Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1246
2025/215
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1246
KARAR NO: 2025/215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/04/2022
NUMARASI: 2021/818 Esas 2022/245 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacının davalı şirkette araç siparişi verdiğini, davalı hesabına 50.000-TL'yi 28/01/2020 tarihinde yatırdığını ancak daha sonra siparişin iptal edildiğini, davalıya gönderilen 50.000-TL'den 35.000-TL'sini davacının hesabına iade ettiğini, kalan 15.000-TL'yi iade etmediğini, davalı tarafın ödeme ve sipariş talebinden tam bir yıl sonra 19/01/2021 tarihinde haksız olarak fatura tanzim ederek kalan 15.000-TL'yi iade etmediğini, paranın iadesi için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalının itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından peşinat/cezai şart olarak 50.000-TL ödendiğini, aracın davacının talebi üzerine üretildiğini, ithal edildiğini,ithalatçı ... tarafından davalıya fatura edildiğini, aracın teslime hazır hale geldikten sonra davacı tarafça tek taraflı sözleşmeden dönüldüğünü, peşinatın 15.000-TL'lik kısmını doğan zarar ve sözleşmeye istinaden irat kaydettiğini,taahhütnamede müşterinin cayması halinde peşinatın cezai şart olarak mahsup edileceğinin düzenlendiğini,peşinatın bağlanma parası olarak kabulü halinde de müvekkilinin satış iptali nedeniyle uğradığı zarara karşılık mahsubunun hukuka uygun olduğunu,müvekkilinin aracın indirimli satışı, stok maliyeti vs sebeblerle 44.397-TL zarara uğradığını,sipariş iptalinin davacının culpa in contrahendo sorumluluğunu doğurduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;30/01/2020 tarihli taahhütname ile; ...,aracı satın almaktan vazgeçtiği taktirde,peşinatın/kaporanın davalı tarafından cezai şart olarak irad kaydedilmesini...kabul ve taahhüt ettiği,30/01/2020 tarihli proforma faturaya göre aracın teslim tarihinin Mayıs ayı, satış fiyatının 553.000- TL olarak belirlendiği, yine davalı tarafından düzenlenen 03/11/2020 tarihli proforma faturada tahmini teslimin Kasım ayı, satış fiyatının ise 993.275-TL olarak belirlendiği, davalı satıcının teslim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediği, sözleşme kurulurken verilen paranın, aksine bir anlaşma olmadığı sürece kapora olarak değerlendirileceği ;davalının süresinde teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle ödenen kaporanın cezai şart olarak irad kaydının TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesi ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle,davalının itirazının iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; dava konusu peşinat cezai şart olup mahkemece bağlanma parası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu,proforma faturada tahmini teslim tarihi mayıs olarak belirtilmişse de açıkça grev, lokavt, afetler ithalat güçlükleri ve resmi formalitelerden ötürü meydana gelecek gecikmelerden fabrikanın sorumlu tutulamayacağının yazılı olduğunu,fiyatın 30.08.2020 tarihinde yürürlüğe giren ÖTV zammı nedeniyle arttığını, müvekkilince yapılan kesintinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, ödenen peşinatın bağlanma parası olduğunun kabulü halinde de davacının TBK 236 maddesi kapsamında müvekkilinin satış iptali nedeniyle uğradığı zarara katlanması gerektiğini,mahkemece müvekkilinin zararının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, davacının satıştan dönmesi nedeniyle müvekkilinin 44.397-TL zarara uğradığını, sipariş iptalinin davacının culpa in contrahendo sorumluluğunu da doğurduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, araç satışı için davacı tarafından davalıya ödenen peşinatın, satışın iptal edilmesi nedeniyle iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından davalıdan araç satın alınmak istenildiği, bu hususta davalı satıcı tarafından düzenlenen 30.01.2020 tarihli proforma faturada araç teslim tarihinin mayıs olarak belirtildiği, davacı alıcı tarafından imzalanan taahhütnamenin 4. maddesinde araç teslime hazır halde geldiği halde, herhangi bir nedenle belirtilen süre içinde bakiyeyi ödemediği, aracı satın almaktan vazgeçtiği ve caydığı taktirde, araç bedeline mahsuben gönderdiği peşinatın/kaporanın davalı tarafından cezai şart olarak irat kaydedilmesini kabul ettiği, aracın kasım ayında ithal edilerek teslime hazır hale getirildiği, ancak bu aşamada davacının aracı satın almaktan vazgeçtiği anlaşılmaktadır. TBK'nın 177. maddesine göre; ''Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.'' Taraflar arasında henüz satış sözleşmesi akdedilmemiş olup, ilişki sipariş verilmesi ve bir kısım ödeme yapılması aşamasında kalmıştır. Yapılan ödemenin cayma akçesi olarak kabulü için sözleşmenin kurulması gerekir. Somut olayda henüz sözleşme kurulmadığından, davacının yaptığı ödeme kapora (bağlanma parası) olup bağlanma parası, verenin kusuruna bağlı olmaksızın iadeyi gerektirir. Açıklanan nedenlerle ;davalı tarafça, davacının ödediği peşinatın,zamanında teslim yapılmadığından davacının aracı satın almaktan vazgeçmesi nedeniyle cezai şart talep edemeyeceği ,davalı tarafça tahmini teslim tarihi olarak mayıs ayı taahhüt edilmesine rağmen aracın makul sürede teslime hazır hale getirilmediğinden davacı vazgeçmekte haklı görülmüştür.Bu halde ;durumda aracı satın almaktan vazgeçen davacıya kusur yüklenemeyeceğinden , davalının satışın iptali nedeniyle uğradığı zararı davacıdan talep etmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.024,65-TL istinaf karar harcından tarafından peşin yatırılan 256,17-TL harcın mahsubu ile kalan 768,48-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/202
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.