mahkeme 2022/1426 E. 2025/1346 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1426

Karar No

2025/1346

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1426
KARAR NO:2025/1346
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/10/2021
NUMARASI:2018/927Esas-2021/602Karar
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :12/10/2018
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... Şti ile ... arasında imzalanan kredi sözleşmesine ... ile birlikte kefil olduğunu, ayrıca dairesini ipotek verdiğini, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle kredinin 317.362,05-TL olarak kat edildiğini, İstanbul 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak takipte kat ile yapılan talepden fazla olmak üzere fahiş temerrüt faizi talep edildiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde borç miktarı hatalı olarak 397.888,56-TL esas alınarak faiz işletildiğini, işletilen faizin 45.906,39-TL olduğunu, faize itiraz etmelerine rağmen itiraz değerlendirilmeden bu rapor üzerinden borç hesabı yapıldığını, takipte asıl alacak 320.860,65-TL olduğu halde icra müdürünce 426.715,83-TL asıl alacakmış gibi ödeme gününe kadar faiz tahakkuk ettirildiğini, bu nedenle borcun 829.470,95-TL'ye ulaştığını ve bankanın taşınmazı alacağına mahsuben 700.000-TL'ye aldığını, faiz hesabının tümüyle hatalı olduğunu belirterek, asıl borç miktarının tespiti ile fazla tahsil edilen paranın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir
CEVAP: Davalı vekili; davanın İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürede açılmadığını,ipotekli taşınmazın İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 24.11.2015 tarihinde yapılan ihalede 700.000-TL bedelle alacağa mahsuben ihale edildiğini, ihalenin kesinleştiğini, ihale bedelinin 24.11.2015 tarihi itibariyle borca mahsup edildiğini,davacı tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddedildiğini kararın kesinleştiğini, borcun ihale bedeli ve 03.05.2018 tarihinde davacı tarafından ödenen 28.697,26-TL tahsilat ile birlikte toplamda 728.697,26-TL bedelle sulh yoluyla kapatıldığını, temerrüt faiz oranı %39'dan %31,12'ye çekilerek, ayrıca vekalet ücretinde 2.209,11-TL indirim yapıldığını,yapılan indirimler sonunda davacının 28.697,26-TL ödeyerek borcu kapattığını,davacı aleyhine başlatılan ipotekli ve ilamsız takibin her ikisinin kesinleştiğini, davacının icra emrine itirazı üzerine İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/657 esas sayılı dosyasında yargılama sonucunda davacının borcunun hüküm altına alındığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı banka ile asıl borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı,sözleşmeye davalının 1.000.000-TL limitle müteselsil kefil olduğu,davacının müteselsil kefaleti nedeniyle takibe konu alacaktan ve borçluların temerrütlerinden ayrıca sorumlu oldukları, alacaklı banka tarafından müteselsil kefiller aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... (yeni ..) esas sayılı dosyasında başlattığı takip neticesinde davacıya ait ipotekli taşınmazın satıldığı, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, sunulan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde; davalı müteselsil kefil tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi, rehin sözleşmesi, uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranları nazara alındığında,sözleşmeye ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğu, fazla tahsilat olmadığı, davacı tarafından talep edilebilecek fazla tahsilat bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; alacak ipotekli olduğu halde ilamsız takibin mükerrer olduğunu, ikinci takibin banka yönünden haksız kazanca sebebiyet verdiğini, bu nedenle ikinci bir vekalet ücreti tahakkuk ettirildiğini, tahliye tehdidi altında müvekkilinden 36.000-TL para tahsil ettiğini, müvekkilinin borçlu şirketin sadece kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediye kefil olduğunu ve borç ödendiğinden kefaletin sona erdiğini, borç sona ermesine rağmen ödenen tutarın iadesi için bankaya ihtarname gönderilmiş ise de ödeme yapılmaması üzerine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, bankanın itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle İstanbul 6. ATM'nin 2018/1171 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ipotekli icra takibinde faize faiz işletilerek müvekkilinden fazla para tahsil edildiğini, kredi hesabı 317.362,05-TLden kat edilmişken icra takibinin 320.860,65-TL üzerinden başlatılarak 100.415,58-TL temerrüt faizi işletildiğini,takipde asıl alacak 320.860,65-TL olduğu halde işletilen fahiş temerrüt faizi ve masraflar eklenerek 426.715,83-TLye çıktığını ödeme gününe kadar faiz tahakkuk ettirildiğini, fahiş hesaplanan temerrüt faizi ve diğer ödemelerin toplamının ana para sayılarak faize faiz işletildiğini, dosya borcunın en son 829.470,95-TL'ye ulaştığını, davalı bankanın talep ettiği %39 faizin usul ve yasaya aykırı olduğunu,3095 sayılı kanundaki sınırın çok üstünde olduğunu, faiz oranının 30'u aşamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç kapsamında davalı banka tarafından fazla tahsilat yapıldığı ileri sürülerek fazla tahsilatın tesbiti ile davalıdan istirdadı istemine ilişkindir.Somut olayda; davalı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 02.03.2012 tarihinde akdedilen 1.000.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin davacı tarafından da müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, ayrıca dava dışı şirketin davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine davalı banka lehine 900.000-TL limitli ipotek tesis edildiği, sözleşmeye istinaden davalı banka tarafından asıl borçluya kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından toplam 397.888,56-TL üzerinden kredi hesabı kat edilerek asıl borçlu ile davacı kefile 19.11.2013 tarihinde kat ihtarı keşide edildiği, ihtara rağmen de borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davacı kefil hakkında İstanbul 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 320.860,65-TL asıl alacak, 100.415,58-TL temerrüt faizi, 5.020,77-TL BSMV ve 418,83-TL masraf olmak üzere toplam 426.715,83-TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve tahsilde tekerrür olmamak üzere İstanbul 7. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, takiplerin kesinleştiği, borcun ipotekli taşınmazın satışı ve davacı tarafından yapılan nakit ödeme ile kapatıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; davalı bankaca asıl borçlu şirkete yıllık %14,40 akdi ve %39 temerrüt faizli 350.000-TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, taksit ödemelerinin aksaması üzerine borcun 30.11.2012 tarihli protokol ile borcun 331.645,25-TL olarak kabul edilerek yapılandırıldığı, taksitlerin ödenmemesi üzerine hesabın 397.888,56-TL üzerinden 19.11.2013 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının borçlu ve kefile ne zaman tebliğ edildiğinin tespit edilememesi karşısında temerrütün ipotekli takip tarihi olan 28.01.2014 tarihinde gerçekleştiği, bankaca toplam 426.715,83-TL üzerinden başlatılan takibin kesinleştiği, davacıya ait ipotekli taşınmazın 24.11.2015 tarihinde 700.000-TL bedelle alacaklı bankaya ihale edildiği, takip tarihi itibariyle banka alacağının 432.978,36-TL olarak hesaplandığı, ancak bankaca takipte daha az olmak üzere 426,715,83-TL alacak talep edildiği, bankaca talep edilen %39 temerrüt faizinin genel kredi ve ipotek sözleşmeleri hükümlerine uygun olduğu, icra dosyası kapak hesabında 744.480,80-TL olarak hesaplanan alacaktan 700.000-TL ihale bedelinin düşülmesi sonucu 44.480,80-TL alacak kaldığı, bankaca kalan bu alacağa temerrüt faizinde indirim yapılarak %31,12 oranında temerrüt faizi uygulandığı ve avukatlık ücretinden indirim yapılarak 37.623,54-TL tahsilat yapılmak suretiyle alacağın kapatıldığı, fazla tahsilat bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.TBK'nın 586. maddesi uyarınca, kefil yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse, alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bir kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem asıl borçlu ile birlikte ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir. Davacı tarafından ipotek asıl borçlunun borçlarını teminen verilmiş olup, davacının kefalet borcu ipotekle teminat altına alınmamıştır. Asıl borçlu şirketin kat ihtarına rağmen borcu ödememesi nedeniyle ödeme güçlüğü içerisinde olduğu da sabit olduğundan, alacağın tahsili amacıyla davacı kefile başvuru koşulları oluşmuş olup, ipotekli takip yanında tahsilde tekerrür olmamak üzere davacı kefil aleyhine ilamsız takip başlatılmasında usule aykırılık yoktur. Müteselsil kefil olan davacı, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ile ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur. TTK'nın 8. maddesi gereğince ticari işlerde faiz oranının serbestçe kararlaştırılması mümkün olup, ticari işlerde uygulanacak faiz, 818 sayılı BK'nın 72. maddesindeki sınırlamaya tabi değildir. Davalı bankaca alacağa uygulanan temerrüt faizi oranı genel kredi sözleşmesi hükümlerine de uygun olduğundan, davacı vekilinin faizin fahiş olduğu yönünde ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı banka açısından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın hesabında, hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüt tarihine kadar ana paraya akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra belirlenen asıl alacağa, temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplaması yapılma imkanı bulunmaktadır. Bankanın kat tarihinden itibaren işleyen akdi faizi asıl alacağına ilave ederek asıl alacak olarak talep etme, bir başka deyişle faizleri kapitalize etme hakkı bulunmaktadır. Böylelikle temerrüt tarihindeki akdi faizler ile asıl alacağın tamamı asıl alacak niteliğinde olup, bu miktara temerrüt faizi işletilebileceğinden, davacı vekilinin bankaca faize faiz işletilerek fazla tahsilat yapıldığı iddiası da yerinde değildir. Yine bankaca ipotekli takipte tahsil edilen tutar düşüldükten sonra kalan alacak için davalı bankaca iki ayrı icra takibi nedeniyle davacıdan iki ayrı vekalet ücreti tahsili yerinde olup, bankaca temerrüt faizi ve vekalet ücreti alacakları bakımından davacı lehine indirim yapılarak tahsilat yapıldığı da dikkate alındığında, davalı bankaca davacıdan fazla tahsilat yapılmadığı sabit olmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim