mahkeme 2022/1418 E. 2025/1347 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1418
2025/1347
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1418
KARAR NO: 2025/1347
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2021
NUMARASI:2016/924 Esas -2021/1047Karar
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ :08/09/2016
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; müvekkili şirketin 15/09/2016 tarihinde davalı şirketten ... plakalı, .. marka, ... model motosikleti satın aldığını, bir süre sonra motosiklette motor arızası, tractioncontrol ve ... ışıklarının motor hareket ettiği halde sönmemesi, motor hareket halinde iken cruise control ve hillholt özelliklerinin çalışmaması, fren yapıldığında ön teker durmaya çalışmasına rağmen arka tekerin durmaması gibi sorunlar meydana geldiğini, bu sorunlar nedeniyle müvekkilinin tek taraflı bir kaza geçirdiğini, 01/02/2016 tarihinde motorun davalı şirkete bırakılarak ayıpsız misli ile değiştirilmesinin istenildiğini, davalı şirket tarafından arızaların bir kısmının tespit edilmiş olmasına rağmen, kazanın sürücü hatasından kaynaklandığının belirtilerek sürecin Almanya'daki merkeze taşındığını, sürecin sonunda davalı şirketin 07/04/2016 tarihli ihtarname ile müvekkiline kazanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı belirtilerek, kaza nedeniyle meydana gelen hasarın onarımı için onay vermesi ve motoru teslim alması gerektiğini ihtar ettiğini, bu ihtardan sonra motoru teslim alan müvekkilinin 13.04.2016 tarihli ihtarname ile motorun ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiğini, motorun müvekkilince 26.04.2016 tarihinde teslim alınmasından sonra davacı motor ile seyir halindeyken 29.04.2016 tarihinde yine aynı sorunların baş gösterdiğini ve müvekkilinin kaza geçirdiğini, kaza sonrası İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/69 D. İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, bu dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla, 01/02/2016 tarihli araç hafıza kayıtlarında ... ön teker devir sezicinin arızalı olduğu, arızanın ... yetkili servisi tarafından giderilmemesi nedeniyle yaklaşık 300 km sonra trafik kazası meydana geldiği, problemin kullanım kaynaklı olmayan üretimden kaynaklandığının tespit edildiğini, kaza sonrası motorun pert olduğunu ve kasko sigortacısının müvekkili şirkete 108.000-TL ödeme yaptığını, aracın ayıpsız emsalinin 38.600-Euro'dan satışa sunulduğunu, aradaki farkın müvekkili şirketin zararı olduğunu, sigorta poliçesinin kapsamadığı 600-Euro değerindeki navigasyon sisteminin de hasar gördüğünü, müvekkilinin pert işlemleri nedeniyle 2.000-TL harcadığını, motorun 01/02/2016 tarihinden 26/04/2016 tarihinde kadar davalının motorda teknik arıza olduğunu kabul etmemesi nedeniyle serviste kaldığını ve müvekkilinin motoru kullanamadığını, yine 29.04.2016 tarihli ikinci kazadan sigorta motor bedelinin ödendiği 15.07.2016 tarihine kadar da motorun kullanılamadığını,kaza nedeniyle müvekkilinin sigorta primlerinin yükselmesinin diğer bir zarar kalemi olduğunu, şirket ortağı olan diğer davacının kaza nedeniyle birkaç ay şirket işleriyle ilgilenememesi nedeniyle şirketin bazı ihalelere giremeyerek iş hacminde meydana gelen düşme nedeniyle zarara uğradığını, davacı ...'in ise kazada yaralanması sonucu geçici ve kalıcı maluliyet oluştuğunu, yine kazada 600-Euro değerindeki montu ve 200-Euro değerindeki ayakkabısının zarar gördüğünü belirterek, davacı şirket yönünden motor için sigortadan alınan bedel ile ayıpsız misli arasındaki farktan kaynaklanan 6.500-TL, 1. kazadaki maddi zarardan kaynaklanan 5.090-TL, navigasyon zararı 500-TL, alım satım için harcanan 2.000-TL, motorun kullanılamadığı süreye karşılık 500-TL, sigorta prim artışı nedeniyle 500-TL ve iş kaybı nedeniyle 500-TL olmak üzere toplam 11.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davacı ... yönünden kaza nedeniyle bakım hizmeti için 250-TL, geçici maluliyet zararı 1.000-TL, sürekli maluliyet zararı 1.000-TL ve hasar gören mont ve ayakkabı bedeli 250-TL olmak üzere 2.500-TL maddi tazminat ile 250.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacılar vekili 04.11.2021 tarihli dilekçesiyle tazminat talebini davacı şirket yönünden 30.203,20-TL'ye, davacı gerçek kişi yönünden ise iş göremezlik zararını 1.300,99-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Asıl ve birleşen davada davalı vekili; dava konusu aracın uğradığı kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, aracın ... ön teker devir sayısı sezicisinin kaza öncesi değil, kaza sonrasında arıza kaydı oluşturduğunu, araçta üretim ayıbı veya ayıplı hizmet bulunmadığını, aracın geçirdiği ilk kaza sonrasında araçta üretim arızası bulunmadığının tespit edildiğini, aracın 26.04.2016 tarihinde servisten teslim alındığını, ikinci kazanın üretim sel arızadan kaynaklandığı iddiasının yerinde olmadığını, ... sensörü arızasının araçta var olan bir arıza olmadığını, aracın uğradığı kaza sonrası arıza kaydı oluşturmasının, boşa dönen tekerlek kaynaklı olduğunu, kazaya sebebiyet verenin ön ... sensör arızası olmadığını, 29.04.2016 tarihli kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında sürücü ...’in kusurlu bulunduğunu, dolayısıyla kazaya davacının kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, manevi tazminat koşulları oluşmadığı gibi talebin fahiş olduğunu, maddi tazminat talepleri hukuka aykırı olduğu gibi davacıların hiç bir somut delil sunmadıklarını, davacıya sigorta şirketince 108.000-TL ödeme yapıldığını davacının aracın sıfır bedelini talep edemeyeceğini, ancak kaza tarihindeki 2. el piyasa değerini talep edilebileceğini, ilk kazaya ilişkin hasar bedeli talep edilemeyeceğini, navigasyon hasarına ilişkin talebin mesnetsiz olduğunu, alım satım bedeli belirsiz olduğu gibi illiyet bağı da bulunmadığını, 01.02.2016 tarihinde servise getirilen aracın, arızaya rastlanmamasına rağmen davacı tarafça teslim alınmadığını, davacıya 07.04.2016 tarihli ihtarname ile aracın teslim alınmasının ihtar edildiğini, dolayısıyla aracın teslim alınmamasının davacının tercihinden kaynaklandığını, sigorta prim atışı ve iş kaybı iddialarının temelsiz olduğunu, davacının maluliyet durumuna ilişkin bir rapor sunulmadığını, bakım hizmeti ile mont ve ayakkabı zararı iddiasının afaki olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket tarafından davalıdan satın alınan motosikletin, 01.02.2016 tarihinde seyir halindeyken, motosikletteki imalat hatası kaynaklı ayıp nedeniyle ilk trafik kazasının 01.02.2016 tarihinde meydana geldiği, bu kazadan sonra motosikletin, aynı zamanda yetkili servis durumunda olan davalıya götürülerek bırakıldığı, davalı tarafından yapılan incelemede, kazanın kullanım hatasından meydana geldiği tespitinde bulunularak davacı şirkete çekilen 07.04.2016 tarihli ihtarnameyle, kazanın kullanım hatasından kaynaklandığı, davacı şirket tarafından onay verilmediği için motosikletin onarımı yapılmadığı, motosikletin teslim alınması gerektiğinin bildirildiği, davacı şirket tarafından keşide edilen 13.04.2016 tarihli ihtarnameyle, motosikletin ayıplı olması nedeniyle yenisi ile değişim talep ettiği, davacı şirketin bu talebinin kabul edilmemesi üzerine 26.04.2016 tarihinde motosikleti yetkili servisten teslim aldığı, 29.04.2016 tarihinde motosikletin davacı ...'ın kullanımındayken ikinci trafik kazasının meydana geldiği ve kaza sonucunda hem motosikletin hasar görerek pert hale geldiği, hem de motosikletin sürücüsü davacı ...'ın yaralandığı, TBK'nın 227/2 maddesi atfıyla uygulama alanı bulacak olan TBK'nın 112 maddesinde sözleşmeye aykırı davranıştan kaynaklanan kusur sorumluluğu düzenlenmekte olup, davalının, davacı şirketin uğradığı zararlardan sorumlu olması için, söz konusu kazanın meydana gelmesine kendi kusuru ile sebep olması gerektiği, davalının, söz konusu motosikletin satıcısı ve yetkili servisi durumunda olduğu, satıcı konumu nedeni ile yurt dışından ithal edilen motosikleti satan davalının, motosikletteki gizli ayıbı bildiği ya da bilmesi beklenemeyeceğinden, davalının motosikletin ayıplı olarak satılmasında satıcı sıfatı ile kusurunun bulunduğunun söylenemeyeceği, ancak davalının servis hizmeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu, bu kapsamda davalının, kaza nedeniyle davacı şirketin uğradığı maddi zararlardan TBK'nın 112 vd hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, dava konusu motosikletin hasar tarihi itibarıyla ayıpsız mislinin değerinin, 29.04.2016 kaza tarihi itibarıyla 38.000-Euro karşılığı 121.653,20-TL olduğu,sigorta şirketi tarafından davacı şirkete 25.07.2016 tarihinde 108.000-TL hasar tazminatı ödendiği,sigorta şirketi tarafından ödenen bedel ile ayıpsız misli arasındaki (121.653,20-108.000) fark olan 13.653,20-TL'yi davalıdan talep edebileceği, davacının navigasyon cihazı zararını ,pert işlemleri sırasında yapıldığı iddia edilen 2.000-TL ödemenin ispat edemediği, davacının araç mahrumiyet iddiasına ilişkin olarak davacının fiilen başka bir motor kiraladığını ortaya koyamadığından araç mahrumiyet zararı kaza nedeniyle sigorta prim artışı zararını ispat edemediği,diğer davacı ...'ın kaza sonrasında geçici iş göremez duruma düştüğü l aylık süreçte şirketin iş kaybı zararına uğradığı iddiasının kanıtlanamadığı, diğer davacı ...'ın, yaralandığı kazanın meydana gelmesine davalı yetkili servisin ağır kusurlu davranışıyla sebebiyet vermesi nedeniyle, uğradığı zararları haksız fiil hükümleri uyarınca talep edebileceği, ATK 2. İhtisas Kurulu raporunda, davacının iyileşme/iş göremezlik süresinin 1 ay olacağı ve kişide kaza nedeniyle maluliyet (vücutta engellilik) oluşmayacağı hususlarının belirtildiği, davacının tedavi/iyileşme süresi içinde, bir başka kişiden bakım hizmeti aldığını ve bunun için ücret ödediğini ispata yönelik delile rastlanmadığı, bu nedenle davacının bakım hizmeti zararı ile mont ve ayakkabı zararının ispat edilemediği, davacının 1 aylık geçici iş göremezlik zararının 1.300,99-TL olduğu, davacının ıslah dilekçesine karşı davalı tarafından süresi içerisinde zaman aşımı defi ileri sürüldüğü, haksız fiile dayalı bu talebin ıslah ile artırılan kısmının zaman aşımına uğradığı, davacı ...'in söz konusu kaza nedeniyle davalıdan manevi tazminat talep etmeye hak kazandığı gerekçesiyle; davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 13.653,20-TL araç fark bedeli ile 10.750-TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 29/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 1.000-TL geçici iş göremezlik zararının kaza tarihi olan 29/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile arttırılan kısmın zaman aşımı nedeni ile reddine, 10.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: 1-Davacılar vekili;ilk kaza 01.02.2016 tarihinde aracın davalı yetkili servise bırakıldığını, davalının ayıpsız misli ile değişim talebini kabul etmediğini, 07.04.2016 tarihli ihtar üzerine aracı 26.04.2016 tarihinde servisden teslim almak zorunda kaldığını,29.04.2016 tarihinde ikinci kaza yaşandığı,delil tespitinde kazanın, aracın arızasının giderilmemesi nedeniyle oluştuğunun tespit edildiğini,sigorta primlerindeki yükselme ve navigasyon bedeline yönelik taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, sovtajın sigorta şirketinin gösterdiği kişilere devredildiğini ve bu devir işleminde bir bedel ödendiğini, yine aracın perte çıkmayla sonuçlanan bir kazaya karıştığı için sigorta primlerinde yükselme olacağını, tanıklarının navigasyon konusunda beyanda bulunduklarını, motorun kullanılamadığı günlere ilişkin bedelin düşük takdir edildiğini, şirket yöneticisi davacının kaza nedeniyle şirketin ihale işlerinin aksadığını ve iş kaybına uğradığını, iş kaybı nedeniyle tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini, davacı ... yönünden hükmedilen geçici iş göremezlik zararının düşük olduğunu, davacının mont ve ayakkabı zararının tanık beyanları ve fotoğraflarla ispat edilmişken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili; aracın uğradığı kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, aracın ... ön tekerlek devir sayısı sezicisinin (... sensörü) kaza öncesinde değil, kaza sonrasında arıza kaydı oluşturduğunu, dolayısıyla dava konusu araçta herhangi bir üretimsel ayıp veya ayıplı bir hizmet bulunmadığını, 07.02.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda da kazaya ... sensör arızasının kazaya neden olmayacağının açıkça belirtildiğini, kaza yandan çarpma şeklinde gerçekleştirilmiş olup, kazada asli kusurlunun şerit izleme kuralını ihlal eden davacı olduğunu, ... sensör arızası mevcut olan bir motosikletin kazayı yandan değil, önden veya arkadan çarparak gerçekleştireceğinin raporda açıkça belirtildiğini, 29.04.2016 tarihli kazaya ilişkin düzenlenen kaza yeri tespit tutanağı uyarınca da kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacı tarafça kira bedeli alacağının ispatlanamadığını, bilirkişilerce yapılan hesaplamanın dayanağı bulunmadığını, bu konuda mahkemenin gerekçesi ile kararın çeliştiğini,bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı tarafça davacıya satışı yapılan motosikletin ayıplı olması nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen kaza nedeniyle uğranılan maddi zararın, ayıp nedeniyle satıcı ve servis hizmeti veren konumunda bulunan davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı şirket tarafından 16/09/2016 tarihinde davalıdan 116.738,97-TL bedelle satın alınan motosiklet ile karıştığı tek taraflı kaza sonrasında aracın 01/02/2016 tarihinde davalı yetkili servise bırakıldığı, davacı tarafça 09.02.2016 tarihli yazı ile aracın ayıpsız misli ile değişim talep ettiği, davalı tarafından 23.02.2016 tarihli yazı ile araçta üretim hatası bulunmadığı bildirilerek onarım işlemlerine onay verilmesi, aksi halde aracın teslim alınmasının ihtar edildiği, davalı şirketin 07/04/2016 tarihli ihtarnamesi ile de onarım için onay verilmesi ya da aracın teslim alınmasının ihtar edildiği, davacı tarafça keşide edilen 13.04.2016 tarihli ihtarname ile onarım kabul edilmeyerek aracın ayıpsız misli ile değişiminin talep edildiği, aracın davacıya 26.04.2016 tarihinde teslim edildiği, davacı araç ile seyir halindeyken 29.04.2016 tarihinde 2. kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutanağında davacının şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal etme kusurunu işlediği, ayrıca sürücünün beyanına göre kazanın fren arızası nedeniyle meydana geldiğinin belirtildiği, kaza nedeniyle davacının 1 ay geçici iş göremez duruma düştüğü, pert total olan araca sigorta şirketince 108.000-TL ödeme yapıldığı, sovtajın ise sigorta şirketine bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça yaptırılan delil tespiti raporu ile mahkemece alınan 2. bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında, kazaya araçta üretimden kaynaklanan ... ön teker devir sezici arızasının neden olduğu belirlenmiş olup, davalı davacı şirkete karşı ayıba karşı tekeffül, davacı gerçek kişiye karşı ise haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. Birbirini doğrulayan bilirkişi raporları ile belirlenen bu durum karşısında, davalı vekilinin araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığı yönünde ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça; davacı şirket yönünden kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybı, navigasyon bedeli, hasarlı aracın satışı için harcanan tutar, araç mahrumiyet bedeli, kaza nedeniyle sigorta prim artışından kaynaklanan zarar, şirketin uğradığı iş kaybından kaynaklanan zarar, davacı gerçek kişi yönünden ise kaza nedeniyle uğranılan bakım zararı, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, hasar gören mont ve ayakkabı bedeli ile manevi tazminat talep edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu motosikletin ayıpsız mislinin değerinin 38.000-Euro karşılığı 121.653,20-TL olduğu tespit edilmiştir. Motosikletin 16.09.2015 tarihinde davalı tarafından davacı şirkete satıldığı, sigorta şirketi tarafından davacı şirkete 25.07.2016 tarihinde 108.000-TL hasar tazminatı ödendiği, dolayısıyla davacı şirketin, sigorta şirketi tarafından ödenen bedel ile ayıpsız misli arasında (121.653,20-108.000) 13.653,20-TL fark bulunduğu belirlenmiştir. TBK'nın 228/1 maddesine göre; alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür. Somut olayda hasara neden olan kazanın üretimden kaynaklanan ayıptan kaynaklandığı tespit edilmiş olmakla, mahkemece fark bedele hükmedilmesi yerindedir.Aracın onarım gördüğü süre içerisinde davacının araçtan yararlanamayacağı süre için zarara uğrayacağı açıktır. Somut olayda da mahkemece alınan bilirkişi raporu ile 10.750-TL araç mahrumiyet bedeli tespit edilmiş olmakla, mahkemece bu bedele hükmedilmesi yerindedir. Davacı şirketin navigasyon cihazından kaynaklanan zarar iddiası kanıtlanamamıştır. Aracın sovtaj bedeli dava dışı sigorta şirketine bırakılmış olup, aracın pert işlemlerine ilişkin olarak davacı şirketçe 2.000-TL masraf yapıldığı iddiası da kanıtlanamamıştır. Yine davacı şirketin dava konusu 2. kaza nedeniyle sigorta prim artışından kaynaklanan zarar iddiası ile şirketin ortağı olan diğer davacı ...'ın kaza sonrasında geçici iş göremez duruma düştüğü süreçte sırf bu nedenle iş kaybına uğradığı iddiası da kanıtlanamamış olmakla, mahkemece davacı şirketin bu zarar kalemlerine dayalı tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi yerindedir.Davacı ...'in kaza nedeniyle 1 süreyle geçici iş göremez durumuna düştüğü ATK raporu ile belirlenmiş olup, bilirkişi kurulunca yapılan geçici iş göremezlik zararı tespitinde bir hata bulunmamaktadır. Davacının kaza nedeniyle mont ve ayakkabısının zarar gördüğü iddiası kanıtlanamamıştır. Kazanın araçtaki ayıptan kaynaklandığı aynı zamanda yetkili servis olan davalının araçtaki üretim hatasını tesbit edebilecek durumda olup,ağır kusurlu olarak kabulünde isabetsizlik yoktur.Davacının davalının kusuru nedeniyle meydana gelen kazda yaralandığı belirlenmiş olmakla manevi tazminat koşulları oluşmuş olup, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı da olayın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.230,80-TL istinaf karar harcından asıl ve birleşen davada davacılar tarafından peşin yatırılan 161,40-TL harcın mahsubu ile kalan 1.069,40-TL harcın asıl ve birleşen davada davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 2.418,39-TL istinaf karar harcından asıl ve birleşen davada davalı tarafından peşin yatırılan 685,30-TL harcın mahsubu ile kalan 1.733,09-TL harcın asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.