mahkeme 2022/1474 E. 2025/1348 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1474
2025/1348
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA N : 2022/1474
KARAR NO : 2025/1348
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/04/2022
NUMARASI : 2017/240 Esas - 2022/296 Karar
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 10/03/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/09/2025
Daanın kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında, 02/01/2013 tarihli bayilik anlaşması akdedildiğini, davalı tarafından imzalanan taahhütname ile beş yıllık anlaşma süresi boyunca toplam 110 ton ürün alınacağı, eksik alınan ton başına 3.820-USD kar kaybı ödeneceğinin,...'nin söz konusu kar kaybını anlaşma süresinin hitamında ve/ veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda talep hakkı bulunduğunun kabul edildiğini, anlaşmanın 5. maddesi uyarınca davalı şirkete 420.000-TL+KDV tutarında peşin satış geliştirme prim ödemesi yapıldığını,davalı tarafa ödenen prim avansının ton başına 3.820-USD olduğunu, 5 yıllık anlaşma süresi boyunca almayı taahhüt ettiği 110 ton üründen eksik kalan her bir ton için 3.850-USD prim avansını ...'ye iade etmeyi taahhüt ettiğini, anlaşmanın 10. maddesinde, anlaşmanın BP tarafından haklı nedenle feshedilmesi veya anlaşmanın süresinden önce feshedilmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket edilmesi halinde ...'nin zarar ve ziyan hakları saklı kalmak kaydı ile 200.000-USD cezai şartın davalı tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini, davalı tarafın taahhüt ettiği miktarda ürün almadığı gibi, ürün alımından kaynaklanan muaccel borçlarını da ödemeyerek anlaşmayı ihlal ettiğini, müvekkili tarafından keşide edilen Kadıköy 15. Noterliğinin 04/08/2016 tarihli ve 29/11/2016 tarihli ihtarnameleri ile davalı tarafa yükümlülüklerini yerine getirmesi, aksi halde müvekkili şirketin anlaşmadan doğan haklarının kullanılacağının ihtar edilmesine rağmen,davalı tarafın ihlallerini sürdürmesi üzerine müvekkili tarafından keşide edilen Kadıköy 15. Noterliği'nin 23/12/2016 tarihli ihtarname ile anlaşmanın haklı neden ile feshedildiği ve alacaklarının ödenmesinin davalıya bildirildiğini belirterek, 200.000-USD tutarındaki cezai şart alacaklarının şimdilik 5.000-USD'sinin, 301.016-USD tutarındaki prim avansı alacaklarının şimdilik 5.000-USD'sinin ve 301.016-USD tutarındaki kâr kaybı alacaklarının şimdilik 5.000-USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından davalıya gönderilen ihtara rağmen sözleşmenin ihlal edildiği ve bu nedenle davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davalının sözleşmenin 5. maddesi ve ekinde imzalanan aynı tarihli taahhütname ile yıllık 110 ton ürün satın almayı taahhüt ettiği, sözleşmenin 10. maddesinde, bayinin iş bu anlaşmanın ve/veya eki niteliğindeki protokol, zeyilname ve taahhütlerinin, mevzuatın, herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği, ...'den mübayaa ettiği ürün bedellerini vadesinde ödemediği takdirde, ...’nin iş bu anlaşmayı haklı nedenle fesih hakkı bulunduğunu kabul ettiği, ve (e) bendi ile ...'ye, ...’nin iş bu anlaşmadan kaynaklanan tüm hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 200.000-USD tutarında cezai şartı ...’ye ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ...’nin diğer zarar, ziyan kâr mahrumiyeti, iş bu anlaşmanın diğer hükümlerinde yer alan cezai şart ve tazminat haklarının ayrıca saklı tutulduğu anlaşılmış olup, davacı bu hüküm uyarınca cezai şart yanında ayrıca kâr kaybını da talep edebileceği, cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı konusunda talimat mahkemesinde bir tespit yapılamadığı, davacının bayilik sözleşmesi kapsamında cezai şart talep edebileceği, davacının davalı şirketten 02/01/2013-23/12/2016 tarih aralığına ilişkin hesaplanan 96.666-USD cezai şart talep edebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince 5.000-USD'lik talebin değerlendirildiği, talep edilen cezai şart tutarının fahiş olmadığı gerekçesiyle kabulüne karar verildiği, kâr kaybına ilişkin olarak ilgili taahhütnamede, davalının, sözleşme tarihi başlangıç alınmak üzere, münhasıran ...'den veya ...nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından mübayaa etmek kaydıyla, anlaşma süresince 5 (beş) yıllık toplam 80 tonu belirtilen evsafa haiz muadil bir ...rol motor yağı olmak kaydıyla, yılda asgari toplam 22 ton ...l markalı ürün satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, satın alma taahhüdünün beş yıllık anlaşma süresinin tamamına şamil olmak üzere yerine getirilemediği takdirde, anlaşma süresinin hitamından veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 3.820-USD kar mahrumiyeti ödeneceğinin belirtildiği, ayrıca anılan kar mahrumiyeti tutarının mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edilmesine muvafakat edildiği, dava konusu bayilik sözleşmesi ve taahhütname kapsamında davacı şirketin kâr kaybını talep edebileceği, 26/06/2021 tarihli kök ve 28/01/2022 tarihli ek bilirkişi raporundaki hesaba göre davacının 24/12/2016-02/01/2018 tarih aralığı ile sözleşmenin feshi sonunda Ordu ilinde ilgili bölgede, yeni bir bayi edinebilmesi için geçecek makul sürenin 6 ay olarak belirlenmesi ile 02/01/2018-02/07/2018 tarih aralığına ilişkin talep edebileceği kâr kaybının toplam 85.502,26-USD olduğu, davacının talebiyle bağlı kalınarak 5.000-USD kâr kaybı tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, davacının prim alacağına ilişkin olarak bayilik sözleşmesi kapsamında, davacının davalıya 15/02/2013 tarihinde 481.200-TL ödeme yaptığı, 26/06/2021 tarihli kök ve 28/01/2022 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan 195.170-USD prim teşvik iade bedeli alacağı olduğu, davacının talebiyle bağlı kalınarak 5.000-USD ve KDV’si ile birlikte prim avansı talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.000-USD ve KDV’si ile birlikte prim avansının, 5.000-USD cezai şart, 5.000-USD kâr kaybı alacağının 02/03/2017 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı şirket yetkilisi; şirketin faal olmaması ve sağlık sorunları nedeniyle tebligatlardan haberdar olmadığını, bu nedenle savunma hakkını kullanamadığını, şirkete yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, şirketin sözleşme süresince anlaşma maddelerine uyduğunu, talep edilen cezai şartlar fahiş olmakla birlikte, kar kaybı ve prim avansı talebinin eksik inceleme sonucunda kabul edildiğini, şirketin bu borçları karşılayacak mal varlığı bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin feshine dayalı kar kaybı, prim avansı ve cezai şart alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasında 02.01.2013 tarihli bayilik sözleşmesi ve 08.01.2013 tarihli zeyilname akdedildiği, ayrıca davalı bayi tarafından asgari satın alma taahhüdü imzalandığı, davacı tarafça keşide edilen 04.08.2016 ve 29.11.2016 tarihli ihtarnameler ile davalının alım şartlarına uymadığı ve ödemelerini düzenli olarak ifa etmediği belirtilerek taahhütlerin yerine getirilmesi ve borcun ödenmesinin ihtar edildiği, 23.12.2016 tarihli ihtarname ile de davalının alım şartlarına uymadığı, ödemeleri düzensiz olarak yaptığı gerekçesiyle bayilik sözleşmesinin feshedildiği, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu anlaşılmaktadır.Davalı tarafça, yapılan tebligatların usulsüz olduğu ve bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığı ileri sürülmüştür. Mahkemece davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yargılama sırasında yapılan diğer tebligatların da usulüne uygun olduğu, davalının mahkemeye mazeret dilekçesi de sunduğu gözetildiğinde, davalının davadan haber olduğu görülmekle, davalının usulsüz tebligata ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi nedeniyle sözleşmenin 10. maddesine dayalı olarak cezai şart talep edebileceği, davalı bayinin sözleşme süresince taahhüt ettiği alım miktarının 110 ton olduğu, ancak 31 ton alım yaptığı, önceki sözleşme döneminden tespit edilmiş 60 tonluk alım miktarı ile birlikte 29 ton eksik alım bulunduğu, buna göre davacının 96.666-USD cezai şart talep edilebileceği, sözleşmenin feshi sonucunda davacının aynı bölgede yeni bayi edinmesi için gerekli sürenin 6 ay olduğu, davalının kar oranı %2 olup 6 aylık süre bakımından talep edilebilecek kar kaybı tutarının 8.709,53-USD olduğu, davacı tarafça davalı bayiye 420.000-TL+KDV olmak üzere 481.200-TL prim avansı ödendiği, 79 ton eksik alım bedeline isabet eden tutar 345.589-TL olup davacının bunun karşılığı olan 195.170-USD prim avansı alacağı talep edebileceği belirtilmiştir. Bayilik sözleşmesinin 5. maddesinde; ...'nin bayiye anlaşma süresince yerine getireceği ürün alımlarının (5 yıllık süre için toplam 110 ton) tamamına şamil olmak üzere 420.000-TL+KDV tutarında peşin satış geliştirme teşvik prim avansı ödeyeceği, bayinin 110 ton altında gerçekleştirdiği her bir ton başına 3.820-USD'yi ...'ye iade etmeyi kabul ettiği belirtilmiştir. Sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshi sonucunda davalı bayi, kendisine ödenmiş olan prim avansının sözleşmenin kalan süresine isabet eden kısmını iade ile yükümlüdür. Davalının bu iade sorumluluğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır. Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK’nın 79. maddesi hükmü gereğince ise davalı sadece kendisinin sebepsiz zenginleştiği miktar kadar sorumludur. Bu sebeple davacı tarafından ödenen ve ancak davalının elinde kalmayan KDV ödemesi dikkate alınamayacaktır. Bu durumda davalı bayiye 5 yıllık toplam 1.826 gün sözleşme süresi karşılığı ödenmiş olan KDV'siz tutar olan 420.000-TL prim avansının, kalan 375 günlük süreye isabet eden kısmının dikkate alınması gerekmektedir. 420.000-TL'nin ödeme tarihi olan 15.02.2013 tarihindeki kur karşılığı (420.000/1,7734) 236.833,20-USD'ye karşılık gelmektedir. Bu tutarın kalan 375 günlük süreye isabet eden kısmı ise 48.637,70-USD olarak hesaplanmış olup, davacı bu miktarda prim avansı alacağı talep edebilecektir. Bu nedenle mahkemece davacının 195.170-USD prim avansı alacağı bulunduğunun kabulü hatalıdır. Sözleşmenin 10. maddesinde; ... tarafından haklı nedenle feshi veya bayi tarafından süresinden önce feshedilmesi halinde, bayinin, ...’nin işbu anlaşmadan kaynaklanan tüm hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 200.000-USD tutarında cezai şartı ...ye ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ...’nin diğer zarar, ziyan, kâr mahrumiyeti, iş bu anlaşmanın diğer hükümlerinde yer alan cezai şart ve tazminat haklarının ayrıca saklı tutulduğu hüküm altına alınmıştır. Sözleşme davacı tarafça haklı nedenle feshedilmiş olmakla, davacının işbu hüküm doğrultusunda cezai şart talep koşulları oluşmuştur. Davacının 200.000-USD sözleşmenin haksız feshine dayalı cezai şart alacağı talep hakkı bulunmakla birlikte, mahkemece davacının 96.666-USD cezai şart alacağı bulunduğu kabul edilmiş olup, davacı tarafça karara yönelik istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Davacının diğer talebi ise davalı bayinin imzalamış olduğu taahhütnameye dayalı kar kaybı istemine ilişkindir. Söz konusu taahhütnamede; davalı bayinin sözleşme süresince yılda asgari toplam 22 ton ürün satın alacağı, taahhüdün beş yıllık anlaşma süresinin tamamına şamil olmak üzere yerine getirilemediği takdirde, anlaşma süresinin hitamından veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 3.820-USD tutarında kar mahrumiyeti ödeneceği, ...'nin anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep etmesine muvafakat edildiği kararlaştırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; sözleşmenin feshi sonucunda davacının aynı bölgede yeni bayi edinmesi için gerekli sürenin 6 ay olduğu, davalının kar oranı %2 olup 6 aylık süre bakımından talep edilebilecek kar kaybı tutarının 8.709,53-USD olduğuhesaplanmıştır. Bu doğrultuda mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak 5.000-USD kar kaybı alacağına hükmedilmesi yerindedir. Davalı tarafça hükmedilen cezai şartın fahiş olduğu ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şartın indirilmesini isteyemez. Ancak yerleşik yargı uygulamasında borçlunun ekonomik bakımdan yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceğini kabul edilmiştir. Mahkemece cezai şartın davalının mahvına neden olup olmayacağının belirlenemediği gerekçesiyle, hükmedilen cezai şarttan indirim yapılmamıştır. İşbu dava kısmi dava olarak açılmış olmakla, dava konusu yapılmamış ve başka bir davanın konusu olabilecek bir talep hakkında indirim yapılması mümkün değildir. Bununla birlikte kısmi davadaki talep miktarının tacirin mahvına neden olabilecek derecede fahiş olması halinde bu miktar üzerinden indirim yapılabilir.Bu kapsamda somut olayda mahkemece hükmedilen cezai şart tenkisi gerektirir fahiş miktarda olmadığından ,tenkis yapılmasına gerek görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davacının 195.170-USD prim avansı alacağı bulunduğu yönündeki kabulü hatalı olsa da, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın gerekçe yönünden kaldırılarak, davacının talebiyle bağlı kalınarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalının istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2022 Tarih 2017/240 Esas 2022/296 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA,"Davanın kabulüne, 5.000-USD prim avansı alacağı, 5.000-USD cezai şart ve 5.000-USD kâr kaybı alacağının 02.03.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankaları tarafından 1 yıllık vadeli USD mevduata verilen en yüksek oranda temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 3.851,45-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 962,64-TL'nin mahsubu ile kalan 2.888,81-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 994,04-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 4.500-TL bilirkişi ücreti, 1.883,40-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.383,40-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 8.129,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"Davalı tarafından yatırılan 962,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı tarafından sarf edilen 54-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.