mahkeme 2021/1214 E. 2024/100 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1214

Karar No

2024/100

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1214
KARAR NO: 2024/100
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/03/2021
NUMARASI: 2017/188 Esas - 2021/267 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında ... firmasına streç film teslimine ilişkin tedarik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalı tarafın fatura bedellerini sözleşmede belirtilen vadede ödemediğini, bunun üzerine sözleşmeden beklenen faydayı göremeyen müvekkilinin derhal haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, vadesi gelmiş fatura bedeli olan 70.441-TL ile 9.467,33-TL temerrüt faizi ve kur farkından kaynaklanan 9.187,44-TL'yi ödemesi için davalı tarafa Bakırköy ... Noterliği'nin 11/08/2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ayrıca sözleşmenin 8.3 maddesi gereğince sözleşme devam ederken herhangi bir nedenle sona ermesi halinde ...'e teslim edilecek streçleme filminin kullanımı için davalıya bırakılan 2 adet streçleme makinesinin fatura edileceğinin ve faturanın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde fatura bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle makine bedeli olan 63.026,71-TL'nin ödenmesi için davalıya ihtarda bulunulduğunu, alacakları ödenmeyen müvekkili şirket tarafından İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... E. ve ... esas sayılı dosyaları ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline,davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap alacağı olduğuna ilişkin iddiaların mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde bunun ispatlanacağını, takibe konu alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 21/03/2014 tarihli "Tedarik Sözleşmesi"nin 5.3 maddesinde "...alıcı, ürünün teslimini müteakip düzenlenen faturada yer alan bedeli en geç fatura tarihinden itibaren 60 gün içinde tedarikçinin faturada belirtilen adresine yatıracaktır..." ve sözleşmenin 8.3 maddesinde "...sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi veya sözleşme süresinin sona ermesine rağmen taahhüt edilen tutarda alım gerçekleşmemesi durumunda, sözleşmede belirtilen tonajın tamamının teslim edilip edilmediğine bakılmaksızın makine bedeli alıcıya fatura edilecek ve faturanın tebliğinden itibaren bir hafta içinde fatura bedeli tedarikçiye ödenecektir. Ödemenin yapılması ile birlikte makine alıcıya devredilecektir. Alıcı makine bedelini ödemekten kaçınamayacağı gibi makinelerin mülkiyetini almayı kabul ve taahhüt etmektedir..." düzenlemelerinin mevcut olduğu, davacının sözleşmeyi gecikmeli ödemeler nedeniyle haklı nedenle feshettiği, bu nedenle sözleşmenin 8.3 maddesine göre makine bedellerini ve faturaların ödeme vadesindeki kur ve fiili olarak yapılan ödemenin tarihindeki kur arasındaki kur farkı ile düzenlenen kur farkı bedeline ilişkin itiraz edilmeyen fatura bedellerine ilişkin yapılan takiplerde davacının haklı olduğu gerekçesiyle davalının her iki takibe yaptığı itirazın iptaline, takiplerinin devamına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; mahkemece sözleşme hükümleri incelenmeden karar verildiğini, sözleşmenin 2,5 yıl süreli olduğu, sözleşmenin sona ermesine 39 gün kala sözleşmenin feshedildiğini, davacının sözleşme hükümleri gereğince makinelerin müvekkiline bedelsiz kalmasını engellemeye çalıştığını, müvekkilinin geç ödeme yaptığına ilişkin delil bulunmadığını, kaldı ki geç ödeme olması halinde sözleşmenin başında değil sonunda feshedilmesinin davacının kötüniyetini ortaya koyduğunu, sözleşme süresince geç ödemeye ilişkin ihtar gönderilmediğini, müvekkilinin sözleşme süresince 80 ton ürün alıp almadığının incelenmediğini, kur farkı ve temerrüt faizi faturasının dayanağının incelenmediğini vade farkı düzenleneceğine ilişkin sözleşme hükmü ve ticari uygulama bulunmadığını, vade farkı faturasının nasıl hesaplandığının belli olmadığını, davacının hem faiz, hem kur farkı hem de vade farkı talep ettiğini, sözleşmede kur farkı talep edilebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı tespitler içerdiğini, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin kayıtların incelenmediğini, müvekkiline bırakılan makinenin rayiç değerinin 100.000-TL olarak neye göre belirlendiğinin açıklanmadığını, alacak likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki tedarik sözleşmesi kapsamında kur ve vade farkı, bakiye mal bedeli, davalıya bırakılan makine bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı,21/03/2014 tarihli "Tedarik Sözleşmesi" kapsamında fatura alacaklarının zamanında ödenmediğini ileri sürerek 11/08/2016 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmiş olup İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalıya bırakılan makinelerle ilgili 11/08/2016 tarihli faturaya dayalı 63.026,71-TL asıl alacak ve 1.794,97-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 64.821,68-TL'nin; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ise 25/07/2016 tarihli 55.921,79-TL bedelli satış faturası, 21/11/2016 tarihli 9.467,33-TL temerrüt faizi faturası, 21/11/2016 tarihli 9.187,44-TL kur farkı faturasından kaynaklı olmak üzere toplam 74.576,56-TL'nin tahsilini talep etmektedir. Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. (Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E., 2018/1950 K. sayılı kararı; 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı kararı). Vade farkının istenebilmesi için ise taraflar arasında vade farkı istenebileceğine ilişkin sözleşme ya da bu konuda taraflar arasında teamül oluşması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ödeme koşulları düzenlenmiştir. Bahsi geçen sözleşme hükmü ile tedarik edilen ürünlerin satış bedeli ... endekslerine tabi tutulmuş, sipariş tarihine göre belirlenen birim fiyat hesaplandıktan sonra sevkiyat günündeki TCMB satış kurundan TL'ye çevrilerek fatura edileceği düzenlenmiştir. Bu durumda sözleşmenin bu hükmü nedeniyle kur farkı talep edilmesi mümkündür. Yine aynı sözleşmede faturaların düzenlendiği tarihten itibaren 60 günlük vadede ödeme kararlaştırıldığından 60 günlük süreden sonra davacının vade farkı adı altında temerrüt faizi isteyebileceğini kabul etmek gerekir. Davalı tarafından faiz ve kur farkına ilişkin faturaların hangi faturalardan kaynaklandığı ve nasıl hesaplandığı konusunun belli olmadığı ileri sürülmüş ise de bilirkişinin kök raporunda ve eki tabloya göre sözleşmenin 5.1 ve 5.3 ödeme maddesi gereğince faturaların ödeme vadesindeki kur ile fiili olarak yapılan ödeme tarihindeki kur arasındaki farkla ilgili olarak hesaplama yapıldığı, kur farkının 19/03/2014 ila 31/05/2016 tarihleri arasındaki faturalara ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bunun dışında sözleşmenin 5.3. maddesinde öngörülen vadelerden sonra yapılan ödemelerle ilgili ödeme vadesi ile fiilen ödemenin yapıldığı tarih arasında 19/03/2014 ila 31/05/2016 tarihleri arasındaki faturalara ilişkin faiz hesaplaması yapıldığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin 5. maddesi gereğince davacının 21/11/2016 tarihli 9.467,33-TL temerrüt faizi faturası, 21/11/2016 tarihli 9.187,44-TL kur farkı faturası yönünden haklılığı mevcut olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacının diğer bir alacak talebi sözleşme sonucunda davalıya bırakılan makinelerle ilgili düzenlenen 11/08/2016 tarihli 63.026,71-TL bedelli faturaya dayalıdır. Davalı, taahhüt edilen tonaj alımının gerçekleştiğini, bu nedenle makine bedelinin fatura edilemeyeceğini, şayet tonaj alım taahhüdünün eksik olması halinde ise kıstalyevm esasına göre bedel belirlenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Ne var ki; davacının davalıya bırakılan iki adet makine ile ilgili olarak düzenlediği 11/08/2016 tarihli 63.026,71-TL bedelli fatura ile yine 25/07/2016 tarihli 55.921,79-TL bedelli satış faturası bedelinin toplamı 118.948,49-TL kadar davacı lehine alacak kaydı yapıldığı, iade faturalarının süresinden çok sonra düzenlediği tespit edilmiştir. Bu durumda davalının ihtilaf konusu faturayı da kapsayacak şekilde davacı lehine alacak kaydı oluşturduğu, faturaları ihtirazi kayıtsız olarak defterine işlediği dikkate alındığında davalının kendisine bırakılan makinelerin bedelini ödemeyi kabul ettiği sonucuna varılmıştır. Davalının benimsediği fatura karşısında artık tonaj alımının yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığı, davacının davalıya bırakılan makinelerle ilgili düzenlenen 11/08/2016 tarihli 63.026,71-TL bedelli fatura yönünden haklılığını ispat ettiği sonucuna varılmıştır.İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Davalıya bırakılan makinelerle ilgili 11/08/2016 tarihli 63.026,71-TL bedelli fatura ile yine 25/07/2016 tarihli 55.921,79-TL bedelli satış faturası davalının kayıtlarında yer almakta olup likit niteliktedir. İcra takibinin dayanağı diğer faturalar ise faiz ve kur farkına ilişkin olup belirlenebilir, sözleşme gereği hesaplanabilir niteliktedir. Bu itibarla; davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 9.515,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.379,3‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.135,9‬0‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 6,10-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim