Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1406
2026/194
4 Şubat 2026
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1406
KARAR NO: 2026/194
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2016
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/09/2014
İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/02/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili ... A.Ş. ile ... AŞ arasında nakliyat emtia sigorta sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen bu sigorta sözleşmesinin ... sayılı sigorta poliçesine bağlandığını, ... AŞ nin ....'da mukim.... isimli firmaya .../01/2012 tarihli faturaya istinaden 40 palet muhteviyatı (20.272,16 kg net - 24.430,50 kg brüt elektrolotik bakır tel cinsi emtia sattığını, satışa konu emtianın ..../01/2014 tarihinde ...../İtalya'da mukim alıcı İtalyan firmasına gönderilmek üzere ... AŞ nin ...../Kocaeli'nde bulunan fabrikasında davalı taşıyıcı ... ... AŞ'ye ait ... (çekici)- ... (y. römork) plakalı TIR'a yüklendiğini, .../01/2014 tarihinde emtianın yüklü olduğu aracın İtalya'nın ... Limanı'na 10-15 km uzaklıkta iken (beyana göre) faili meçhul şekilde soyguna uğradığını ve sigortalı emtianın çalındığını, sigortalı emtianın çalınmasından sonra şoför ...'ın ifadesinin İtalya/....... Jandarma Karakolu'nda alındığını, ayrıca da Jandarma Karakolu Mobil polis birliği tarafından tutanak tutulduğunu belirterek; hırsızlık olayını mevzuat uyarınca ispat edemeyen, Bari-Salerno arasında güvenli ve ücreti otobanı kullanmak yerine ücretsiz Foggia yolunu tercih eden bu hali ile özensiz davranan ve sorumluluğu altında bulunan eşyanın çalınmasına sebebiyet veren davalı taşıyıcı .... AŞ nin meydana gelen zarardan CMR md. 17 vd. hükümleri gereğince sorumlu olduğunu öne sürerek müvekkili tarafından sigorta tazminatı olarak ödenen 411.303,29-TL'nın zararın meydana gelmesine sebebiyet veren davalı ......A.Ş. 'ne tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili;olayın gerçekleşme biçimi sebebi ile CMR 17/2. md. gereğince taşıyıcı firmaların tazminat sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kesinlikle ikrar sayılmamak kaydı ile müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülse dahi hasarda taşıyıcıya rücu edilebilecek miktarın CMR 23. md. hükümlerine göre hesaplanmadığını,Yargıtay içtihatlarına göre faizin başlangıç tarihinin davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olmayıp davanın açıldığı tarih olduğunu, ayrıca CMR 27'ye göre faiz oranının %5 olduğunu ve bu hükmün emredici olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ:Mahkemece, davalının savunmasının aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığ, dava dışı firmaya ait olan ve davalı taşıyıcı tarafından İtalya'da karayolu ile taşınırken silahlı gasp olayına uğraması sonucu emtianın çalınması nedeni ile emtianın alıcısına teslim edilememesinde taşıyıcıya atfı kabil kusur veya sorumluluğun söz konusu olmadığı, taşıyıcının dosyaya sunulan hırsızlık-gasp olayı ile ilgili kanıt ve belgelere göre önlenemeyecek bu olay sebebi ile sorumlu tutulamayacağını kabul etmek suretiyle CMR 17/2 md. hükmü karşısında davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile; "hırsızlık olayının her türlü şüpheden uzak, açık ve net olarak davalı taşıyıcı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, olayda sigortalı taşınan emtianın .../01/2014 tarihinde ... A.Ş'nin ....-Kocaeli'nde bulunan fabrikasında davalı taşıyıcıya tam olarak teslim edildiğini ancak alıcısına teslim edilmediğini, davalı taşıyıcının emtianın kimliği meçhul şahıslar tarafından çalındığını savunduğunu, oysaki hırsızlık vakıasının sadece davalı taşıyıcının temsilcisi şoför tarafından dile getirildiğini, hırsızlık olayının da yerel makamlar tarafından yerel mevzuat gereğince doğrulandığını, sadece şoförün iddiası esas alınarak yazıya döküldüğünü hırsızlık iddiası sonucu bir kamu davası açılıp açılmadığının bilinmediğini veya sonucu bugüne kadar davalı tarafından dosyaya bildirilmediğini, bu olayın hırsızlık olayı üzerinde şüphe yarattığını, ispat külfeti üzerinde olan davalı taşıyıcı tarafından sadece şoför beyanı ve tutanak uyarınca hırsızlık savunması yapılması üzerine olayın araştırıldığını,hırsızlık olayının her türlü şüpheden uzak açık ve net olarak davalı taşıyıcı tarafından ispatlanması gerektiğini, olayın taşıyıcının kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği hal kapsamında gerçekleşmediğini, güzergah seçiminin taşıyıcının kusurlu seçimi sonucu olayın gerçekleştiğini ve olayın sonucunun davalı tarafından takip edilmediğini" öne sürerek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebi üzerine; Dairemizce; 2017/450 Esas-2018/26 Karar sayılı ve 18/01/2018 tarihli karar ile; taşımanın hangi güzergah üzerinden yapılacağı konusunda gerek taşıma senedinde (CMR belgesi) gerekse başka bir belgede açıklama olmadığı, olayın salt 16 no.lu güzergahın seçilmiş olmasından kaynaklandığının hukuken geçerli bir çıkarım sayılamayacağı olayın 16 no.lu otoyolda gerçekleşmediği gibi velev ki gerçekleşse bile o yola girilmiş olmasının mutlaka gasp olayının olacağı ve taşıyıcının bunu bilerek girdiği şeklinde yorumlanamayacağı, taşıyıcının o güzergaha gasp olacağını bile bile yahut ağır ihmal ya da kusurlu bir şekilde girmek üzere olduğunu kabul etmeye yarayacak yeterli veri dosyada bulunmadığı, tarafların tüm delilleri toplanmış olup,fiilen gerçek olduğu anlaşılan gasp olayının seçilen güzergah nedeniyle işlendiğini kabul etmeye yarayacak yeterli ispat vasıtasının da bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine;Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/1829 Esas-2019/7402 Karar sayılı ve 21/11/2019 tarihli ilamı ile; "6100 sayılı HMK'nın 353/1-b. 2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken H.M.K.'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına" dair karar verilmiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizin 23/09/2020 Tarih 2020/98 Esas 2020/876 Karar sayılı karar ile; taşımanın hangi güzergah üzerinden yapılacağı konusunda gerek taşıma senedinde (CMR belgesi) gerekse başka bir belgede açıklama olmadığı, olayın salt 16 no.lu güzergahın seçilmiş olmasından kaynaklandığını geçerli bir çıkarım sayılamayacağı, zira olay 16 no.lu otoyolda gerçekleşmediği gibi velev ki gerçekleşse bile o yola girilmiş olmasının mutlaka gasp olayının olacağı ve taşıyıcının bunu bilerek girdiği şeklinde yorumlanamayacağı, yani taşıyıcının o güzergaha gasp olacağını bile bile yahut ağır ihmal ya da kusurlu bir şekilde girmek üzere olduğunu kabul etmeye yarayacak yeterli verinin dosyada bulunmadığı, gerçek olduğu anlaşılan gasp olayının seçilen güzergah nedeniyle işlendiğini kabul etmeye yarayacak yeterli ispat vasıtasının da bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, CMR 17/2 de eğer kayıp, hasar ,...taşımacının hatasından değilde, istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumdan ileri geliyorsa, taşımacının sorumlu tutulamayacağı, CMR 18/1 .maddesinde "kayıp, hasar, gecikmenin madde 17 parağraf 2.de öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşıyıcıya aittir." denildiği, İlk derece mahkemesince yazılan kararın gerekçesinde davalının savunmasının aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı belirtildiği, ispat yükü taşıyıcı da bulunduğu nedenle doğru olmadığı, kaybın taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan gasp olayı nedeniyle meydana geldiği davalı taşımacı tarafından ispatlandığından, CMR Sözleşmesi 18/1. maddeye aykırı gerekçe nedeniyle hükmün kaldırılmasına, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği yerine getirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine;Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7833 Esas-2022/4643 Karar sayılı ve 08/06/2022 tarihli ilamı ile; "Dava, emtia nakliyat sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacının taşıma rizikolarına karşı sigorta güvencesi verdiği dava dışı sigortalıya ait emtianın, davalı şirketçe Türkiye’den İtalya’ya taşınması üstlenilmiştir. Emtia alıcısına teslim edilememiş olmakla davacı sigorta şirketi, gönderenin zararını tazmin ederek taşıyıcı davalıdan, ödediği tutarın tazminini istemektedir. Yukarıda özet olarak açıklandığı gibi, mahkemece, davalıya ait aracın İtalya’da silahlı kişilerin taşınan malı gasp ettikleri ve taşıyıcının CMR Konvansiyonu’nun 17/2. maddesi gereğince zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, zararın gasp nedeniyle oluştuğu kabul edilmiş ise de, dosyada bu hususu doğrulayıcı yeterli bir delil bulunmamaktadır. Salt davalı şirketin aracının sürücüsünün İtalya’da kolluk görevlilerine verdiği beyandan hareketle gaspın gerçekleştiğini kabul etmek mümkün değildir. Kolluk görevlilerine verilen beyanın doğruluğu başkaca deliller ile ispat edilmesi gerekir.CMR 17/2. maddesi gereğince taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenlerin varlığını ispat yükü davalı taşıyanda olmakla, İtalyan yetkili makamlarınca sürücünün beyan ve şikayeti ile ilgili ne gibi işlem yapıldığının ilgili bakanlık aracılığı ile sorulması ve davalı taşıyıcının tüm delilleri birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına" dair karar verilmiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne yazılarak İtalyan yetkili makamına istinabe yazılmış, İtalya'da yapılan soruşturma evrakı dosyaya getirtilip tercümesi yaptırılmıştır.
Getirtilen soruşturma evrakında ; davalı sürücüsünün alınan ifadesinde ; Bari Limanından saat 18.30 da çıktığını Foggiya doğru SS 16 yolunun girişindeki bir köprünün yakınına vardıktan sonra içinde hepsi kar maskeli olan 5 kişinin bulunduğu plakasını tesbit edemediği ,.... Model bir araba yanaşarak elindeki pompalı tüfekle tehdit ederek arabayı durmaya zorladıklarını ,beş suçlu arabalarından inerek Tırın direksiyon kabinine yanaştılar ve silah tehdidiyle arabadan çıkarak kendi arabalarına binmeye zorladılar ,otomobil ile aracın önünü kestiklerini ,kendi araçlarına bindirdikte sonra Tıra ikisinin diğerlerinin de otomobile bindiklerini ,otomobilin içinde bir saat kadar yolculuk yaptıklarını ,kırsal bir alana gelindiğinde kendisini serbest bıraktıklarını ,yaklaşık 10 dakika kadar hareketsiz kaldıktan sonra yaya olarak yarım saat yürüdükten sonra "....." isimli markete ulaştığını orada bulunan kişilerden yardım istediğini ,"onların da siz jandarmaları aradıklarını "beyan ettiği anlaşılmaktadır.Sürücünün ... Ocak 2014 tarihli ek beyanında ; yaptığı ihbara ilave olarak ; aracın içinde tüm ihracat evrakları ,sigorta evrakları ,kişisel pasaportu ,sürücü belgesi ,bankasını bilmediği dört adet kredi kartı bulunduğunu beyan etmiştir. .... Jandarma Bölüğü Bari İl Komutanlığı tarafından düzenlenen aracın bulunmasına ilişkin tutanakda aracın ....01.2014 tarihinde saat 18 de Bari ilinin Taterella caddesine teğet istikametinde terk edilmiş olarak bulunduğu, Tır daha önce belirtildiği gibi Bari'de Via Taterella üzerinde kullanımdan çıkmış bir ... akaryakıt istasyonunun park alanı içinde terk edilmiş halde bulunmuştur.Araç kapıları kapalı fakat kilitli olmayan bir durumda ,anahtarlar kontağa takılı halde ; dış ve iç yüzeylerin büyük ölçüde deri oksidasyon kalıntılarının homojen şekilde tutunmasına elverişli olduğundan ,bu yüzeyler yarı-gizli haldeki parmak izlerinin varlığını belirlemek amacıyla incelendiği "sol kapının iç kısmında papiller desen içermeyen bu nedenle büyük olasılık ile eldivenlerden kaynaklandığı düşünülen dijital temasların olduğu" tesbit edilmiştir. Getirtilen evrakın içeriğinde ;suç varsayımı "gasp ve adam kaçırma olarak " tanımlanmıştır.Ayrıca evrak içerisinde .......isimli bir hükümlünün adli kontrol evrakları eklidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde ; şikayetçi sürücünün beyanları ; olaydan sonra aracın terk edilmiş kullanılmayan bir mekanda bulunduğu ;sürücünün ifadesine uygun şekilde eldiven izlerinin bulunduğunun teknik raporla tesbit edilmesi ,soruşturmanın adam kaçırma ve gasp suçları nedeniyle yürütüldüğü gözönüne alındığında dosyaya sunulan Yargıtay kararına da geçen güzergahda meydana geldiği belirlenmekle olayın hırsızlık değil silahlı gasp olduğu sonucuna varılmıştır.Soruşturmanın neticesinde bir mahkumiyet kararı verilmemesinin davalı taşıyıcı aleyhine yorumlanamayacağı bu halinde taşıyıcının önlemesine imkan olmayan CMR nin 17/2 maddesinde ki hal olduğu ,davalı taşıyıcının hasardan sorumlu tutulması gerekitğini ispatladığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle ;davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek gerçekleştiği anlaşılan gasp olayı nedeniyle davalı sorumlu tutulamayacağını kanıtladığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2016 Tarih 2014/973 Esas-2016/969 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın REDDİNE, "
İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 7.024,05-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 6.292,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 37.241,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 30-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"
Yatırılan 31,40-TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 56-TL posta giderinden ibaret yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
Dair, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde HMK’nun 361/1 maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.