mahkeme 2021/1995 E. 2024/535 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1995
2024/535
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1995
KARAR NO: 2024/535
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2021
NUMARASI: 2018/1419 Esas 2021/705 Karar
DAVA: Menfi Tespit
Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı arasında kum tedariki konusunda şifahi sözleşme yapıldığını, davalı şirkete avans olarak her biri 400.000-TL bedelli 6 adet çek ve her biri 72.000-TL bedelli 6 adet çek olmak üzere toplam 2.832.000-TL bedelleri çeklerin verildiğini, çeklerin teslimi sonrasında müvekkilinin Temmuz 2018 döneminde 70.000 ton, Ağustos 2018 döneminde 57.580 ton, Eylül 2018 döneminde 22.922 ton olmak üzere toplam 150.550 ton kum alımı yaptığını, davalı şirket tarafından müvekkiline teslim edilen 150.550 ton kum için 710.596-TL tutarında fatura kesildiğini, müvekkili şirketin avans olarak verdiği çeklerden ..., ..., ... ve ... numaralı toplam 944.000-TL bedelli çeklerin ödendiğini, 23.10.2018 tarihinde davalıya noter vasıtası ile ihtarname çekilerek 233.404-TL'lik kum alımı yapıldıktan sonra başkaca kum talep edilmeyeceğinin, bu nedenle davalıya avans olarak verilmiş olan ve karşılığında herhangi bir teslimat yapılmamış olan geriye kalan sekiz adet çekin iade edilmesinin istendiğini, ancak davalının ihtarnameye cevap vermediği gibi çekleri iade de etmediğini, bilakis vadesi gelen ... ve ... numaralı çeklerin tahsil edildiğini, oysa verilen çeklerin ödeme aracı değil avans niteliğinde olduğunu, müvekkil tarafından davalı şirkete 13.11.2018 tarihinde elektronik posta yolu ile taraflar arasındaki satış işleminin detaylarını gösteren teyid mektubu niteliğinde mutabakat formu gönderildiğini, davalı tarafın kendisine gönderilen teyid mektubuna süresi içerisinde itiraz etmediğini belirterek davalı şirket ile yapılan sözleşme dolayısıyla davalı şirkete verilmiş olan avans çeklerinden kaynaklı davalı şirkete 1.416.000-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davalının tacir olduğunu, tacirin basiretli bir iş adamı gibi hareket yükümlülüğü bulunduğunu, davacının istediği zaman istediği kadar kum aldığını, halen de almaya devam ettiğini, müvekkilinin teslimde temerrüdünün olmadığını, aldığı çekleri üçüncü kişilere ciro ettiğini, ihtarda davacının alım satımdan döndüğünün görüldüğünü, müvekkilinin ihtarnameye cevap vermeyerek alım satımdan dönme talebini kabul etmediğini, davacının sadece kendi menfaatini gözettiğini, davacının temerrüde düşmeyen müvekkilinin bu satışa güvenerek üçüncü şahıslarla girmiş olabileceği ticari münasebetleri yok sayıp, karşılaşacağı zorlukları hesaba katmadığını, bu haliyle de iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taraflar arasında kum alımı konusunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda davalı tarafından üretilen kumun, ihtiyacına göre davacıya temin edileceği, süreç içinde gerçekleşebilecek fiyat artışından etkilenmemesi yönünden davacı tarafça davaya konu ve başkaca çeklerin henüz mal teslimi yapılmadan avans olarak davalıya teslim edildiği, teslim edilen çeklerin bir kısmının karşılığı kumun davalı tarafından davacıya teslim edildiği, davacının davalı şirkete ihtarname göndererek başkaca kum alımı yapmayacağını ihtar ettiği, ticari ilişkinin bütünü içinde davacının davalıya 2.832.000-TL tutarlı çek verdiği, karşılığında davalı tarafça da davacıya, 821.043,40-TL mal/hizmet karşılığı fatura düzenlendiği, teslimi yapılan kum bedelinin dava konusu edilmeyen çekler ile tahsil edildiği, davaya konu çekler karşılığında ise mal teslimi yapılmadığı, davalı tarafça davacının üçüncü şahıslara sattığı ve fatura kestiği kum satış tutarlarının da araştırılması gerektiğini ileri sürmekte ise de bu beyanların savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, davacının açık muvafakati bulunmadığı, davaya konu çekler nedeniyle davacının davalı şirkete borçlu bulunmadığı, davaya konu çeklerden dördünün, davadan sonra 3. kişilerce tahsil edilmiş olması nedeniyle bu çekler yönünden davaya İİK'nun 72/6. maddesi gereğince istirdat davası olarak devam edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu kapsamda davacının; ... Bankası Kartal Şube'sinin 31/01/2019 tarihli ... no'lu 400.000 TL bedelli, 31/11/2018 tarihli ... no'lu 72.000 TL bedelli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu diğer çeklerin dava tarihinden sonra tahsil edildiği belirlenmekle, 30/11/2018 tarihli ... no'lu çek nedeniyle 400.000-TL'nin 06/12/2018 tarihinden itibaren, 31/12/2018 tarihli ... no'lu çek nedeniyle 400.000-TL'nin 31/12/2018 tarihinden itibaren, 31/12/2018 tarihli ... no'lu çek nedeniyle 72.000-TL'nin 31/12/2018 tarihinden itibaren, 31/01/2019 tarihli, ... no'lu çek nedeniyle 72.000-TL'nin 31/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; 31.11.2018 keşide tarihli ... no'lu çekin ödenmesi nedeniyle bu çek için de istirdat kararı verilmesi gerektiğini belirterek “... Bankası Kartal Şube’sinin 31.11.2018 keşide tarihli ... numaralı keşidecisi ... Üretim ve Paz. Koop olan 72.000 TL bedelli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,” şeklindeki kararının, işbu çek için ödenmiş bulunan 72.000-TL’nin ödeme tarihi olan 07.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline şeklinde düzeltilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili; taraflar arasında peşin ödemeli iskontolu kum alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, müvekkili şirketin davacının kendisinden alacağı kumun fiyatını sabitlediğini, davacının kumun bedelini bu çeklerle peşin olarak ödediğini, anlaşmaya konu deniz sahası içinde kumu müvekkiline ait ruhsatlı sahadan almayı kabul ettiğini, müvekkilinin şifahi alım sözleşme kapsamında davacı tarafa sözleşme başında verilen çeklerle peşin ödeme ile aldığı kumları müvekkiline ait deniz içinde ruhsatlı sahadan 1 yıl içerisinde istediği tonajda ve istediği şekilde alabileceğini söylediğini, davacının bu kapsamda kendisi tarafından müvekkiline ruhsatlı kum sahalarından dileği zamanda diledikleri tonajda kumu aldığını ve müvekkiline alınan kumu bildirdiğini, müvekkilinin de bildirilen tonajlar üzerinden davacıya fatura kestiğini, davacının alınmaya hazır kumu gelip almadığını, mahkemece müvekkilinin teslim edimini yeri getirmediğinden bahsedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin teslimde temerrüte düşmediğini, davacının tacir olduğunu, yapılan ödemenin avans olarak yapılmayacağını çok iyi bildiğini, çeklerin avans olarak verilmesi halinde yazılı sözleşme yapılması gerektiğini, davacının dava konusu ihtilafın yaşandığı döneme ait tüm ticari defterlerinin incelenerek kum alış ve satış faturalarının karşılaştırılması gerektiğini, müvekkilinin sadece kendisine bildirilen kumlarla ilgili fatura düzenlediğini, ihtilaflı dönemde müvekkiline bildirilmeyen deniz kumu alımı olup olmadığının tespiti için davacının tüm defterlerinin incelenmesi gerektiğini, menfi tespit ve istirdat yargılamalarının ayrı ayrı yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında kum tedariki konusunda şifahi anlaşma bulunmakta olup davacı vekili bu sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı şirkete avans olarak 12 adet çek verdiğini, temin edilecek kum bedelinin avans olarak verilen çekler ile karşılanacağını, kum talep edilmemesi veya davalı şirket tarafından herhangi bir sebeple kum tedarik edilememesi durumunda avans olarak verilen çeklerin müvekkiline iade edileceğini, avans olarak verilen çeklere karşılık toplamda 150.550 ton kum alındığını, davalı şirket tarafından tedarik edilen kumlar nedeniyle 710.596-TL tutarında fatura kesildiğini, müvekkilinin kum ihtiyacının azalması nedeniyle davalıya 23.10.2018 tarihinde ihtarname gönderilerek fazla tahsil edilen 233.404-TL karşılığı kumun alınmasından sonra başka kum alınmayacağının bildirildiğini belirterek davalıya verilen her biri 400.000-TL bedelli 30.11.2018 tarihli ... no'lu, 31.12.2018 tarihli ... no'lu, 31.01.2019 tarihli ... no'lu çekler ve her biri 72.000-TL bedelli 30.11.2018 tarihli ... no'lu, 31.12.2018 tarihli ... no'lu, 31.01.2019 tarihli ... no'lu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise taraflar arasında peşin ödemeli iskontolu kum alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, çeklerin bu kapsamda verildiğini, müvekkili şirketin davacının kendisinden alacağı kumun fiyatını sabitlediğini, davacının kumun bedelini bu çeklerle peşin olarak ödediğini, çeklerin avans olarak verilmediğini, davacının sözleşme başında verilen çeklerle peşin ödeme ile aldığı kumları müvekkiline ait ruhsatlı deniz sahasından 1 yıl içerisinde istediği tonajda ve istediği şekilde alabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Bu durumda taraflar arasında çeklerin davalıya davacının henüz kumları almaya başlamadığı aşamada verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davalı çeklerin avans olarak değil, davacın bir yıl içinde alacağı kumların karşılığında verildiğini iddia etmiş ise de davalının savunmasının geçerli kabul edilebilmesi için davacının bu çeklerin tamamına karşılık gelen miktarda kum alacağına dair taahhütte bulunmuş olması gerekir. Bu hususta ispat yükü davalının üzerinde olup, davalı bu iddiasını yazılı deliller ile ispat etmelidir. Ancak dosyada davalının çek tutarlarının tamamına karşılık gelecek şekilde kum alım taahhüdü bulunduğuna ilişkin bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davalı iddiasını ispatlayamadığından karşılığında kum teslim edilmeyen çekler nedeniyle davacının davalıya borcu bulunmadığının kabulü gerektiğinden dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili müvekkilinin sadece kendisine davacı tarafından bildirilen kumlarla ilgili fatura düzenlediğini, ihtilaflı dönemde müvekkiline bildirilmeyen deniz kumu alımı yapılıp yapılmadığının, bu hususta davacının kum alışına ve satışına ilişkin faturaların da araştırılması gerektiğini ileri sürmekte ise de dilekçelerin teati aşamasında bu yönde bir savunma ileri sürülmediği, davacının da açık muvafakatinin bulunmadığı anlaşıldığından davalının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. İİK m.72/6 uyarınca borcun ödenmesi halinde menfi tespit davasının istirdat davasına döneceği düzenlenmiştir. Bu hususta tarafların talebine lüzum bulunmamakta olup elde davada ödenen çek bedelleri yönünden davanın istirdat davası olarak görülmesi gerekir. Yargılama aşamasında 30.11.2018 tarihli ... no'lu 400.000- TL tutarlı, 31.12.2018 tarihli ... no'lu 400.000-TL tutarlı, 31.12.2018 tarihli ... no'lu 72.000-TL tutarlı çek ile 31.01.2019 tarihli ... no'lu 72.000-TL tutarlı çek davacı tarafından ödenmiş olup mahkemece çek bedellerinin davalıdan istirdatına karar verilmiştir. 30.11.2018 tarihli ... no'lu 72.000-TL tutarlı çek bedeli yönünden ise daha sonradan dosyaya giren banka yazısına istinaden istirdat kararı verilmemiştir. Bankadan gelen yazı cevaplarında bahsi geçen çekin banka kayıtlarında "ödenebilir" olarak göründüğü, 30/11/2018 ve 05/12/2018 tarihlerinde takastan sorulduğu ancak ödenmediği belirtilmiş ise de davacı vekili 11/01/2019 tarihli dilekçe ekinde bu çekin dava dışı çek hamiline EFT yoluyla ödendiğine dair dekont ibraz etmiştir. Çekin ödenmediği yönünde karşı tarafça da bir itirazda bulunulmamıştır. Dolayısıyla ... no'lu 72.000-TL tutarlı çekin ödendiğin kabulü ile bu çek bedelinin de istirdatına karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; ... no'lu 72.000-TL tutarlı çek yönünden istirdata karar verilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, 31/01/2019 tarihli ... no'lu 400.000-TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 30/11/2018 tarihli ... no'lu çek nedeniyle 400.000-TL'nin 06/12/2018 tarihinden itibaren, 31/12/2018 tarihli ... no'lu çek nedeniyle 400.000-TL'nin 31/12/2018 tarihinden itibaren, 30/11/2018 tarihli (mahkemenin kararında sehven yazılan 31.11.2018 tarihi hüküm verilirken 30/11/2018 olarak düzeltilmiştir) ... no'lu çek nedeniyle 72.000 TL'nin 07/12/2018 tarihinden itibaren, 31/12/2018 tarihli ... no'lu çek nedeniyle 72.000-TL'nin 31/12/2018 tarihinden itibaren, 31/01/2019 tarihli, ... no'lu çek nedeniyle 72.000-TL'nin 31/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2021 Tarih 2018/1419 Esas 2021/705 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile, davacının davaya konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu kapsamda davacının; ... Bankası Kartal Şube'sinin 31/01/2019 tarihli ... no'lu 400.000-TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, Dava konusu diğer çeklerin dava tarihinden sonra tahsil edildiği belirlenmekle, ... Bankası Kartal Şube'sinin 30/11/2018 tarihli, ... no'lu çek nedeniyle 72.000-TL'nin 07/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ... Bankası Kartal Şube'sinin 30/11/2018 tarihli, ... no'lu çek nedeniyle 400.000-TL'nin 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ... Bankası Kartal Şube'sinin 31/12/2018 tarihli, ... no'lu çek nedeniyle 400.000-TL'nin 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ... Bankası Kartal Şube'sinin 31/12/2018 tarihli, ... no'lu çek nedeniyle 72.000-TL'nin 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ... Bankası Kartal Şube'sinin 31/01/2019 tarihli, ... no'lu çek nedeniyle 72.000-TL'nin 31/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; Alınması gereken 96.726,96-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 24.181,74-TL harcın mahsubu ile kalan 72.545,22-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 24.181,74-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti, 350-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.350-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 82.360-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Alınması gereken 96.726,96-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 24.241,04-TL harcın mahsubu ile kalan 72.485,92-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 117,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.