mahkeme 2022/163 E. 2025/1323 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/163

Karar No

2025/1323

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBULBÖLGE
ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/163
KARAR NO: 2025/1323
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/09/2021
NUMARASI: 2018/646 Esas - 2021/603 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/07/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2025
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda şirkete çek taahhüt kredisi ve ticari kredili mevduat hesabı kredileri kullandırıldığını, davalılar ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borçları ödenmediğinden ve çek yaprakları iade edilmediğinden noterden 17/10/2017 tarihli kat ihtarı gönderildiğini, borç ödenmeyince dava dışı şirket ve davalılara karşı İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin başlatıldığını, ancak davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı müteveffa ... vekili, müvekkilinin ipotek veren 3. şahıs olduğunu, kredinin ... ... Ltd. Şti. tarafından ödendikten sonra ipoteğin kaldırıldığını, bu arada müvekkili ...'ın şahsi kefaletinin de alındığını, borç ödendikten sonra Reşadiye Noterliği'nden 27/03/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile kefillikten çekildiğinin davacı bankaya bildirildiğini ve müvekkilinin bu borçla ilgili sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının dava dışı asıl kredi borçlusu şirketten tüzel kredili mevduat hesabından kaynaklı 31.056,19-TL nakit ve bir adet çek yaprağı nedeniyle, 1.410-TL gayrinakit alacak tutarının bulunduğu, müteveffa davalı kefil ... bakımından, dava konusu kredili mevduat hesabının 23/12/2012 tarihli GKS'ye istinaden açıldığı ve kullandırıldığı, ancak sözleşmede ...'ın kefaletinin bulunmadığı, kefilin kefaletinden istifa ettiğini 05/04/2017 tarihinde davacıya noter aracılığıyla bildirdiği, fakat davacının ...'a 05/04/2017 tarihi itibariyle sorumlu olduğu borç tutarının bildirildiğine dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı, ayrıca ...'ın kefaletten istifa ettiği ihbarının davacı bankaca tebellüğ edildiği tarihte, dava konusu krediden kaynaklanan borç tutarının toplam 619,61-TL olduğu, bu tutarın da 19/04/2017 tarihinde sıfırlandığı, bu nedenle kredili mevduat hesabından müteveffa kefil ... mirasçılarının sorumlu tutulamayacağı; fakat taraflar arasında imzalanan GKS'nin 23. maddesi uyarınca, iade edilmeyen 1 adet çek yaprağından kaynaklanan 1.410-TL'lik borcun deposundan kefil ... mirasçılarının sorumlu olduğu, diğer davalı kefil ...'ün takiple temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; davalı ...'in takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 30.054,11-TL asıl alacak, 345,91-TL işlemiş faiz, 17,30-TL BSMV ve 567,88-TL masraf olmak üzere, toplam 30.985,19-TL üzerinden ve 1.410-TL gayri nakdi risk üzerinden devamına, fazla istemin reddine,takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davalı ... mirasçıları (...) hakkında takibin nakit alacak yönünden iptaline, 1.410-TL gayri nakdi risk yönünden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, itirazın iptali davasında takibin iptaline karar verilemeyeceğini; davalı ...'ün takiple temerrüde düştüğü tespitinin hatalı olduğunu, vadeye bağlı bir borç için temerrüt ihtarına gerek olmadığını, davalının bankaya bildirdiği adresine kat ihtarı gönderildiğini, İİK 68/b ve GKS'nin 28. maddesine göre başka bir adres de bildirilmediğinden ihtarın davalıya tebliğ edilmiş sayılacağını, temerrüdün ödenmeyen borcun vadesinde başladığını, davalı kefillerin asıl borçlunun temerrüdünden sorumlu olduklarını; davalı müteveffa ... mirasçılarının KMH borcundan dolayı sorumluluklarının devam ettiğini, GKS'ye göre kefaletten önceki ve sonraki borçlardan sorumluluğun devam ettiğini, kefaletten vazgeçme anında borç bakiyesi bulunmamasının durumu değişmeyeceğini, 09/10/213 tarihli GKS'nin 42 ve 43. sayfalarında "kefalet, kefalet tarihinde sonraki borçlarla birlikte önceki kredileri de kapsayacak mı?" sorusuna davalı ...'ın el yazısıyla "Kapsayacak" yazdığını; 5464 sayılı Kanunun 26. maddesine göre müvekkilinin aylık %2,52, yıllık %30,24 faiz oranını uygulayabileceğini,kat ihtarında %30,24 temerrüt faiz oranı uygulanacağı bildirildiğinden İİK 68/b'ye göre ihtar içeriğinin kesinleştiğini belirterek,davanın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamındaki kredili mevduat hesabı alacağının tahsili ve gayrinakit alacağın depo edilmesi için müteselsil kefillere başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir. Dava devam ederken davalı kefil ... 04/02/2019 tarihinde vefat etmiş, dosyaya müteveffa vekili tarafından ibraz edilen veraset ilamına göre geriye mirasçıları ..., ... ..., ... ve ...'ın kaldığı; mirasçılar ...' ... adlarına vekaletname sunulduğu; mirasçı ... ...'ın mirası reddettiği; TMK'nın 611/1. maddesi uyarınca alt soyu ... adına (anne... ile birlikte) vekaletname sunularak taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında 23/11/2012 tarihli 650.000-TL limitli ve 09/10/2013 tarihli 400.000-TL limitli iki adet GKS imzalanmış; ilk sözleşmeyi sadece davalı ... ve ikinci sözleşmeyi de davalılar ... müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. GKS kapsamında 26/07/2016 tarihinden itibaren spot, rotatif (BCH), iskonto, kredili mevduat ve gayri nakdi çek taahhüt kredileri kullanılmıştır.Davacı alacaklı banka , davalı kefillere ve asıl kredi borçlusu dava dışı şirkete keşide ettiği 17/10/2017 tarihli kat ihtarında,KMH kredilerinden 30.084,14-TL, gayrinakdi kredilerden 1 adet çek yaprağı için 1.410-TL alacağı bulunduğundan tebliğden itibaren 24 saat için ödeme ve depo talebinde bulunmuştur. İhtar dava dışı şirkete 24/10/2017 ve davalı kefil müteveffa ...'a 23/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş; diğer davalı kefil ...'e tebliğ edilmemiştir.Davaya dayanak icra takibinde davacının alacaklı, davalıların ve dava dışı şirketin borçlu, talebin 30.084,14-TL asıl alacak (KMH %30,24), 99,70-TL işlemiş faiz (%30,24), 4,99-TL BSMV, 346,97-TL uygulanmış faiz, 17,35-TL uygulanmış BSMV, 567,88-TL masraf olmak üzere toplam 31.121,03-TL'nin belirtilen faiz oranları ve %5 BSMV işletilerek tahsili ve 1.410-TL bir adet çek kanuni karşılık tutarının depo edilmesi istenilmiştir.Davacı vekili, müteselsil kefilin sözleşmede yazılı adresine çıkartılan tebligat yapılamadığı halde tebliğin adrese ulaştığı tarihten itibaren davalının temerrüde düştüğünü istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. TTK'nın 7/1. maddesine göre; kefile, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Dolayısıyla asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Buna göre davalı müteselsil kefil ...'e ihtar tebliğ edilemediğinden takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü ile takip tarihine kadar akdi faiz hesaplanmasında hata bulunmamaktadır. İİK'nın 68. madde hükmü asıl borçlu için uygulanması mümkün ise de müteselsil kefile uygulanamayacağından, müteselsil kefil ...'ün adına çıkartılan tebligatın adrese ulaştığı tarihin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki Tebliğ (2006/1) RG'nin 02/04/2006 tarih ve 26127 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Merkez Bankası tarafından belirlenmeye başlamış, 25/05/2013 tarih ve 28657 sayılı RG'de yayınlanan 2013/8 sayılı tebliğ ile KMH kredilerinde uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranları kredi kartlarına uygulanan akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemeyeceği düzenlenmiştir. Buna göre,KMH kredileri de 2006/1 sayılı tebliğ hükümlerine tabi tutulmuştur. Hesabın kat edildiği ve takip tarihi itibariyle TCMB tarafından KMH alacakları için % 22,08 akdi, %28,08 temerrüt faizi belirlendiğinden ve bu faiz oranlarının aşılması mümkün olmadığından davacı bankanın KMH alacağına %30,24 oranında faiz uygulanması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı müteveffa kefil ... vekili, cevap dilekçesinin ekindeki müvekkilinin kredi hesaplarının bulunduğu davalının İkitelli Şubesi'ne noterden gönderdiği 27/03/2017 tarihli ihtarnameyle dava dışı şirkete kefilliğinden gördüğü lüzum üzerine istifa ettiğini, kefilliğinin dikkate alınmamasını, bugünden sonra kefilliğine dayanılarak her hangi bir işlem yapılmamasını ve gerekli işlemlerinin yapılmasını istediğini bildirmiştir. Kefaletten dönmeye ilişkin ihtar davalı bankaya 05/04/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Her iki bilirkişi raporunda ve dosyaya sunulan hesap ektrelerinden ihtarın tebliğ tarihi itibariyle ticari kredili mevduat hesap kredisi bakiyesi 619,61-TL'dir. Kredi borcu 19/04/2017 tarihinde tamamen kapatılmıştır. Daha sonra bir kez daha kredi kullanılıp kapatılmış ancak Temmuz 2017 tarihinde kullanılan kredilerin geri ödenmediği ve takibe konu tutarların bu kredilen olduğu belirlenmiştir. TBK'nın "Kefaletten dönme" başlıklı 599. maddesinde, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği düzenlenmiştir. Eldeki davada asıl borçlu şirketin KMH borcuna hiç ödeme yapmadığı ve alacaklı tarafça da şirketin mali durumunun bozulmadığı yolunda bir delil sunmadığı görülmekle, davalı ... tarafından yapılan bildirimden sonra kullandırılan kredilerden sorumlu olmadığının kabulü gerekir. Bu gerekçeyle, davalı müteveffa ... mirasçıları açısından icra takibindeki nakit alacak istemi bakımından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.İtirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbidir ve yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtirazın iptali istemini yerinde görmeyen mahkemenin itirazın iptali davasını red ile yetinmesi yeterlidir. Ayrıca icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekmez. Eldeki davada mahkemece, davalı ... mirasçıları hakkında takipteki nakit alacak yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline karar verilmiştir. Ancak itirazın iptali davası reddedildiğinde, ilamsız icra takibine devam edilemeyeceğinden karar kesinleştiğinde takip iptal edilmiş sayılacaktır. Bu nedenle, mahkemece yapılan bu usulü hata sonuca etkili bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, istinaf sebebleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim