mahkeme 2021/1615 E. 2024/550 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1615
2024/550
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1615
KARAR NO: 2024/550
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2021
NUMARASI: 2020/455 Esas - 2021/456 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkil şirket ile davalı arasında 22.01.2020 başlangıç tarihli 5 yıllık sözleşme imzalandığını, sözleşmeye istinaden kullanılmak üzere bulaşık makinalarının davalı şirkete teslim edildiğini, bu sözleşmeye göre davalı şirketin her ay düzenli olarak en az 5.000-TL+KDV bedelli kimyasal ürün (deterjan vs.) almayı taahhüt ettiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan aylık alım taahhüdünün altında alım yaptığını ve fatura bedellerini de sözleşmede kararlaştırılan vadede ödemediğini, cari hesaptaki alacağın tahsili amacıyla davalı şirkete karşı İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatılmış olup, davalı şirketçe takibe itiraz edilmediğini, davalı şirketin taahhütlerine uymaması üzerine Zeytinburnu ... Noterliğinin 15.06.2020 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu haklı fesih ile birlikte sözleşmede belirlenen cezai şartın ödenmesi, konsinye olarak bırakılan makinelerin 15 gün içinde iadesi, iade edilmemesi halinde bu makinelerin %5 iskontolu bedellerinin tahsili yoluna gidileceği ve sözleşme boyunca davalının tüm alımlarına uygulanan iskonto haddi ile oluşan miktarların ödenmesinin ihtaren bildirildiğini, ancak bu ihtarnameye rağmen cezai şart bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin 10.B maddesinde sözleşmenin müvekkilince haklı nedenle feshedilmesi ya da alıcı tarafından süresinden önce feshedilmesi halinde alıcının müvekkiline 16.842-Euro tutarında cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla cezai şart bedelinin şimdilik 100-Euro'sunun temerrüt tarihi olan 06.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacının sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiğini, bu nedenle davacının cezai şart talebinin haksız olduğunu, Covid-19 mücbir sebebi ile müvekkilinin ticari faaliyetlerine devam edemediğin ve sözleşme hükümlerini yerine getiremediğini, 16.03.2020 tarihli genelge ile kafe ve restaurantların faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin de tüm şubelerinin faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını, müvekkilinin genelge nedeniyle faaliyetlerine devam edemeyerek aylık alım taahhüdünü yerine getiremediğini, bu mücbir sebep nedeniyle alım taahhüdüne uyulmamasının neden gösterilerek sözleşmenin davacı tarafça tek taraflı olarak feshedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, cezai şartın fahiş miktarda ve müvekkilinin ekonomik mahvına sebep verecek olmasının hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkilinin genelge nedeniyle aylarca kapalı kaldığını, işçi ücretlerini ödeyemediğini, sözleşme hükümleri ve TBK 179. maddesi gereğince sözleşmede belirtilen cezai şart seçimlik bir cezai şart olup, davacının ya borcun ifasını ya da cezai şartı istemesi gerektiğini, oysa davacının cari hesap alacağını icra takibi ile tahsil ettiğini ve sonra işbu davayı açtığını, davacının hem alacağını alıp hem de cezai şart istemesinin sözleşme hükmüne göre mümkün olmadığını, davacının mal vermeye devam edip sonrasında eksik alım nedeniyle sözleşmeyi feshetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasında temizlik malzemeleri alım-satımı konusunda 22/01/2020 başlangıç tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği davalının aylık 5.000-TL+KDV tutarlı kimyasal ürün alım taahhüdünde bulunduğu, davacı tarafça yükümlülüklerin ihlal edildiğinden bahisle sözleşmenin feshedildiği ve cezai şart talep edildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davalının sözleşmeye göre asgari alım taahhüdünü yerine getirdiğinin ve tahsilatların süresi içerisinde gerçekleştiğinin tespit edildiği, bu durum karşısında davacı tarafın sözleşmeyi fesihte haksız olduğu ve cezai şart isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davalı şirketin alım taahhüdünü yerine getirmediğini, bu hususun davalı tarafça cevap dilekçesinde de tevil yoluyla ikrar edildiğini, sözleşmeye göre davalı şirketin her ay düzenli olarak en az 5000-TL+KDV bedelli kimyasal ürün almayı taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan aylık alım taahhüdünün altında alım yaptığını ve fatura bedellerini de sözleşmede kararlaştırılan vadede ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin 10.B maddesinde, sözleşmenin ... tarafından haklı nedenle feshedilmesi veya alıcı tarafından süresinden önce feshedilmesi halinde alıcının müvekkili şirkete cezai şart olarak 16.842-Euro tutarında cezai şart ödeyeceğinin belirtildiğini, davalı şirketin alım taahhüdünü yerine getirmediğini, bu husus davalı tarafça cevap dilekçesinde de ikrar edildiğini, buna rağmen bilirkişinin eksik alım yapılmadığı yönündeki değerlendirmesi ve mahkemenin buna dayanarak hüküm tesis etmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, davalının aylık KDV dahil 5.900-TL'den 3 ayda toplam 17.700-TL tutarında alım yapması gerektiği, ancak davalının 15.459,21-TL alım yaptığı, net satın alma tutarı esas alınacak olursa davalının 2.240,70-TL (KDV dahil) eksik alım yapmış olduğu tespit edildiği halde, fatura tutarları üzerinden yapılan iskontolar ile ödenecek tutarın indirilmiş olduğu, bu nedenle davalının eksik değil, zorunlu miktarın çok üzerinde satın alma yaptığı yönünde hatalı değerlendirme yapıldığını, sözleşmeye göre davalının aylık 5000-TL+KDV alım yapacağının, buna karşılık müvekkilinin de satacağı ürünleri davalıya %60 iskontolu vereceğini, davalının dahi eksik alım yaptığını kabul ettiğini, alım taahhüdü bedellerinin iskontosuz rakam üzerinden değil, satış bedeli üzerinden yani iskontolu bedel üzerinden hesaplanması gerektiğini, ödemelerin zamanında yapılmamış olmasının da sözleşme uyarınca haklı fesih sebebi olduğunu, sözleşmenin 5.B.C. maddesinde, alıcının herhangi bir faturanın ödenmesini geciktirmesi halinde ...'in sözleşmeyi tek taraflı olarak haklı nedenle fesih hakkına sahip olduğunun belirtildiğini, bu nedenle feshin ödemelerin zamanında yapılmamış olması yönünden de haklı olduğunu, bilirkişi tarafından, ilk faturanın 30.01.2020 ve son faturanın 19.03.2020 tarihli olduğu ve bu nedenle 25.02.2020 tarihli 15.000-TL yazılı senedin karşılığında 25.02.2020 tarihli tahsilat makbuzu düzenlenmiş olması nedeniyle tahsilatın süresinde gerçekleştiğinin belirtildiğini, ancak müvekkilinin 22.01.2020 tarihli sözleşme öncesinde de davalı ile ticari ilişkisi bulunmakta olup, 15.000-TL bedelli senedin bu eski borçların ödenmesi için müvekkili şirkete verildiğini, yani davalı şirketin ödemelerini zamanında yapmadığının sabit olduğunu, kaldı ki 3 aylık fatura toplamının da 15.459,21-TL olduğunu, senet ve tahsilat makbuzu 25.02.2020 tarihinde düzenlenmiş olup, bu tarihten sonra bilirkişi tarafından tespit edilen 3 fatura daha bulunduğunu, davalının bu fatura bedellerini ödemediğini, senedin sözleşme dışındaki borçların ödenmesi için verildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından cari hesaptaki alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takip kesinleştikten sonra borca itiraz dilekçesi sunduğunu, bu nedenle davalının borca itirazının geçersiz olduğunu, dolayısıyla bilirkişinin tahsilatın süresinde gerekleştiği yönündeki kanaatinin hatalı olduğunu, ayrıca mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflarca akdedilmiş olan sözleşmenin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflarca akdedilmiş olan 22.01.2020 tarihli ve 5 yıl süreli sözleşme ile davacı tarafından davalıya ürün satışının kararlaştırıldığı, sözleşmenin devamı sırasında davacı tarafça sözleşmenin, davalı tarafça aylık asgari ürün alım taahhüdüne uyulmadığı ve fatura bedellerinin süresinde ödenmediği gerekçesiyle 15.06.2020 tarihli ihtarname ile feshedildiği sabittir. Sözleşmenin 4.A maddesinde, alıcının en az aylık 5.000-TL+KDV tutarında ürün almayı taahhüt ettiği, aylık hedefin gerçekleşmemesi halinde alıcıya eksik alım tutarında hizmet bedeli faturası kesileceği, 4.B maddesinde, satıcının, alıcının ürün alım şartına uymaması halinde sözleşmeyi haklı fesih hakkına sahip olduğunun, 5.B maddesinde, alıcının fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde ödeme yapacağı, alıcının herhangi bir faturanın ödemesini geciktirmesi halinde satıcının sözleşmeyi haklı fesih hakkına sahip olduğu, 6.A maddesinde, satıcının alıcıya değeri 16.842-Euro tutarında iki adet bulaşık makinesini alıcının kullanımına sunacağı, 10. maddesinde ise alıcının sözleşmedeki yükümlülüklerini kısmen veya hiç yerine getirmemesi halinde satıcının bir ihtara gerek olmaksızın sözleşmeyi feshedebileceği, sözleşmenin satıcı tarafça haklı nedenle feshinde veya alıcının haksız olarak süresinden önce feshinde madde 6'da belirtilen promosyonların karşılığı olan 16.842-Euro meblağı alıcının cezai şart olarak talep hakkına haiz olduğu hüküm altına alınmıştır.Davacı tarafça sözleşmeyi fesih nedenleri, davalının aylık asgari ürün alım taahhüdüne uymaması ve fatura bedellerini süresinde ödememesi olarak gösterilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; sözleşmeye göre davalının aylık KDV dahil 5.900-TL'den ilk 3 ayda toplam 17.700-TL alım yapması gerektiği, ancak davalının 3 aylık dönemde toplam 15.459,21-TL tutarında alım yaptığı, dolayısıyla bu dönem içerisinde 2.240,79-TL eksik alım yaptığı, davalı tarafça davacıya verilmiş olan 25.02.2020 keşide ve 31.05.2020 ödeme tarihli senet bedelinin davalı tarafından 03.06.2020 tarihinde ödendiği, davacının ilk faturası 20.10.2020 ve son faturası 19.03.2020 tarihli olup davalı tarafça verilmiş olan senet tahsilat makbuzunun 25.02.2020 tarihli olması nedeniyle tahsilatın süresinde gerçekleştiğinin kabul edilebileceği, davacının fatura bedelleri toplamı 52.404,18-TL olmasına rağmen davacı tarafça uygulanan iskonto ile ödenecek fatura bedellerinin toplam 15.459,21-TL'ye indirilmiş olduğu, faturalardaki iskontosuz tutarların dikkate alınması halinde davalının eksik ürün alımının söz konusu olmadığı, davacı tarafça davalıya verilen 2 adet bulaşık makinesinin 29.07.2020 tarihli tutanakla davacı tarafından eksiksiz teslim alındığı görüşü bildirilmiştir. Dünyada ilk defa 2019 yılı Aralık ayında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihi itibariyle pandemi olarak ilan edilen, ülkemizde ise 2020 yılı Mart ayından itibaren görülen Covid-19 virüsünün yayılmasının önlenmesi amacıyla ülkemizde bir kısım yasal düzenlemeler yapıldığı gibi, Cumhurbaşkanlığı Kararları ve İçişleri Bakanlığı genelgeleri ile de halka açık istirahat yerleri ile eğlence mekanları kısmen veya tamamın kapatılmış, sokağa çıkma yasağı konulmuştur. Salgın hastalığa bağlı idari yasak ve tedbirler zaman içinde hafifletilse de, tedbirlerin büyük bir bölümü 01.07.2021 tarihine kadar devam etmiştir. Bu salgından doğrudan veya alınan idari tedbirler nedeniyle dolaylı olarak belli faaliyetlerin icra edildiği ticari işletmeler de olumsuz olarak etkilenmiştir. Buna bağlı olarak salgın döneminde yapılan kanuni düzenlemelerde de Covid-19 salgın hastalığı olağanüstü durum (mücbir sebep) sayılmıştır. Somut olayda taraflarca sözleşmenin akdedilmesinde 2 ay kadar sonra alınan idari kararlar ile davalının da faaliyet gösterdiği kafe ve restoranlar kapatılmış ve sokağa çıkma yasakları uygulanmıştır. Bu süreçte davacı tarafça düzenlenmiş olan iskontolu fatura toplamı 15.459,21-TL olup, davalının asgari alım taahhüdünün yerine getirilip getirilmediğinin tespitinde faturaların iskontolu tutarının esas alınması gerekmektedir. Davalı tarafça davacıya verilmiş olan 25.02.2020 keşide ve 31.05.2020 ödeme tarihli senet, davacı tarafça 25.02.2020 tarihli tahsilat makbuzuyla teslim alınmış ve bedeli 03.06.2020 tarihinde davacıya ödenmiştir. Davalı tarafça pandemi yasaklarının devreye girdiği Mart ayı ortalarına kadar taahhüt edilen asgari alım miktarlarına uyulmadığı sabittir. Ancak eksik alım yapılan Ocak ve Şubat aylarını izleyen dönemlerde davacı tarafça davalıya ürün verilmeye devam edilmiş olup, Mart ayı ve sonrasında ise mücbir sebep niteliğindeki pandemi yasakları nedeniyle taahhüdün yerine getirilmesinin imkansız hale geldiği sabittir. Bu nedenle davalının eksik alım yapmasının davacı bakımından haklı nedenle fesih gerekçesi olarak kabulü mümkün değildir. Sözleşmede fatura bedellerinin fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacı tarafça düzenlenmiş olan toplam 15.459,21-TL tutarlı fatura bedelinin 15.000-TL'lik kısmı davalı tarafından keşide edilmiş olan ve 25.02.2020 tarihli tahsilat makbuzuyla teslim edilen bono ile ödenmiş olup, davacı tarafça bu konuda da davalıya herhangi bir ihtarda bulunulmamıştır. Davalının 459,21-TL eksik ödemesi bulunmakta ise de devamında pandemi nedeniyle alınan idari tedbirler ve davacının cari hesap alacağı olarak başlattığı İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibinin kesinleşmesi sonrasında davalı tarafça dosya borcuna mahsuben 13.760-TL ödeme yapması da dikkate alındığında, davacının geç ödeme iddiasına dayalı fesih nedeni de yerinde değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.