mahkeme 2022/1401 E. 2025/1334 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1401
2025/1334
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1401
KARAR NO: 2025/1334
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/05/2022
NUMARASI: 2017/1019 Esas 2022/450 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 17/11/2017
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirketin bayilik sözleşmesi imzaladıklarını ve sözleşme çerçevesinde davalı şirkete verilen hizmet karşılığında kesilen faturalar nedeniyle müvekkilinin davalıdan 146.935,59-TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı şirketin başlatılan icra takibine kötüniyetle itiraz ettiğini belirterek davalı şirketin itirazının iptaline, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında 11/12/2014, 30/06/2016 ve 01/08/2016 tarihlerinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelerin Beyoğlu 22. Noterliği'nin 03/10/2016 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin davacı şirkete cari hesap borcu bulunmadığını, sözleşmenin 22.3 maddesi hükmü ile cari hesap kayıtlarında alacak üzerinden mahsup yetkisinin müvekkili şirkete ait olduğunu, davacının tek taraflı cari hesap kayıtlarını esas alarak alacaklı olduğu iddiasıyla yapılan icra takibi ve davanın dayanaktan yoksun olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına da hükmedilmeyeceğini belirterek davanın reddine, müvekkili şirket lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafça sözleşmenin haklı feshedildiği, davacı tarafça cari hesap alacağı bulunduğundan bahisle icra takibi yapıldığı,dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan 09/04/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın davalıdan cari hesaba dayalı bakiye 87.144,93-TL alacağı olduğu gerekçesiyle, davalının İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile takibin 87.144,93-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 87.144,93-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağından mahsup edilen 59.570,66-TL'nin cezai şart kesintisi olduğunu gösterir bir kayıt bulunmadığı, bu tutarın bayi alacağından mahsubunun yerinde olmadığını, müvekkilinin kayıtlarında görünmeyen 59.790,66-TL ile ilgili davalının delil ibraz etmediğini, davalının yaptığı kesintilerin ... A.Ş ile ilgili olduğunu, ... firması ile davalı ...'in farklı firmalar olduğunu, hesapların ayrı tutulduğunu, davalının farklı firma tarafından düzenlenen faturaları tekrar kendi defterlerine işlediğini, bu firmaların birleşmesine rağmen bayilerle 3 ayrı cari hesap tutulmaya devam edildiğini, ... A.Ş. ile müvekkilinin ayrı cari hesabı bulunduğunu ve mutabakatla sonuçlandığını, bu nedenle 59.790,66-TL kesinti yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının alacak kalemlerine dair hiç bir delil sunmadığını, bu tutarın sözleşmedeki cezai şart maddesine dayandırılmasının da doğru olmadığını, davanın feshin haklılığı ile bir ilgisi olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; bayilik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, birden fazla noktası bulunan davacı şirketin genel olarak kapatılmış noktasından talep alarak aktif noktasından aktivasyonu gerçekleştirdiğini veya aktif noktasından başvuru evraklarını alarak farklı bir noktasından aktivasyon işlemlerini yaptığını, davacının bayilik sözleşmesinde kendisine tanınan yetkileri suiistimal ettiğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinin cari hesaptan takas ve mahsup hakkı bulunduğunu, davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle oluşan müvekkilinin ceza alacaklarının cari hesaptan mahsup edildiğini, yine müvekkilinin sözleşmeye uygun bir şekilde personel eğitimi, sözleşme damga vergisi ve yeniden aktivasyon bedeli gibi sebeplerle kesinti yapma hakkının bulunduğunu, davacının müvekkilinden cari hesap alacağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı bayi ile davalı arasında 01/08/2016, 11/12/2014, 30/06/2016 tarihli bayilik sözleşmeleri akdedildiği, sözleşmenin davalı tarafından 03/10/2016 tarihinde feshedildiği hususu ihtilaf dışı olup, davacı davalıdan olan cari hesap alacağını talep etmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, karşılıklı olarak birbirlerin defterlerinde yer almayan kayıtlardan kaynaklanmaktadır. 11/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafından düzenlenen, ancak davacının kayıtlarında yer almayan "dekont, teminat bedeli, multinet kampanyası, pos tahsilat, fatura iadesi" açıklamalı kayıtlardan 59.790,66-TL kısmın cezai şart uygulaması nedeniyle davacının alacağından mahsubu gerektiği görüşü bildirilmiş olup, mahkemece bahsi geçen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de yasal delillerle desteklenmediği veya karşı tarafın defterleri ile örtüşmediği sürece tarafların kendi defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 146.935,59-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise davalının davacıya 16.135,70-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. 16/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda,tarafların defterlerinde karşılıklı olarak yer alan kayıtlar üzerinden hesaplama yapılmış, tarafların kendi lehlerine olup da karşı tarafın defterlerinde yer almayan kayıtlar dışlanmak suretiyle yapılan değerlendirmede; davacının 146.935,59-TL alacağından davacı tarafından ispatlanamayan önceki (01/10/2016 öncesi) alacak bakiyesi (42.053,58) ve 730,38-TL fatura alacağı düşülmek suretiyle davacının davalıdan 104.151,63-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalının defterlerinde yer alıp da davacının defterlerinde yer almayan "inşaat, şarjmatik, dekont, teminat bedeli, multinet kampanyası, pos tahsilat, fatura iadesi" açıklamalı kayıtlardan 59.790,66-TL kısmın cezai şart uygulaması nedeniyle mahsubu gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak davacının defterlerinde yer almayan bu kayıtların hangi ihlale dayandığı, alacağın kökeninin ne olduğu hususunda somut bir tespit ve hesaplama bulunmadığı halde bahsi geçen bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibarla hüküm tesisi doğru olmamıştır. Davacı "... ... İnşaat" "... ... Şarjmatik" açıklamalı kayıtların davalıdan farklı tüzel kişiliğe sahip ... A.Ş. ile aralarındaki cari hesaptan kaynaklandığını ve mahsup edildiğini ileri sürmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.4 maddesinde ..., ... ve ... firmalarının cari hesaplarının ayrı ayrı tutulacağı ve faturalaşmanın ayrı ayrı yapılacağı kararlaştırılmıştır. Diğer taraftan, sözleşmenin 22.4 maddesinde tarafların defterleri arasında farklılık bulunması halinde davalının defterlerine üstünlük tanınacağı düzenlenmiş ise de aynı hükümde tarafların 6 ayda bir mutabakatlaşma yapacağı da kararlaştırılmış olup ancak taraflar arasında geçmişten itibaren süre gelen bir mutabakatlaşma tespit edilememiştir. Ayrıca davalı tarafça davacıya e-posta yolu ile gönderilen tüm şirketlere ait cari hesap ekstrelerinde 31/12/2016 tarihi itibariyle davacının 107.394-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Taraflar arasında delil sözleşmesi bulunması davacının davalının kayıtlarının aksini ispat etmesine engel değildir. Somut olayda da sözleşme hükmüne aykırı olarak 6 ayda bir mutabakatlaşma yapılmaması, davalı tarafından davacıya e-posta yolu ile gönderilen ekstreler dikkate alındığında çelişen kayıtlar yönünden davalının defterlerine üstünlük tanınması mümkün görülmemiştir.Davalı "... ... inşaat" "... ... şarjmatik" açıklamalı harcamaların faturasının ... tarafından düzenlendiğini, ancak fatura tutarlarının ... , ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin payları oranında ödenmesi gerektiğini, cari hesapta yer alan bu kayıtlarının müvekkili şirketin payına düşen ödenmesi gereken tutarlar için oluşturulduğunu savunmakta ise de buna ilişkin bir delil sunmamıştır. Davalının kayıtlarında yer alıp da davacının defterlerinde yer almayan bu tutarlar ile ceza ve iade tutarları yönünden davalı haklılığını ispat edememiştir. Bu durumda 16/12/2020 tarihli rapora itibarla davacının davalıdan 104.151,63-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmakla, davalının itirazının bu tutar üzerinden iptali gerekir. Diğer taraftan davacının fatura ve ticari defterlere dayalı olarak hesap edilen alacağı likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan icra inkar tazminatı koşulları da gerçekleşmiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece 104.151,63-TL yönünden itirazın iptali gerekirken, itirazın daha az tutar üzerinden iptali doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından kararın kesinleşen yönleri dikkate alınarak , davalının itirazının 104.151,63-TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, hükmedilen asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2022 Tarih 2017/1019 Esas 2022/450 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davalının itirazının 104.151,63-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarda asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, fazla talebin reddine,Hükmedilen asıl alacağın % 20'si tutarında 20.830,32-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 7.114,59-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 2.509,30-TL ve icra dosyasına yatırılan 734,68-TL olmak üzere toplam 3.243,98-TL'nin mahsubu ile kalan 3.870,61-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 3.275,38-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 2.300-TL bilirkişi ücreti, 276,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.576,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.830-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 8.500-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 2.475-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Davalıdan alınması gereken 5.952,87-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.488,25-TL nin mahsubuna kalan 4.464,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 79,60-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 30,60-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 10-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.