mahkeme 2022/1512 E. 2025/1350 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1512
2025/1350
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1512
KARAR NO: 2025/1350
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2021
NUMARASI: 2018/624 Esas 2021/1131 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 29/05/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/09/2025
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... San.ve Tic. A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalıların işbu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, söz konusu sözleşmelere istinaden borçlu şirkete krediler ve kredi kartı kullandırıldığını, borçluların borcunu ödememesi üzerine Beyoğlu 41. Noterliğinin 17.01.2018 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile davalılar hakkında ilamsız takip başlatıldığını, davalıların itirazları nedeniyle takibin durduğunu, davalıların müteselsil kefil olarak tüm dosya borcundan sorumlu olduklarını belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiş, davalılar vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında, 15.11.2012 tarihinde 5.000.000-TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmede 6.667.000-TL kefalet limiti üzerinden müteselsil kefil olarak kefalet imzalarının bulunduğu, dava dışı asıl borçlu şirkete muhtelif tarihlerde, taksitli ticari kredi, borçlu cari hesap kredisi kullandırılmak ve ticari kredi kartı limiti tahsis edilip kullandırılmak suretiyle borcun doğduğu, sözleşmenin temerrütle ilgili 1.10 maddesi hükmü de dikkate alındığında, krediye fiilen uygulanmakta olan akdi faiz oranı olan % 15,50'nin yüzde ellisi oranında artırımı sonucunda temerrüt faiz oranının %23,25 olduğu, alacağın hesaplanması için bankanın hesap kat tarihindeki alacağına temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin BSMV'si uygulanıp kapitalize edilerek oluşan alacağa, tahsilatlar düşülmek, her bir tahsilat tarihine kadar faiz işletilmek ve TBK 100 gereği önce faiz ve ferilerinden düşülmek, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanmak suretiyle, takip tarihi itibariyle davacı banka alacağının tespit edilmesi gerekmekle birlikte, davacı banka tarafından dava dışı borçlu şirketin yaptığı ödemelerin borçlu şirket lehine olacak şekilde öncelikli olarak ana paradan tahsil edilmesine muvafakat edildiği, bu şekilde hesapladıkları için TBK 100 gereği değil, yapılan tahsilatlar önce ana paradan düşülmek suretiyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, bu doğrultuda yapılan hesaplama neticesinde takip talebine konu ticari krediler yönünden davacı bankanın takip tarihi itibariyle toplam 77.548,47-TL asıl alacak, 77.671,46-TL işlemiş faiz, 3.883,58-TL BSMV olmak üzere 159.103,51-TL alacağının bulunduğu, kredi kartından kaynaklanan alacağın varlığının tesbit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların takibe itirazının kısmen iptaline, takibin toplam 77.548,47-TL asıl alacak, 77.671,46-TL işlemiş faiz, 3.883,58-TL BSMV olmak üzere toplam 159.103,51-TL alacak üzerinden ve 77.548,47-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 23,25 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazla talebin reddine, hükmedilen asıl alacak tutarı 77.548,47-TL'nin taktiren %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; ... , ..., ... numaralı krediler ile kredi kartına ilişkin yapılan ödemeler ile kredilere ait asıl alacak tutarlarının kapatıldığını, ancak kredilerin ödemelerin yapıldığı tarihe kadar işleyen faiz alacağının tahsil edilemediğini, TBK'nın 100. maddesi gereği alacaklının yapılan tahsilatları öncelikle alacağın faizi ve ferilerine mahsup etme şeklinde seçimlik yetkisi olduğu belirtilmişse de, alacaklının, borçlunun lehine olacak şekilde yapılan ödemeleri asıl alacağa da mahsup edebileceğini, borçlunun yaptığı kısmi ödemelerin öncelikli olarak asıl alacaktan mahsup edilmesinde hiç bir sakınca bulunmadığını, bilirkişi raporunda faiz alacaklarının eksik hesaplandığını, ana parası tahsil edilen ancak akdi faiz alacağı bulunan krediler için akdi faize temerrüt faizi işletilmesinde sakınca bulunmadığını, taksitli ticari krediler için uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %48 olduğunu, sözleşmeye uygun olarak, temerrüt tarihinde geçerli olan, müvekkili bankanın TCMB'ye bildirdiği ticari kredi faiz oranlarından en yüksek olanının %50 fazlası ile elde edilen %48 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 15.11.2012 tarihli 5000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacı bankaca asıl borçluya nakit krediler kullandırıldığı ve kredi kartı tahsis edildiği, oluşan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalılara 17.01.2018 tarihinde kat ihtarının tebliğ edildiği, kat ihtarının davalı kefillere 23.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 1 günlük ödeme süresiyle birlikte davalıların 25.01.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, borcun yine ödenmemesi üzerine 22.03.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalıların süresinde ödeme emrine itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; bankaca kullandırılan kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranı olan %15,50 oranı esas alınarak genel kredi sözleşmesinin I.10 maddesine göre temerrüt faizi oranını %23,25 olarak belirleyen bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TBK'nın 100. maddesi gereğince, kısmi ödemenin alacaklı tarafından öncelikle faiz ve ferilerden mahsup hakkı bulunmakta ise de, hüküm emredici olmadığından alacaklının borçlu lehine ödemeleri asıl alacaktan mahsup etmesi mümkündür. Somut olayda da alacaklı banka tarafından, kat tarihi öncesinde davalılardan tahsil edilen tutarlar asıl alacaktan mahsup edilmiş ve ödemeler sonucunda takip ve dava konusu edilen kredilerden bir kısım kredi borçları ile kredi kartı borcu kapatılmıştır. Bu durumda tahsilatları öncelikle işlemiş faize ve ferilere mahsup etme hakkı bulunan alacaklı bankanın, borçlular lehine olmak üzere ödemeleri asıl alacağa mahsup ettikten sonra söz konusu kredi hesaplarına dayalı olarak işlemiş faiz talep hakkı bulunmamaktadır. Taraflarca imzalanmış olan genel kredi sözleşmelerinin I.10 maddesinde; müşterinin temerrütü halinde, bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 11. HD ve kapatılan 19. HD ile HGK'nın yerleşik kararları gereğince; temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olup, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için TCMB'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen, ancak müşterilerine uygulamadıkları en yüksek faiz oranları, temerrüt faizinin belirlenmesine esas alınmamaktadır. Genel kredi sözleşmesinde ayrıca bir akdi veya temerrüt faiz oranı belirlenmemiş olup, davacı banka tarafından, anılan krediye uygulanan faiz oranından daha fazla oranda cari faiz uygulandığına ilişkin bir belge de sunulmamıştır. Dava konusu krediye davacı bankaca yıllık %15,50 oranında akdi faiz uygulandığı tespit edilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu oranın %50 fazlası olmak üzere %23,25 oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Sözleşmede temerrüt faizinin düzenlendiği maddede, en yüksek oranın belirlenmesinde hangi tür kredi oranının esas alınacağı yazılı değildir. TCMB tarafından belirlenen ve tüm bankalar tarafından uygulanan kredi kartı ve KMH borçları için fiilen uygulanan ve ilan edilen akdi faiz oranı temerrüt tarihi itibariyle yıllık %22,08 oranında olup, bu oranın bankalarca fiilen uygulanmakta olması nedeniyle bu oran üzerinden sözleşmenin I.10. maddesi uyarınca %50 fazlasının ilavesi sonucunda elde edilen yıllık %33,12 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. Bu durumda alacağa %23,25 oranında temerrüt faizi uygulanması hatalı olup, %33,12 oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir. ... no'lu kredi hesabında yapılan kısmi ödemelerin bankaca asıl alacaktan düşülmüş olmasına rağmen hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda kredi bakiyelerine bir sonraki tahsilat tarihine kadar akdi faiz işletilerek hesaplama yapılmış ise de, bu doğrultuda belirlenen alacak üzerinden hükmedilen tutar davalı tarafça istinaf konusu edilmemiştir. Bu nedenle söz konusu bilirkişi raporunda yapılan hesaplama dikkate alınacaktır. Buna göre 01.08.2017 son kısmi ödeme tarihi itibariyle alacak 77.548,47-TL asıl alacak, 73.133,71-TL işlemiş akdi faiz ve 3.656,69-TL BSMV olmak üzere toplam 154.338,86-TL olarak belirlenmiştir. Davalı kefillerin 25.01.2018 tarihinde temerrüde düşmüş olmalarına rağmen bilirkişi raporunda temerrütün takip tarihi itibariyle oluştuğu gerekçesiyle son kısmi ödeme tarihi olan 01.08.2017 tarihinden sonraki dönem için faiz hesabı yapılmamış olup, davacı tarafça bu husus istinaf konusu edilmemiştir. Bu durumda alacak için 25.01.2018 olan temerrüt tarihi ile 22.03.2018 takip tarihi arasında %33,12 oran üzerinden faiz hesabı yapılması gerekmekte olup, 3.995,30-TL işlemiş faiz ve 199,76-TL BSMV hesaplanmıştır. Bu halde toplam alacak 77.548,47-TL asıl alacak, (77.671,46+3.995,30)=81.666,76-TL işlemiş faiz, (3.883,58+199,76)=4.083,34-TL BSMV olmak üzere 163.298,57-TL olarak belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemece bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle eksik alacağa hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; alacağa %33,12 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekirken %23,25 oranı üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporu esas alınarak eksik alacağa hükmedilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, itirazın kısmen iptaline fazli istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 Tarih 2018/624 Esas 2021/1131 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 77.548,47-TL asıl alacak, 81.666,76-TL işlemiş faiz, 4.083,34-TL BSMV olmak üzere toplam 163.298,57-TL üzerinden devamına, 77.548,47-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33,12 oranında temerrüt faizi ve faize %5 oranında BSMV uygulanmasına, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 32.659,71-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 11.154,92-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 3.042,07-TL'nin mahsubu ile kalan 8.112,85-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 3.077,97-TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 2.200-TL bilirkişi ücreti, 220,10-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.420,10-TL yargı giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 1.570-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davalılar vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 12.763,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 73,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 50-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.