Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1052
2025/231
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1052
KARAR NO: 2025/231
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/03/2022
NUMARASI: 2021/573 Esas - 2022/177 Karar
DAVA: Ticari Şirket
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalıların ...San. ve Tic. Ltd Şti'nin ortağı olduklarını, müvekkilinin 13/05/2014 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile diğer ortakların paylarını devir aldığını, davalıların müvekkilini tarafların ortağı olduğu şirketin A1 belgesi ve 5 adet aracının bulunduğuna, araç kredi borcunun olmadığına, şirketin iyi durumda olduğuna ikna etmeleri üzerine 13/05/2014 tarihinde şirket hisselerini davalılardan aldığını, ancak şirketin A1 belgesinin önceden iptal edildiğini, söylenenin aksine şirketin tek aracı olduğunu, bu aracın da kredi borcu ile hasarının bulunduğunu, davalıların hileli davranışlarla müvekkilini kandırdıklarını, şirkete ait kredi ve vergi borcu ile araç onarım masrafları nedeniyle zarara uğradığını belirterek sözleşmenin iptali ile zararın tazminini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili; 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilin hastalığı nedeni ile 15.05.2014 tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile devredildiğini, devir bedelinin müvekkile ödenmediğini, müvekkilin gerekli vekaletnameleri verdiğini, şirketin fiili idaresinin davacı ile diğer hissedarlara bırakıldığını, Gelibolu Noterliği'nin 20 Mart 2013 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile müvekkili tarafından gerekli işlemlerin yapılması için araçlara rehin konulması konusunda diğer hissedar ...'e vekalet verildiğini, ...'nin daha sonra azledilmesi hususunun müvekkilin bilgisi dışında olduğunu, müvekkilinin araçların belgelerinin sonradan iptal edildiği hususunu dava dilekçesi ile öğrendiğini, hisse devrinden 4 ay sonra belgelerin iptal edilmesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin şirketteki hisselerini satmadığını, kendisinin hala şirketin ortağı olmaya devam ettiğini, davacının davasını 09.04.2020 tarihinde açtığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davanın devir sözleşmesinin iptaline ilişkin olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davacının ilk olarak 20/02/2013 tarihinde 80 pay hisseyi resmi olarak devralarak ortak olduğu, bu tarihten sonra ortak olarak şirketin durumundan haberdar olabileceği ve ortak sıfatıyla bilgi edinme ve inceleme hakkını kullanabileceği, dolayısıyla iddia olunduğu gibi aldatma söz konusu olsa bile şirketin mevcut durumunu tespit edebileceği ve aldatmayı öğrenebileceği, davacının şirket ortağı iken aldatılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının daha sonra 13/05/2014 tarihinde şirkete ait 320 pay hisseyi daha resmi olarak devraldığı, davacının ortak olduğu şirketteki hisselerini arttırdığı, davacının 09/06/2014 tarihinde münferiden şirketin yetkilisi ve müdürü olduğu, davacının aldatmayı Ulaştırma Bakanlığı'nın 19/09/2014 tarihli yazısı ile öğrendiği kabul edilse dahi davacının sözleşmeyle bağlı olmadığını ve hisse devir işleminin iptali istemini ilk olarak 11/11/2015 tarihinde açtığı İstanbul 15. ATM'nin 2015/1077 E. sayılı dosyası ile ileri sürdüğü, dolayısıyla her halükarda 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, sözleşmeyi onamış kabul edilmesi gerektiği, hisse devrinin iptali istemi reddedildiğinden buna bağlı olan tazminat istemlerinin de reddi gerektiği, ayrıca şirket aracının hasarlı olduğunun, tamirinin gerektiğinin, bu hasara davalıların sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, vergi borçlarına ilişkin olarak ise davanın önce şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; A1 belgesinin bakanlık tarafından 19/09/2014 tarihinde iptal edildiğini, ancak müvekkilinin iptalden daha sonra haberinin olduğunu, İstanbul 15. ATM'nin 2015/1077 E. Sayılı dava dosyasında TBK m.39 uyarınca sözleşme ile bağlı olmadığını 1 yıllık hak düşürücüsü süre içerisinde bildirdiğini, bu nedenle mahkemece 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğine dair kabulün yerinde olmadığını, ayrıca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduklarını, mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, hisse devir sözleşmesinin hile hukuki nedenine dayalı olarak iptali ile zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalıların müvekkilini tarafların ortağı olduğu şirketin A1 belgesi ve 5 adet aracının bulunduğu, araç kredi borcunun olmadığı hususunda ikna etmeleri üzerine 13/05/2014 tarihinde ... San. ve Tic. Ltd Şti hisselerini davalılardan aldığını, ancak A1 belgesinin önceden iptal edildiğini, söylenenin aksine şirketin tek aracı olduğunu, bu aracın da kredi borcu ile hasarının bulunduğunu, davalıların hileli davranışlarla müvekkilini kandırdıklarını, şirkete ait kredi ve vergi borcu ile araç onarım masrafları nedeniyle zarara uğradığını belirterek sözleşmenin iptali ile zararın tazminini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın "Şubeler Ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki" başlıklı 14/(2).maddesinde; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, düzenlenmiştir. Anılan düzenleme ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde, aldatma nedeniyle hisse devir sözleşmesinin iptali ile zararın tazmini istemi ile açılan davada yetkili mahkeme HMK'nın 14/(2).maddesi gereğince hisse devrine konu şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/9104 gün, 2022/2412 E. 25.03.2022 K.; 27.04.2023 gün, 2021/8626 E. 2023/2504 K.; 26.10.2020 gün, 2020/1738 E. 2020/4413 K. Sayılı içtihatları). Ticaret sicil kayıtlarında hisse devrine konu tarafları ortağı bulunduğu ...Ltd Şti'nin merkezi Edirne'de bulunmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince kesin yetki kuralı uyarınca davaya bakmaya Edirne Asliye Hukuk Mahkemeleri (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; kesin yetkiye ilişkin re'sen tespit edilen bu hal nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeden davanın kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın yetkili bulunan Edirne Asliye Hukuk Mahkemesine (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2022 Tarih 2021/573 Esas - 2022/177 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın, 6100 sayılı HMKnun 114/1-ç bendinde düzenlenen mahkemenin yetkili (kesin) olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince usulden reddine," 6100 sayılı HMK. 20.maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan Edirne Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesine gönderilmesine, HMK.'nın 20.maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına" Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine," Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.