mahkeme 2021/1185 E. 2024/99 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1185
2024/99
18 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1185
KARAR NO: 2024/99
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/02/2021
NUMARASI: 2018/108 Esas 2021/74 Karar
DAVA: Alacak
Mahkemece, davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirkette toplam %25 oranda paydaş olduğunu,genel kurulların yasa ile öngörülen sürelerde değil son 10 yıldır kağıt üstünde 3 yıllık toplantılar yapılarak geçiştirildiğini, bilanço ve hesapların incelenmesine imkan verilmeden kâr payı dağıtımı yapılmadan hesapların tasdiki ve yönetimin ibra ettirildiğini, müvekkillerinin girişimi üzerine 20/03/2017 tarihinde genel kurul yapıldığını, müvekkillerine keyfi şekilde ödenmeyen kâr paylarının mahkemece hesaplattırılarak ödenmesi gerektiğini, 2003-2015 yıllarına ait dağıtılabilir kâr payının doğduğu ilgili yıldan itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin ... Esas sırasında açılan davada alınan 28/12/2017 tarihli ara karar ile kar payı dağıtımına ilişkin talebin 2017/444 Esas sayılı davadan tefriki ile mahkemenin yukarıda belirtilen istinaf incelemesine konu 2018/108 esas sırasına kaydı yapılmıştır.
ISLAH:Davacılar vekili dava dilekçesinde kâr payı alacağı talebinin harca esas değerini 10.000-TL olarak göstermiş olup, 27/12/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ... yönünden 140.722,39-TL, ... yönünden 93.814,92-TL olmak üzere toplam 234.537,31-TL'ye artırmak sureti ile bu değer üzerinden harç ikmali yapmıştır.
CEVAP:Davalı vekili; müvekkili şirketin 1984 tarihinde kurulduğunu, tekstil alanında faaliyet gösteren bir aile şirketi olduğunu,20/06/2012 tarihinde yapılan genel kurulda ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 20/03/2017 tarihinde yapılan 2015 yılı genel kurulunun gündem maddesinde kar dağıtımına ilişkin bir gündem olmadığını, genel kurul toplantısında kar dağıtımına veya kar dağıtılmamasına ilişkin bir görüşme ya da karar alınmadığını, yönetim kurulu ibrasının usul ve yasalara uygun olarak yasada öngörülen oylama ve oy çoğunluğu ile yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nın 408 f. II/d ile md. 409 f-1 maddeleri uyarınca kâr payının dağıtılmasına karar verme yetkisinin genel kurula ait olduğu, davalı şirketin dava tarihinden önce en son yapılan 20/03/2017 tarihli 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında kâr dağıtımına karar verilmediği, şirketin sicil dosyasından, ticaret sicil gazetesi kayıtlarından 2003-2015 yıllarında kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili; sermaye şirketlerinin temel amacının kar elde etmek olduğunu, şirketin her yıl kâr ettiğini,şirketin diğer ortaklardan 268.495,83-TL alacaklı olmasına rağmen 10 yıldan fazla süredir müvekkillerine kâr payı ödenmediğini, diğer ortakların şirkette isteği gibi hareket ettiklerini, mahkemece, özel denetçi atanması talepli İstanbul 16. ATM'nin 2019/73 esas sayılı dosyasının dikkate alınmadığını, bilançonun gerçeği yansıtmadığının davalı şirket tarafından açıkça ikrar edildiğini, bilançonun fiktif olmasının kâr payını doğrudan etkileyeceğini, kötüniyetli olarak kâr payı dağıtıtımna engel olunduğunu,şirket kârının dağıtılmaması yönündeki kararın yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkillerinin müktesep haklarının da ihlal edildiğini, kar dağıtmamanın dürüstlük kuralına ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davalı anonim şirketteki kâr payının hiç ödenmediği iddiası ile kâr payının hesaplanarak ödenmesi istemine ilişkindir. Ortakların kârdan pay alma hakkı, müktesep hak niteliği taşır. Bu nedenle, genel kurul kararı ile bu hakkın ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak, bir ortağın kâr payının ödenmesini talep edebilmesi için, bilançonun onaylanması ve genel kurul tarafından kâr dağıtımına karar verilmesi gerekir. Bu şartlar yerine gelmesine rağmen ödeme yapılmaması durumunda ortağın kâr payının ödenmesini dava etmesi mümkündür.Somut olayda; davalı şirkette davacı ...'ın % 10, davalı ...'ın % 15 oranında pay sahibi oldukları, davacıların 2003-2015 yıllarına ait dağıtılabilir kâr tutarlarının hesaplanarak ödenmesini talep ettiği, şirket genel kurulu tarafından 2003-2015 yıllarına ilişkin kâr dağıtımı kararı alınmadığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket bir anonim şirket olup TTK'nın 408/1-d ve 409. maddeleri gereğince kâr dağıtımına ancak genel kurul tarafından karar verilebilir. Bu yetki genel kurulun devredilemez yetkileri arasında düzenlenmiştir. Buradan hareketle sadece kârın varlığının, ortakların kâr payını talep etmesi bakımından yeterli bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Genel kurul tarafından dağıtım kararı verilmedikçe kâr payı muaccel hale gelmez ve dolayısıyla talep ve dava edilemez. Genel Kurulun kâr payı dağıtımına ilişkin kararı ile birlikte ortakların ortaklığa karşı Borçlar Hukukuna ilişkin bir talebi ortaya çıkar. Ortağın oluşan bu kâr payı alacağını, ortaklığın tasfiyesini beklemeksizin talep ve dava hakkı vardır. Zira genel kurul kararıyla ortak lehine muaccel bir alacak doğmuş olur. Eldeki davada şirket genel kurulunca kâr payı dağıtımına ilişkin bir karar alınmadığı hususu sabittir. Bu nedenle kâr payı dağıtımı için genel kurul tarafından alınan bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.