Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/524

Karar No

2024/1796

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/524
KARAR NO:2024/1796
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/12/2020
NUMARASI:2017/730 Esas - 2020/790 Karar
DAVA:Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/12/2024
Asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirketin 21/12/2011'de kurulduğunu, davadışı ...ile davalı ...'nün %50'şer hisseye sahip olduklarını, şirketin Aşkaabat-Türkmenistan'da şube açma kararı aldığını, davalı ...'nün şube yetkilisi olarak atanarak kendisine şubeyi münferit imza ile temsil ve ilzam yetkisi verildiğini, davalının Bakırköy ... Noterliğinin 24.09.2014 tarihli ve ... no'lu azilnamesi ile her türlü tazminat ve ceza davası açma hakkı saklı tutularak azledildiğini, davacı şirketin davalının vekilliği sırasında Türkmenistan Tekstil Bakanlığınca düzenlenen ihaleyi kazandığını ve Bakanlık ile 08.08.2012 tarihinde 3 adet sözleşme imzalayarak ... Fabrikası, ... Fabrikası ve... Fabrikasının inşaat/modernizasyonu işlerini üstlendiğini, bu inşaat işlerinin Türkmenistan'da yapılan uygulamalarının tamamının müvekkil şirket adına vekil sıfatıyla davalı yan tarafından yürütüldüğünü, davalının müvekkili şirketin Türkmenistan'daki işleriyle ilgili yetkili bulunduğu 2012, 2013, 2014 yıllarında şirket için nakit harcamalar yapmak maksadıyla muhtelif tarihlerde, muhtelif bedellerde, dayanağı bulunmaksızın şirketten toplamda 1.610.046,45-USD nakit para çektiğini, ancak davalının şirketten aldığı bu paraları nereye harcadığı ile ilgili bilgi vermediğini, davalının bu bedelleri uhdesine geçirdiğinin sabit olduğunu, aynı projelerde davalının şirketin menfaatine aykırı şekilde ve bu projelerde, sözleşmede yer almayan proje dışı ek inşaatlar ve işler yaptığını, şirketin sözleşmeler dışında 3 proje için toplamda 5.419.221,08-USD ek maliyete katlanmasına, diğer bir deyişle zarar etmesine sebebiyet verdiğini, davalının bu hususta Bakırköy 3. ATM'nin 2016/82 E. sayılı dosyasında kontrat dışı işler yaptığını açıkça ikrar ettiğini, bu kadar yüksek miktarlı fabrika inşaat işlerinde davalının vekaletnamede olmayan yetkiye rağmen sanki yetki varmışçasına, şirket genel kurulundan karar almadan ve diğer ortağı bilgilendirmeden hareket ettiğini, davalının şirketin talimatının dışına çıktığını, talimattan ayrılarak davacı şirketin 5.419.221,08-USD ek maliyete katlanmasına sebebiyet verdiğini belirterek toplam 7.029.267.53-USD şirket zararının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP-KARŞI DAVA:Davalı vekili; davacı tarafça Bakırköy 22. İş Mahkemesi'nin 2015/470 Esas sayılı dosyasında işçi alacağı için açılan davaya sunulan cevap dilekçesinde savunma olarak; Türkmenistan ülkesinde iş yapan şirketin Türkmenistan kanunlarına göre kurulan ayrı bir tüzel kişilik olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin davacı şirketin %50 oranında hisseye sahip ortağı olduğunu, kendisine vekalet verilmesinin şirket işlemlerini yürütülmesine ilişkin olup, ticari vekil sıfatını veren bir işlem olmadığını, ortak sıfatı taşıyan müvekkilinin sorumluluğunun olsa olsa TTK 644. maddesi yollaması ile limited şirketler hakkında da uygulama alanı bulan 560. maddesi kapsamında olabileceğini, bu kapsamdaki zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, Türkmenistan'daki şirkete ilişkin muhasebe kayıtlarının davacı şirket uhdesinde tutulması, tüm alımların davacı şirketçe yapılıp Türkmenistan'a davacı şirket yetkilisi dava dışı ...tarafından Türkmenistan'a defalarca gidilip işlerin denetlenmesi, yapılan toplamı tutanakları dikkate alındığında sözleşme dışı tüm işlerin çok öncesinde bilinip yapılan işlere onay verildiğinin ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda gerçekleştiğinin göstergesi olduğunu, bir an için vekil sıfatı kabul edilse dahi TBK m.145 kapsamında 5 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini, davacının soyut nitelikteki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça zarara esas alınan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna, müvekkil tarafça itiraz edilmiş olup, bu raporun hukuken değer taşıyan bir belge niteliğinde olmadığını, tüm işlerin davacı şirket yetkilisi ve %50 ortağı olan ...'ün bilgisi ve onayı kapsamında yapıldığını, sürecin her anının davacı şirketin kontrolünde olduğunu, tüm alımların merkezden yapıldığını, müvekkilin özverili çabaları sonucunda Türkmenistan ülkesinde yapılan iş ve elde edilen kazancın yüz milyon dolarlarla ifade edilecek büyüklüğe ulaştığını, ancak bu paraların dava dışı şirket yetkilisi tarafından kendi kontrolündeki offshore şirketlere aktarılarak adeta buharlaştırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; karşı davada ise, müvekkilin Türkmenistan ülkesinde ortağı bulunduğu davalı şirket için çalışmalarda bulunduğunu, bu kapsamda alınan ihaleler kapsamında inşaatlar yaptığını ve iplik fabrikaları kurduğunu, bu işlerin yapılması sürecinde müvekkilinin şahsi emeğini yıllarca şirketinin gelir elde etmesi için sarf ettiğini, bu şahsi emek yanında alınan işlerin yapımı sırasında finansal anlamda da ortağı bulunduğu şirkete destek verdiğini, yapılan işlerin maliyetini oluşturan bedellerin bir kısmının davacı şirket tarafından geri kalan kısmının ise müvekkili tarafından karşılandığını, yargılama sürecinde davacı şirketin muhasebe kayıtlarında yapılacak inceleme ile müvekkilin alacaklı olduğu miktarın tam olarak ortaya çıkacağını belirterek şimdilik 100.000-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davanın TTK m.560 uyarınca 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğunu, bunun dışında ceza soruşturması bulunmamakta ise iddia konusu fiilin güveni kötüye kullanma suçuna konu olabileceği, bu nedenle 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davada zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalının davacı şirketin %50 hisseli ortağı olduğu, davacı şirketin Türkmenistan'da gerçekleştirdiği inşaat projelerinin bulunduğu, vekaletnamelerle ve dolayısıyla yapılan yetkilendirmeler neticesinde davalı ...'nün dava konusu işlerde vekil sıfatıyla hareket ettiği, şubeyi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, şirket müdürü değil, ancak şube müdürü olduğunun tespit edildiği, bu durumda şirket yöneticisi sorumluluğu hükümlerine tabi olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; dava konusu olan 1.610.046,45-USD tutarındaki harcama yönünden yapılan değerlendirmede, bu harcamaların davalı tarafından yapıldığı anlaşılmakla beraber, davalının bu harcamaları şirket menfaatine yaptığını ispatlayamadığı, bu nedenle şirkete karşı bu harcamalar bakımından sorumlu olduğu, fazladan yapılan iş toplamının ise 5.419.221,08-USD'ye tekabül ettiği, davacı şirket ortağı...’ün Türkmenistan'da bulunan şantiyelere on, onbeş kez geldiği, şirketin yetkilendirdiği davalı ... ve diğer teknik elemanlarla toplantılar yapıp talimatlar verdiği, diğer bir ifade ile davacı şirketin Türkmenistan’da yukarıda 3 şantiyede belirtilen keşif fazlası işlerin yapılmasında bilgisi ve haberdar olduğu, keşif harici fazla işlerin yapılmasında davacı şirket ortağı ...'ün bilgisi ve haberinin olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, karşı davada ise davalının Türkmenistan'da davacı şirket adına yürüttüğü işler sırasında şirket adına kendi hesabından harcamalar yaptığına ve şirkete finansal destek verdiğine ilişkin iddialarını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 1.610.046,45-USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4a maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili; müvekkili şirketin yetkilisi ...'ün tacir olmadığını, mahkemenin müvekkili şirket yetkilisi ...’ü tacir olarak nitelendirerek sonuca gitmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda ...’ün 10- 15 defa şantiyelere gitmiş olması varsayımından hareketle ek inşaatların diğer ortak ...’ün bilgisi dahilinde olduğu yönünde kanaate varıldığını, bu husustaki tanık beyanlarının birbirleriyle çelişkili olduğunu, mahkemenin karara dayanak aldığı davalı-karşı davacının dinlenen tanıklarının, gerek görev tanımları gerekse görevlerini icra ettikleri yerler olarak görgüye dayalı beyanda bulunma imkanları bulunmayan kişiler olduğunu, kaldı ki 10-15 kez geldiği şeklindeki belirsiz bir beyanın karara dayanak alınmasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin ..., Türkmenebat (...) ve Köneürgenç şehirleri olmak üzere 3 ayrı şehirde şantiyesi bulunduğu, ...'ün, her bir şantiyenin Cumhurbaşkanı’nın katılımı ile gerçekleştirilen açılışı da dahil olmak üzere; ...’nde 7 kere, Türkmenebat (İtnit) Şantiyesi’nde ve ...’nde ise 8 kere bulunduğunu, ayrıca ...'ün bu şantiyelerde en fazla 2 saat vakit geçirme imkanı olduğunu, fazladan yapılan ek inşaatların, ihale alınan işin niteliği/büyüklüğü gereği, şantiyelerin belirtmiş olduğumuz ziyaretlerle gezilmesi sırasında anlaşılmasının mümkün olmadığını, yapılan ek işlerin metrekarelerin yükseltilmesi, bir kısım malzemelerin farklı kullanılması, çevre düzenlemesine eklemeler yapılması vb. hususlara ilişkin olup, ayrıntılı şekilde incelenmeksizin, ölçümler yapılmaksızın, malzemeler teknik olarak incelenmeksizin ve ihale evrakları ile karşılaştırma yapılmaksızın, kısa ziyaretlerde gözle görülebilecek nitelikte anlaşılabilecek hususlar olmadığını, 96 milyon dolarlık bir ihale işinde, 5.419.221,08-USD ek iş bedelinin fahiş nitelikte bir rakam olmadığını, ancak müvekkilinin bu işleri 10-15 kez şantiyelere gitmesi ile anlayabileceği bir harcama olarak kabul edilemeyeceğini, ...’ün bilgisinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki kanaatin somut olaya uygun olmadığını, Bakırköy 3. ATM’nin 2016/82 E. sayılı dosyasında kontrat dışı yapılan işlerde hesap veremediğini, bunları “talimat doğrultusunda yaptığını, bu hususun yapılan toplantı tutanakları ile sabit olduğunu, davacı şirketin bilgisi dahilinde gerçekleştirdiğini” iddia etmiş ise de bu hususu ispatlar belge sunamadığını, halbuki Türkmenistan Tekstil Bakanlığı ile akdedilen kontrat gereğince yapılacak işler ve işlerin bedelleri/maliyetlerinin keşif tutanakları ile sabit olduğunu, ek işler ile ilgili gerek müvekkili şirketin gerekse Türkmenistan devletinin talimatının ispat edilemediğini, davalının görevini kötüye kullanmak suretiyle şirket zararına hareket ettiğini, bu ek maliyetleri kendi insiyatifiyle yapmakla kalmayarak hak ediş belgelerine de yansıtmadığını,Bakırköy 3. ATM’nin 2016/82 E. sayılı dosyasında fazladan yapılan işlerin davalı tarafından ikrar edildiğini, yazılı belgeler karşısında 5.419.221,08-USD tutarındaki alacakla ilgili tanık beyanlarının ispat değeri bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı vekili; davacının hiç bir şekilde müvekkili hakkında şirket yöneticiliği sıfatından kaynaklanan sorumluluk iddiasında bulunmadığını, tüm iddialarını vekillik görevine dayandırdığını, mahkemenin Türkmenistan'da kurulan şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunun dikkate alınmadığını, mahkemece ilk önce çözmesi gereken sorunun Türkmenistan'da kurulan şirketin davacı şirketin şubesi mi olduğunu, yoksa davacı şirketten bağımsız bir şirket mi olduğunu, müvekkilinin sorumlu tutulduğu dönemde şirketin ... Şubesi dışında başka bir şubesinin bulunmadığını, müvekkilinin şube müdürü olarak atandığına dair bir karar ya da imza sirküleri ibraz edilmediğini, esasında Türkmenistan'da kurulan şirketin yavru şirket olduğunu, davacı şirketin bu davayı açmak için aktif husumete sahip olmadığını, 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, güveni kötüye kullanma suçunu oluşturan herhangi bir eylem bulunmadığından 8 yıllık zamanaşımının uygulanmasının da hatalı olduğunu, davanın reddedilen kısmı için vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, yemin deliline dayanıldığı halde yemin delilinin kullandırılmadığını, inşaat işleri ile ilgili sürecin her zaman davacı şirketin kontrolünde olduğunu, işlemlerin aynı zamanda şirketin yetkili olan ...'ün bilgisi dahilinde yapıldığını, ayrıca müvekkiline herhangi bir para gönderildiğine ilişkin hiç bir kayıt bulunmadığını, bilirkişi raporunun 18-25 sayfalarında yer verilen harcama listelerinin şirket menfaatine yapılmadığından bahsedilmiş ise de bilirkişi tarafından bu listenin oluşturulmasında dikkate alınan kasa hareketlerinin incelenmesinde muhtelif giderler adı altında yer alan harcamaların ... giderleri olarak yer aldığının görüleceğini,... açılımının "İş Kolaylaştırma Gideri" veya "...Gideri" olarak nitelendirilmekle birlikte söz konusu harcamaların belgesiz ve karşılığı olmayan bir iş için verildiği hususunun taraflarca malum olduğunu, bahsi geçen giderlerin kasa hareketlerinde ve talep formlarında yeri geldiğinde ..., hediye, iş kolaylaştırma olarak vasıflandırıldığını, Türkmenistan gibi yeni gelişmekte olan bankacılık sisteminin olmadığı bürokrasinin tam anlamı ile işlemediği ülke koşullarında 189 Milyon USD bedelli iş kapsamında işlerin hızlandırılması ve bürokratik engellerin çözülmesi noktasında şirket menfaatine yapılan bu işlemlerin fatura ve benzeri evraklarla desteklenmesinin mümkün olmadığını, mahkemece hükmedilen 1.610.046,45-USD içinde yer alan bilirkişi raporunun 22. sayfasındaki 21/11/2013 tarihli 100.000 USD tutarlı muhtelif gideri ile ilgili öncesinde Türkmenistan'dan Merkez Şubeye 18/11/2013 tarihli 67 nolu Form Tip 6 Ödeme Talep Formu gönderildiğini, 100.000-USD'nin iş kolaylaştırma gideri (...) olarak talep edildiğini, buna ilişkin e-posta çıktısının ekli olduğunu, 21/11/2013 tarihli kasa hareket çizelgesinde 100.000-USD olarak yapılan gider detay açıklamasında "..." açıklaması bulunduğunu, Türkmenistan'dan Merkez şubeye 29/11/2013 tarihli 70 nolu Form Tip 6 Ödeme Talep Formu gönderilerek 180.000-USD "seydi ve köneürgenc elektrik" onayı olarak talepte bulunduğunu, buna ilişkin e-posta çıktısının ekli olduğunu, 02/12/2013 tarihli kasa hareket çizelgesinde 180.000-USD olarak yapılan gider detay açıklamasında "... işine (...)" ifadeye yer verildiğini, 02/12/2013 tarihli 180.000-USD tutarlı açıklama kısmında ... İşi yazılı tediye makbuzunda ödemeyi alan olarak ... yazılı ise de imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı şirketin yetkilisinin bu paraların hangi amaç için gönderildiğini bildiğini, bu hususun para talep formu ve kasa hareket çizelgesinden açıkça anlaşıldığını, davacı şirket yetkilisinin de müvekkilinden sonra bu şekilde belgesiz harcama yapmaya devam ettiğini, kaldı ki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu ödemelerin müvekkiline yapılmadığını, ödemelerin şirketçe doğrudan ilgili yerlere yapıldığını, buna ilişkin belgelerin ise üçüncü kişilere ödemeleri yapan kişiler tarafından belgelendirilmesi gerektiğini, davacının bu harcamaların ne olduğunu bilmediğini ileri sürülemeyeceğini, bilirkişi raporunun 24. sayfasında yer alan 14/03/2014 tarihli 200.000-USD değerli ... masrafının ...tarafından yapıldığını, ekte sunulan tediye makbuzundan da görüleceği üzere ...imzası ile harcama belgesi olmayan... adı altında ...tarafından gerçekleştirilen bu işlemin iddialarını doğruladığını, ...tarafında yapılan bu ödemenin karşılığı harcama belgesinin bulunmadığını, 14/03/2014 tarihli kasa hareket çizelgesinde ...tarafından gerçekleştirilen 200.000-USD tutarlı harcamada "... hediye hesabı 13/3/2014'de 100, 14/3/2014'de 100" şeklinde açıklamaya yer verildiğini, 14/03/2014 tarihli ödemeyi alan ...'ün tutarı 200.000-USD olan tediye makbuzu ile bizzat ...tarafından imzalanmış belge ile yukarıda belirtilen aynı şekilde ... ödemesinin bizzat ...tarafından gerçekleştirildiğini, bilirkişinin eksik ve hatalı değerlendirme yaptığını, ödeme makbuzlarında müvekkilinin imzasının bulunmamasına karşın davacı şirket yetkilisinin aynı... ödemesi için kendi imzasının yer alması, muhasebenin merkezde tutulması dikkate alındığında tüm ödemelerin yetkili ...talimatı ve bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin,... giderlerinin doğrudan ...tarafından bilgisi ve talimatı ile müvekkilinin eli değmeksizin ilgili yerlere aktarıldığını gösterdiğini, karşı dava bakımından ise, müvekkilinin yaptığı işlemlerin bedelinin hem şirketin hem de Türkmenistan devletinin kayıtlarında mevcut olduğunu, bilirkişilerce eksik değerlendirme yapıldığını,Türkiye'den gönderilen paraların ve hakediş ödemelerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Asıl dava; davacı şirket yöneticisi olarak görev yapan davalının yaptığı iş ve işlemlerle şirketi zarara uğrattığı iddiası ile tazminat; karşı dava ise; davalının şirkete verdiğini iddia ettiği finansal desteğin iadesi talebine ilişkindir.Davacı vekili; şirketin Aşkaabat-Türkmenistan'da şube açma kararı aldığını, davalının şube yetkilisi olarak görevlendirildiğini ve şirketin Türkmenistan'da yapacağı inşaat işleri ile ilgili vekil olarak tayin edildiğini, şirketin Türkmenistan makamları ile 08.08.2012 tarihinde 3 adet sözleşme imzalayarak ... Fabrikası, ... Fabrikası ve ... Fabrikasının inşaat/modernizasyonu işlerini üstlendiğini, bu inşaat işlerinin Türkmenistan'da yapılan uygulamalarının tamamının müvekkili şirket adına vekil sıfatıyla davalı yan tarafından yürütüldüğünü, davalı tarafın müvekkili şirketin Türkmenistan'daki işleriyle ilgili yetkili bulunduğu 2012, 2013, 2014 yıllarında şirket için nakit harcamalar yapmak maksadıyla muhtelif tarihlerde, muhtelif bedellerde, dayanağı bulunmaksızın toplamda 1.610.046,45-USD şirketten nakit para çektiğini, ancak davalının şirketten aldığı bu paraları nereye harcadığı ile ilgili bilgi vermediğini, aynı projelerde davalının şirketin menfaatine aykırı şekilde ve bu projelerde, sözleşmede yer almayan proje dışı ek inşaatlar ve işler yaptığını, şirketin sözleşmeler dışında 3 proje için toplamda 5.419.221,08-USD ek maliyete katlanmasına, diğer bir deyişle zarar etmesine sebebiyet verdiğini belirterek şirket zararının tazminini talep etmiştir.Davalı vekili ise 1.610.046,45-USD nakit harcamaların faturalandırılamayan, ancak işlerin görülebilmesi için yapılması zorunlu olan harcamalar olduğunu, davacı şirketin harcamalara onay verdiğini, sözleşmede yer almayan işlerin yönetici olarak diğer ortağın ve şirketin bilgisi dahilinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davası ile şirketin üstlendiği inşaatın yapımında verdiği finansal katkının iadesini talep etmiştir.Türkmenistan'da bulunan şubenin davacı şirketten bağımsız olarak tüzel kişiliği bulunduğu, şube niteliğine sahip olmadığı, davanın Türkmenistan'da bulunan tüzel kişilik tarafından açılabileceği, davacı şirketin aktif husumetinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de Türkmenistan makamları ile sözleşmenin davacı şirket adına yapıldığı, inşaat işlerini davacı şirketin üstlendiği, harcamaların davacı şirket tarafından yapıldığı, uyuşmazlığın davacı şirketle davalı arasındaki ilişkiden kaynaklandığı dikkate alındığında davacı şirketin aktif husumetinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Mahkemece davanın şirket yönetici sorumluluk davası olarak görüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak TTK'nın 618/son maddesi uyarınca şirket tarafından sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olarak düzenlenmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2017 tarih, 2016/5212 E. 2017/7552 K. Sayılı içtihadı). 21/12/2011 tarihinde ticaret siciline tescil edilen davacı şirkette 03/10/2012 tarihinde yapılan pay devri ile davalının % 50 pay sahibi olduğu, 06/06/2013 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürlüğüne ...ve ...'un seçildiği ve bu kişilerin münferit imzası ile şirketi temsil etmek üzere yetkilendirildiği, şirketin 13/01/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile Aşkaabat'da şube açılmasına, şube yetkilisi olarak davalı ...'nün görevlendirilmesine, şubeyi münferiden imza ile temsil ve ilzam etmesine karar verildiği ve aynı kararda Türkmenistan'da faaliyet konusu olarak her türlü resmi ve özel sektöre ait inşaat taahhüt ve montaj işleri yapmak ve müstakil konut, işhanları, makine ve teçhizat montajı ile birlikte anahtar teslimi fabrikalar yapmak, yollar, baraj ve göletler, park ve bahçe düzenlemeleri ve turistik tesisler, tatil köyleri inşa etmek ve kiraya vermek olarak belirlendiği, davacı şirket tarafından düzenlenen vekaletnamelerle davalının ... Şubesi müdürü (yetkilisi) sıfatıyla 30.11.2011 tarihinden 24.09.2014 tarihine kadar Türkmenistan’daki bilcümle işleri yapmak üzere vekil tayin edildiği anlaşılmaktadır.Öncelikle, davalının Türkmenistan'da yapılacak inşaat işleri için yetkilendirilmesine dair kararın alınış biçimi, vekaletnamelerle verilen yetkinin kapsamı, davalının çalışma biçimi ve yetkileri dikkate alınarak davanın vekilin sorumluluğundan mı yoksa şirket yönetici sorumluluğundan mı kaynaklandığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Şayet davanın yönetici sorumluluğuna ilişkin olduğunun kabulü halinde şirket tarafından açılan yönetici sorumluluğu davasında bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması dava şartı olduğundan dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, bulunmaması halinde bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.Davalı zamanaşımı defi ileri sürmüştür. Davalı tarafından nakit çekilen, ancak nereye harcandığının belli olmadığı iddia edilen 1.610.046,45-USD'ye ilişkin davalıya isnat edilen fiilin güveni kötüye kullanma suçunun tanımı içerisinde yer aldığı, yürütülmekte olan bir ceza soruşturması ya da kamu davası bulunmamakta ise de ceza zamanaşımı için öngörülen sürelerin geçerli olduğu, TCK m.158 ve 66 hükümleri uyarınca 8 yıllık zamanaşımı süresinin henüz davanın açıldığı tarih itibariyle dolmadığı dikkate alındığında bu kısım yönünden zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır. Şirketin katlanmak zorunda kaldığı 5.419.221,08-USD ek maliyete dayalı tazminat talebi açısından ise zamanaşımının ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Davacı şirket tarafından yürütülen projelerde, davalının sözleşmede yer almayan proje dışı ek inşaatlar ve işler yaptığı, şirketin sözleşme dışında 3 proje için toplamda 5.419.221,08-USD ek maliyete katlanmasına neden olarak şirketi zarara uğrattığı iddia edilmiş ise de fazla yapılan işlerin şirket adına yapıldığı dikkate alındığında davalı hakkında isnat edilen bu fiil davalının sadece hukuki sorumluluğunun tartışılmasını gerektirir. Davalıya isnat edilen bu eylem suç teşkil etmediğinden, davalıdan talep edilen alacağın bu kısmı yönünden ceza zamanaşımının uygulanması mümkün değildir. TBK'nın 147. Maddesinde ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar ile vekâlet, sözleşmelerinden doğan alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. TTK.m.644/1(a)’nın göndermesiyle limited şirket müdürlerine karşı açılacak sorumluluk davalarında uygulanması gereken TTK'nın 560. Maddesinde ise; sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkının, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı özel olarak düzenlenmiştir. Bu durumda davanın vekilin sorumluluğundan mı yoksa şirket yönetici sorumluluğundan mı kaynaklandığının tespiti ile zamanaşımının buna göre değerlendirilmesi gerekirken sözleşme dışı fazladan yapılan işlere ilişkin talep bakımınından ceza zamanaşımının uygulanması doğru olmamıştır.Bilirkişi incelemesinde, davalı tarafından Aşkabat kasasından yapılan veya alınan muhtelif ödemelerden davalının imzası bulunmayan ve belgesi olmayan harcamalar çıkarıldığında 1.610.046,45-USD tutarındaki harcamaların davalının onayı ile yapıldığı, bu harcamalarla ilgili hesap hareketlerinde "muhtelif, muhtelif giderler, ..., ... ödemesi, hediye vs." şeklinde açıklamalara yer verildiği, ancak 1.610.046,45-USD’nin şirket yararına yapıldığı hususunda kayıtlarda bir açıklama bulunmadığı, davalı ...'nün bu harcamaların davacı şirket menfaatine yapıldığına dair herhangi bir belge sunmadığı belirtilmiş, mahkemece bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ise işlerin hızlandırılması ve bürokratik engellerin çözülmesi noktasında şirket menfaatine yapılan bu işlemlerin fatura ve benzeri evraklarla desteklenmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin yetkilisinin bu paraların hangi amaçla gönderildiğini bildiğini, bu hususun para talep formu ve kasa hareket çizelgesinden açıkça anlaşıldığını, davacı şirketin bu harcamalardan haberinin olduğunu ileri sürmektedir. a)Öncelikle davacı şirketin yabancı bir ülkede, 3 farklı şehirde yaptığı fabrika projelerinin maliyeti, yapılan işin büyüklüğü dikkate alındığında önceden öngörülemeyen, faturaya veya herhangi bir belgeye bağlanamayan, hakedişlerde yer almayan maliyetlerin, harcama yapılmasını gerektir durumların ortaya çıkacağının kabulü gerekmektedir.Öngörülemeyen durumlar nedeniyle şirket için yapılan bu harcamalardan davalının sorumlu tutulması, her belgesiz harcamanın davalının sorumluluğunu doğurması mümkün değildir. Bu hususta yapılan işe kıyasla makul kabul edilebilecek bir oranının bulunup bulunmadığı, faturasız ve belgesiz harcamaların bu kapsamda yer alıp almadığının araştırılması gerekir. b) 2012, 2013, 2014 yıllarında davalı tarafından yapılan ve davalının sorumlu olduğu iddia edilen harcamaların bir kısmında -davacı şirket tarafından yürütülen inşaat projeleri ile bağlantılı olabilecek şekilde-; "...inşaat lisansı alımı, proje, kontrat, form, kum çakıl nakliye, beton kolon raporu, teleskobik direk ve kamyonların onayı, inşaat kontratı ..., sismoloji onayı, Çevre Bakanlığı raporu, ... onayı, ... onayı,... onayı, ... onayı, ..., ..., fabrika smeta hazırlanması, elektrik ödemesi, enerji onayı, maaş, çevre düzenleme onayı, itfaiye departmanı, doğalgaz, yangın idaresi, ... raporu, sismoloji çatı raporu, yangın raporu, hakediş masrafı, mekanik proje onayı, elektrik proje revizyonu vs. ..." şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmektedir. Ancak, bu harcamaların hakedişlerde veya keşif tutanaklarında yer alıp almadığı, hakedişlerde veya keşif tutanaklarında gösterilen kalemlerin içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarında araştırma yapılmamıştır.Harcama belgeleri ile hakedişler ve keşif tutanakları karşılaştırılarak hakedişlerde ve keşif tutanaklarında bu harcamaların karşılığının bulunması halinde bu harcamaların şirketin yüklendiği inşaat işi için yapıldığını, şirket için yapılan bu harcamalardan davalının sorumlu olmayacağını kabul etmek gerekir.c) Bir kısım makbuzlarda "...muhtelif giderler, muhtelif harcama, muhtelif,... muhtelif, ... vs. ..." şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmektedir. Kayıt dışı da olsa şirketin bilgisi dahilinde yapılan harcamalar sorumluluk doğurmayacağından, bu harcamaların kasa hareketlerine gününde kaydedilip kaydedilmediğinin, şirket defter ve kayıtlarında yer alıp almadığının, şirketten para talebinde bulunurken bu açıklamalara yer verilip verilmediğinin, diğer şirket yetkilileri tarafından da ..., muhtelif vs açıklama içeren harcama yapılıp yapılmadığının, bu harcamaların şirketin bilgisi ve muvafakati dahilinde olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. d) Yine, bir kısım harcamalara ilişkin; "...banka komisyonu, akreditif bedeli, KDV ödemesi, mikser gümrük masrafı, gümrük sertifika, banka bakiye kapatma, Ekonomi Bakanlığı ek anlaşma onayı, vergi borçları erteleme vs. ..." şeklinde mali açıklamalara yer verilmiştir. Bu harcamaların şirket kayıtlarında yer alıp almadığı, kasa hareketlerine girip girmediği incelenmeli, davacı şirket adına yapılan iş kapsamında makul harcamalar olarak kabul edilip edilmeyeceği araştırılmalıdır. Bunun dışında tekstil fuarı, hediye alımı gibi vs. açıklama içeren harcamaların sosyal ve beşeri münasebet gereği yapılması gereken harcamalar olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu hususlar araştırılıp değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı görülmüştür.Davalı vekilinin karşı davasına yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesi bakımından ise davalı-karşı davacının davacı-karşı davalı şirketin yüklenicisi olduğu inşaat işinde şirkete finansal destek sağladığını iddia etmekte olup bu hususu yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalı-karşı davacı tarafından davacı şirkete inşaat işi için finansal destek sağladığına dair bir delil bulunmadığından davalı karşı davacı vekilinin karşı davanın reddine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Neticeten; a) davacı şirketin yüklenicisi olduğu inşaat projesinin başka bir ülkede ve 3 farklı şehirde gerçekleştirildiği, maliyeti yüksek ve büyük bir proje olduğu, yapılan işin büyüklüğü ve niteliği dikkate alındığında önceden öngörülemeyen, faturaya veya herhangi bir belgeye bağlanamayan, hakedişlerde yer almayan maliyetlerin, yapılmasında gereklilik bulunabilecek harcamaların ne kadar olabileceği, bu hususta yapılan işe kıyasla makul kabul edilebilecek bir oranının bulunup bulunmadığı, b) inşaat projeleri ile bağlantılı olabilecek yukarıda ayrıntılı olarak gösterilen açıklama içeren harcamaların hakedişlerde, keşif tutanaklarında yer alıp almadığı, hakedişlerde ve keşif tutanaklarında gösterilen kalemlerin içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, hakedişlerde ve keşif tutanaklarında bu harcamaların karşılığının bulunup bulunmadığı c) muhtelif giderler, muhtelif harcama, muhtelif, ... muhtelif, ...şeklinde açıklamalara yer verilen harcamaların kasa hareketlerine gününde kaydedilip kaydedilmediğinin, şirket defter ve kayıtlarında yer alıp almadığının, şirketten para talebinde bulunurken bu açıklamalara yer verilip verilmediğinin, bu harcamaların şirketin bilgisine sunulup sunulmadığı, diğer şirket yetkilileri tarafından da ..., muhtelif vs açıklama içeren harcama yapılıp yapılmadığı, bu harcamaların şirketin bilgisi ve muvafakati dahilinde yapılıp yapılmadığı, d) banka, vergi gümrük açıklamaları harcamaların da şirket kayıtlarında yer alıp almadığı, kasa hareketlerine girip girmediği incelenmeli, davacı şirket adına yapılan iş kapsamında makul harcamalar olarak kabul edilip edilmeyeceği, bunun dışında tekstil fuarı, hediye alımı gibi vs. açıklama içeren harcamaların şirket kayıtlarına girip girmediği, bu harcamaların sosyal ve beşeri münasebet gereği yapılması gereken harcamalarolup olmadığı hususlarının araştırılması, bu hususta dosyasının iki inşaat mühendisi, bir mali müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilip sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davanın açılabilmesi için ortaklar kurulu kararı gerekip gerekmediği ve fazladan yapılan işler nedeniyle zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında davanın niteliğine göre değerlendirme yapılmadan, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmeden karar verilmesi yerinde görülmemiş, esasa ilişkin nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin, dava şartına ilişkin re'sen dikkate alınan nedenlerle her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 Tarih 2017/730 Esas - 2020/790 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Taraflar tarafından yatırılan (Davacı 59,30-TL, davalı 97.308,37‬-TL) peşin istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim