Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/155
2025/220
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/155
KARAR NO:2025/220
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/11/2021
NUMARASI:2016/525 Esas - 2021/781 Karar
DAVA:Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN İSTANBUL 6.
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2025
Asıl davanın reddine ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili, müvekkili ile davalı... Ltd. Şti.'nin imzaladıkları 14/08/2014 tarihli sözleşmeyle davalının 01/09/2014 tarihinden itibaren ayda en az 2.000 ton sözleşmede belirtilen nitelikte yüksek tenörlü mineral çinko toprağını müvekkiline teslimini taahhüt ettiğini, müvekkilinin de sözleşmede belirtilen nitelikteki ve miktardaki çinko toprağını satıcı firmadan almayı taahhüt ettiğini; tarafların daha sonra davalı ...'nun da katılımıyla aynı konuda ancak şartları yönünden daha kapsamlı her iki davalının satıcı olarak kabul edildiği 01/10/2014 tarihli yeni bir sözleşme düzenlediklerini, bu sözleşmenin 14/08/2014 tarihli sözleşmenin yerini aldığını, yeni sözleşme hükümlerine göre satıcı tarafından maden ocağından çıkarılacak olan sözleşmenin 4. maddesinde yazılı niteliklerde çinko madeni cevherinin 01/01/2015 tarihinden başlayarak sözleşmenin sona ereceği 31/12/2016 tarihine kadar her ay 1.500 ton, yıllık 18.000 ton olacak şekilde alıcıya teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, satıcının bu madenden çıkan çinko cevherini müvekkilinden başka birisine satmaması ve çıkarılan cevheri alıcı tarafından teslim alınacağı tarihe kadar kendi deposunda saklamasının kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında her iki davalının da müvekkiline karşı müteselsilen sorumluluk altına girdiğini; müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen satıcının 15/08/2014, 01/09/2014 ve 08/10/2014 tarihinde yaptığı teslimat ve satışlar dışında bu tarihten sonra sözleşme hükümlerine uymadığını, nitelik ve miktarlarda mal teslimi yapmadığını, teslim edilmek istenen çinko toprağının sözleşmede belirtilen niteliklere uygun olmadığı yapılan testlerle belirlendiğinden teslim alınmadığını, sonrasında davalıların cevher teslim etmediğini, müvekkilinin sözleşmeler gereği satıcı firmanın banka hesabına 14/08/2016 tarihinde 190.000 USD ve 02/10/2014 tarihinde de elden 100.000 USD'yi olmak üzere toplamda 290.000 USD avans ödemesi yaptığını; buna karşın davalı satıcının 15/08/2014, 01/09/2014 ve 08/10/2014 tarihlerinde teslim ettiği mal değerinin 109.441,14-USD olduğunu, müvekkilinin satıcı firmada 180.558.86-USD alacağının kaldığını; bu kapsamda faiziyle birlikte 185.607,09-USD karşılığı 498.559,20-TL'nin tahsili için davalılar aleyhine İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini; müvekkilinin davalılara noterden gönderdiği 02/07/2015 tarihli ihtarla ücreti ödenen sözleşmede yazılı nitelikleri haiz cevherin 3 gün içinde teslimin istenildiği aksi halde sözleşme feshedilerek zarar ve cezai şart istenileceğinin belirtildiği; davalı tarafın noterden gönderdiği 07/08/2015 tarihli cevabi ihtarnamede, üretilen, teslime hazır hale getirilen ve depoda bekletilen cevherlerin müvekkili tarafından alınmadığının iddia edildiğini, ancak bu hususun doğru olmadığını; davalıların cevheri başka şahıslara satarak sözleşmeyi ihlal ettiklerini, müvekkilinin kar kaybına uğradığını; davalı tarafın sözleşmenin 9.1 maddesince müvekkilinin her türlü zararını karşılaması ve 9.2 maddesine göre ayrıca 500.000-USD cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek, davalıların sözleşmeye aykırı davrandığının tespitini, sözleşmenin feshini, müvekkilinin kar kaybı, yaptığı masraflar, zararları vs. tespit edilerek şimdilik 5.000-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, davalıların ödemesi gereken cezai şart miktarından şimdilik 5.000-TL sinin davalılardan müteselsilen tahsiline, her iki alacağa da feshi ihbar tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizinin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı... A.Ş. ve ... vekili, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davacıya 1.433,60 ton cevher teslim edildiğini, teslimi yapılan cevherlere ilişkin sözleşmeyle belirlenen tenör tespit yeri... şirketi yerine, kendilerine ait tesislerde tenor ölçümü yaptırıldığından sözleşmeye aykırı davrananın davacı olduğunu; sözleşmeye uygun olarak üretilerek davacıya teslime hazır hale getirilen ve depolanarak stok sahasında bekletilen cevherlerin teslim alınması için davacının girişimde bulunmadığını; teslim öncesi davacının müvekkiline teslim etmesi gereken big bag çuvalların verilmediğini, sözleşmeye davacının aykırı davrandığını, bekletilen cevherlerin alınmamasının sorumluluğunun müvekkiline yükletilemeyeceğini, 28/04/2015 tarihinde ocak içerisinde meydana gelen göçük nedeniyle üretimin durdurulduğunu, halen tahkimat işlemleri yapılamadığını ve sözleşmedeki mücbir sebep hali gerçekleştiğinden müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili, müvekkilince davalılara sözleşme kapsamında 290.000-USD avans ödemesi yapıldığını, buna karşın davalıların sadece 109.441,14-USD değerinde mal teslim ettiklerini, davalıların uhdesinde kalan 180.558,86-USD karşılığı mal teslim edilmediğini, bu kapsamda faiziyle birlikte 185.607,09-USD karşılığı 498.559,20-TL'nin tahsili için davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazını iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı ... vekili, asıl davadaki savunmalarını yineliyerek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece asıl davada, 01/10/2014 tarihli sözleşmede, 14/08/2014 tarihli ilk sözleşmenin yerini aldığını gösteren hüküm bulunmadığı, dava dilekçesinde 01/10/2014 tarihli sözleşmeden kaynaklı talepte bulunulduğu ancak 01/10/2014 tarihli sözleşme kapsamında davalılara herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalıların davacıya cevher teslim etmediği, davacının bu sözleşme nedeniyle masraf yaptığına dair bir belge sunulmadığı, dolayısıyla tarafların 01/10/2014 tarihli sözleşmeden doğan edimlerini hiç ifa etmediği, bu nedenle geriye etkili sözleşmeden dönmenin söz konusu olduğu, sözleşmeden dönme halinde cezai şart talep edilemeyeceği, ayrıca kar kaybı, masraf ve zararların da talep edilemeyeceği; her ne kadar sözleşmenin feshi talep edilmiş ise de dönme nedeniyle sözleşme sona erdiğinden ayrıca sözleşmenin feshi için hüküm kurulmasına da gerek olmadığından asıl davanın reddinin gerektiği; birleşen davada, davacının sözleşme kapsamında davacının 290.000-USD avans ödemesi yaptığı, buna karşın 109.441,14-USD değerinde mal teslim aldığını, kalan 180.558,86-USD'ni iadesinin istenebileceği, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların 180.558,86-USD asıl alacak için yaptıkları itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren 3095 sk 4/a uyarınca Devlet Bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi uygulamak sureti ile takibin devamına, fazla talebin reddine; alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığı olan (1-USD=2,6839-TL) 484.601,92-TL'nin % 20’si olan 96.920,38-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve davalıların kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, mahkemenin 01/10/2014 tarihli ikinci sözleşme hükümlerinde bu sözleşmenin ilk sözleşme olan 14/08/2014 tarihli sözleşmenin yerini aldığını gösterir şekilde hiçbir hüküm içermediğine yönelik kanaatinin haklı olmadığını; davalıların ihtarnameye ve davaya cevaplarında bu yöndeki iddialarına karşı hiçbir itirazları olmadığını, aksine 28/04/2015 tarihinde ocakta göçük meydana geldiğini, bu nedenle üretim yapılamadığından 01/10/2014 tarihli sözleşmenin 9/III maddesinde düzenlenen mücbir sebep nedeniyle sorumluluklarının olmadığını iddia ettiklerini; 14/08/2014 tarihli sözleşmede satıcı davalı taraf 01/09/2014 tarihinden sonra ayda en az 2.000 ton yüksek tenörlü mineral çinko toprağını müvekkili alıcıya satmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin sona ereceği tarihin açık bırakıldığını; 01/10/2014 tarihli sözleşmede ise bu defa satıcı davalı tarafın 01/01/2015 tarihinden başlayarak sözleşmenin sona ereceği 31/12/2016 tarihine kadar alıcıya her ay 1.500 ton yıllık 18.000 ton olacak şekilde sözleşmede belirtilen değerlerde çinko maden cevherini satmayı taahhüt ettiğini; bu şekilde tarafların 2. sözleşmeyle 14/08/2014 tarihli ilk sözleşmenin 31/12/2014 tarihinde sona ereceğini 01/01/2015 tarihinden itibaren 01/10/2014 tarihli ikinci sözleşme hükümlerinin uygulanacağını zımnen kabul ettiğini; davalılar hiçbir aşamada bunun aksini iddia etmediklerini; mahkemenin tarafların 01/10/2014 tarihli sözleşmeden doğan edimlerini hiç ifa etmediğine yönelik kanaatı haklı olmadığını; taraflar arasındaki 14/08/2014 tarihli sözleşmenin ödeme şeklini düzenleyen 14. maddesinde davacı alıcının 190.000-USD'yi (% 28 tenöre göre 1.000 ton bedeli olarak) davalı ... A.Ş hesabına avans yatıracağı akabinde 1.000 ton tenörün nakliyesinin yapılacağı yine aynı şekilde davacının 190.000-USD'yi avans olarak yatırmasından sonra ikinci 1.000 tonluk tenörün nakliyesinin kararlaştırıldığını; 01/10/2014 tarihli sözleşmenin ödeme şeklini düzenleyen 8. maddesinde ilk sözleşmedeki teslimden önce avans uygulamasından vazgeçilerek teslim edilecek çinko cevherinin tartı sonucu tonajı belirlendikten sonra % 75'inin avans olarak ödeneceğinin hüküm altına alındığını; yani tarafların ilk sözleşmede avans ödemesinden sonra malın teslimi yapılacağı kararlaştırmışken ikinci sözleşmede malın müvekkiline tesliminden sonra tartı tonajının % 75'inin avans olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, mahkemenin tarafların 01/10/2014 tarihli sözleşmeden doğan edimlerini hiç ifa etmediği, bu nedenle geriye etkili sözleşmeden dönmenin söz konusu olduğu ve sözleşmeden dönme halinde cezai şart talep edilemeyeceği, ayrıca kar kaybı, masraf ve zararlarını talep edemeyeceğine yönelik kanaatinin haklı olmadığını; yukarıda izah edildiği üzere taraflar 01/10/2014 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde malın müvekkiline tesliminden sonra malın tonajının % 75'i oranında avans ödeneceğinin kararlaştırıldığını, buna göre sözleşme konusu çinko cevheri davalılarca teslim edilmediğinden ödeme yapılmadığını; davalıların sözleşmeye uymayarak müvekkilini menfi zarara uğrattıklarını; sözleşmenin 9.2'ye göre 500.000-USD cezai şartın kararlaştırıldığını; bilirkişi raporlarıyla iddialarının sübut bulduğunu, sözleşmeye uygun teslim yapılmadığının belirlendiğini; davalıların ocakta göçük meydana geldiğini ispat edemediklerini belirterek, davacının kar kaybı, sözleşme sebebiyle yaptığı masraflar ve cezai şarta yönelik talepleri içeren asıl davanın reddine yönelik kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Asıl dava, ticari satım sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan kar kaybı, zarar ve yapılan masraflar ile cezai şartın tahsili; birleşen dava ise, sözleşme kapsamında davacı alıcının yaptığı fazla ödemelerin tahsili için başlatılmış icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.Asıl ve birleşen davada davacı, hükmü reddedilen asıl dava bakımından istinaf etmiştir. Somut olayda taraflar arasında iki adet sözleşme imzalanmıştır. 1. sözleşme 14/08/2014 ve 2. sözleşme ise 01/10/2014 tarihlidir.14/08/2014 tarihli sözleşmeyi davacının "alıcı", davalı şirketin "satıcı", diğer davalı ...'nun "saha sahibi" sıfatıyla imzaladığı; sözleşmenin konusunun satıcı tarafından yüksek tenörlü mineral çinko toprağının satışına ilişkin olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde çinko toprağının hangi değerlerde (Çinko=%27 min, Demir=%12 maks. ...) olması gerektiğinin düzenlendiği; 4. maddesinde toprağın nem ve çinko analizinin İran Gümrük SGS şirketi tarafıdan yapılacağı ve taraflarca kabul edileceği; 6. maddesinde fiyatının ne şekilde hesaplanacağının düzenlendiği; 9. maddesinde toprağın satıcı tarafından teslimatının saha sahibi ...'nun ... maden ocağında yapılacağı; 10. maddesinde, adrese kadar taşıma ve nakliyat maliyetinin 9. maddede olduğu gibi alıcının sorumluluğunda olduğu; 11. maddesinde 01/09/2014 tarihinden sonra ayda en az 2.000 ton yüksek tenörlü mineral çinko toprağının alıcıya verilmesinin taahhüt edildiği,; %27 oranından daha düşük tenörden toprak sunulmuşsa bundan doğacak ek fiyatlar ve maliyetlerin satıcının sorumluluğunda bulunduğu; 14. maddesinde 190.000-USD'nin avans şeklinde davalı şirket hesabına %28 tenöre göre 1.000 ton bedeli yatırılacağı, 1.000 ton nakliyesi yapıldıktan sonra 1.000 ton bedeli 190.000-USD aynı şekilde yatırılarak ikinci 1.000 ton nakliye edileceği, avanslar hesaba yatırıldıktan sonra malın alıcı-davacı tarafından sahadan naklinin yapılacağı düzenlenmiştir.01/10/2014 tarihli sözleşmeyi davacının "alıcı", davalı şirketin "satıcı", diğer davalı ...'nun da "rödovansçı-satıcı" sıfatıyla imzaladığı; sözleşmenin 1. maddesinde konusunun satıcı tarafından ... mevkiinden çıkarılacak çinko cevherinin 01/01/2015 tarihinden başlayarak 31/12/2016 tarihine kadar alıcıya satılması, ocaktan çıkacak çinko cevherinin alcıdan başka kimseye satılmayacağı, cevherin alıcı tarafından teslim alınacağı tarihe kadar kendi deposunda saklaması olduğu; 3. maddesinde çinko madeni cevherinin 01/01/2015-31-12/2016 tarihleri arasında her ay 1.500 ton yıllık 18.000 ton olacak şekilde teslime dileceğinin taahhüt edildiği, cevherin alının temin edeceği big bag çuvallara satıcı tarafından doldurulacak ve satıcı tarafından gönderilecek tırlara yükleneceği ve alcı tarafından bu şekilde teslim alınacağı, teslimin takip ve kontrolü için alıcının ocakta bir çalışanının bulunacağı; 4. maddesinde çinko cevheri (toprağının) hangi değerlerde (Çinko=%27 min, Demir=%12 maks. ...) olması gerektiğinin; 5. maddesinde cevherin (toprağın) nem ve çinko analizinin İran'da İran ... şirketi tarafından yapılacağı ve taraflarca itiraz edilmeyeceği; 7. maddesinde fiyat belirleme esaslarının; 8. maddesinde teslim edilen çinko cevherinin tartı sonucu tonajı belirlendikten sonra avans olarak %75'inin satıcının banka hesabına yatırılacağı, kalan %25'inin İran'da malın tenörü ve nem oranı belli olduktan ve nem oranı düşüldükten sonra çıkan tenör üzerinden gereken ödemenin bankaya yapılacağı; "Cezai şart ve mücbir sebepler" başlıklı 9. maddesinde, (9.1) sözleşmenin 4. maddesinde belirlenen tarihlerde ve şekilde teslim edilmesi gereken çinko toprağının satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde ödenecek faturanın bedeli ödenmeyeceği gibi bundan dolayı alıcının oluşacak her türlü zararının satıcı tarafından karşılanacağının kabul edildiği; (9.2) alıcı ve satıcı tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda alıcı veya satıcının oluşacak zarar ve ziyanını karşılamanın yanı sıra 500.000-USD cezai şartı karşılıklı ödemeyi kabul ettikleri, (9.3) sözleşme imza tarihinde var olmayan ve öngörülmeyen tarafların kontrolleri dışında gelişen sebepler, doğal afet, ocakta göçük, savaş, terör, İran ve Türkiye gümrük kapılarının kapanması, izin verilmemesi veya gümrüklerde vergi oranlarının yükseltilmesinin mücbir sebep olarak kabuk edileceği; 11. maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe gireceği ve 12.4 maddesinde sözleşme kapsamında davalı şirket ve davalı ...'nun davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu düzenlenmiştir.Davacı taraf hem asıl hem de birleşen dava dilekçelerinde hukuki vakıa olarak, her iki sözleşmeye değinmiştir. Buna göre 1. sözleşme kapsamında davalı satıcı firmanın 15/08/2014, 01/09/2014 ve 08/10/2014 tarihlerinde yaptığı teslimalat dışında davalının sözleşme hükümlerine uymadığını, sözleşmeye uygun nitelik ve miktarlarda mal teslimi yapmadığını, teslim etmek istediği çinko toprağının analizi sonucunda uygun olmadığından teslim alınmadığını, davalı satıcın toprak çinko satışından imtina ettiğini; müvekkilinin sözleşmeye göre 14/08/2016 tarihinde eft yoluyla 190.000-USD ve 02/102014 tarihinde de elden 100.000-USD olmak üzere 290.000-USD avans ödemesi yaptığını; yukarıdaki 3 farklı tarihte davalı şirketin yaptığı teslimatların değerinin 109.441,14-USD olduğu, kalan 180.558,86-USDnin haksız olarak davalının uhdesinde kaldığını, bu miktarın faiziyle birlikte birleşen davaya dayanak teşkil eden takipte 185.607,09-USD olarak istenildiğini belirtmiştir. Ayrıca dava dilekçesinde davalılara noterden gönderdikleri 02/07/2015 tarihli ihtarnamede sözleşme hükümlerine uygun ve teslim tarihine kadar teslimi gereken miktardaki çinko cevherinin 3 gün içinde teslim edilmesi aksi halde sözleşmenin fesh edilerek müvekkilinin zararları ve cezai şart yönünden hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini; davalıların da 07/08/2015 tarihli cevabi ihtarında üretilip teslime hazır hale getirilmiş ve depolanarak bekletilen cevherin müvekkilleri tarafından alınmadığının belirtildiğini, fakat bu iddianın doğru olmadığını; bu ihtardan sonra defalarca maden ocağına gidilmesine rağmen teslimat yapılmadığını; davalılar uzlaşmadığından son çare olarak hukuk yoluna başvurulduğunu; 01/10/2014 tarihli sözleşmenin 4. maddesine aykırı davranıldığından 9.1 maddesine göre müvekkilinin her türlü zararının karşılanmasının ve 9.2 maddesine göre sözleşmeden doğan yükümlülükler yerine getirilmediğinden 500.000-USD cezai şart ödeneceğinin kabul edildiğini; davalıların 01/10/2014 tarihli sözleşme hükümlerine riayet etmemesi sebebiyle mağdur olduğunu, masraf yaptığını ve kar kaybına uğradığını belirtmiş, asıl davada netice-i talep olarak davalıların 01/10/2014 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı davrandığının tespitini ve sözleşmenin feshini, sözleşme hükümlerine aykırılık sebebiyle müvekkilinin maruz kaldığı kar kaybı; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sözleşme nedeniyle yapılmış masraflar vs. zararlar tespit edilerek şimdilik 5.000-TL'nin ve sözleşmeden doğan yükümlülükler yerine getirilmediğinden ödenmesi gereken cezai şart miktarı tespit edilerek şimdilik 5.000-TL'nin davalılardan tahsili talep edilmiştir.Tarafların kabulünde olan ve davalı şirketin davacıya teslim ettiği emtianın faturaları incelendiğinde, 15/08/2014 tarihli 165.000-TL bedelli faturayla 1.000 ton; 01/09/2014 tarihli 36.214-TL bedelli faturayla 186 ton ve 08/10/2014 tarihli 48.207,72-TL bedelli faturayla 247,6 ton tüvenen çinko cevherine ilişkin olduğu görülmüştür.Yine tarafların kabulünde olduğu üzere davacı, davalı şirketin banka hesabına 14/08/2014 tarihinde "maden avansı" açıklamasıyla 190.000-USD ödemiş ve 02/10/2014 tarihli ödeme makbuzuyla 14/08/2014 tarihli sözleşme kapsamında cevherin kalan 1.000 tonluk kısmını yüklenmesi karşılığı avans olarak davacının davalı şirkete 100.000-USD nakit elden ödeme yaptığı tespit edilmiştir.Davacı davaya konu çinko cevherinin sözleşmeye göre SGS tarafından yapılmış 15/11/2014 ve 11/12/2014 tarihli analiz raporlarını sunmuştur. 15/11/2014 tarihli analiz raporunda çinko oranı %22,46 ve 11/12/2014 tarihli analiz raporunda çinko oranı %22,95 çıkmıştır. Davacı 18/11/2016 tarihli dilekçesinin ekinde, sözleşme için yapmış olduğu masraflar kapsamında maden ocağının yakınındaki tarlayı 04/09/2014 tarihli kira sözleşmesiyle 5 yıllığına yıllık 2.500-TL bedelle kiraladığını, 1 yıllık kira bedelinin peşin ödendiğine ilişkin kira sözleşmesini; yine taşınmazda saha onarımı, tuvalet ve uyarı lambaları gibi işlerin yapıldığını gösterdiğini belirttiği 10/10/2014 tarihli 14.750-TL, 10/10/2014 tarihli 259,60-TL, 20/10/2014 tarihli 82-TL ve 22/12/2014 tarihli 3.407,25-TL bedelli faturaları; 15/08/2014 tarihli 1.652-TL bedelli 2.000 adet boş çuvala ilişkin faturayı sunmuştur.Davacının davalılara noterden gönderdiği 02/07/2015 tarihli ihtarnamede davacı, davalıların 01/10/2014 tarihli sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden mağdur olduğunu, kar kaybına uğradığını, bu nedenle ihtarın tebliğinden itibaren 3 gün içinde o tarihe kadar teslimi gereken çinko cevherinin teslimi, aksi taktirde sözleşmeyi feshettiğini, kalan avansın istirdadı, uğranılan zarar ve sözleşmedeki cezai şart için yasal yollara başvuracağı belirtilmiştir. İhtar davalı ...'a 06/08/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı şirkete ise tebliğ edilmemiştir. Davalılar ise 07/08/2015 tarihli cevabi ihtarda, teslime hazır hale gelmiş cevherin depolandığını, davacının teslim için girişimde bulunmadığını, 28/04/2015'te maden göçük meydana geldiğinden üretimin durduğunu, bu durumunda mücbir sebep teşkil ettiğini, ihtarnamenin kabul edilmediğini ifade etmişlerdir. İstinaf başvurusuna konu eldeki asıl dava açısından uyuşmazlık, davacının davalılardan 01/10/2014 tarihli sözleşme kapsamında, davalıların sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden bahisle sözleşmenin feshi ile davacının yaptığı masrafları, uğradığı kar kaybını ve sözleşmenin 9.2 maddesindeki cezai şartı isteyip isteyemeyeceğine ilişkindir. Davacı, davalılara gönderdiği 02/07/2015 tarihli ihtarnamede sözleşmeye göre yapılmamış teslimatların tebliğden itibaren 3 gün içinde yapılmasını, aksi halde sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Davalılar da cevabi ihtarda, söz konusu ihtarnameyi kabul etmediklerini belirtmişlerdir. Davacının davalılara verdiği 3 günlük süre içinde, her hangi bir teslim gerçekleşmemiştir. Buna göre her ne kadar ikinci sözleşmenin birinci sözleşmenin devamı olduğu hususunda açık bir düzenleme yok ise de, taraflar arasındaki ilişki gözetildiğinde ikinci sözleşmenin birinci sözleşmenin devamı olduğu anlaşılmaktadır. İkinci sözleşmenin 01/01/2015 tarihinde yürürlüğe girmesi kabul edilmiştir. Fakat her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere, söz konusu sözleşme uygulanmamış ve davacı, davalılar tarafından depolarında bekletildiği iddia edilen malları teslim almamıştır. Davacının dosyaya sunduğu masraf belgelerine bakıldığında, tarihlerinin uygulamaya başlanmamış ikinci sözleşmenin yürürlük tarihinden önce olduğu görülmektedir. Bu halde taraflar arasındaki süreç dikkate alındığında, aralarındaki hukuki ilişkiyi karşılıklı olarak tasfiye etme hususunda mutabık kaldıkları ve davacının asıl davadaki taleplerini ispat edemediği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece asıl davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl davada alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.