mahkeme 2022/1587 E. 2025/1333 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1587

Karar No

2025/1333

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1587
KARAR NO : 2025/1333
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/03/2022
NUMARASI 2021/95 2022/302
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... plakalı, 2012 model, ... marka, ... sport tipi aracı davalı şirketin Adana şubesinden sıfır olarak satın aldığını, aracın tüm servis bakım ve onarımlarının eksiksiz ve süresi içerisinde davalı bünyesinde yapılmasına rağmen sürekli olarak arızalar çıktığını, aracın önce 09.12.2015 tarihinde turbosu, 22.03.2018 tarihinde ise komple motorunun değiştirilmek zorunda kalındığını, müvekkilinin motor değişimi için davalıya ödeme yaptığını, bahse konu motor değişimi ile ilgili dava devam ederken yeni takılan motorun da henüz 75.000 km kullanılmasından sonra 02.08.2020 tarihinde hiçbir uyarı ve ikaz vermeden çalışamaz hale geldiğini, bu defa müvekkilinin motor değişimi için ... Servis ve Tic. AŞ’ye 130.675,73-TL ödemek zorunda kaldığını, 22/03/2018 tarihinde davalı tarafından değiştirilen motorun üretimden kaynaklı ayıplı olduğunun delil tespiti raporuyla tespit edildiğini belirterek müvekkilinin araç tamiri bedeli olarak şimdilik 10.000-TL'nin 26/11/2020 tarihinden, çekici hizmet bedeli 4.720-TL, motor değişimi kaynaklı değer kaybı nedeniyle 1.000-TL, aracın kullanılamaması nedeniyle 1.000-TL, motor sökme takma için ödenen 3.954,09-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili, 27/01/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davadaki talebini 130.675,73-TL motor değişim ücreti, 26.400-TL araç kiralama bedeli, 3.954,09-TL motor söküm takım bedeli, 4.720-TL çekici hizmet bedeli ve 1.000-TL değer kaybı olmak üzere 166.749,82-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili; dava konusu ihtilafın ticari satımdan kaynaklandığını, 2 yıllık garanti ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu aracın tescil tarihinin 28.09.2012 olduğunu, ilk davanın 06.04.2018 tarihinde açıldığını, davanın reddedildiğini ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, eldeki davanın ise aracın satın alınmasından 9 yıl sonra açıldığını, 22.03.2018 tarihinde değişen motorun garanti süresinin 22.03.2020 tarihinde dolduğunu, her halükarda davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu araçta davacı iddialarının aksine üretimden kaynaklanan ve hukuken “ayıp” olarak nitelenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, araçta meydana gelen şikayetlerin davacının kullanım hatasına dayandığını, aracın davacı tarafça kullanılmış ve halen de kullanılmakta olduğunu, aracın 9 yıllık süre içerisinde nasıl kullanıldığının, kullanım hatası ve diğer dış etkenler nedeniyle hasar görüp görmediğinin ve değer kaybına uğrayıp uğramadığının tespit edilemediğini, garanti süresi dolmuş olan aracın tamir süresi içinde müvekkili şirketin ikame araç tahsis etme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; somut olayda araçtaki ikinci arızayı onaran dava dışı ... tarafından motorun yeniden değiştirildiği, davacının kullanımından kaynaklı arıza olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, davacının talebi üzere değişik iş tespit raporu doğrultusunda aracın çalışır vaziyette olduğu, aracın motorunda birden fazla arıza olduğu, arızaların kullanımla ortaya çıktığı, aracın satıldığı tarihte gözle ve olağan muayene ile fark edilemeyeceği, maldan yararlanmayı engelleyeceği ve davaya konu aracın ayıplı sayılmasını gerektirecek önemde arızalar olduğu, satın alınması esnasında makul gözlem ile anlaşılamayacak türden bu arızaların dava konusu aracın gizli ayıplı sayılmasını gerektireceği, zira belirli periyodlarla araçta süregelen arıza ve motor değişimlerinin olağan karşılanamayacağı, bu nedenle davacının TBK. m. 227 hükmündeki onarım bedelini, yapılan masrafları ve de değer kaybı tazminini talep etmekte haklı olduğu, iş bu taleplerin davalı ithalatçı firmanın sorumluluğunda olduğu, davacının ayıp ihbarını noter kanalı ile usulüne uygun yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, araç onarım masrafı 130.675,73-TL, çekici masrafı 4.720-TL, günlük araç kiralama bedeli 26.400-TL, motor sök-tak işlem bedeli 3.954,09-TL olmak üzere toplam 165.749,82-TL'nin dava dilekçesinde talep edilen değerler üzerinden dava tarihinden ıslah dilekçesi ile artırılan kısımlar yönünden ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dava konusu ihtilafın zamanaşımına uğradığını, davacının süresinde muayene ve ayıp ihbar külfetini yerine getirmediğini, bilimsel ve teknik nitelikte inceleme ve gerekçeye dayanmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporundaki tespitlerin kendi içerisinde çelişkili olduğunu, garanti süresi dolmuş araç için müvekkilinin araç tahsis etme yükümlülüğünün bulunmadığını, vekalet ücretinin hatalı uygulandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı onarım ile ikame araç bedeli ve yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre ise, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.Hukuk uygulamasında kusur; hukuki açıdan ağır, hafif ve orta olmak üzere bir ayrıma tabii tutularak derecelendirilmektedir. Kusurun değerlendirilmesinde ölçü nitelik olmaktan ziyade niceliktir. Birinden diğerine geçiş çoğu zaman takdir ve değerlendirilmeye dayalıdır. Ağır kusur yargısal kararlarda "aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel,basit) dikkat ve özenin gösterilmemesidir. Ağır kusurda, hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara "tam bir aldırmazlık" söz konusudur. Ağır kusur bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır (Yargıtay HGK 2003/11-756 esas, 2003/743 karar sayılı ilamı).Somut olayda;davacı şirket adına 28/09/2012 tarihinde davalıdan satın alınan ... plaka sayılı aracın arıza nedeniyle 22/03/2018 tarihinde 144.330 km'de iken davalıya ait serviste motorunun değiştiği, 02/08/2020 tarihinde 224.689 km'de iken yeniden arızalanması nedeniyle tekrar motorunun değiştiği anlaşılmaktadır. Davacı, araca 22/03/2018 tarihinde 144.330 km'de iken takılan motorun ayıplı olduğunu, bu nedenle 24/12/2020 tarihinde yeniden motor değişimi yapıldığını ileri sürmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede bakımları düzenli olarak yapılan dava konusu aracın ana krank milinde yatak sarma, krank kepinin kırılması, motor blokunun zarar görmesi şeklindeki arızanın bu bölgeden kopan parçaların motor parçaları arasına girerek motoru çalışamaz hale getirdiği, arızanın temel olarak motor malzemesinin uygun olmayışı, motor iç parçalarının yüzey kalitesi ile ilgili olduğu, araca yeni takılan motorun imalat hatalı, üreticinin aracın ayıplı olarak imal edilmesinde ağır kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. 144.330 km'de iken araçtaki motoru blok olarak değiştirilerek yeni motor takılmış olup, yeni takılan motor nedeniyle davalının satıcı sıfatından kaynaklanan sorumluluğu bulunmaktadır. Değişimi yapılan motordaki ayıbın ağır kusurdan kaynaklandığı dikkate alındığında TBK'nın 231/2 maddesi uyarınca satıcının iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanması mümkün değildir. Bu durumda davalı serviste 22/03/2018 tarihinde değişimi yapılan motorun 75.000 km kullanıldıktan sonra ortaya çıkan arızanın gizli ayıptan kaynaklandığı anlaşıldığından, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, motor değişimine ilişkin dava dışı ... tarafından düzenlenen fatura tutarı ile yine davalı tarafından motor sök tak işlemi için düzenlenen fatura tutarı dışında çekici masrafları ile mahrum kalınan araç nedeniyle tazminata hükmedilmiştir. Davacının motordaki arıza nedeniyle araçtan yararlanamadığı süre boyunca ikame araç nedeniyle zarara uğrayacağı açık olup TTK'nın 227. maddesinde alıcının tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Bilirkişi heyetince araçtaki arızanın makul onarım süresi ve aracın davalının elinde beklediği süre için tespit edilen kiralama bedeli üzerinden hesaplanan tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince davanın reddine karar verilen kısmı için davalı yararına takdir edilecek vekalet ücretinin reddedilen kısmı geçmesi mümkün olmadığından, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinafı da yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 11.322,37-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 2.830,70-TL harcın mahsubu ile kalan 8.491,67-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim