniyle sözleşmede belirlenen pay bedelinin tamamını diğer ortaktan aldığını beyan ettiği, davalının pay devri nedeniyle alacağının bulunduğunu aynı nitelikte kesin delille kanıtlaması gerektiği, ayrıca davacı şirketin pay devir sözleşmesinin tarafı olmadığı, payların mülkiyeti ve paya bağlı her türlü hakkın ortakların tasarrufunda olduğu, davalı ile onun paylarını devralan dava dışı ortak arasında imzalanan hisse devir sözleşmesini, sözleşmelerin nisbi ilkesi gereği sadece tarafları bağlayacağı, bu sebeple sözleşmeye dayalı olarak davacı şirkete alacak talebi yöneltilemeyeceği, davalının mahrum kalınan kar payı alacağı istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise limited şirketlerde kar payı hakkının alacak hakkına dönüşebilmesi için, kar dağıtımı konusunda genel kurulun karar vermesi gerektiği, ancak böyle bir karardan sonra kar payının ortak bakımından limited şirkete karşı ileri sürülebilecek bağımsız bir alacak hakkına dönüşeceği, davalının pay sahibi sıfatını yitirdiği için paya bağlı bu hakkın artık ileri sürülemeyeceği, dosya kapsamı itibariyle davacı şirketin kar payı dağıtımına ilişkin bir kararına rastlanmadığı, dolayısıyla bu durumda davalının kar payı alacağından bahsedilemeyeceği ve davalının davacı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının kötüniyetli olduğuna ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; hakimin reddi üzerine hakimin dosyadan el çekmesi gerekirken bu konuda karar vermesinin yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hakimin reddine ilişkin usul kuralları uygulanmadan karar verildiğini, müvekkilinin şirketten hile ve desiselerle kandırılarak atılmak istendiğini, müvekkilinin şirketin gerçek değeri kendisinden gizlenerek şirketten uzaklaştırıldığını, şirketin gerçek değeri saklanarak hisse devir sözleşmesi yapıldığını, kaldı ki sözleşmede belirtilen devir bedelinin bile müvekkiline ödenmediğini, bu nedenlerle sözleşmenin geçerli olmadığını, şirketin ticari kayıtlarında şirketin ana taşınmazı olarak 2.000.000-TL üzerinde mal varlığı olduğunu, 3 adet 600.000-TL araç olduğunu ve yine 2.000.000-TL'ye yakın asansör malzemesi ve geliri olduğunu, yine gizli sözleşmelerle barter usulü yapılan inşaatlar ile şirkete bu devirden sonra mal girişi konusunda anlaşmalar yapıldığının taraflarınca tespit edildiğini, yapılan işlemlerin şirketin hesabına geçmediğini, TTK'nın 641. maddesi gereğince sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin ayrılan ortağa verilmesi gerektiğini, tanıklarının dinlenmediğini, yemin delilinin kullandırılmasını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, itiraz edilmeksizin kesinleşen ilamsız takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı şirketin ticaret sicilinde tek ortaklı olarak kayıtlı olduğu, şirket kuruluşunda şirket ortağı olan davalının Gebze 10. Noterliği'nin 16/03/2020 tarihli ... nolu pay devri sözleşmesi ile davacı şirketteki 50 hissesini dava dışı ortak ...'e 25.000-TL bedel karşılığında devrettiği, sonrasında davalının davacı şirket aleyhinde 08/07/2020 tarihinde başlattığı İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı ilamsız takipte ödenmeyen ortaklık payı ve mahrum kalınan kar payı alacağı açıklamasıyla 1.500.000-TL asıl ve 80.208-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.580.208-TL alacağın tahsilini talep ettiği, icra takibinin süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği hususları ihtilaf dışı olup davalı hisse devir sözleşmesi dolayısıyla alacaklı olduğunu, pay devir sözleşmesinde şirketin gerçek değerinin kendisinden saklandığını ve sözleşmede yazılı ücret üzerinden dahi kendisine bir ödeme yapılmadığını belirterek davacıdan alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Bahsi geçen devir sözleşmesinin tarafı şirket olmadığı gibi davalının devir bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan etmiştir. Davalı, şirketin gerçek değerinin kendisinden gizlendiğini ileri sürmüş ise de sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince davacı şirketin taraf olmadığı hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminin davacı şirkete yöneltilmesi, yine bu sözleşmeden kaynaklanan iddiaların muhatabı olması mümkün değildir. Bu durumda davacı şirketin davalıya devredilen hisse bakımından bir borcu olmadığı açıktır. Mahrum kalınan kar payı alacağı istemi yönünden ise limited şirketlerde kar payı hakkının alacak hakkına dönüşebilmesi için, kar dağıtımı konusunda genel kurulda karar alınması gerekmektedir (TTK m.616/1-e). Şirketçe pay dağıtım kararı alınmadığı gibi davalının ortaklıktan ayrılarak pay sahibi sıfatını da yitirdiğinden paya bağlı bu hakkı ileri sürmesi mümkün değildir. Davalı, tanıkların dinlenmediğini ileri sürmekte ise de uyuşmazlığın niteliği gereği davanın esasına etkili olmayacağından tanık dinlenilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği hususlarda yemin delili kullanılması da mümkün olmadığından, davalının tanık ve yemin delili ile ilgili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 41. maddesinde hâkimin reddi talebinin, süresinde yapılmaması, ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemesi ya da ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığının anlaşılması halinde kabul edilmeyerek geri çevrileceği, bu hâllerde ret talebinin, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla; tek hâkimli mahkemelerde ise reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrileceği düzenlenmiştir. Davalı vekili tarafından 07/06/2022 tarihli dilekçe ile davanın kabulüne yönelik izlenim olduğundan bahisle yargılamanın tarafsız ve sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi amacıyla hakimin reddini talep etmiş olup, ret sebebinde herhangi bir somut sebep gösterilmediğinden mahkemece hakimin reddi talebinin geri çevrilmesi kanuna uygundur. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 107.944-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 26.986,70-TL harcın mahsubu ile kalan 80.957,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim