mahkeme 2021/1575 E. 2025/533 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1575

Karar No

2025/533

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1575
KARAR NO:2025/533
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/02/2021
NUMARASI:2018/1084 Esas - 2021/115 Karar
DAVA:Menfi Tespit (Akreditiften Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/04/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalı... Ltd Şti.'den kumaş alımı hususunda sözlü anlaşmaya vardıklarını; proforma faturaya göre ödemenin davalı... Ltd. Şti.'nin lehdar, ödeme bankasının ... Bankası ... Cad. şubesinin olduğu, 300 gün ödeme vadeli, dönülemez, teyitli, devredilebilir bir akreditifle yapılmasının istenildiği, bunun üzerine davalı ... ... Ltd. Şti.'nin lehtar ve ödeme bankasının ... Bankası .... şubesinin olduğu... numaralı akreditifinin 19/03/2018 tarihinde açıldığını; davalı ...'nın talebi üzerine bu akreditifin iptal edildiğini, 10/04/2018 tarihli ... numaralı proforma fatura düzenlediğini, bu faturada ilk akreditif şartlarının aynen yer aldığını, görevli bankanın ise... Bankası'nın ... Şubesi olmasının istenildiğini, bunun üzerine ... referans numaralı akreditifin 24/05/2018 tarihinde yeniden açıldığını; bu akreditifte davalı ...'nın lehdar, davalı ... Bankası'nın amir banka ve diğer davalı...Bankası'nın da görevli banka olduğunu; davalı şirket tarafından müvekkiline mal teslimi yapılmadığını, şirket yetkilisinin ürünlerin teslim edilmediğini açıkça kabul ettiğini, şirketin belgeleri ibrazı hususunda bu zamana kadar amir banka ... Bankası tarafından taraflarına bir bilgi iletilmediğini, sunulan akreditif belgelerinin sahte olduğunu, müvekkilinin ... Bankası'na gönderdiği 16/10/2018 tarihli ihtarnameyle durumu açıkladığını, ... Bankası'nın ise 31/10/2018 tarihli cevabi ihtarnamesinde görevli banka ... Bankası'na vesaik ibrazında bulunulduğunu ve belgelerin akreditife uygun olduğunu belirterek olumlu bir cevap alınamadığını; talep edilen ve Bankaya sunulan belgelerin de kendilerine iletilmediğini, ...'nın ibrazının uygun kabul edilip edilmediğine, nasıl bir belge sunulduğuna dair bilgi verilmediğini; söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, sevk irsaliyesinde teslim edenin "..." olarak göründüğünü, teslim alan kısmında "..." olarak okuyabildikleri kaşesiz bir imza yer aldığını, davalı ... tarafından sunulan ticari faturanın ... uyarınca fatura olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, faturada Vergi Dairesi, hesap numarası, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası ile faturanın numarası bulunmadığını, sevk irsaliyesinin sahte olduğunu, böyle bir belge olmadığını, sunulan belgenin sahte olduğunu; davalının sahte belgelerle akreditif şartlarını sağlamaya çalıştığını ileri sürerek, davalı ... Bankası nezdinde işlem gören ve davalı... Bankası tarafından teyit edildiği öğrenilen 24/05/2018 tarihli ve ... numaralı 1.928.600-TL bedelli akreditiften dolayı davalı ... ... Ltd. Şti'nin ödeme talebinin haksız olduğunun ve müvekkilinin borcu bulunmadığının tespiti ile söz konusu akreditifin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:1- Davalı...vekili, akreditif amiri olarak davacı şirket tarafından akreditif lehdarı davalı ... lehine, akreditif bankası ... Bankası olmak üzere 1.928.600-TL tutarında ve akreditif ödeme vadesi fatura tarihinden itibaren 300 gün sonra olacak şekilde 24/05/2018 tarihinde akreditif açıldığını, akreditif ilişkisinde müvekkilinin, akreditif lehdarı ... tarafından ibra edilecek akreditif belgelerini akreditif bankasına iletmekle ve verilecek talimat doğrultusunda ödeme yapmakla görevli olduğunu; akreditif kapsamında, davalı ... 25/05/2018 tarihinde akreditif belgelerini müvekkiline ibraz ettiğini ve belgelerin akreditif bankası ... Bankası'na gönderildiğini; akreditif bankasının, belgelerin incelenmesi neticesinde müvekkiline SWIFT mesajı yoluyla, "faturada lehdar firma unvanı akreditif ile uyumsuz - (faturada ... San ve Tic Ltd. Şti/akreditifte ... Şti)" ibaresini taşıyan rezerv bildirimini gönderdiğini; sonrasında akreditif lehdarının 04/06/2018 tarihinde yeni akreditif belgelerini görevli banka sıfatıyla müvekkili bankaya ibraz etmesi üzerine söz konusu belgelerin, gerekli kontrol ve incelemelerin yapılabilmesi için akreditif bankası olan ... Bankası'na gönderildiğini, akreditif bankasının da 07/06/2018 tarihli SWIFT mesajıyla müvekkiline vade kabul bildirimini ilettiğini; mahkemenin, işbu dava kapsamında verdiği ihtiyati tedbir kararı gereği akreditif bankası, 18/12/2018 tarihinde müvekkili bankaya gönderdiği SWIFT mesajı ile müvekkiline akreditif bedelinin lehdara ödenmeyeceğini bildirdiğini; bu kapsamda müvekkili bankanın akreditif ilişkisindeki rolünün, kendisine ibraz edilen akreditif belgelerini akreditif bankası olan ... Bankası'na iletmek ve akreditif bankasının talimatlarına göre hareket etmekten ibaret olduğunu, bu nedenle davacının müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini belirterek, davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı ... Bankası vekili; akreditife konu malların teslim edilip edilmediği hususunun, akreditif sözleşmesinin geçerliliğini ve/veya akreditif dolayısıyla üstlenilen yükümlülükleri etkilemediği ayrı bir hukuki gerçeklik olmakla birlikte, her şeyden önce davacının malların kendisine teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, akreditife konu vesika asıllarının müvekkili Banka ... Şubesi'ne 08/06/2018 tarihinde ulaştırıldığını ve firmaya aynı gün telefonla ihbar edildiğini, firma yetkililerinin bu ihbar üzerine müvekkilinin Şubesine gelerek ilgili akreditif vesaikini incelediğini, fakat evrakların asıllarını almadıklarını, bu sırada siparişe konu malın yalnızca 97.069,50-USD'lik (4,7077 USD/TL kur karşılığı 493.532,02-TL) kısmının kendilerince teslim alındığını, kalan kısmın ise teslimini beklediklerini belirttiklerini, getirdikleri “kısmi teslimata” ilişkin 25/06/2018 tarihli faturanın bir fotokopisinin, Şube tarafından teslim alındığını, davacının iddialarının gerçek olmadığının ortaya çıkacağını; akreditifte son yükleme tarihinin 15/06/2018 olmasına karşın, takip eden günlerde malın kalan kısmını teslim almadığını belirten davacının yeniden müvekkili banka şubesine gittiklerini ve ...'ten gelen evrak üzerinde birlikte inceleme yapıldığını ancak olağanüstü bir durum tespit edilmediğini, davacının bu belgeleri haricen nasıl elde ettiğini de açıklaması gerektiğini, belgelerin kendilerine teslim edildiğine ilişkin tanık dinlenmesi taleplerinin bulunduğunu; 600 sayılı Yeknesak Kurallar'ın 34. maddesine göre bankaların belgeleri şekil açısından incelemekle yükümlü olduklarını, davaya konu olayda, ... tarafından ibraz edilen belgelerin öncelikle ibraz bankası tarafından incelendiğini, uygun bulunarak teyit edildiğini ve sonrasında müvekkiline gönderildiğini, müvekkilince (şekil olarak) yapılan incelemede belgelerin akreditife uygun olduğun tespit edildiğini; Kuralların "Belgelerin İncelenmesine İlişkin Standart" başlıklı 14. maddesi kapsamında müvekkiline ibraz edilen tüm belgelerin kontrol edildiğini; 25/05/2018 tarihli, ... sayılı ve 1.928.599,20-TL bedelli akreditifin referans numarası ile satım akdi konusu malları belirtir fatura şekil olarak incelendiğinde, taşınan malların bedelleri, alıcı ve satıcı firma unvanları, fatura tarihi, akreditif seri numarası, proforma fatura tarih ve numarası gibi unsurları tam olarak taşıyan, akreditif şartlarına son derece uygun bir fatura olduğunun görüleceğini; sevk irsaliyesinin geçerliğinin bulunmadığı iddialarının da hukuken temeli bulunmadığını, zira hiç bir yasal düzenlemede malı teslim alanın isim/unvan/imzasının irsaliye üzerinde bulunması gerektiğinin belirtilmediğini, Kuralların 34. maddesinde akreditif bankası olarak irsaliyede teslim alan olarak gözüken kişinin veya irsaliyenin gerçekliğini, imzasını ve sair hususları kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığını; akreditifin temel prensipleri gereği, akreditifin malın teslim edilip edilmemesine bağlı olmadığı, alıcının niyetine göre iptal edilemeyeceği, akreditif amirinin bu yöndeki iddiaları sonucunda akreditif bankasının ödeme yapmaması halinde diğer bankalara ve lehdara karşı sorumlulukları olacağını; davacı, mallar teslim edilmediyse amirin akreditif dolayısıyla satım ilişkisinden kaynaklanan bir ödeme yükümlülüğü altında olması için, malların teslim edilmiş olması gerektiği iddia edilmişse de, bunun akreditifin bütün prensiplerine aykırı olduğunu, zira akreditifin, amir ile lehdar arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız, amir ile akreditif bankası arasında kurulan bir sözleşme olduğunu, satım akdinin geçersizliğinin, akreditifin ortadan kalkmasına sebep olmayacağını, aksi halde her akreditifte, alıcıların malların istenildiği şekilde ve/veya hiç gelmediğini iddia ederek ödeme aşamasında itirazda bulunabileceğini ve akreditif müessesesinin ödeme yönündeki garanti fonksiyonunu ortadan kaldırabileceğini; davacının, belgelerin kendilerince teyit edilmesi gerektiğini iddia ederek teyit koşulunu yanlış yorumladığını,teyidin diğer davalı banka tarafından yapılacağının açık olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3- Davalı ... vekili; sevkiyatın tam bir mutabakat içerisinde önceye dayalı anlaşmalar çerçevesinde gerçekleştiğini, müvekkiline iftira atıldığını; akreditife konu malların teslim edilip edilmediği hususu, akreditif sözleşmesinin geçerliliğini etkilemeyeceğini; akreditife belge asıllarının ... Bankası ... Şubesine 08/06/2018 tarihinde ulaştırıldığını ve davacıya aynı gün telefonla banka tarafından ihbar yapıldığını, davacı yetkililerinin Şubeye gelerek akreditif vesaikini incelediğini ama evrakların asıllarını almaktan imtina ettiklerini, bu esnada siparişe konu malın 97.069,50-USD'lik (4,7077 $/TL kur karşılığı 493.532,02-TL) kısmın kendilerince teslim alındığını, kalan kısmın ise teslimini beklediklerini belirttiklerini, getirdikleri “kısmi teslimata” ilişkin 25/06/2018 tarihli faturanın fotokopisinin, Şube çalışanlarınca alındığını; akreditifte son yükleme tarihinin 15/06/2018 olmasına karşın, takip eden günlerde malın kalan kısmını teslim almadığını belirten davacı yetkililerinin ... Bankası Şubesine giderek ...'ten gelen evrak üzerinde şube çalışanlarıyla birlikte incelendiğini ve olağanüstü bir durumun tespit edilmediğini, aynı zamanda ...'ten gelen evrakın fotokopisinin de ilgililere Şube çalışanlarınca teslim edildiğini; sunulan hiçbir belgede usulsüzlük olmadığını; akreditifin malın teslim edilip edilmemesine bağlı olmadığını, alıcı teyit vermezse malları gönderen satıcının parasını alamadığı gibi, gönderim masraflarını dahi karşılayamayacağını, bu tipte bir "teyit" şartının akreditif müessesesine tamamen aykırı olduğunu; davacının ekli yazışmalarda görüleceği üzere niyetinin, 25/01/2018 tarihli RG’de “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” ve “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ no: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/46)"hükümlerinin sonucundan kaçınmak olduğunu, davacının durumun sonucundan kaçınmak ve döviz kurunun akreditifte artık kullanılmasının mümkün olmaması dolayısıyla "Türk Lirasına çevrilmesi zorunlu fatura bedelini" ödemek istemediği cihetle bu yola başvurduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, dosyaya sunulan ... nolu sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında imzanın altında kalan ibarelerin tamamının anlamlı bir şekilde okunamadığı, "..." , "..." ibarelerinin okunabildiği, noktalı olarak belirtilen kısımların anlaşılamadığı, buna göre sevk irsaliyesinde teslim alanın belirsiz olduğu, bankanın ödeme yükümlülüğünün doğması için bir uzman olarak görünüşte bu belgenin gerçek bir sevk irsaliyesi olduğunu tespit etmesi gerektiği,akreditif şartlarında yer alan paketleme listesi ... Bankası tarafından mahkemece yazılan her iki müzekkere cevabında da sunulmadığı; akreditifin soyut niteliği ve mallarla değil de belgelerle işlem yapılmasını gerektirdiği, belgelerin akreditif kurallarına uygun ibraz edilip edilmediğinin tespitinin yeterli olduğu, zira davanın esas ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davası olmadığı; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ibraz edilen belgelerin ilk görünüş nazariyesine göre yeterli belge sunulup sunulmadığında toplandığı; sevk irsaliyelerinde teslimatın kime yapıldığının belli olmadığı, gerçek kişi ismi ile tüzel kişi adı ve kaşesi bulunmadığı, bankanın ilk görünüş nazariyesine göre teslim alanın ismini görmesi gerektiği, bir sevk irsaliyesi belgesinin bu niteliği ile kabulü için bu hususun zorunlu olduğu, teslim alanın gerçekte var olup olmadığının veya gerçekte teslim alıp almadığının tespitinin akreditif kurallarına göre gerekmediği,kaydi olarak kime teslim edildiğinin anlaşılması gerektiği, vadeli akreditifte satıcının malları teslim etmediği iddia edilmekte ve dosyada teslimin yapıldığına dair bir delil bulunmadığı; bu nedenlerle sunulan belgelerin akreditif şartlarına uygun olmadığı ve bu nedenle davacının bu akreditif nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiği; bankanın, belgelerin şekli ve yeterliliğinden sorumsuzluğuna ilişkin kayıt ileri sürülerek ödemenin yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de, bunun sadece bankayı sorumluluktan kurtarmak için konulan bir sorumsuzluk şartı olup, davanın akreditif bankalarının sorumluluğuna ilişkin olmayıp, akreditif nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davası olduğundan bu sorumsuzluk kaydının ağır kusur halinde geçerli olup olmadığı gibi hususların değerlendirme konusu yapılmadığı, bu tespit açısından da yukarıda açıklandığı üzere ibraz edilen belgelerin dış görüş itibariyle akreditif kurallarını karşılayıp karşılamadığının incelendiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle davacının, Banka ... Bankası'nın 24/05/2018 tarih ve ...referans numaralı 1.928.600-TL meblağlı akreditif nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve akreditifin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davalı...vekili; husumet itirazlarıyla ilgili inceleme yapılmadığını ancak gerekçeli kararda müvekkilinin teyit bankası olarak kabul edildiği,müvekkilinin teyit vazifesinin bulunmadığını ve akreditif ilişkisinde sadece akreditif vesaikini akreditif bankası olan ... Bankası'na iletmekle görevli banka olduğunu, mahkemenin, bu gerekçe ile müvekkilinin husumet itirazını reddinin doğru olmadığını, akreditif şartı olarak ibraz edilecek sevk irsaliyesinde aranan tek kaydın yükleme tarihi olduğunu, sevk irsaliyesinin yükleme tarihini içermesinin gerekli ve yeterli bulunduğunu,teslim alana ait isim/unvan kaydının, görevli banka tarafından incelenmesi gerekmediğini, 600 sayılı Kuralların 14/(a) ve (f) hükümlerinin bu yönde olduğunu; kuralların 4. maddesinde akreditifin, dayandırılabileceği satış sözleşmesinden veya diğer bir sözleşmeden ayrı bir işlem olduğunu, bankaların böyle bir sözleşmeyle ilgilenmeyeceklerini ve 34. maddesinde de bir bankanın belgelerle veya mallarla ilgili bir sorumluluk üstlenmeyeceğinin düzenlendiğini; aslında mahkemenin de bankaların ilgili vesaiki sadece dış görünüş olarak inceleyebileceğini tespit ettiğini ama daha sonra hukuka aykırı olarak sevk irsaliyesindeki ismin okunmamasının akreditifin iptaline gerekçe yaptığını; akreditif şartlarında da sevk irsaliyesinde, teslim alanın isim vs. bilgisi incelenmesi gereken bir kayıt olarak yer almadığını,görevli bankaların sevk irsaliyesinde, teslimatın kime yapıldığını incelemelerinin beklenmeyeceğini; akreditif ilişkisinin en önemli özelliklerinden birinin temel ilişkiden bağımsızlığı olduğunu, mal teslim edilmemesi sebebiyle akreditif ilişkisinin geçersiz olacağına ilişkin iddiasının hukuki dayanağı olmadığını, davacı ile bankası arasındaki akreditif sözleşmesi ile kararlaştırılan vesaikin ... Bankası'na ibraz edildiğini, ... Bankası'nın da yaptığı incelemede vesaikin akreditif şartlarına uygun olduğunu tespit ederek müvekkili Bankaya bildirdiğini;bilirkişi raporlarında yer alan bankaların kusursuz sorumluluğuna ilişkin açıklamalarının huzurdaki davadaki banka işlemleri açısından uygulama alanı bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı ... Bankası vekili; 600 sayılı Kuralların 34. maddesinde bankaların belgeleri şekil açısından incelemekle yükümlü olduğunu, somut olayda ... tarafından ibraz edilen belgelerin öncelikle ibraz bankası tarafından incelendiğini, uygun bulunarak teyit edildiğini ve sonrasında müvekkili Bankaya gönderildiğini, müvekkilince şeklen yapılan incelemede belgelerin akreditife uygun olduğunun tespit edildiğini; yine davacı tarafca akreditife uygulanması kabul edilen 600 sayılı Kuralların "Belgelerin İncelenmesine İlişkin Standart" başlıklı 14/(a) ve (b) hükümlerinde belgelerin incelenmesine ilişkin Bankalara yüklenen sorumluluğun açıkça belirtildiğini ve müvekkili Bankaya ibraz edilen tüm belgelerin de bu kurallar çerçevesinde kontrol edildiğini; belgelerin akreditif şartlarına uygun olarak sunulduğunu, 25/05/2018 tarihli, 82758 sayılı ve 1.928.599,20-TL bedelli akreditif referans numarası ile satım akdi konusu malları belirtir faturanın akreditif şartlarına uygun bir fatura olduğunu, sevk irsaliyesinin geçerli bulunmadığı yönündeki tespitin hukuka uygun olmadığını, zira hiç bir yasal düzenlemede, malı teslim alanın isminin/unvanının/imzasının irsaliye üzerinde bulunması gerektiğinin belirtilmediğini, zaten müvekkilinin Kuralların 34. maddesi gereğince akreditif bankası olarak irsaliyede teslim alan olarak gözüken kişinin veya irsaliyenin gerçekliğini, imzasını ve sair hususları kontrol etme yükümlülüğü olmadığını, müvekkilinin şeklen açık şekilde uygun olduğu görülen sevk irsaliyesinde itiraz sebebi bulmadığını, belirtilen Kuralların sonucu olarak, müvekkilinin belgenin gerçekliğinden /sahteliğinden/ doğruluğundan/ sorumlu olmayacağının açık olduğunu, bu kapsamda sevk irsaliyesindeki malları teslim alan kişinin kim olduğu, gerçekten o firmada çalışıp çalışmadığını, sevk irsaliyesinin gerçek olup olmadığını da kontrol etme sorumluluğu bulunmadığını,akreditif metninde sevk irsaliyesinde bulunması gereken hususa ilişkin şartın "yükleme tarihi" olarak belirtilip sınırlandırıldığı dikkate alındığında, irsaliyenin akreditifin geçerliliği ile ilgisi olmadığı sonucuna kolaylıkla ulaşılabileceğini; kararın akreditifin bütün prensiplerine aykırı olduğunu, akreditifin amir ile lehdar arasındaki ilişkin tamamen bağımsız, amir ile akreditif bankası arasında kurulan bir sözleşme olduğunu, davacının amir, müvekkili Bankanın akreditif bankası, davalı ...'nın lehtar, diğer davalı bankanın ise teyit bankası olarak yer aldığını ve aralarındaki ilişkilerin birbirini etkilemediğini; belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3- Davalı ... vekili; 500 ve 600 sayılı Yeknesak Kurallarda da belirtildiği üzere, akreditif ilişkisi malların tesliminden bağımsız, belgelere tabi bir ilişki biçimi olduğunu, mahkemenin sevk irsaliyesinin geçersiz olduğuna ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu, sevk irsaliyesinde teslim alana ilişkin bilgiler bulunması gerektiğinin hukuki dayanağı olmadığını, sevkiyatın mutabakat içerisinde önceye dayalı anlaşmalar çerçevesinde gerçekleştiğini, davacının malı teslim aldığı halde almadığını ve akreditife konu belgelerin sahteliğini beyan ederek müvekkiline iftira attığını, davacının akreditifin ihbar edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını; akreditife konu malların teslim edilip edilmediği hususunun, akreditif sözleşmesinin geçerliliğini etkilemeyeceğini, akreditife konu belgelerin asıllarının ... Bankası ... Şubesine 08/06/2018 tarihinde ulaştırıldığını ve davacıya aynı gün telefonla banka tarafından ihbar edildiğini, ihbar öncesinde müvekkili ile arasında herhangi bir uyuşmazlık ihtiva etmeyen yazışmalar ile "malı teslim alanın kabulü olduğunun açıkça tespit edildiği" yazışmalar bulunduğunu, mevcut ticari ilişki taraflar arasında ilk kez ve tek sefer kurulmadığından davacının sahtelik ve durumdan bihaber oldukları iddiasının gerçek olmadığını, taraflarınca öğrenildiğine ve bankaca da teyit edildiğine göre davacı yetkililerinin zaten haberdar oldukları durumu mizanse etmek adına ... Şubesine gelerek ilgili akreditif vesaikini incelediklerini ancak evrakların asıllarını almaktan imtina ettiğini, bu esnada siparişe konu malın yalnızca 97.069,50 USD'lik (4,7077 $/TL kur karşılığı 493.532,02 TL) kısmının kendilerince teslim alındığını, kalan kısmın ise teslimini beklediklerini belirttiklerini, akreditifte son yükleme tarihi 15/06/2018 olmasına karşın, takip eden günlerde malın kalan kısmını teslim almadığını belirten davacı yetkilileri yeniden ... Bankası ... Şubesine giderek ...'ten gelen evrak üzerinde şube çalışanlarıyla birlikte inceleme yapıldığını, buna mukabil olağanüstü bir durum tespit edilmediğini, evrakın fotokopisi de ilgililere şube çalışanlarınca teslim edildiğini; 600 sayılı Kuralların 14. maddesine uygun şekilde müvekkilince firmaca sunulan belgelerin incelemesini yapan Bankanın müvekkile ait hiçbir usulsüzlüğe rastlamadığını, akreditifin ödemesine engel olmak maksadıyla davacının hukuki sebep uydurduğunu,kararın akreditifin garanti fonksiyonunu kaldırdığını; davacının malları teslim aldığının 25/06/2018 tarihli, ... numaralı ve 104.836,06-USD bedelli fatura ile açıkça ispatlandığını, davacının kısmen teslim aldığı mallara ilişkin düzenlenen faturayı mahkemeye sunmadığını, 25/05/2018 tarihli, ... sayılı ve 1.928.599,20-TL bedelli akreditife ait fatura ile faturadaki sevk irsaliyesinin geçerliğinin bulunmadığı iddiaları hukuka aykırı olduğunu; davacının niyetinin 25/01/2018 tarihli ve 30312 sayılı RG’de “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” ve “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ no: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/46)" düzenlemelerinin sonucundan kaçınmak olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:Dava, akreditiften dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve akreditifin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının davalı ...'dan kumaş satın almak için anlaştığı; davalının 10/04/2018 tarihli ve ... sayılı proforma fatura düzenlediği, proforma faturada davalı şirketin unvanının "... San. ve Tic. Ltd. Şti." olarak yazıldığı, ürünlerin 370.000-USD değerinde 500.000 metre %100 poliester microfiber kumaş 75D/136FX150D/288F-240 cm ve 29.200-USD değerinde %97 poliester microfiber %3 karbon elyaf kumaş-85 gsm-240 cm kumaş olduğu, KDV dahil fatura bedelinin 431.136-USD olduğu, ödemenin fatura tarihinden 300 gün sonra geri dönülemez ve onaylanmış... Bankası A.Ş. ... Şubesi aracılığıyla kendi (...) lehine açılmış akreditif-belgeli kredi (documentary credit) ile yapılacağı, teslim koşullarının ...-Samsun-Türkiye ve teslim tarihinin 10/06/2018 olarak belirlendiği; ... Bankası'nın 18/15/2018 ve 08/10/2019 tarihli cevabi yazılarıyla dosyaya getirtilen belgelere göre, davacının davalı ... Bankası'na verdiği talimat üzerine ... referans numaralı davaya konu akreditifin 24/05/2018 tarihinde açıldığı, swift ile davalı ... Bankası tarafından davalı ...'e gönderilen 24/05/2018 tarihli akreditif metninin incelenmesinde, akreditif şeklinin geri dönülemez, uygulanacak kuralların ...'nin son versiyonu olduğu, amirin davacı şirket, lehtarın davalı şirket olduğu ve davalı şirketin unvanın ".... Şti." şeklinde yazıldığı, bedelinin 1.928.600-TL olduğu, vadeli ödeme detaylarının fatura tarihinden itibaren 300 gün sonra şeklinde belirlendiği, kısmi teslimata izin verildiği, aktarma klozuna izin verilmediği, gönderilen yerin Denizli teslim yerinin Samsun olarak yazıldığı, son teslimat tarihinin 15/06/2018 olduğu, ürün tanımının 75 gsm poliester kumaş ve bütün diğer ayrıntılar için 10/04/2018 tarihli ... nolu proforma faturaya rücu edileceği, (46A) gerekli belgelerin "1)amir adına düzenlenmiş ıslak imzalı ve yüklenen malların ... Samsun Türkiye değerini gösteren 3 orjinal ve 3 kopya ticari fatura, 2) Yükleme tarihinin belirtildiği 1 kopya sevk irsaliyesi ve 3) 2 orjinal ve 2 kopya paketleme listesi" olduğu, (49) teyit talimatları kısmında teyidin (confirm) istendiği, (78) ödeme bankasına talimatlar kısmında akreditif şartlarına uygun vesaik ibrazının yapılması kaydıyla vade günü vesaik tutarı üzerinden talimatınıza istinaden ödeme yapılacağının yazılı olduğu; 30/05/2018 tarihinde görevli banka olan davalı...aracılığıyla 30/05/2018 tarihinde vesaik ibrazında bulunulduğu, bu belgede (remittance letter) davalı lehtarın unvanının "... Ltd Şti" şeklinde yazıldığı, vade tanımının fatura+300, vadenin 21/03/2019, gönderilen belgelerin 3 fatura, 1 sevk irsaliyesi ve 2 paketleme listesi olduğu, vesaik bedelinin EFT ile ...'ün Genel Müdürlük belirtilen hesap nosuna gönderilmesinin istenildiği, söz konusu ... nolu, 25/05/2018 tarihli faturada davalı lehtarın unvanının "... Şti." şeklinde yazıldığı, kaşesi de bulunduğu, faturada vergi dairesinin Pamukkale, nosunun ... olduğu, akreditif numarasının yazılı olduğu, faturanın açıklama bölümünde... polyester kumaş Toplam TRY 1.928.599,20 ... Samsun Türkiye bütün diğer ayrıntılar için 10/04/2018 tarihli proforma faturaya rücu edileceğinin belirtildiği, ürünlerin yukarıda da belirtilmiş proforma faturayla aynı olduğu, sadece USD yerine TL üzerinden bedelin yazıldığı ve toplam bedelin de 1.928.599,20-TL olduğu; boş kısımları el yazısıyla doldurulmuş... sevk irsaliyesinde davalı lehtarın unvanının "... Şti." şeklinde yazıldığı, vergi dairesinin Pamukkale, nosunun ... olduğu, düzenleme tarihinin 25/05/2018, fiili sevk tarihinin 25/06/2018 olduğu, ürünlerin faturayla aynı olduğu ve toplam ... rulonun bulunduğu, akreditif numarasının yazıldığı, teslim eden kısmında lehtarın kaşe ve imzası bulunduğu, teslim alan kısmında ise el yazısıyla okunaklı olmayan "...,.." ibaresinin yazılı olduğu ve imzanın bulunduğu ancak her hangi bir kaşe olmadığı; bu ibraza ilişkin 01/06/2018 tarihinde faturadaki lehtar firma unvanının akreditifle uyumsuz olduğu (faturada, "... Şti"; akreditifte "... Şti.") hususunun amir banka olan davalı ... Bankası tarafından görevli banka olan ...'e swift mesajıyla rezerv (akreditif şartlarına uygunsuzluk) bildiriminde bulunulduğu; 06/06/2018 tarihinde ...'ün amir banka ... Bankası'na rezervli evrakın revize edildiği yeni ibrazda (revision advice) bulunduğu, bu evrakla 3 fatura, 1 sevk irsaliyesi ve 2 paketleme listesinin gönderildiği, bir önceki evrakla aynı talepte bulunulduğu, lehtar unvanının "... Şti" şeklinde yazıldığı ve "Lütfen önce gönderdiğimiz evrakları yok ediniz Yeni gönderilen seti dikkate almanızı rica ederiz" kaydı bulunduğu; bu evrakla gönderilen ... nolu, 25/05/2018 tarihli faturada davalı lehtarın unvanının (öncekinden farklı olarak) "... Şti." şeklinde yazıldığı, (öncekinden farklı olarak) kaşede de aynı unvanın bulunduğu, faturada vergi dairesi ve no bilgisinin bulunmadığı, akreditif numarasının yazılı olduğu, faturanın açıklama bölümünün ve bedelinin önceki faturayla aynı bilgileri içerdiği; öncekinden farklı olarak bütün kısımları bilgisayarda yazılmış 052961 sevk irsaliyesinde davalı lehtarın unvanının (öncekinden farklı olarak) "... Şti." şeklinde yazıldığı, vergi dairesi ve no bilgisinin bulunmadığı, düzenleme tarihinin 25/05/2018, (öncekinden farklı olarak) fiili sevk tarihinin 25/05/2018 olduğu, ürünlerin faturayla aynı olduğu ve toplam ... rulonun bulunduğu, akreditif numarasının yazıldığı, teslim eden kısmında lehtarın kaşe ve imzası bulunduğu, teslim alan kısmında ise (öncekinden farklı olarak) el yazısıyla okunaklı olmayan "..." ibaresinin yazılı olduğu ve imzanın bulunduğu ancak her hangi bir kaşe olmadığı; söz konusu ibraza ilişkin evrakların 600 sayılı Kurallara göre ve Uluslararası Standart Bankacılık Uygulaması (ISBP 745) kuralları ve akreditif metni kapsamına incelendiği ve ibrazın uygunluğunun saptandığı, uygun belge ibrazının gerçekleştiği ve ödeme vadesinin kesinleştiği hususunun 07/06/2018 tarihinde görevli bankaya swift mesajıyla bildirildiği, bu mesajda (33A) 21/03/2018 tarihinde 1.928.495-TL'nin vadede ödeneceğinin yazıldığı vesaik ibrazının görevli bankanın...tarafından gerçekleştirildiği bildirilmiştir.Davalı lehtarın Mersis ve ticaret sicil kaydı ile dosyaya avukatı tarafından sunulan 29/01/2019 tarihli vekaletnamede de unvanının "... Şirketi" şeklinde yani ilk gönderilen fatura ile sevk irsaliyesindeki gibi yazılı olduğu tespit edilmiştir.Yukarıda incelenmiş 24/05/2018'de açılmış akreditif belgesinde uygulanacak kuralların ...'nin en son versiyonu olduğu kabul edilmiştir. Belirtilen tarihte Milletlerarası Ticaret Odası'nın (...=ICC) 01/01/2007 tarihinde yürürlüğe konulan ...'nin (...) en son versiyonu ... 600 sayılı Akreditiflere İlişkin Yeknesak Usuller ve Uygulama Kuralları'dır. 600 sayılı Kurallar'ın; 1. maddesinde, akreditif metni akreditifin bu kurallara tabi olduğunu açıkça belirttiğinde herhangi bir akreditife uygulanan kurallar olduğu ve kuralların akreditif şartlarıyla açıkça değiştirilmedikleri veya uygulama dışı bırakılmadıkları sürece akreditifin bütün tarafları için bağlayıcı olduğu; 2. maddesinde, ihbar bankası (advising bank), amir bankanın talebi üzerine akreditifi ihbar eden banka; amir (applicant), akreditifin açılması için talepte bulunan taraf; lehtar (beneficiary), lehine akreditif açılan taraf; uygun ibraz (complying presentation), akreditifin şartlarına, bu kuralların uygulanabilir hükümlerine ve uluslararası standart bankacılık uygulamasına uygun bir ibraz; teyit (confirmation), amir bankanın kesin yükümlülüğüne ek olarak teyit bankasının uygun bir ibrazı karşılayacağına veya iştira edeceğine ilişkin kesin bir yükümlülüğü; teyit bankası (confirming bank), amir bankanın talebi veya verdiği yetki üzerine akreditife teyidini ekleyen banka; akreditif (credit), adı ve tanımlaması nasıl olursa olsun, amir bankanın uygun bir ibrazı karşılayacağına ilişkin kesin yükümlülüğünü oluşturan dönülemez nitelikte herhangi bir düzenleme; ibrazın karşılanması (honour), akreditif vadeli ödeme yöntemiyle kullanımda (available by deferred payment) ise vadeli ödeme yükümlülüğüne girmek ve ödeme vadesinde ödeme yapmak; amir banka (issuing bank), bir amirin talebi üzerine veya kendi adına bir akreditif açan banka; görevli banka (nominated bank), akreditifin kullanımda olduğu banka veya herhangi bir banka nezdinde kullanılır biçimde açılmış bir akreditifte herhangi bir banka; ibraz (presentation), bir akreditif altında belgelerin amir bankaya veya görevli bankaya teslimi veya bu suretle teslim edilen belgeler ibraz eden (presenter) ibrazı yapan bir lehtar, banka veya diğer taraf, anlamına geldiği; 5. maddesinde, bankaların belgelerin ilişkili olabileceği malları, hizmetleri veya yapılan işleri değil, belgeleri göz önünde bulundurarak (belgeler üzerinden) işlem yapacağı; "Amir Bankanın Yükümlülüğü" başlıklı 7. maddesinde, (a) ibrazı şart koşulan belgelerin görevli bankaya veya amir bankaya ibraz edilmesi ve belgelerin uygun bir ibrazı oluşturması kaydıyla, (iii) akreditifin görevli bir bankanın gişelerinde vadeli ödeme yöntemiyle kullanımda olduğu ve o görevli banka vadeli ödeme yükümlülüğüne girmediği veya girmiş olduğu halde ödeme vadesinde ödeme yapmadığı takdirde amir bankanın ibrazı karşılaması gerektiği; "Görevlendirme" başlıklı 12. maddesinde, (a) görevli banka teyit bankası olmadığı sürece ibrazı karşılamak veya iştira etmek için verilen bir yetki, görevli bankanın ibrazı karşılamayı veya iştira etmeyi açıkça kabul ederek bunu lehtara açıkça bildirdiği hal dışında o görevli bankayı ibrazı karşılamak veya iştira etmek için herhangi bir yükümlülük altına sokmayacağı, (c) teyit bankası olmayan bir görevli banka tarafından belgelerin alınması veya incelenmesi ve gönderilmesi o görevli bankayı ibrazı karşılamakla veya iştira etmekle yükümlü kılmadığı gibi ibraz karşılama veya iştira eylemini de oluşturmayacağı; "Belgelerin İncelenmesine İlişkin Standart" başlıklı 14. maddesinde, (a) görevi çerçevesinde hareket eden bir görevli bankanın, varsa bir teyit bankası ve amir banka, belgelerin dış görünüşleri itibariyle uygun bir ibrazı oluşturup oluşturmadığını belirlemek için sadece belgeleri esas alarak ibrazı incelemesi gerektiği; (d) bir belgedeki veri içeriğinin, akreditif, bizzat belgenin kendisi ve uluslararası standart bankacılık uygulaması bağlamında okunduğunda o veri içeriğinin o belgedeki, ibrazı şart koşulan diğer herhangi bir belgedeki veya akreditifteki verilerin içeriğiyle bire bir aynı olması gerekmeyeceği ancak onlara ters düşmemesi gerektiği; (f) Akreditif bir taşıma belgesi, sigorta belgesi veya ticari fatura dışında bir belgenin ibrazını istediği, fakat bu belgenin kimin tarafından düzenleneceğini veya veri içeriğini şarta bağlamadığı takdirde bankalar ibraz edilen belge içeriği bakımından akreditifte istenen belgenin görevini yerine getirdiğini gösteriyorsa ve ayrıca 14(d) fıkrasına uygun ise o belgeyi ibraz edildiği biçimde kabul edeceği; "Uygun İbraz" başlıklı 15. maddesinde, (a) bir amir bankanın bir ibrazın uygun olduğunu belirlediğinde ibrazı karşılaması ve (c) bir görevli bankanın, bir ibrazın uygun olduğunu belirlediğinde ve ibrazı karşıladığında veya iştira ettiğinde belgeleri teyit bankasına veya amir bankasına göndermesi gerektiği; 16. maddesinde, (a) görevi çerçevesinde hareket eden bir görevli bankanın varsa bir teyit bankası veya amir banka bir ibrazın uygun olmadığını belirlediğinde, ibrazı karşılamayı veya iştira etmeyi reddedebileceği; "Ticari Fatura" başlıklı 18. maddesinde, (a) bir ticari faturanın, (i) lehtar tarafından düzenlenmiş olarak gözükmesi, (ii) akreditif amiri adına düzenlenmesi, (iii) akreditifin para cinsi üzerinden düzenlenmesi ve (iv) imzalanmış olmasının gerekmeyeceği; "Belgelerin Geçerliliğine İlişkin Sorumluluk Üstlenilmemesi" başlıklı 34. maddesi, bir bankanın belgelerin şekli, yeterliliği, doğruluğu, gerçek/sahte olup olmadığı veya herhangi bir belgenin hukuki etkisi/sonucu veya bir belgede şarta bağlanan veya o belgeye sonradan eklenen genel veya özel şartlar dolayısıyla hiçbir yükümlülük veya sorumluluk üstlenmediği gibi herhangi bir belgenin temsil ettiği malların, hizmetlerin veya yapılan diğer işlerin mevcut olup olmadığı veya tanımı, miktarı, ağırlığı, kalitesi, durumu, ambalajı, teslimatı ve değerine veya malları gönderenin, taşımacının, navlun komisyoncusunun, alıcının veya malları sigorta edenin veya diğer herhangi bir kişinin iyi niyetine veya eylemine veya ihmallerine, mali durumlarına, icraatına veya ticari itibarına ilişkin olarak hiçbir yükümlülük veya sorumluluk üstlenmeyeceği düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin akreditif kapsamında ibraz ettiği belgelerin uygun olmadığı, belgeler usulüne uygun olmadığından ve hakkın kötüye kullanılması durumu bulunduğundan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve akreditif kapsamında ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı (alıcı) ile davalı ... ...Ltd. Şti. (satıcı) arasında satım sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davaya konu akreditif kapsamında davalı satıcı şirketin diğer bankalara ibraz ettiği belgelerin akreditife uygun olup olmadığı ve belgeler uygun olsa bile, davacı satıma konu ürünlerin kendisine teslim edilmediğinden akreditif bedelini tahsil edilmek istenilmesinin hakkın kötüye kullanmak olduğundan bahisle, borçlu olmadığını ve akreditifin iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.Yukarıdaki paragraflarda dosyaya sunulmuş belgelerden, akreditif süreci özetlenmiştir. Buna göre ve 600 sayılı Kurallardan hareketle, öncelikle eldeki davaya konu akreditifin vadeli (ertelemeli) akreditif olduğu ve vadenin yani ödeme tarihinin fatura tarihinden sonraki 300. gün olduğu, bu tarihin de 21/03/2019 olarak tespit edildiği, davacı alıcı şirketin amir, davalı ... Bankası'nın akreditifi açan amir banka, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin lehtar ve diğer davalı...Bankası'nın da dosyadaki bilgi ve belgelere göre (lehtarın bulunduğu yerde mukim) görevli banka olduğu; esasen akreditif metninden akreditifin teyitli olduğu görülmekte ise de, yargılamada davalı...Bankası'nın lehtara karşı verdiği bir teyidin dosyada sunulmadığından bu aşamada adı geçen bankanın görevli banka olmasının yanında teyit bankası olup olmadığı anlaşılamamıştır. Adı geçen davalı da zaten kendisinin teyit bankası olmadığını, akreditifteki görevinin lehtar tarafından sunulan belgeleri amir bankaya iletmek ve lehtara ödeme yapmak olduğunu belirtmiştir. Ancak davadaki talepler dikkate alındığında hali hazırda bu hususun önem arz etmediği anlaşılmaktadır.Davaya konu akreditif metninde, ibrazı istenilen belgeler olarak ticari fatura, yükleme tarihinin belirtildiği sevk irsaliyesi ve paketleme listesi belirlenmiştir. Yukarıda ayrıntıları gösterildiği şekilde, davalı lehtar tarafından, diğer davalı görevli banka olan...Bankası'na 25/05/2018 tarihli fatura, 25/05/2018 tarihli sevk irsaliyesi (bu irsaliyede fiili sevk tarihi 25/06/2018 olarak görünmektedir) ve paketleme listesi ibraz tarihi içinde sunulmuştur. Fakat sunulan fatura ve sevk irsaliyesinde, lehtar şirketin unvanı, akreditif metnindeki unvanla farklılık arz ettiği için amir banka belgelere rezerv işlemi uygulayarak görevli bankaya iade etmiştir. Sonrasında görevli banka tekrar belgeleri amir bankaya sunmuş ve amir banka, uygun belge ibrazının gerçekleştiğini ve ödeme vadesinin 21/03/2019 tarihi olmak üzere kesinleştiğini 07/06/2018 tarihinde görevli bankaya bildirmiştir.Davacı da işbu davayı açmadan önce noterden akreditif bankasına gönderdiği 16/10/2018 tarihli ihtarnameyle, akreditife konu malların kendisine teslim edilmediğini, akreditif işlemleri hususunda kendisine her hangi bir bilgi verilmediğini, lehtar tarafından sunulmuş belgelerin sahte olduğunu haricen öğrendiklerini, bu bildirimin fraud (dolandırıcılık) olarak kabul edilmesini, akreditifin kabulüne ve ödenmesine ilişkin bir işlem yapılmamasını istemiştir. Amir banka tarafından davacıya verilen 31/10/2018 tarihli cevapta, 600 sayılı kurallardan hareketle lehtarın sunduğu belgelerin uygun olduğunun saptandığını ve söz konusu itirazların lehtara ileri sürülmesi gerektiğini belirtmiştir.Bu ihtar sürecinden sonra 15/11/2018 tarihinde işbu dava açılmış ve mahkemenin 28/11/2018 tarihli ara kararıyla, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüyle %15 teminat karşılığında söz konusu akreditifin ödenmesinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. ...'nun 600 sayılı Kurallar'a tabi tutulan tüm akreditifler açısından amir, lehtar, akreditif bankası ve görevli banka için bağlayıcı sözleşme hükümleri niteliğini kazanır. Akreditifin akıbeti mallarla değil, münhasıran vesaikle ilgili olup, bu husus anılan Kurallar'ın 5. maddesinde de bankaların belgelerin ilişkili olabileceği malları, hizmetleri veya yapılan işleri değil, belgeleri göz önünde bulundurarak (belgeler üzerinden) işlem yapacağı açıkça düzenlenmiştir (Yargıtay 11. HD'nin 2008/7103 E., 2010/3601 K. sayılı ve 01/04/2010 tarihli ilamı). Bu Kurallar'da benimsenen prensiplere rağmen belgelerdeki sahtelikler nedeniyle akreditife katılanların, özellikle lehtarın dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sahte veya hileli davranışları (...) halinde, akreditif bankasının ödeme talebini red hakkı ve ödeme yükümlülüğü hususunda 600 sayılı Kurallar'da her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda mili hukuklara göre çözüm getirilmesi gerekecektir. Davalı ... Bankası vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü Kurallar'daki 34. madde, ödemeye kadar dış görünüş itibariyle sahteliğin anlaşılamaması hali için öngörülmüştür. Akreditifin lehtarın temel ilişkiye dayanan her hangi bir talep hakkı bulunmamasına rağmen akreditif meblağını talep etmesi dürüstlük kurallarına aykırı talep olarak kabul edilmektedir. Anglo-Sakson hukukundaki "Fraud" karşılığı kullanılan dürüstlük kurallarına aykırılık TMK'nın 2. maddesindeki objektif iyiniyet kurallarına aykırılığın uygulamasını oluşturmaktadır. Bu husus, uygulamada bankalar açısından özellikle vadeli (ertelemeli ödemeli) akreditifler için önem taşımaktadır. Çünkü bu tip akreditiflerde belgeler dış görünüş itibariyle akreditif şartlarına uygun görülerek bankalarca kabul edilmekte ancak ödememden önce belgelerdeki beyanların gerçeği yansıtmadığı veya lehtarın temel ilişkideki satış akdi yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla amir tarafından ödeme yapılmaması istenilmektedir. Amir açısından, lehtarın dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek akreditif meblağını tahsil etmesi amir için büyük bir risk oluşturmaktadır. Lehtarın böyle bir hareketini öğrenen amirin bankayı haberdar etmesi gereklidir. Bir yandan da lehtara karşı mücerret borç altına girmiş olan banka, bir yandan da aralarındaki vekalet sözleşmesine istinaden müvekkili amiri zarar uğratacak davranışlardan çekinmek zorundadır. Bu noktada akreditif her ne kadar amir alıcı ile lehtar satıcı arasındaki temel ilişkiden bağımsız mücerret bir borç ilişkisi olarak kabul edilse de, bir kısım durumların örneğin malın hiç gönderilmemesinin dürüstlük kuralına aykırılık (Fraud) teşkil edeceği ve lehtara bedelin ödenmemesi gerektiği doktrinde kabul edilmektedir. Zira böyle bir durumda, akreditifin temel ilişkiden mücerretliği ilkesinin dürüst olmayan satıcıyı koruyacak şekilde genişletilmemesi gerektiği ifade edilmiştir (Reisoğlu, Seza: Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Akreditif, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı, Ankara 2009, s.315-328). Ayrıca Yargıtay 19. HD'nin 2018/2416 E., 2018/6669 K. sayılı ve 18/12/2018 tarihli ilamında, amir alıcının, amir banka ve lehtar satıcıya karşı açmış olduğu menfi tespit istemli davada, mahkemece satım sözleşmesine konu maldan başka bir malın alıcıya gönderilmesi nedeniyle teslime konu malların aluid teslim niteliğinde olması nedeniyle verilen menfi tespit talebinin kabulü kararı yerinde bulunmuştur. Somut olayda da, davacı amir-alıcı, satıcı-lehtar ... Ltd. Şti.'nin aralarındaki satım sözleşmesine konu malları kendisine göndermediğini, buna rağmen görevli ve amir bankalara belgeleri ibraz etmek suretiyle bedel talebinde bulunmasının ve amir bankanın bu ibrazı kabul ederek, görevli bankanın da ödeme yapacak olmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Davalının düzenlediği proforma ve ticari faturalarda malın satışında kararlaştırılan teslim şeklinin ... (cost&freight;=mal bedeli ve teslim) olduğu görülmüştür. Incoterms 2010 kurallarına göre bu satım şekli sadece deniz yolu taşımasında kullanılmaktadır. Yargıtay 11. HD'nin 2022/5361 E., 2023/7320 K. sayılı ve 13/12/2023 tarihli ilamında da belirtildiği üzere; bu satım şeklinde satıcı, malların kararlaştırılan varma limanına ulaştırılması için gerekli taşıma sözleşmesini yaparak masrafları ve navlunu ödemek durumunda olup, satıcının söz konusu malların taşınmasına uygun bir taşıma sözleşmesi yapması, yapılacak veya tedarik edilecek taşıma sözleşmesinin de satıma konu malların sağlıklı bir şekilde alıcıya ulaştırılmasını sağlayacak şart ve rotaya uygun olması gerektiği, satıcının, alıcı ile kararlaştırılan yerde veya limanda malı teslim etmekle yükümlüdür. Dava konusu mallara ilişkin proforma fatura ve davalı tarafından ibraz edilen ürün satış faturasında teslim yeri Samsun olarak kararlaştırılmıştır. Akreditife göre bankalara sunulması gereken belgelerden biri olan ve ayrıntılı şekilde yukarıda incelenmiş sevk irsaliyesinde, malların Samsun'a gönderilmek üzere bankaya ilk sunulan belgeye göre "...,...", ikinci sunulan belgeye göre ise "..." ibareleri bulunan kaşe içermeyen sadece sahibi belli olmayan bir imza kaşılığında teslim edildiği iddiasına dayandığı görülmektedir. Davalı lehtar ne yargılama ne de istinaf aşamasındaki beyanlarında bu ibarelerin ne olduğu yani bir taşıma şirketi olup olmadığı veya imzanın kime ait olduğu hususlarında hiç bir beyanda bulunmamış,akreditif ilişkisinin temel ilişkiden bağımsız olduğunu savunmakla yetinmiştir.Davacının aksini belirtmesine rağmen, sadece soyut olarak malların tamamının davacıya teslim edildiğini iddia etmiştir. Hatta mahkemece süresinde olmadığı belirlenen cevap dilekçesinin ekinde 25/06/2018 tarihli KDV dahil 104.835,06-USD bedelli fatura ve tarihsiz teslim alan kısmı boş olan sevk irsaliyesiyle malların bir kısmının teslim edildiğini ileri sürmüştür. Ancak davacı bu faturanın, davaya konu akreditif kapsamındaki satımla ilgisi olmadığını, daha evvelden gerçekleşen bir satıma ait olduğunu ileri sürdüğü, anılan fatura ile mal teslimi yapılmış olsa dahi lehdar davalı tarafından akreditif vesaiki kapsamında bankaya ibraz edilmediği bu belgeye dayanılmadığından dikkate alınmamıştır.Davadaki ana talebin akreditif nedeniyle menfi tespit talebi olduğu dikkate alındığında, ispat yükü davalı satıcıdadır. Davalı satıcı ... satış usulü de dikkate alınarak, sattığı malları davacıya gönderdiğini ve malların teslim yeri olan Samsun'da malların teslim edildiğini ispata yarayacak örneğin konişmento, navlun faturası, "..." ibaresinin neye kaşılık geldiği yönünde hiç bir delil sunmamış, salt akreditif müessesesinin soyutluğu kapsamında davanın reddini istemiştir. Fakat yukarıdaki açıklamalarda ortaya konulduğu şekilde, davacı ile davalı satıcı arasındaki temel ilişkide davalı satıcının malları davacıya teslim etmemesine rağmen, akreditif bedelini tahsil etmek için ... satış şartlarına göre taşıyıcıya teslimi sağlıklı şekilde tevsik etmediği dolayısıyla gerçeği yansıtmayan içeriği haiz sevk irsaliyesinin akreditif şartlarına uygun olmadığı kabul edilmelidir. Mahkemece, bu husus dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinden isabetsizlik bulunmamıştır.Öte yandan, davalı...Bankası işbu davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, anılan bankanın dosya kapsamına göre görevli banka olduğu, amir banka ile aralarındaki hukuki ilişki ile 600 sayılı Kurallar 14 ve 15. madde hükümlerine göre akreditif ilişkisinde üstlendiği yükümlülükler kapsamında, adı geçen davalının husumet itirazına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Davalılardan alınması gereken 131.742,67-TL istinaf karar harcından müteselsil sorumlu davalılar tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan (... 32.994,96‬-TL, ... Bankası 32.935,66-TL, ... 33.197,10-TL) 99.127,72‬-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 32.614,95‬-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından sarf edilen istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 56-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/04/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim