mahkeme 2021/1672 E. 2024/544 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1672

Karar No

2024/544

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1672
KARAR NO: 2024/544
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/06/2021
NUMARASI: 2018/1198 Esas - 2021/635 Karar
DAVA: Alacak
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilince davalılar aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibin, davalıların haksız itirazı nedeniyle durdurulduğunu, borçlulara icra takibi öncesinde Beyoğlu ... Noterliğinin 25/06/2014 tarihli ihtarname keşide edildiğini, borçluların itiraz dilekçelerinde müvekkili şirkete böyle bir borçları bulunmadığını beyan ettiklerini, ancak yargılama safhasında da ortaya çıkacağı üzere ortak girişime fatura ve sevk irsaliyeleri uyarınca mal teslimatı yapıldığını, söz konusu fatura ve irsaliyelerin davalılar tarafından kabul edildiğini, icra takibinde tahsil edemedikleri alacağın tahsili için işbu davayı açtıklarını belirterek, 39.000-TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ..AŞ vekili, müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını, şirket kayıtlarında borç görülmediğini, yargılama esnasında bu durumun anlaşılacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili, davacı ile ...Büyükçekmece ... Kan. ve Dere Isl. Adi Ortaklığının yaptığı ticaret nedeniyle davacı şirketten beton aldıklarını ve ödemeyi yerine getirdiklerini, davacının sunduğu Beyoğlu ... Noterliğinin 25.06.2014 tarihli ihtarnamede ... ortak girişiminin muhatap olarak gösterilmesi nedeniyle söz konusu ihtarnamenin müvekkili şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle ihtarnamenin müvekkili şirket açısından geçerli bir ihtarname olmadığını, cari hesap ekstresi incelendiğinde müvekkilinin borcu bulunmadığının kanıtlanacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacının ticari defterlerine göre 2013-2014 yılında davalı şirkete 632.565-TL tutarında 165 adet fatura kestiği, bunun karşılığında davalıdan 592.742,35-TL ödeme aldığı, davacının 39.822,65-TL bakiye alacağı bulunduğu, davalının ticari defterlerinde 2013-2014 yılında davacı şirketten toplam 592.742,35-TL tutarında fatura aldığı, aynı tutarda ödeme yaptığı, davalının, davacı şirkete takip tarihi itibariyle borcu bulunmadığı, taraf defterleri arasında 39.822,65-TL'lik fark bulunduğu, farkı oluşturan fatura ve içeriği mal teslimini davacı şirketin sevk irsaliyeleri ile kanıtlaması gerektiği, 19.01.2014 tarihli 92,04-TL olanın fiyat farkına, diğer faturaların ise hazır beton satışına ilişkin olduğu, 08.01.2014 tarihli 1.733,42-TL bedelli, 10.01.2014 tarihli 2.106,30-TL bedelli, 13.01.2014 tarihli 1.685,04-TL bedelli, 16.01.2014 tarihli 1.685,04-TL bedelli, 17.01.2014 tarihli 1.053,15-TL bedelli, 19.01.2014 tarihli 92,04-TL bedelli faturalarda imzası bulunan ..'un davalılar çalışanı olmadığı, sevk irsaliyelerinde isim ve imzası olan kişilerin davalı çalışanı olmadığı, davalılar dışında şantiye alanındaki alt taşeron firma çalışanlarına faturalara konu betonun teslimi hususunda teamül olduğuna dair delilin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle teslim kanıtlanmadığı gibi fiyat farkına ilişkin bir delil ibraz edilmediği, davacının iddiasını ispat edemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, ancak verilen süreye rağmen davacı vekilinin davalılara yemin teklif etmediği,davanın sübuta ermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, mahkemece müvekkili şirketin alacağına konu teşkil eden toplam 39.822,65-TL'lik fatura ve içeriği malların davalıya tesliminin kanıtlanamadığının belirtildiğini, oysa alacağa konu faturalara ilişkin irsaliyelerin dosyaya sunulduğunu, ticari hayatın genel ve olağan uygulaması gereği, sipariş edilen hazır betonun müvekkili tarafından üretilerek davalıların şantiyesinde görevli olan personele imza karşılığı teslim edildiğini, 08.01.2014, 10.01.2014, 13.01.2014, 16.01.2014, 17.01.2014 ve 19.01.2014 tarihli faturaların ... isimli çalışan tarafından imza karşılığı teslim alındığının da anlaşıldığını, bir başka ifade ile cari hesap ekstresinde yer alan son 6 adet faturanın ihtirazi kayıtsız ve itirazsız şekilde teslim alındığı, dolayısı ile de anılan faturalara bağlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı sevk irsaliyelerinin de kabul edildiği ve hazır betonun teslim alındığının ortada olduğunu, öte yandan davalılara teslim edilen hazır betona ilişkin son 6 adet faturanın ve irsaliyelerin içeriğinin kabul edilmiş olmasının, daha önce kesilen faturalar ile teslim edilen betonun da kabul edildiğinin en açık kanıtı olduğunu,davalılara ait inşaatın tamamlandığı, müvekkili şirket haricinde başka bir hazır beton firmasından beton temin edildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığına göre, dava konusu faturaların içeriğinde yer alan betonun üretilerek davalılara teslim edildiğinin sabit olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, 14.02.2019 tarihli dilekçe ekinde toplam 39.822,65-TL tutarlı 17 adet fatura aslı ile 45 adet sevk irsaliyesi aslı mahkemeye sunulmasına rağmen mahkemece incelenmeden karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Somut olayda; davalıların oluşturduğu adi ortaklığın atık su kanal ve dere ıslah projesi üstlendiği, bu nedenle davacı tarafından adi ortaklığa hazır beton satışı yapıldığı, davacı tarafça, davalılara teslim edilen mal bedelinin bir kısmının ödenmediği iddia edilmiş olup, davalılarca ise davacıya borçlarının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece davacı ile davalıların oluşturduğu adi ortaklığın ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının ticari defter kayıtlarına göre, 2013-2014 yılında davalılara 632.565-TL tutarında 165 adet fatura kestiği, bunun karşılığında davalılardan 592.742,35-TL ödeme aldığı, davacının 39.822,65-TL bakiye alacağın bulunduğu, davalıların ticari defter kayıtlarına göre ise 2013-2014 yılında davacı şirketten toplam 148 fatura ile 592.742,35-TL tutarında mal alımı yapıldığı ve aynı tutarda ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 39.822,65-TL farkı oluşturan 17 adet faturanın davalıların ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle söz konusu faturalar içeriği malların teslim edildiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerekir. 19.01.2014 tarihli 92,04-TL tutarlı fatura fiyat farkına ilişkin olup, dayanağı kanıtlanamamıştır. Uyuşmazlık konusu diğer 16 adet fatura hazır beton satışına ilişkin olup, 16.12.2014 tarihli 1.542,85-TL tutarlı, 25.12.2013 tarihli 6.061,66-TL tutarlı, 26.12.2013 tarihli 2.294,02-TL tutarlı, 27.12.2013 tarihli 3.270,96-TL tutarlı, 28.12.2013 tarihli 4.048,58-TL tutarlı, 29.12.2013 tarihli 1.635,48-TL tutarlı, 02.01.2014 tarihli 1.635,48-TL tutarlı, aynı tarihli 817,74-TL tutarlı 04.01.2014 tarihli 3.708,74-TL tutarlı ve 05.01.2014 tarihli 2.717,54-TL tutarlı faturalarda teslim alan imzası bulunmamaktadır. Davacının 08.01.2014 tarihli 1.733,42-TL bedelli, 10.01.2014 tarihli 2.106,30-TL bedelli, 13.01.2014 tarihli 1.685,04-TL bedelli, 16.01.2014 tarihli 1.685,04-TL bedelli ve 17.01.2014 tarihli 1.053,15-TL bedelli faturalarda ise teslim alan imzası bulunmaktadır. Faturalar üzerinde yer alan irsaliye numaraları ile davacı tarafça sunulan irsaliyelerin karşılaştırılması sonucunda ise faturalar konusu hazır betonun teslimine ilişkin tüm irsaliyelerin miktarları itibariyle faturalar ile uyumlu olup, tüm irsaliyelerde teslim alan imzasının bulunduğu görülmektedir. Davacının satışını yaptığı hazır betonun davalıların alt işverenlerinin bulunduğu inşaat şantiyesine teslim edildiği göz önüne alındığında, fatura veya irsaliyelerde davalıların çalışanı olmayan kişilerin imzasının bulunması doğaldır. Bu nedenle teslim alan kişilerin davalıların çalışanı olmaması, tek başına teslim olgusunun kanıtlanamadığını kabule yeterli değildir. Bu durumda davacının dayandığı 16 adet fatura konusu toplam 39.730,61-TL tutarında hazır betonun davalılara teslim edildiği kanıtlandığından taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Davacı tarafça dayanılan 25.06.2014 tarihli ihtarnamenin tebliğ şerhi sunulmamıştır. Ancak dava öncesinde davacı tarafından aynı alacak için başlatılan icra takibinde ödeme emri davalılara 18.07.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalıların 7 günlük ödeme/itiraz süresi bitimi olan 26.07.2014 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerekir. Diğer yandan 6098 sayılı TBK'nın 638. maddesine göre; ortaklar birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar. Bu nedenle somut olayda dava konusu borçtan, adi ortaklığı oluşturan davalılar müteselsilen sorumlu tutulmalıdır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 Tarih 2018/1198 Esas - 2021/635 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, 39.000-TL alacağın 26.07.2014 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 2.664,09-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 666,03-TL harcın mahsubu ile kalan 1.998,06-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 693,73‬-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti ve 421,85-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.921,85-TL yargı giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... AŞ tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 94-TL istinaf yargı giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim